Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3461 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Gen?lik Sahibini Aryyor
Kadir Bayrak

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

Sahildeki kum tanelerini andırıyor, gençliğimiz… Kemiyette, yani sayıda çok ama keyfiyette kalitesi azalan bir gençlik… Kötü rüzgârların önünde sürüklediği dalgalar, sahile her vuruşunda bir parçasını alıp götürüyor kum tanelerinin. Bir kere denizin dibine düşmeye gör. Artık hangi derin dalga kum taneciklerini sahile kavuşturabilir ki…

Uyuşturucu bağımlılığı, okulda, okul dışında öğretmenlere kadar yansıyan şiddet, itaatsizlik, daha neler neler... Gündemimizin büyük bir kısmını bunlar meşgul ediyor artık. Alınan, alındığı iddia edilen önlemlerse yetersiz; zira günübirlik, sade suya tirit...

İşin acı yanı, vurun abalıya misali eline kalem alan, önünde mikrofon bulan başlıyor mevcut gençlik hakkında ahkâm kesmeye... “Durun bakalım bu çocuklar gökten zembille inmediler, bu hale durduk yere gelmediler” diyenine pek rastlamadım. Okulda uyuşturucu partisi düzenleniyor diye haber yapan ve bu çocukları alacakları üç beş puan reytinge feda edenlerin, “iyi de çocuklarımız niye böyle bir şey yaparlar; hadi onlar bu hataya düştü, ya biz ne yapabiliriz, şimdi bize düşen sorumluluk nedir” anlayışından uzak olduklarında hemfikirizdir, zannederim.

Bir kere şunu kabul etmek lâzım; sayılıp dökülen kötülükler gençliğin bugünkü hale gelmesinin sebebi değil… Bunlar, netice... Eşyanın hakikatini olduğu gibi anlayamamanın neticesi…

Her yazımda kapitalist dünya düzeni hakkında fikir beyan etmemden sıkılmış olabilirsiniz ama neylersin ki, gençliğin bu hale düşmesinde de birinci plânda sorumlu başka bir şey göremiyorum. Hak, özgürlük, eşitlik gibi kavramlar uğruna sokaklara dökülen, en azından kendilerini böyle tarif etmekten büyük bir haz alan 60’lı yılların kuşaklarına zıt, benim de bir parçası olduğum 80’li yıllar gençliği, sokaklarda hiç vakit öldürmedi. Bizim böyle işler için hiç boş zamanımız olmadı ki… Büyük büyük amcalar zamanımızın tamamını televizyon karşısında geçirmemizi uygun buldu, biz de öyle yaptık. Diyebilirim ki bu anlayışın neticesi olarak bizim kuşağı anne babamızdan çok televizyon eğitti, büyüttü. (Ceyar)ın kötülüklerinin kasıp kavurduğu Dallas’ı izleyerek büyüyen emsallerimin, bugün çektiği diziler (Ceyar)a rahmet okutuyor. Kimin eli kimin cebinde anlayışını geçtik, kimin çocuğunu kimin taşıdığının belli olmadığı bir dünyadan bahsediyoruz. Böyle başa böyle gençlik…

Gencinin de ihtiyarının da hayatı bu... İnterneti yok sayabilir miyiz şimdi? Bir faydasının yanında kim bilir ne zararları oluyor gençliğimize, insanımıza, insanlığa… En basitinden internet aracılığıyla bir dil peydahlanıyor, benim anlamakta zorlandığım, babamın, dedemin hiç anlamadığı... İlkokul sıralarında kullanılan cep telefonlarına bile hâkim bir dil, bu. Bu dili kullanan çocuklar tarhana çorbası içmiyor, henüz onun ayakta içileni icat edilmedi, zira. Damak zevkleri bizimkinden farklı... Giyimi, kuşamı, eğlence anlayışı ha keza...

Evet, gençliğe bir şeyler oluyor; kapitalist dünya, paranın, maddenin dünyası kendi gençliğini yoğuruyor. Sen eşyaya hâkim değilsen, hâkim olan bu hakkını sonuna kadar kullanır. Kullanıyor zaten.

Eşyanın hakikatini anlamadık. Eşyaya, yani her şeye hâkim olmak için önce bu inceliği anlamak gerekirdi ya, biz onu da anlayamadık. Televizyon, sinema, internet, cep telefonları, gazete ne kadar bizimse, gençlik de o kadar bizimdir.

İşe buradan başlamak gerekiyor, bence…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Filmin sonu... - Sayı 105
Aşilin topuğu... - Sayı 104
Güneşi, meydan yerine çık... - Sayı 103
"MÜBAREZE" çıktı!... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7768293
 Bugün : 322
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514231
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 64
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim