Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 24 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1388 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Her ?eye ra?men ve hal? var oldu?una inandy?ymyz D???NEN ADAM?A
Kardelen Dergisi

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne!..” Bu geniş sahada Türkçe bilen meramını anlatabilir. Pek çok ülkede, hatırı sayılır miktarda Türk ve Türk- çe bilen var. İstiklâllerini kazandıkları söylenen soydaşlarımız, yavru kuş misali gözümüzün içine bakıyor. Gerçek şahsiyetimizle meydana çıksak, yanıbaşımızda yer alacak İslâm âlemi ve Batı‘nın “geri kalmış” deyip dudak büktüğü ülkeler de cabası... Dünya, dünya olalı böyle bir potansiyel görmüş müdür?.. Ama bu potansiyeli kucaklayacak bir yayından söz edemezsiniz. Bırakın bu potansiyeli kucaklayacak yayını, ülkemiz insanına tam olarak ulaşma hayali bile kurulamaz. “Adriyatik’ten Çin Denizine” gerçeği düne kadar bu sözü ağzına almayı suç sayan politikacıların seçim malzemesi şimdi... Yer yüzünde Türkçe konuşan yarım milyar insana rağmen, en kabadayı kitabın baskısı bile 4 basamaklı sayıyı aşamıyor... Bin bir zorlukla piyasaya sürülebilenlerin ömrü de bir baskılık... Kalemle geçinmenin hayali bile lüks olan bu ülkede, kalem faaliyetleri ikinci iş... Bazı mürekkep yalamışların “hobisi” sizin anlayacağınız... Kültür merkezimizde çıkan günlük gazetelerin toplam trajı 3.5 milyon... Yaşama “şansını” fikir dışı “oyunlarda” arıyor hepsi... Mahallî gazetelerin resmî ilân pastasından pay kapmak için çıkması, eli kalem tutanlarca bile yadırganmıyor...

Ekolleşme istidadındaki bir kaç dergi, kurucularından sonra neşir hayatında görünmez oluyor. Bizimkinden daha geniş dergi mezarlığı olan bir ülke bileniniz var mı? Yine de bir araya gelen her toplulukta ilk akla gelen faaliyet -ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki- “dergi çıkarmak” oluyor. Uzun lafın kısası “kurban olam kalem tutan ellere” diyen bir millet, fikirce çorak bir zemin üzerindedir şimdi...

Bu zeminin, -enflasyondan teröre- her felaketin tarlası olduğu nasıl anlatılabilir?.. Ve bu şartlarda, bir fikir dergisi çıkarmak akıl kârı mıdır?

Şu zamanda ve böyle bir zeminde, kurumun kültür tahsisatını “kitabına uydurarak” kapmak ve kurumun mallarını kendisi ve yandaşları için “okutmak” becerisindeki açıgözler dergi çıkarır. Kozasında ölmeye razı böcekler gibi, dar çevreye hitapla yetinen mütevazi kahramanlar dergi çıkarır... Cepleri bol parayla doldurulan ve Türk kültürünü yıkmakla görevlendirilmiş kişicikler, fuhuş dedikodularını fiyakalı şekilde ele alan dergiler çıkarabilir. Cemiyet, bütün bunları anlar... Fakat fikir ve kültür dergisi çıkarılmasını anlayamaz... Öldürülünce cesedi, fikir düşmanı magazin gazeteleriyle örtülecek olanlar için fikir dergisi çıkarmayı düşünenler, uzaydan gelmiş yaratıklar gibidir. Şairin, “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz” dediği gibi, biz de “fikri anlayan nesle aşina değiliz...”

Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün!” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir.” Buna da inanmazsak, ne olur sonra halimiz?..

Biz; tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılar değiliz! Bir kısmını ifadeye çalıştığımız menfî şartlara rağmen, Kardelen’i çıkarabildik... Hiç bir zengine eyvallah etmemeyi, resmî ve özel ilân dilenmemeyi, “abone olun” diye kimseye yalvarmamayı ve dostlarımıza bile “hatırımız için dergimizi satın alın” dememeyi göze alarak...

Sen; bu yazıyı okuma lütfunda bulunan kişi! Bu şartlara rağmen, sonsuza taşma kapasitesindeki imanın ve fikrin dergisini çıkarmak azmindeki kalemlere (tımarhaneye atmayı düşünmüyorsan); nasıl bir muameleyi yakıştırırsın?.. Dergilerine -en azından- abone olur, abone bulur musun?.. “Can suyu” dökerek, “ciğerimizden kan çekerek” yetiştirmeye çalıştığımız Kardelen’imizi, “Oh oh, pek de güzel maşallah” diye sırtımızı sıvazladıktan sonra, daha sırtımızı dönmeden çöpe mi atarsın?.. Dergimizi görmeyene, -talep olursa- bir örnek sayı takdim edebiliriz…

En büyük devletimizin, medeniyetimizin ve kültürümüzün doğduğu topraklardan, FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE; fikirsizlik kışına rağmen çıkan Kardelen’i sunuyoruz!..

GERİSİ SANA KALMIŞ!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : H?seyin    
Yorum : Ben Karanlık dağlarından kopup gelen bu topraklara yerleşen ama fikrin değerini bilmeyen veya öğretilmeyen nesil denim.Bu topraklarada l8OO yıllarından beri benim hep başım ağrıyar inanın elimi başıma koyamıyorum içini hiç bir şeyle dolduramıyorum.Doldurmaya bir şeyler araştırmaya öğrenmeye kalktığımda benim şidettli bir baş ağrısı başlıyor.Rüyalarımda benim kafa derimi yüzüp deve gerdanını derisini kafama yapıştırıp sarıp güneşte kuruması için ellerimi kollarımı sımsıkı bağlıyorlar kimi garptan kimi şarktan. Bağlatmadan hemen uyanıyorum uyanıyorumda hemen başım ağrıyor başıma korkunç ağrılar giriyor gözümü kapıyorum Juan juan ları görüyorum yoksaben Mankurtmu oluyorum.Yok yok oldum herhalde. Bak yine başım ağrıyor yatmaya gidiyorumben.Size Başarılar inşallah başarırmısınız bilemem.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : hagimiz o nesilin dışında bir tarifteniz ki, bu çağa doğmuş olmakla başlıyor iş... başağrısız, bir sağlığa kavuşmak ne mümkün, çünkü hasta doğduk, marazlı bir yüzyıla ve geleceğe doğduk. çok fenni bir iklim nasıl çatılır, şifa lokmanın elindeki kağıt mıdır... tohum bile çatlarken acıyarak çıkar; dağ yontulur, gök çalkanır, gövde sarsılır; her şeyin bir yürüme tarzı vardır... rahvanı vardır, tırısı vardır; ama fikir ışık hızıdır... demek 1800 yılımız var elimizde, o halde güneşi kesesine sığdıracak bir dimağ var bizde, bununla bütün başağrılarını geçirecek bir terkip elde edilebilir... sıçramak için gerilemek neyse, düşünmek için başağrısı odur... oyüzden yanlış düşüncelere kapılmayın, doğru yoldasınız, düşünmekten vaz geçmeyin, hatta daha fazla başınız ağrısın, biraz daha derin düşünmeye cüret edin... başarmak böyle bir şeydir işte... başarmak küsmeyi bırakmaktır. bu çağda kimsenin küsmeye hakkı yok çünkü... sevgi ve muhabetle...





 
Kalem erbabýna mesaj... - Sayı 82
Her ?eye ra?men ve hal? V... - Sayı 57
Her ?eye ra?men ve hal? v... - Sayı 51
GELECEK SAYININ KONUSU: &... - Sayı 40
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (85):
25. yıla girecek olan Kardelen Dergisi'nin çeyrek asrının değerlendirilmesi



Son Eklenen Yorumlardan
 Kardelene yayın için gelen bütün eserleri okumak durumundayım. En zevkle okuduğum eserler arasında F... Ali Erdal

 çok güzel paylaşim tebrik ederim... gülistan

 çok gzl... muhammet

 dünya rezervi 30 bin ton olan altının, doğu türkistanda 18.5 milyon ton olduğunu ifade etmek neyin k... dost

 Teşekkürler Yavuz Bey. Ciğerdeleni bir kaç ay önce aldım, halen okuyamadım. İlk fırsatta tanışacağım... Fatma Pekşen


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Ayrılık zamanıdır
Demode bir ironi
Rüyada vuslat
Yusuf gibiyim
Kızıl lale
Ayrılık zamanıdır
Cancanik görsün seni
Gün doğumu
Kızıl lale
Şeyh'im Edebâli
Yavuz Sert - Hz.Ayşe-yi Sıddıka b...
Ali Erdal - Türk'ün ayranı kabar...
Ali Erdal - "Ümmetim kötüde itti...
Sinan Ayhan - Bir ceninle kırk gün...
Necip Fazıl Kısakürek - Oluş
Bedran Yoldaş - Dalgakıran
Turgay Ertem - Ertuğrul bey ve Osma...
Turgay Ertem - Çanakkale şehitlerin...
Ekrem Yılmaz - Osmanlı sevinci ve O...
Ekrem Yılmaz - İçim içime sığmıyor
Ekrem Yılmaz - Sor bakalım
Fatma Pekşen - Cancanik görsün seni
Ahmet Mahir Pekşen - Bana bir İstanbul çi...
Dergi Editörü - Ertuğrul Gazi
Site Editörü - Neyin dirilişi
Mehmet Hasret - Vaktiniz varsa
Necdet Uçak - Bilecik
Necdet Uçak - Gör sen Mehmet'i
Necdet Uçak - Sabır
M. Nihat Malkoç - Necip Fazıl'ın vasiy...
M. Nihat Malkoç - Çoğu gitti, azı kald...
Hızır İrfan Önder - Üçlemeler-3
Hızır İrfan Önder - Yusuf gibiyim
Nihat Kaçoğlu - Yıldızlar uyusun
Mehmet Balcı - Olurum
Hasan Tülüceoğlu - Görselde kalan batıl...
Ahmet Çelebi - Susma ses ver
Ahmet Çelebi - Kader var
Ahmet Çelebi - Hani
Av. Kadir Bayrak - Kaynağı bulan adam: ...
Av. Kadir Bayrak - Şeyh'im Edebâli
Vural Gündüz - Neden hep şikâyet ed...
Av. Mustafa Büyükgüner - Ortadoğuya bir proje...
M. Hamdi ALKIŞ - Kutlu kişi Süleyman ...
Halis Arlıoğlu - Fe eyne tez hebûn? N...
Halis Arlıoğlu - Bir gönül yarası
Kubilây Ertekin - Vatan sevgisi ve gur...
Ahmet Değirmenci - Memleket Türküsü
Burak Çakır - Demode bir ironi
Mustafa Yumuşak - Gün doğumu
Büşra Doğramacı - Seher
Kürsü Kainatın Efendisi - İlk ve son
Gülsüm Tosun - Hamd olsun derdim va...
Aytaç Güler - Gökyüzü
Aytaç Güler - Bahar yeli
Mehmet Karakoç - Asakir-i Mansure-i M...
Yasin Uçan - Ayrılık zamanıdır
Hakan Özcan - Rüyada vuslat
Süleyman Bozkurt - Cansız yangın
Süleyman Bozkurt - Baksana
Ali Aslan -
Mustafa Uçurum - Bir gün herkesin yol...
Mustafa Uçurum - Adım İstanbul olsun
Remzi Kokargül - Kızıl lale
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Dünya sokağı
Hikmet Anıl Durak - İçimdeki Sükûnet
Şahin Özdemir - Sensizlik
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5991625
 Bugün : 1830
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 289129
 Bugün : 91
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 131
 84. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 17
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 18
Son Güncellenme: 16 Mayıs 2015
Künye | Abonelik | İletişim