Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 23 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1071 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Her ?eye ra?men ve hal? var oldu?una inandy?ymyz D???NEN ADAM?A
Kardelen Dergisi

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne!..” Bu geniş sahada Türkçe bilen meramını anlatabilir. Pek çok ülkede, hatırı sayılır miktarda Türk ve Türk- çe bilen var. İstiklâllerini kazandıkları söylenen soydaşlarımız, yavru kuş misali gözümüzün içine bakıyor. Gerçek şahsiyetimizle meydana çıksak, yanıbaşımızda yer alacak İslâm âlemi ve Batı‘nın “geri kalmış” deyip dudak büktüğü ülkeler de cabası... Dünya, dünya olalı böyle bir potansiyel görmüş müdür?.. Ama bu potansiyeli kucaklayacak bir yayından söz edemezsiniz. Bırakın bu potansiyeli kucaklayacak yayını, ülkemiz insanına tam olarak ulaşma hayali bile kurulamaz. “Adriyatik’ten Çin Denizine” gerçeği düne kadar bu sözü ağzına almayı suç sayan politikacıların seçim malzemesi şimdi... Yer yüzünde Türkçe konuşan yarım milyar insana rağmen, en kabadayı kitabın baskısı bile 4 basamaklı sayıyı aşamıyor... Bin bir zorlukla piyasaya sürülebilenlerin ömrü de bir baskılık... Kalemle geçinmenin hayali bile lüks olan bu ülkede, kalem faaliyetleri ikinci iş... Bazı mürekkep yalamışların “hobisi” sizin anlayacağınız... Kültür merkezimizde çıkan günlük gazetelerin toplam trajı 3.5 milyon... Yaşama “şansını” fikir dışı “oyunlarda” arıyor hepsi... Mahallî gazetelerin resmî ilân pastasından pay kapmak için çıkması, eli kalem tutanlarca bile yadırganmıyor...

Ekolleşme istidadındaki bir kaç dergi, kurucularından sonra neşir hayatında görünmez oluyor. Bizimkinden daha geniş dergi mezarlığı olan bir ülke bileniniz var mı? Yine de bir araya gelen her toplulukta ilk akla gelen faaliyet -ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki- “dergi çıkarmak” oluyor. Uzun lafın kısası “kurban olam kalem tutan ellere” diyen bir millet, fikirce çorak bir zemin üzerindedir şimdi...

Bu zeminin, -enflasyondan teröre- her felaketin tarlası olduğu nasıl anlatılabilir?.. Ve bu şartlarda, bir fikir dergisi çıkarmak akıl kârı mıdır?

Şu zamanda ve böyle bir zeminde, kurumun kültür tahsisatını “kitabına uydurarak” kapmak ve kurumun mallarını kendisi ve yandaşları için “okutmak” becerisindeki açıgözler dergi çıkarır. Kozasında ölmeye razı böcekler gibi, dar çevreye hitapla yetinen mütevazi kahramanlar dergi çıkarır... Cepleri bol parayla doldurulan ve Türk kültürünü yıkmakla görevlendirilmiş kişicikler, fuhuş dedikodularını fiyakalı şekilde ele alan dergiler çıkarabilir. Cemiyet, bütün bunları anlar... Fakat fikir ve kültür dergisi çıkarılmasını anlayamaz... Öldürülünce cesedi, fikir düşmanı magazin gazeteleriyle örtülecek olanlar için fikir dergisi çıkarmayı düşünenler, uzaydan gelmiş yaratıklar gibidir. Şairin, “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz” dediği gibi, biz de “fikri anlayan nesle aşina değiliz...”

Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün!” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir.” Buna da inanmazsak, ne olur sonra halimiz?..

Biz; tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılar değiliz! Bir kısmını ifadeye çalıştığımız menfî şartlara rağmen, Kardelen’i çıkarabildik... Hiç bir zengine eyvallah etmemeyi, resmî ve özel ilân dilenmemeyi, “abone olun” diye kimseye yalvarmamayı ve dostlarımıza bile “hatırımız için dergimizi satın alın” dememeyi göze alarak...

Sen; bu yazıyı okuma lütfunda bulunan kişi! Bu şartlara rağmen, sonsuza taşma kapasitesindeki imanın ve fikrin dergisini çıkarmak azmindeki kalemlere (tımarhaneye atmayı düşünmüyorsan); nasıl bir muameleyi yakıştırırsın?.. Dergilerine -en azından- abone olur, abone bulur musun?.. “Can suyu” dökerek, “ciğerimizden kan çekerek” yetiştirmeye çalıştığımız Kardelen’imizi, “Oh oh, pek de güzel maşallah” diye sırtımızı sıvazladıktan sonra, daha sırtımızı dönmeden çöpe mi atarsın?.. Dergimizi görmeyene, -talep olursa- bir örnek sayı takdim edebiliriz…

En büyük devletimizin, medeniyetimizin ve kültürümüzün doğduğu topraklardan, FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE; fikirsizlik kışına rağmen çıkan Kardelen’i sunuyoruz!..

GERİSİ SANA KALMIŞ!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : H?seyin    
Yorum : Ben Karanlık dağlarından kopup gelen bu topraklara yerleşen ama fikrin değerini bilmeyen veya öğretilmeyen nesil denim.Bu topraklarada l8OO yıllarından beri benim hep başım ağrıyar inanın elimi başıma koyamıyorum içini hiç bir şeyle dolduramıyorum.Doldurmaya bir şeyler araştırmaya öğrenmeye kalktığımda benim şidettli bir baş ağrısı başlıyor.Rüyalarımda benim kafa derimi yüzüp deve gerdanını derisini kafama yapıştırıp sarıp güneşte kuruması için ellerimi kollarımı sımsıkı bağlıyorlar kimi garptan kimi şarktan. Bağlatmadan hemen uyanıyorum uyanıyorumda hemen başım ağrıyor başıma korkunç ağrılar giriyor gözümü kapıyorum Juan juan ları görüyorum yoksaben Mankurtmu oluyorum.Yok yok oldum herhalde. Bak yine başım ağrıyor yatmaya gidiyorumben.Size Başarılar inşallah başarırmısınız bilemem.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : hagimiz o nesilin dışında bir tarifteniz ki, bu çağa doğmuş olmakla başlıyor iş... başağrısız, bir sağlığa kavuşmak ne mümkün, çünkü hasta doğduk, marazlı bir yüzyıla ve geleceğe doğduk. çok fenni bir iklim nasıl çatılır, şifa lokmanın elindeki kağıt mıdır... tohum bile çatlarken acıyarak çıkar; dağ yontulur, gök çalkanır, gövde sarsılır; her şeyin bir yürüme tarzı vardır... rahvanı vardır, tırısı vardır; ama fikir ışık hızıdır... demek 1800 yılımız var elimizde, o halde güneşi kesesine sığdıracak bir dimağ var bizde, bununla bütün başağrılarını geçirecek bir terkip elde edilebilir... sıçramak için gerilemek neyse, düşünmek için başağrısı odur... oyüzden yanlış düşüncelere kapılmayın, doğru yoldasınız, düşünmekten vaz geçmeyin, hatta daha fazla başınız ağrısın, biraz daha derin düşünmeye cüret edin... başarmak böyle bir şeydir işte... başarmak küsmeyi bırakmaktır. bu çağda kimsenin küsmeye hakkı yok çünkü... sevgi ve muhabetle...





 
Her ?eye ra?men ve hal? V... - Sayı 57
Her ?eye ra?men ve hal? v... - Sayı 51
GELECEK SAYININ KONUSU: &... - Sayı 40
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (80):
Cemiyetimizin gerçek hüviyetine kavuşturulması, yani (MİLLÎ İRADE)nin hâkim kılınması, iman manzumemizden doğacak fikirlerle olur.
Bu dâva, nasıl hayata geçirilir ve dâva adamlarının vasıfları nelerdir?





Son Eklenen Yorumlardan
 Barış Bey, temenniniz dua yerine geçer inşallah."Yarın elbet bizim, elbet bizimdir;Gün doğmuş, gün b... Ali ERDAL

 Murtaza Bey,Değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Belki böyle bir yazı için duygulu olmaktan çok "a... Ali ERDAL

 Özgür, çok teşekkür ederim. Seçimleri iple çektim. Sonuçlar Allaha şükür oldu. Selâm ve muhabbet.... Ali ERDAL

 Kazanacak olan İslâm!... Bora Ayhan

 merhabalar, benim boynumda da ağrı var . Hatta bu ağrılarım başıma vuruyor ve başımın dönmesine sebe... emine


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
İstanbul ve sen
Gök mavisi
Her şey büyük olmayı mecburi kılıyor
Acıyorum
Vuslata eremiyorum
Her şey büyük olmayı mecburi kılıyor
Çiz gitsin
(Parti)lerimiz
Malatya
Zikrediyor bak Allah'ı
Ali Erdal - Her şey büyük olmayı...
Sinan Ayhan - Söz Rengi: İhtişam N...
Necip Fazıl Kısakürek - (Parti)lerimiz
Turgay Ertem - Seçim 2014
Fatma Pekşen - Harbe gitti gelmedi
Ahmet Mahir Pekşen - Otel
Dergi Editörü - Seçim
Site Editörü - Bir savaş aracı olar...
Mehmet Hasret - Tanım: Her Şey Dansa...
Acıyorum - Acıyorum
Ali Hasan Güner - Tuz koktu
Necdet Uçak - Zikrediyor bak Allah...
Necdet Uçak - Gazi
Necdet Uçak - Şehid
Necdet Uçak - Zincirlikuyu (Gölpaz...
Necdet Uçak - Taşhan (Gölpazarı/Bi...
Hidayet Diler - Adalet yerini bulsun
M. Nihat Malkoç - Ah bu türküler
M. Nihat Malkoç - Malatya
Hızır İrfan Önder - Vuslata eremiyorum
Hızır İrfan Önder - Hicran kuşatması
Mehmet Balcı - Niye
Mehmet Balcı - Seni
Yasin Semiz - Naat
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Kadir Bayrak - Olaylara bakış
Kürsü Mümin-Kâfir - Zekât
İbrahim Şaşma - Hicrete dair
Halis Arlıoğlu - Hocam, birlikte dökt...
Halis Arlıoğlu - Yörükler (3)
Kubilây Ertekin - O şimdi kıtalar dola...
Ahmet Değirmenci - Yakışan
Ferdi Demir - İstanbul ve sen
Ferdi Demir - Gök mavisi
Merve Suda - Konuş/ma
Merve Suda - Mânâ
Merve Suda - İsraf edilen her dam...
Rabia Bulduk - Çiz gitsin
Dr. Nizomiddin Murodi - Mevlâna Celaleddini ...
Atıf Yaşar - Bir taş
Mehmet Koçyiğit - Miş
Mehmet Koçyiğit - Kalksan
Mehmet Koçyiğit - Konya
Yavuz Selim Yaşar - Sokağın sahipleri
Mehmet Emin İsi - Yıldızlara masal anl...
Kübra Bulut - Günâhkar mevsim
Gurbet Günay - Cennetimdi, cehennem...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4882171
 Bugün : 991
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 218929
 Bugün : 196
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 0
 79. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 17
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 25
Son Güncellenme: 17 Şubat 2014
Künye | Abonelik | İletişim