Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3835 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Şah ve Mat
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 43 -

ŞAH VE MAT

Kapitalist sistemin işlediği her ülkede, devlet politikalarında etkili olan zengin bir kesim oluşur. Öyle zamanlar olur ki, bu zengin kesim kendi istekleri doğrultusunda hareket eden hükümetleri göklere çıkartır, ancak icraatlar istedikleri gibi olmayınca da derhal o hükümeti devirmek için gerekli altyapı hazırlıklarına başlar.

Hükümetleri sıkıntıya sokmanın yolu olarak genelde ekonomi seçilir. Örneğin bankalardaki paralar çekilir, ülkede kaos ortamı yaratılmaya çalışılır. Yani kriz oluşturulur.

Buna çok benzer bir durumu ülke olarak yaşadık. Anasol-mhp hükümeti sırasında fırlatılan bir kitabın bahanesi ile başlayan krizin asıl nedenlerinden biri yurt dışına çıkan yüksek miktardaki dövizdi. Ardından Amerika’dan ithal bir bakana ekonomi teslim edildi ve onun gündeme getirmesi ile erken seçim yapıldı ve bugünlere gelindi.

Bu yazımda asıl bahsetmek istediğim konu ise yakın zamanda ülkemizdeki olaylara benzer gelişmelerin yaşandığı Rusya. Geçen sayılardaki yazılarımı takip eden okularımızın bildiği gibi bir tarafını Amerika-İsrail’in oluşturduğu, diğer tarafında ise Rusya ile AB’nin ağır topları Almanya ve Fransa’nın bulunduğu iki kutuptan ve bu iki kutbun birbirleri ile olan mücadelesinin dünyaya verdiği şekilden bahsetmiştim. Örneğin geçen sayımızda, terörün bu mücadelede kullanılmasıyla nasıl küresel hale geldiği fikrini örneklerle incelemiştim. Bu yazımda da kutupların farklı bir alandaki, ekonomideki mücadelelerinden örnekler vermek istiyorum. Okurlarımızın konuya daha iyi hakim olmaları açısından 41. sayımızdaki “Yeni Savaş Stratejisi: Terör” başlıklı yazımı okumalarında fayda görüyorum.

Kapitalizmin Etkisi

Gorbaçov’dan sonra büyük bir değişim geçiren Rusya, yapılan özelleştirmeler ve liberalleşme çalışmaları sonrasında yukarıda bahsettiğim zengin zümresine kavuşmuş oldu! Özelleştirmeler sayesinde büyük bir mal varlığına sahip olan bu kesimin Rus politikaları üzerinde etkili olmaması düşünülemezdi. Ve zengin kesim Yeltsin zamanında parasal güçlerine politik güçler de ekleyerek Rus politikaları üzerindeki etkilerini hissettirmeye başladı.

Ancak 2000 yılının başında Putin’in Devlet Başkanı olmasıyla ülke politikaları değişmeye başladı. Zengin kesimin politilalarına karışmasını istemeyen Putin ilk icraat olarak ülkenin en zenginlerinden, her ikisi de Yahudi olan Berezovski ve Gusinski’nin mal varlıklarına el koydu. Gusinski aynı zamanda Rusyadaki Yahudi Kongresine başkanlık yapmıştı.

Putin’in bu gözdağı, bir süre etkili oldu. Ancak zengin kesimi sürekli kontrol altında tutmak isteyen Putin bu kişiler hakkındaki tüm gelişmeleri takip ediyordu.

Şu günlerde adını sık sık duyduğumuz iflasın eşiğindeki Yukos petrol firmasının %78 hissesi 1995 yılında 350 milyon dolarlık bir bedelle bir başka Yahudi iş adamı Hodorkovski’ye satılmıştı. Hodorkovski bu şirketi öyle bir duruma getirdiki, günlük petrol üretimi Libya’dan daha fazla, hatta Kuveyt ile aynıydı. Şirketin piyasa değeri ise 45 milyar dolar olarak telaffuz ediliyordu. Artık Hodorkovski Rusya’nın en zengini, şirketi de Rusya’nın en büyük şirketiydi. Yukos dünyanın ilk 5 petrol firmasında biri ve Rusya’nın da en büyük firması olunca poitika üzerinden etkisiz kalması düşünülemezdi elbette.

Putin’in 2002’de başlattığı Yukos mücadelesi şu günlere kadar sürmüştür. En büyük hamlelerinde biri şirketteki büyük hissedarlardan biri olan Lebedev’in tutuklanması olmuştur. Bu soruşturmalar sırasında şirketin %8 hissesine sahip Yahudi işadamı Leodin Nevzlin İsrail’e yerleşmiş ve İsrail vatandaşlığına geçmiştir. Gelişmeler Hodorkovski’nin bir terörist gibi, özel uçağının ikmal yaptığı sırada yakalanması ve Yukos’un %44’lük hissesine devletin el koyması ile sürmüştür.

Hodorkovski’ye ve şirketine yapılanlar Batı tarafından hiç de hoş karşılanmamıştır. Özellikle Amerika olanlardan memnuniyetsizliğini her fırsatta dile getirmiştir. Tabii bunda şirketlerine el konulan ya da tutuklanan iş adamlarının Yahudi olmasının etkisi kolayca tahmin edilebilir.

Baskınların ve soruşturmaların sona ermesi için Putin’e geri adım attıracak bir hamle yapmak isteyen Batı, koz olarak ekonomiyi kullandı ve aynen ülkemizde olduğu gibi Rusya’daki yabancı sermayesini yurt dışına çekti.

Çekilen miktar ülkemizden kaçırılan miktardan daha fazlaydı. Ancak Rus ekonomisi sıkıntıya düşse de ülkemizdeki gibi bir kriz de yaşanmadı.

Hakkında soruşturma açılan ve ülke dışına çıkmaya zorlanan isimlere yenilerini eklemek mümkün. Futbolseverlerin iyi bileceği, İngiliz futbol klübü Chelsea’nin sahibi Abrahamovich de aynı baskılar sonucunda Rusya’yı terketmiş bir başka genç Yahudi işadamı.

İsmine ne dersek diyelim, Batı ya da Amerika ya da Yahudi lobisi, bu soğuk savaştan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor. Ancak Putin de kolay başedilecek biri olmadığını ne pahasına olursa olsun verdiği kararlar ile kanıtladı.

İkinci Cephe Açılıyor

İki tarafı karşı karşıya getiren diğer bir gelişme de Gürcistan’da yaşandı.

Şevardnadze’nin devlet başkanı olduğu ülkede sürekli gösteriler protesto olayları yaşanıyordu. Bu gösterilerin sonucunda “Kadife Devrim” gerçekleşti, artık yeni devlet başkanı neredeyse halkın tamamının desteğini alan Şaakaşvili’ydi.

Rusya ile Gürcistan’ın arası hiç bir zaman tam olarak iyi olmadı. Bunun sebebi ise Rusya’nın tüm çabalarına karşın Gürcistan’ın batı yanlısı bir politika yürütmesiydi. Ancak Şaakaşvili’nin gelmesi ile Gürcistan yüzünü tamamen Rusya’dan çevirmiş ve Batı’ya dönmüş oldu. Bu tam olarak Batı’nın olmasını istediği bir gelişmeydi. Devrik lider Şevardnadze de Şaakaşvilinin Amerika tarafından desteklendiğini savunarak bunu ortaya koyan bir görüş bildirdi.

Amerika’nın Afganistan ve Irak’tan sonra Orta Asya’da yeni bir üs arayışı içinde olması ilginçtir. Ancak Gürcistan’da kaybeden Rusya, aynı duruma Ermenistan’da da düşmemek için çalışmalar yapmış ve bu ülkenin savunma sanayisi ile ilgili ciddi ortaklıklara gidilmesi planlanmıştır.

Sıradaki Hamle

Sürekli birbirlerine karşı hamle yapan iki taraf arasındaki son hamlelerden biri de Rusya Devlet Başkanı Putin’in Rusya Başbakanı Mihail Kasyanov’u görevden almasıdır.

Her ne kadar seçimlere yaklaşan Putin, görevden alma sonrası “Halkım hangi hükümetle çalşacağımı seçimden önce görmeli, hükümetin görevden alınmasının başarılı olup olmadığı ile ilgisi yok” dese de, Rusya tarihinde görülmedik bir seçmen desteğine sahip birinin bu hareketi bu sebeple yaptığına inanmak güç.

Başbakan Kasyanov, Putin’in Yahudi işadamlarına karşı yürüttüğü baskın ve soruşturmalara hükümet içinde karşı çıkan tek isimdi. Yani Putin tüm kabineyi görevden aldıysa da buradaki hedefi Hodorkovski’nin tutuklanmasına “hata” diyen Kasyanov oldu.

Ukrayna seçimleri iki tarafın karşı karşıya geldiği şimdilik son olay oldu. Kasımda yapılan ve Putin destekli Yanukoviç’in kazandığı seçim Gürcistan’daki kadife devrim benzeri bir hareketin desteği ile iptal edildi ve seçim yinelendi. Sonuçta Avrupa’nın açık destek verdiği Yuşçenko tekrar edilen seçimleri kazanarak devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.

İki tarafın ya da önceki yazılarımda belirttiğim şekilde iki kutbun birbirlerine karşı yürüttükleri soğuk savaşın örnek hamleleriydi bunlar. Bakalım sırada kinim hamlesi var?

Ve en önemlisi kim “şah ve mat” diyecek?

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
"O"... - Sayı 99
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7887971
 Bugün : 3451
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516270
 Bugün : 47
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 50
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim