Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 25 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1629 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Her ?eye ra?men ve hal? var oldu?una inandy?ymyz D???NEN ADAM?A
Kardelen Dergisi

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne!..” Bu geniş sahada Türkçe bilen meramını anlatabilir. Pek çok ülkede, hatırı sayılır miktarda Türk ve Türk- çe bilen var. İstiklâllerini kazandıkları söylenen soydaşlarımız, yavru kuş misali gözümüzün içine bakıyor. Gerçek şahsiyetimizle meydana çıksak, yanıbaşımızda yer alacak İslâm âlemi ve Batı‘nın “geri kalmış” deyip dudak büktüğü ülkeler de cabası... Dünya, dünya olalı böyle bir potansiyel görmüş müdür?.. Ama bu potansiyeli kucaklayacak bir yayından söz edemezsiniz. Bırakın bu potansiyeli kucaklayacak yayını, ülkemiz insanına tam olarak ulaşma hayali bile kurulamaz. “Adriyatik’ten Çin Denizine” gerçeği düne kadar bu sözü ağzına almayı suç sayan politikacıların seçim malzemesi şimdi... Yer yüzünde Türkçe konuşan yarım milyar insana rağmen, en kabadayı kitabın baskısı bile 4 basamaklı sayıyı aşamıyor... Bin bir zorlukla piyasaya sürülebilenlerin ömrü de bir baskılık... Kalemle geçinmenin hayali bile lüks olan bu ülkede, kalem faaliyetleri ikinci iş... Bazı mürekkep yalamışların “hobisi” sizin anlayacağınız... Kültür merkezimizde çıkan günlük gazetelerin toplam trajı 3.5 milyon... Yaşama “şansını” fikir dışı “oyunlarda” arıyor hepsi... Mahallî gazetelerin resmî ilân pastasından pay kapmak için çıkması, eli kalem tutanlarca bile yadırganmıyor...

Ekolleşme istidadındaki bir kaç dergi, kurucularından sonra neşir hayatında görünmez oluyor. Bizimkinden daha geniş dergi mezarlığı olan bir ülke bileniniz var mı? Yine de bir araya gelen her toplulukta ilk akla gelen faaliyet -ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki- “dergi çıkarmak” oluyor. Uzun lafın kısası “kurban olam kalem tutan ellere” diyen bir millet, fikirce çorak bir zemin üzerindedir şimdi...

Bu zeminin, -enflasyondan teröre- her felaketin tarlası olduğu nasıl anlatılabilir?.. Ve bu şartlarda, bir fikir dergisi çıkarmak akıl kârı mıdır?

Şu zamanda ve böyle bir zeminde, kurumun kültür tahsisatını “kitabına uydurarak” kapmak ve kurumun mallarını kendisi ve yandaşları için “okutmak” becerisindeki açıgözler dergi çıkarır. Kozasında ölmeye razı böcekler gibi, dar çevreye hitapla yetinen mütevazi kahramanlar dergi çıkarır... Cepleri bol parayla doldurulan ve Türk kültürünü yıkmakla görevlendirilmiş kişicikler, fuhuş dedikodularını fiyakalı şekilde ele alan dergiler çıkarabilir. Cemiyet, bütün bunları anlar... Fakat fikir ve kültür dergisi çıkarılmasını anlayamaz... Öldürülünce cesedi, fikir düşmanı magazin gazeteleriyle örtülecek olanlar için fikir dergisi çıkarmayı düşünenler, uzaydan gelmiş yaratıklar gibidir. Şairin, “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz” dediği gibi, biz de “fikri anlayan nesle aşina değiliz...”

Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün!” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir.” Buna da inanmazsak, ne olur sonra halimiz?..

Biz; tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılar değiliz! Bir kısmını ifadeye çalıştığımız menfî şartlara rağmen, Kardelen’i çıkarabildik... Hiç bir zengine eyvallah etmemeyi, resmî ve özel ilân dilenmemeyi, “abone olun” diye kimseye yalvarmamayı ve dostlarımıza bile “hatırımız için dergimizi satın alın” dememeyi göze alarak...

Sen; bu yazıyı okuma lütfunda bulunan kişi! Bu şartlara rağmen, sonsuza taşma kapasitesindeki imanın ve fikrin dergisini çıkarmak azmindeki kalemlere (tımarhaneye atmayı düşünmüyorsan); nasıl bir muameleyi yakıştırırsın?.. Dergilerine -en azından- abone olur, abone bulur musun?.. “Can suyu” dökerek, “ciğerimizden kan çekerek” yetiştirmeye çalıştığımız Kardelen’imizi, “Oh oh, pek de güzel maşallah” diye sırtımızı sıvazladıktan sonra, daha sırtımızı dönmeden çöpe mi atarsın?.. Dergimizi görmeyene, -talep olursa- bir örnek sayı takdim edebiliriz…

En büyük devletimizin, medeniyetimizin ve kültürümüzün doğduğu topraklardan, FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE; fikirsizlik kışına rağmen çıkan Kardelen’i sunuyoruz!..

GERİSİ SANA KALMIŞ!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : H?seyin    
Yorum : Ben Karanlık dağlarından kopup gelen bu topraklara yerleşen ama fikrin değerini bilmeyen veya öğretilmeyen nesil denim.Bu topraklarada l8OO yıllarından beri benim hep başım ağrıyar inanın elimi başıma koyamıyorum içini hiç bir şeyle dolduramıyorum.Doldurmaya bir şeyler araştırmaya öğrenmeye kalktığımda benim şidettli bir baş ağrısı başlıyor.Rüyalarımda benim kafa derimi yüzüp deve gerdanını derisini kafama yapıştırıp sarıp güneşte kuruması için ellerimi kollarımı sımsıkı bağlıyorlar kimi garptan kimi şarktan. Bağlatmadan hemen uyanıyorum uyanıyorumda hemen başım ağrıyor başıma korkunç ağrılar giriyor gözümü kapıyorum Juan juan ları görüyorum yoksaben Mankurtmu oluyorum.Yok yok oldum herhalde. Bak yine başım ağrıyor yatmaya gidiyorumben.Size Başarılar inşallah başarırmısınız bilemem.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : hagimiz o nesilin dışında bir tarifteniz ki, bu çağa doğmuş olmakla başlıyor iş... başağrısız, bir sağlığa kavuşmak ne mümkün, çünkü hasta doğduk, marazlı bir yüzyıla ve geleceğe doğduk. çok fenni bir iklim nasıl çatılır, şifa lokmanın elindeki kağıt mıdır... tohum bile çatlarken acıyarak çıkar; dağ yontulur, gök çalkanır, gövde sarsılır; her şeyin bir yürüme tarzı vardır... rahvanı vardır, tırısı vardır; ama fikir ışık hızıdır... demek 1800 yılımız var elimizde, o halde güneşi kesesine sığdıracak bir dimağ var bizde, bununla bütün başağrılarını geçirecek bir terkip elde edilebilir... sıçramak için gerilemek neyse, düşünmek için başağrısı odur... oyüzden yanlış düşüncelere kapılmayın, doğru yoldasınız, düşünmekten vaz geçmeyin, hatta daha fazla başınız ağrısın, biraz daha derin düşünmeye cüret edin... başarmak böyle bir şeydir işte... başarmak küsmeyi bırakmaktır. bu çağda kimsenin küsmeye hakkı yok çünkü... sevgi ve muhabetle...





 
Kalem erbabýna mesaj... - Sayı 82
Her ?eye ra?men ve hal? V... - Sayı 57
Her ?eye ra?men ve hal? v... - Sayı 51
GELECEK SAYININ KONUSU: &... - Sayı 40
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (91):
"Abdülhamîd'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır."



Son Eklenen Yorumlardan
 Yalnızlık bir tercihtir; bir dayatmanın sonucu değildir. Yalnızlık insanın seçimleri sonucunda filiz... Hızır İrfan Önder

 Kemeri sipariş edemezmiyiz hocam fiyatı nekadar öğrene bilirmiyim... Hasan külük

 Çok güzel duygu ile yazılmış bir şiir. ... Kenan Saygın

 Çok teşekkürler Faruk!.. Takdiriniz nazarımda çok değerlidir... Selâm ve muhabbet...... Ali ERDAL

 Hocam genel hissiyatı çok güzel nakşetmişsiniz yüreğinize kaleminize sağlık.Saygılarımla.... Faruk Aktı


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Olaylara bakış - Türk'ün baharı başlıyor
İhtilâller ve Millî hınç
On beş temmuzda
Doğan dünya ve biz
Türk milleti darbeyi ezmiştir!
İhtilâller ve Millî hınç
Kuşlar
Adını, okuyan koysun
Çoban
Yavuz Sert - Annelerimiz-11-
Ali Erdal - İhtilâller ve Millî ...
Ali Erdal - Türk ruhu siyonizmi ...
Sinan Ayhan - 15 Temmuz'daki idrak...
Necip Fazıl Kısakürek - Doğan dünya ve biz
Fatma Pekşen - Neslihan'ın annesi
Ahmet Mahir Pekşen - Aşk
Dergi Editörü - Bu devrin cihadı söz...
Site Editörü - Türkiye artık bir da...
Mehmet Hasret - Üçüncü dünya ve üçün...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Tek devlet, tek bayr...
Necdet Uçak - Gökçen efe
Hızır İrfan Önder - On beş temmuzda
Hızır İrfan Önder - Üçlemeler
Mehmet Balcı - Bizim
Mehmet Balcı - Ozanım
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
İğneci - Ufak at!
İğneci - Gülen kimi dinler?
Av. Kadir Bayrak - Türk milleti
Vural Gündüz - Türk milleti darbeyi...
Gözcü - Herkes muhasebesini ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Olaylara bakış - Tür...
Av. Mustafa Büyükgüner - Düşündüm de...
Muhsin Hamdi Alkış - İstiklâl'in bedeli!....
Kubilay Ertekin - Âsım'ın nesli
Halis Arlıoğlu - Hezimet!
Halis Arlıoğlu - Kuşlar
Halis Arlıoğlu - Adını, okuyan koysun
Muzaffer Doğan - Türkiye üzerinden Or...
Büşra Doğramacı - Edri
Bahadır Kaya - Sorumlular hesabını ...
Kürsü Kainatın Efendisi - Ahlâk
Murat Yaramaz - Millet
Mahmut Topbaşlı - Suda dondu dileğim
Işın Erenoğlu Üstündağ - Çoban
Alkışlıyorum -
Mahmut Balcı - Hamdolsun
Hasan Basri Demir - Göz
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 2255573
 Bugün : 4930
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 375160
 Bugün : 44
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 96
 90. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 6 Kasım 2016
Künye | Abonelik | İletişim