Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1708 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Güz geldi kuşlar da gidiyor
Remzi Kokargül

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Hava yağmurlu… Sonbahar geliyor... Bugünlerde uzun uzun yağan yağmurlar var burada. Cuma günü muhteşem bir sağanak izledim balkondan. Dağları taşları yıkadı geçti.

Yağmur şiddetli rüzgârla birlikte neredeyse zemine paralel yağıyordu. Buna ne diyorlardı bizim köyde bilmiyorum. Özel bir ismi vardı sanırım. Köyde olsam sorardım. Yağışın birçok adını biliyor ablam, anam… Ben çok az biliyorum bu konuları, yazık. Tabiata yabancılığın, uzaklığın cezası olmalı. Yağmur yağarken bir çeşit sekine iniyor sanki ben öyle hissediyorum. Kalbime de inse...

Güz gelince rüzgârda serin serin esmeye başladı yine... Sezai Karakoç'un "Bahar dediğin de ne" diye başlayan bir şiiri vardı. “Şapka uçuran rüzgâr” diye tanımlıyordu bir yerinde baharı. Bugün sabahtan, hattâ geceden beri o rüzgâr var burada. Şapka uçuran, belki şemsiye çeviren...

Yapraklar sararmaya, günler kısalmaya başladı... Yaz ılık bir meltem gibi esip geçiverdi işte... Artık akşamları üstümüzü örtüyoruz. Tatlı tatlı ürperiyoruz sonbahar yağmurlarında. Evet, sonbahar geliyor... Göçmen kuşlar da yakında göç etmeye başlayacak.

Akşam ezanları erkenden okunurken… Güneşli günlerin tadına doymamış, sarı yeşil yaprakları muazzam bir pastel cümbüşüne dönmüş ağaçların altına oturulup sonbaharın asude müziği dinlenir. Güz meyveleri koparılır dallarından. Alıçlar, çitlembikler, palamutlar, yabani kestaneler... Pelitlerin, palamutların, cevizlerin peşinden koşan kargalara bakıp gülümsenir. Sarı–yeşil yapraklardan bir döşek yapılıp üstüne uzanılır ve doyasıya göğe bakılır. Bulutların yelesine tutunup bilinmedik zamanlara doğru seyahate çıkılır.

Bende gökyüzüne dalıp gidiyorum. Yavaş yavaş endamla süzülen bulutlar… Bir de kuşlar var. En son onlar gözüme çarpıyor. Kuşlar saçak altlarına dizilmiş. Sonra kalabalık bir kuş sürüsü gökyüzünde... Hani kuş cıvıltıları olmayınca sonbaharın da tadı çıkmıyor. Kırlangıçlara el sallamayınca güzün geldiğini anlamıyoruz.

Meselâ kuşların bulunmadığı bir tabiat… Nasıl olur hiç düşündünüz mü? Çiçek, kuş ve yağmur... Üçü bir araya gelince bayram olur. Rabbimizin kuşlara verdiği çeşitliliği bir tarafa bırakalım. Onların çıkardığı seslerden etkilenmeyen olabilir mi?

Kuşlar bile anlamış olmalı bu mevsimi. Öyle ya, artık eve dönmek zamanı… Çünkü, kış geliyor. Sonbahar gidiyor, kuşlar gidiyor. Göçmen kuşların çoğu kümeler hâlinde bir yerden ötekine göçerler. Binlerce kilometre süren bu yolculuklarında hiçbir zaman yollarını şaşırmazlar. Onların bu yol bulma kabiliyeti sadece beraber oldukları müddetçe devam etmektedir.

Malatya belediyesi serçe, saka, kırlangıç gibi korunmaya muhtaç minik kuşlar için barınaklar bile yapmış. Barınak dediysem, bunlar derme çatma kuş yuvaları değil elbet. Caddelerin en çok güneş alan ve soğuk kış rüzgârlarına kapalı cephelerine ve yüksekçe yerlere yapmış bunları. Bu sayede kuşlar, kışın şiddetli soğuğundan korunmuş bir yuvaya sahip olacaktır.

Eğer yolunuz Malatya' ya düşerse cadde ve sokaklarında ağaçlara asılı duran o güzelim kuş sarayları, sizi selâmlayacaktır. Belki de birkaç minik serçe de vardır içlerinde.

Evet, sonbahar geliyor... Uzak dağ başlarının rüzgârları, ıssız ormanlar, nerede olduğunu dahi bilmediğimiz yaylaların dumanı çağırıyor bizi kendine.

Dışarısı soğuk olmalı. Rüzgâr esiyor, ağaçlar bir sağa bir sola yatıyor. Sizde pencerenizin kenarına konan serçeleri dikkatle izleyin serçeler kanadını açar, tüylerini kabartır, başını tüylerinin arasına sokar. Çok üşüyorum, soğuktan donacağım, demek ister. Buna hangi yürek dayanır.

Gel serçeciğim, canım cicim. Sana bir kış yetecek kadar yem, başını sokacak kışlık bir kafes vereyim, demek istemez misiniz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : yağmur olgaçay    28.02.2016
Yorum : "Çiçek, kuş ve yağmur... Üçü bir araya gelince bayram olur". Dilindeki o sevgi ve şefkat yüklü tılsım her bir cümlene yüklü değerler katmış. İnci gibi dökülmüş, yüreğinizin cennet kokusu sinmiş. Var olun ilelebet dilerim eserlerinizle yüreğinizle.





 
Kayısı Çiçeklerinin Düğün... - Sayı 89
Işığı yanan evler... - Sayı 88
Güz geldi kuşlar da gidiy... - Sayı 87
Erzincan'ın nazlı kızı ze... - Sayı 86
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8020962
 Bugün : 5491
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519337
 Bugün : 34
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 95
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim