Milletimiz seçimlere öyle bir alâka gösteriyor ki, inkârı mümkün değil... Hele referandumlarda katılım, yüzde yüze yakın... 1974 seçimlerinde Hollanda'dan gelen bir yakınım, sokaklardaki panayır havasına ve kâğıt israfına bakıp, Hollanda'da seçimleri farkına varmayan kesimler olduğunu söylemişti. Seçim propagandalarının düğün havasında geçmesi iyi ve milletin alâkasına uygun ama çadır tiyatrosu haline getirmenin de mânâsı yok. İsrail'de halk sandık başına, neredeyse zorla denecek şekilde götürülebiliyormuş. Bizdeki 'benim oy kullanmadığım seçim, seçim değildir' anlayışı nerde, Amerika'daki 'ben olmasam da olur' vurdumduymazlığı nerde...
Yüksek katılıma ve tutkulu alâkaya rağmen, son seçimler de, birkaç kavga dışında olaysız geçti. Propagandalar da öyle. Sayıma ve sonuca itiraz, seçim faaliyeti cümlesinden olduğu için olay sayılmaz.
Şu millete bakın... Sabahın erken saatlerinden, son vakitte kuyrukta beklemeye kadar sakin bir şekilde oy kullanıyor… Çok partili hayata geçişten beri çok mesafe katedildi. Bu derin alâka ve olgunluk neden araştırılıp incelenmez; tez, mastır konusu yapılmaz anlayamıyorum...
Parti Necip Fazıl Kısakürek
Bizde parti, kısaca ve kabaca, dünyaları fethetmiş bir imanın şu veya bu müessir yüzünden kabuk bağlaması, küllenmesi, sönmeğe yüz tutması ve temsil kadrosunda derin bir kansızlık illetine düşmesi üzerine, bu müessirleri hep dışarıda, dışarıya ait dış şekil ve aletlerde arayan çeyrek aydınlar elinde, yine âdi bir batı kopyası olarak kuruluvermiş, reçetelik, küçük politika tezgâhlarından ibarettir.
Bir Gün Anlaşılır Şiir Dergi Editörü Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim ...
Rahmetli babamın geride bıraktıkları çocuklarının hayata atılıp kendilerine yetecek hale gelmelerine yetti de arttı bile… Allah nur içinde yatırsın. Onu kaybettiğimizde küçük yaşıma rağmen bu hususu idrak etmiştim.
Niyet Site Editörü
İnternet sitemizde, dergimize abone talebi aldığımız bir sayfa var. Okurlarımızın bu sayfadaki formu kullanarak gönderdiği talepler ilk olarak benim e-posta kutuma düşüyor.
Geçenlerde yine böyle bir talep mesajı geldi posta kutuma. İçini açınca her zamankinden farklı olarak bir not iliştirildiğini farkettim. Yurt dışında tıp okuyan bir okurumuz, bizden son iki sayımızı talep ediyordu.
Azın Kıymeti Ekrem Yılmaz
Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, AZI KALDI.
"Fildişi kaldırımlarda, fildişi sokaklarda giden, hiç birbirine çarpmayan, her biri birbirinin emrinde ve Allah korkusu altında, her biri bugün ölecekmiş gibi iki büklüm ve yine her biri hiç ölmeyecekmiş gibi dimdik insanların cemiyetini kurmak..." ideali ne güne kaldı?
Bir Yiğit Hakk’a Yürüdü Turgay Ertem
Muhsin Yazıcıoğlu, elim bir kaza sonucu Allah'ın varlığına ve birliğine şahit olarak Hakk'a yürüdü. İmanlı, vatanperver, yiğit ve mert bir liderdi. Bir akıncı, bir alp eren, bir Türkiye sevdalısı idi. Devletim yaşasın diye ölümü göze aldığı halde, o devletin zalim ellerinden işkence görmüştü.
Ehl-i Sünnet İnancı İbrahim Buğalı
Bu gün memleketimizde, Müslümanları rahatsız etmek, nezih inançlarını bozmak ve inançları hususunda şüpheye düşürmek suretiyle, karşılarına Şii, Rafızî ve Alevî geçinen kimselerin inanç ve yaşayış tarzlarını bir gerçekmiş gibi takdim etmeye çalışan insanlar görülmektedir.
Eline Sağlık Fatma Pekşen
Kadın orta yaş görüntüsüne uymayacak bir tarzda cafcaflı renklerde bir etek ceket takımı giymiş, ışıl ışıl takılarıyla ocağın üstüne eğilmiş, elindeki tahta kaşıkla tavada bir şeyler karıştırıyor, bir yandan da yaptıklarının tarifini veriyordu.
Global Yeminler:Krugman Sendromu, bir türlü Eşleşemeyen Rüya ve Gerçek Sinan Ayhan
Kriz veya bunalım, yeni bir paradigmanın, yeni koşulların ve bütün belirsizliklere karşı kurulması gereken yeni bir denklemin habercisidir. Çünkü parametreler değişmiştir; çünkü ortam değişmiştir; o halde yeni oluş için denklem yeniden kurulacaktır.
Ayışığı Ayşe Sena Ünsal
Güneş bugün yine karanlık... Sanki ay ışığı renginde. Bulutlar huzursuz ve telâşlı, titrek bir ışık hâkim gökyüzüne... Serpil'in yüreği de böyle bir huzursuzluk içinde; aldığı haberin hüznüyle solmuş, paramparça bir halde idi.
Üçleme Soner Kaya
Esmer ve zayıf bir köy çocuğuydu. Etsiz yüzünü canlı kılan gözleri siyah birer misket gibi parıl parıldı. Sürekli dudaklarını yalayıp durduğu için dudakları gözlerine inat kupkuruydu.
Kıpırtı Rainer Marie RİLKE Türkçe Söyleyen: Sinan AYHAN
Bu usulcacık tutuşmuş ateş-ağzı arz üzerinde,
koca güneşten düşmüş gibi bir kıpırtı,
uzanıp bir el gibi boşlukta, birden,
sıvazlıyor ıssızlığın vücut dilini.
Geçen zamanın, anlamsız kesitlerden oluştuğunu kanıtlamak için bir fikir geldi aklıma ve bunu denemeliyim dedim... Farklı bir tafsilatım, kelimenin derisini soyan bir hünerim yok... Bir sihir peşinde koşmuyorum... Olanı eşelemekten başka bir şey de yapmıyorum zaten...
Sizce her şeyi yerli yerine oturtacak bir anayasanın hazırlanması için şartlar oluştu mu?
Kim demiş okumuyoruz diye? *Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz! *Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz! *Törenlerde nutuk okuyoruz! *Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.