Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 25 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1550 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Her ?eye ra?men ve hal? var oldu?una inandy?ymyz D???NEN ADAM?A
Kardelen Dergisi

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne!..” Bu geniş sahada Türkçe bilen meramını anlatabilir. Pek çok ülkede, hatırı sayılır miktarda Türk ve Türk- çe bilen var. İstiklâllerini kazandıkları söylenen soydaşlarımız, yavru kuş misali gözümüzün içine bakıyor. Gerçek şahsiyetimizle meydana çıksak, yanıbaşımızda yer alacak İslâm âlemi ve Batı‘nın “geri kalmış” deyip dudak büktüğü ülkeler de cabası... Dünya, dünya olalı böyle bir potansiyel görmüş müdür?.. Ama bu potansiyeli kucaklayacak bir yayından söz edemezsiniz. Bırakın bu potansiyeli kucaklayacak yayını, ülkemiz insanına tam olarak ulaşma hayali bile kurulamaz. “Adriyatik’ten Çin Denizine” gerçeği düne kadar bu sözü ağzına almayı suç sayan politikacıların seçim malzemesi şimdi... Yer yüzünde Türkçe konuşan yarım milyar insana rağmen, en kabadayı kitabın baskısı bile 4 basamaklı sayıyı aşamıyor... Bin bir zorlukla piyasaya sürülebilenlerin ömrü de bir baskılık... Kalemle geçinmenin hayali bile lüks olan bu ülkede, kalem faaliyetleri ikinci iş... Bazı mürekkep yalamışların “hobisi” sizin anlayacağınız... Kültür merkezimizde çıkan günlük gazetelerin toplam trajı 3.5 milyon... Yaşama “şansını” fikir dışı “oyunlarda” arıyor hepsi... Mahallî gazetelerin resmî ilân pastasından pay kapmak için çıkması, eli kalem tutanlarca bile yadırganmıyor...

Ekolleşme istidadındaki bir kaç dergi, kurucularından sonra neşir hayatında görünmez oluyor. Bizimkinden daha geniş dergi mezarlığı olan bir ülke bileniniz var mı? Yine de bir araya gelen her toplulukta ilk akla gelen faaliyet -ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki- “dergi çıkarmak” oluyor. Uzun lafın kısası “kurban olam kalem tutan ellere” diyen bir millet, fikirce çorak bir zemin üzerindedir şimdi...

Bu zeminin, -enflasyondan teröre- her felaketin tarlası olduğu nasıl anlatılabilir?.. Ve bu şartlarda, bir fikir dergisi çıkarmak akıl kârı mıdır?

Şu zamanda ve böyle bir zeminde, kurumun kültür tahsisatını “kitabına uydurarak” kapmak ve kurumun mallarını kendisi ve yandaşları için “okutmak” becerisindeki açıgözler dergi çıkarır. Kozasında ölmeye razı böcekler gibi, dar çevreye hitapla yetinen mütevazi kahramanlar dergi çıkarır... Cepleri bol parayla doldurulan ve Türk kültürünü yıkmakla görevlendirilmiş kişicikler, fuhuş dedikodularını fiyakalı şekilde ele alan dergiler çıkarabilir. Cemiyet, bütün bunları anlar... Fakat fikir ve kültür dergisi çıkarılmasını anlayamaz... Öldürülünce cesedi, fikir düşmanı magazin gazeteleriyle örtülecek olanlar için fikir dergisi çıkarmayı düşünenler, uzaydan gelmiş yaratıklar gibidir. Şairin, “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz” dediği gibi, biz de “fikri anlayan nesle aşina değiliz...”

Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün!” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir.” Buna da inanmazsak, ne olur sonra halimiz?..

Biz; tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılar değiliz! Bir kısmını ifadeye çalıştığımız menfî şartlara rağmen, Kardelen’i çıkarabildik... Hiç bir zengine eyvallah etmemeyi, resmî ve özel ilân dilenmemeyi, “abone olun” diye kimseye yalvarmamayı ve dostlarımıza bile “hatırımız için dergimizi satın alın” dememeyi göze alarak...

Sen; bu yazıyı okuma lütfunda bulunan kişi! Bu şartlara rağmen, sonsuza taşma kapasitesindeki imanın ve fikrin dergisini çıkarmak azmindeki kalemlere (tımarhaneye atmayı düşünmüyorsan); nasıl bir muameleyi yakıştırırsın?.. Dergilerine -en azından- abone olur, abone bulur musun?.. “Can suyu” dökerek, “ciğerimizden kan çekerek” yetiştirmeye çalıştığımız Kardelen’imizi, “Oh oh, pek de güzel maşallah” diye sırtımızı sıvazladıktan sonra, daha sırtımızı dönmeden çöpe mi atarsın?.. Dergimizi görmeyene, -talep olursa- bir örnek sayı takdim edebiliriz…

En büyük devletimizin, medeniyetimizin ve kültürümüzün doğduğu topraklardan, FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE; fikirsizlik kışına rağmen çıkan Kardelen’i sunuyoruz!..

GERİSİ SANA KALMIŞ!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : H?seyin    
Yorum : Ben Karanlık dağlarından kopup gelen bu topraklara yerleşen ama fikrin değerini bilmeyen veya öğretilmeyen nesil denim.Bu topraklarada l8OO yıllarından beri benim hep başım ağrıyar inanın elimi başıma koyamıyorum içini hiç bir şeyle dolduramıyorum.Doldurmaya bir şeyler araştırmaya öğrenmeye kalktığımda benim şidettli bir baş ağrısı başlıyor.Rüyalarımda benim kafa derimi yüzüp deve gerdanını derisini kafama yapıştırıp sarıp güneşte kuruması için ellerimi kollarımı sımsıkı bağlıyorlar kimi garptan kimi şarktan. Bağlatmadan hemen uyanıyorum uyanıyorumda hemen başım ağrıyor başıma korkunç ağrılar giriyor gözümü kapıyorum Juan juan ları görüyorum yoksaben Mankurtmu oluyorum.Yok yok oldum herhalde. Bak yine başım ağrıyor yatmaya gidiyorumben.Size Başarılar inşallah başarırmısınız bilemem.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : hagimiz o nesilin dışında bir tarifteniz ki, bu çağa doğmuş olmakla başlıyor iş... başağrısız, bir sağlığa kavuşmak ne mümkün, çünkü hasta doğduk, marazlı bir yüzyıla ve geleceğe doğduk. çok fenni bir iklim nasıl çatılır, şifa lokmanın elindeki kağıt mıdır... tohum bile çatlarken acıyarak çıkar; dağ yontulur, gök çalkanır, gövde sarsılır; her şeyin bir yürüme tarzı vardır... rahvanı vardır, tırısı vardır; ama fikir ışık hızıdır... demek 1800 yılımız var elimizde, o halde güneşi kesesine sığdıracak bir dimağ var bizde, bununla bütün başağrılarını geçirecek bir terkip elde edilebilir... sıçramak için gerilemek neyse, düşünmek için başağrısı odur... oyüzden yanlış düşüncelere kapılmayın, doğru yoldasınız, düşünmekten vaz geçmeyin, hatta daha fazla başınız ağrısın, biraz daha derin düşünmeye cüret edin... başarmak böyle bir şeydir işte... başarmak küsmeyi bırakmaktır. bu çağda kimsenin küsmeye hakkı yok çünkü... sevgi ve muhabetle...





 
Kalem erbabýna mesaj... - Sayı 82
Her ?eye ra?men ve hal? V... - Sayı 57
Her ?eye ra?men ve hal? v... - Sayı 51
GELECEK SAYININ KONUSU: &... - Sayı 40
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (89):
Dua... Tecelligâh olan kalbi, hakikatine yöneltmek ve O'na iltica etmek... Dile de bunu tasdik ettirmek...



Son Eklenen Yorumlardan
 Hayatın başlangıcına kozmik bakış. ... süleyman

 Âmin...... Kadir

 "Üzerinde çiçekler açıyor,Konuşuyorlar biraz." Yunusvari olmuş.... samed

 Hayranlıkla okudum Nasıl titredim anlatamam okurken... Yetkin kalemini kalben kutlarım sevgili arkad... Fatih koç

 Dualarınızı bekliyor saygılar sunuyorum ... Halis arlıoğlu


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Öğretmen Pazar
Oruca niyetli miyiz?
Handan öğretmen
Gelecek sayı konusu hakkında
Umumî manzara
Konuşmalar
Dua
Işığı yanan evler
Yavuz Sert - Hz. Cevriye Binti Hâ...
Ali Erdal - Türk ruh kökü
Ali Erdal - Ramazan topu
Sinan Ayhan - Doğrunun şekillenme ...
Necip Fazıl Kısakürek - Mahcup Ramazan
Fatma Pekşen - Sorma
Dergi Editörü - Bir an…
Site Editörü - Ramazan-ı şerif: İnc...
Haceloğlu - Dua
Mehmet Hasret - Takvimler aslında ne...
Necdet Uçak - Kızıma
Necdet Uçak - Atın ölümü
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
M. Nihat Malkoç - Çocukluğumun ramazan...
M. Nihat Malkoç - Cahil cesareti
M. Nihat Malkoç - Yiyin efendiler yiyi...
M. Nihat Malkoç - Umumî manzara
Hızır İrfan Önder - Üçlemeler – 5
Mehmet Balcı - Dersiniz
Mehmet Balcı - Denir mi
Hasan Tülüceoğlu - Batılılaşmada mündem...
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
İğneci - İğneliyorum
Vural Gündüz - Handan öğretmen
Gözcü - Ramazan sayesinde &#...
Av. Mustafa Büyükgüner - Oruca niyetli miyiz?
Av. Mustafa Büyükgüner - Düşünce iyi, organiz...
Muhsin Hamdi Alkış - Ramazana dair…
Murat Yorulmaz - Sahte
Murat Yorulmaz - Karşıt
Muhammed İsa Öztürk - Bilmem ki
Muhammed İsa Öztürk - Öğretmen Pazar
Kubilay Ertekin - Eyüp Sultan’da...
Mesut İlkay Yanık - Güneş
Halis Arlıoğlu - Millî irade düşmanı ...
Halis Arlıoğlu - Yandım ya Resulallah
Ahmet Değirmenci - Umut
Ahmet Değirmenci - Sel
Ahmet Değirmenci - Gücüm kalmadı
Ahmet Değirmenci - Yiğidim
Burak Çakır - Çift hece
Mustafa Yumuşak - Konuşmalar
Büşra Doğramacı - Lebbeyk
Kürsü Kainatın Efendisi - Ahlâk
Süleyman Bozkurt - Gittin
Süleyman Bozkurt - Hazine
Remzi Kokargül - Işığı yanan evler
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Ölümtesi
Kübra Bozan - (-ins)den bugüneR...
İmam-ı Rabbanî - Ramazanın fazileti
Kardelen - Ölçüler
Mahmut Topbaşlı - Furkan iklimi
Ömer Faruk İpek - Kudüs!
Çelebi Öztürk - Nasihat
Kenan Aydınoğlu - Dünyanın güzel şiiri...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Zaman kayması
Işın Erenoğlu Üstündağ - Mizan
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 1850034
 Bugün : 877
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 358932
 Bugün : 75
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 86
 88. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 19
Son Güncellenme: 14 Haziran 2016
Künye | Abonelik | İletişim