Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3202 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

T?RK KYMLY?Y
Kadir Bayrak

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2004

İnsanın, mensubu olduğu millet hakkında değerlendirme yapması zor oluyor. Bizce bunun iki sebebi var; birincisi içerisinde yaşayıp, genlerini taşıdığımız milletin kendine has özelliği: Överken de, yererken de ölçüyü kaçırıyoruz. "Ortaasya'dan yola çıkan milletimiz..."diye başlayan hamaset yüklü nutuklarla, "elâlem aya giderken, biz hâlâ..." şeklindeki serzenişler bu iki tavrımıza örnek. İkincisi ve asıl önemli olanı da Everest Tepesi ile Lût Gölü kadar birbirine uzak, inişli çıkışlı tarih çizgimiz. "Ortaasya'dan..." diyerek sözlerine başlayanın bir haklılık payı var; zira o, bu milletin büyük kısmı tarih kitaplarına yansımayan, dost düşman herkesin büyüklüğünde, haşmetinde ittifak ettiği geçmişine atıfta bulunuyor. Diğeri de haksız değil, çünkü o da böyle bir tarihe sahip milletin bugününe bakıp Nasrettin Hoca misali soruyor: "Bu etse, kedi nerede; kedi ise, et nerede." Niyetimiz esasta doğru, uygulamada hatalı her iki görüşe de saplanmadan, olabildiğince hakka yakın bir muhasebe yapabilmek...


Öncelikle şöyle bir tesbitle işe balamanın doğru olacağına inanıyorum: Bu topraklarda, bu coğrafyada, zamanın tam da bu deminde dünyaya gelmeyi, var olmayı biz tercih etmedik, kader bu şekilde tecelli etti. Zannederim işin nirengi noktası anahtar kelimesi bu cümlede saklı; kader... Her şeyin, her şeye yol ve yön veren gücün, kaderin de sahibi Mutlak Kudret'in iradesi. Kutuplardaki Eskimo'dan Afrika'nın uçsuz bucaksız çöllerindeki yerliye kadar, fikir namusu taşıyan herkes bu ölçü karşısında baş eğmek mecburiyetinde...


İnsanın tohumu Âdem peygamber bütün insanlığın babası olduğu ve her kavmin kök başı kendisine dayandığına göre, O'nun bir millete mensubiyetini iddia etmek doğru ve mantıklı olmaz. Hal böyle olunca milletlerin birbirleri üzerinde nesebe dayalı üstünlük izafe etmelerinin, seçilmiş millet iddialarının kısacası ırkçılığın gülünçlüğü ortaya çıkıyor. Ne var ki, Mutlak Kudret'in bütün insanlığı tek bir çatı altında birleştirmek yerine, onları ayrı hususiyetler taşıyan kavimlere ayırmasında da bir hikmet bulunduğu muhakkak.


Tarih kitapları milletimizin, insanlığın ikinci babası Nuh peygamberin oğlu Yafes'ten geldiğini iddia ederler. Bu andan, Orta Asya steplerinde meydan yerine çıkıncaya kadar geçen zaman dilimi tarihin karanlık sayfalarında yazılıdır. Orta Asya bozkırlarındaki maceramızı ise tek kelime ile özetleyebiliri; arayış. Gözlerindeki enerjisi bitmek tükenmek bilmeyen, kızgın bir mayi gibi oradan oraya akan dinamik, canlı, hareketli, at üzerinde doğup, at üzerinde ölen insanın arayışı.
8.yüzyıl aranan kanın, İslâm'ın bulunup, bir yenisine; vatan hasretine yol veren tarihtir. Bizce Anadolu'nun yurt edinilmesine kadar süren Türk'ün tarih seyri, kendisi farkında olsun olmasın, bir amaca matuftur: Genelde Anadolu, esasta ise İstanbul'un fethi. İşte bu andan sonra Türk'ün kaderine, kimliğine bu topraklar mı yön verir, yoksa Türk mü bu topraklara, orasını Allah bilir...


"Anadolu... Bozkırdan bir dere kenarında gümüş sulara dalıp gözlerindeki tılsımlı ateşi seyrede ede, içli ve mütevekkil bir söğüt ağacına istihale ettiği mübarek diyar...


Anadolu... Türk'ün, gerçek ruh muhtevasını bulur bulmaz seyyarlıktan sabitliğe geçtiği ve ruh vatanıyla iç içe yeryüzü vatanını kurduğu büyük mânâ çerçevesi...


Anadolu kıtalar arası tarihi hesaplaşmaların geçit meydanı, medeniyetlerin sergi evi, mahrem ve muazzam Asya'nın, Avrupa'ya bakan cumbası...


Anadolu... Putların ve salibin binbir cümbüşü arkasından kendisini topyekûn hilâle teslim  eden ve onun davasını bütün dünyaya teslim eden ve onun davasını bütün dünyaya şâmil bir aksiyon halinde güden aslî ve asîl unsur kadrosu..."(Necip Fazıl Kısakürek, İdeolocya Örgüsü)


Ve İstanbul;
"İstanbul!.. Dünya üzerinde her çeşitten insanın ilgisini en çok çeken şehir... Ehemmiyetine bakın; onu insanlığın Ufku, ümmetine hedef gösteriyor. İdeal denebilecek bir hedef... Fethini müjdeliyor ve fethedecekleri övüyor. Bu sayede "en büyük Bayraktarı" kazanıyor İstanbul. İnsanlık tarihinin eşi bulunmaz Bayraktar'ını... İnsanlık Ufku'nun temsil ettiği Allah dâvasının bayraktarını... Yüceliğin zirvesine bakın!.. Müjdeli emir, İstanbul'a coğrafya avantajının üstünde fikri, imanî ve içtimaî bir fonksiyon kazandırıyor. Hele bizim için... Düşmanlarımız bile, onun hakkında fanatik emeller beslemekle, -farkında değiller ama- o emrin güdümünde hareket ettiler ve etmekteler." (Ali Erdal, Yeni Bir Diyalektik)
Bilinen en eski üç kıtanın ortasında ve yine bilinen en eski üç kıtanın ortasında ve yine bilinen en eski medeniyetlerin merkezinde, en işlek kara, deniz ve hava ticaret yollarının üzerinde, soğuk deniz ve iklimlerle sıcaklarının arasında "yedi iklim"in hüküm sürdüğü Anadolu ve onun incisi İstanbul. Bu coğrafyaya hâkim
İşin nirengi noktası, anahtar kelimesi demiştik ya yukarıda, Allah'a ham olsun ki kader bu şekilde tecelli etti ve bu topraklar bize nasip oldu. İngiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin, dünyanın kuruluşundan bugüne kadar geçen zamanı göz önüne alıp, firavunun ehramına taş taşıyanlarla bizleri çağdaş saydığı tezini dikkate alırsak, bugün milletimizin içinden geçtiği berzahın, O'nun tarih seyri içinde deryada bir su damlası gibi kaldığını kabul edebiliriz. Yeter ki, bu coğrafyanın, bu toprakların hakkını verelim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Adaleti Sağlayacak Ruh... - Sayı 112
Göçmen Değil Muhacir Olab... - Sayı 111
Âşıklar ölmez... - Sayı 110
Afrika: kurutulmuş insan ... - Sayı 109
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (112):
Liyakat...
Bizim milletçe ihtiyacımız, 1 (bir) tane... İki değil, bir... Onu hallettik mi, diğer bütün meseleler -enflâsyondan teröre, ihmalden ihanete, aile mutluluğundan dış politikaya- açıl susam açıl, kendiliğinden hallolacak. BİZİM SADECE İŞİNİ İYİ, DOĞRU VE GÜZEL YAPAN İNSANA İHTİYACIMIZ VAR.


Son Eklenen Yorumlardan
 Elnize sağlık.İnsanın kendini, niçin yaratıldığını, yolunu nasıl çizmesi gerektiğini hususunu güzel... Yavuz DENER

 Başka mahalleden olanın ışığı vardır görülmez,, aklı hiçe sayılır ve bunlara rağmen onun için hayat ... Sinan

 Teşekkürler hocam Ağzına sağlık başarılar diliyorum... Mustafa Esmer

 Bütöv Azərbaycan naminə bir olmalıyıq.#BANBO 🇦🇿🇹🇷Kardeleni... Rəşad

 Allah şifa versin,bunca emeğiniz elbette okuyanların bilinçlenmesine vesile olmuştur. Allah sizlerde... Ali H. Eroğlu


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Azizim
Tamamlığın Şartları
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Hesaba Çekilmeden
Bizim Milletçe İhtiyacımız Bir Tane
Arayış


Yavuz Sert - Adalet Mülkün Temeli...
Ali Erdal - Hesaba Çekilmeden
Kadir Bayrak - Adaleti Sağlayacak R...
Sinan Ayhan - Liyakatin Kökleri ve...
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın Şartları
Fatma Pekşen - Cılga
Ahmet Mahir Pekşen - Allah
Dergi Editörü - Bizim Milletçe İhtiy...
Site Editörü - Metaverse Dünyasında...
Mehmet Hasret - Hayatı Dram Yapan Ce...
Necdet Uçak - Bak Şu Çocuğa
Necdet Uçak - Zor Ha Zor
Altan Atan - Mezarımı Taştan Oyun
Kardelen Dergisi - Gelecek Sayı Konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
M. Nihat Malkoç - Cüzdanların Değil, V...
Hızır İrfan Önder - Selâm Sana
Ayhan Aslan - Helezon
Ayhan Aslan - İnceleme
Ayhan Aslan - Makyaj
Mehmet Balcı - Kardeşlerim
Mehmet Balcı - Gideceğiz
Ahmet Çelebi - Aynada Gördüm
Muhsin Hamdi Alkış - Güzel Ahlâk ve Liyak...
Kubilay Ertekin - İçteki Biden, Macron...
İbrahim Şaşma - Göğe Bakmaya Çağır
Ahmet Değirmenci - Arayış
Büşra Doğramacı - Liyakat Makamı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Liyakat
Mahmut Topbaşlı - Bayrak Oldu Çanakkal...
Erdal Kozankaya - İmamesi Kopmuş Tespi...
Erkan Karakaya - Yıldızlarca Sen
Mertali Mermer - Ondokuzuncu Kış
Cemal Karsavan - Hepsi Candan Fazlası
İlkay Coşkun - Liyakatin Gücü
İlkay Coşkun - Su Uykusu Üzerine De...
Turgut Yıldızan - Usta Olmak Zor Be Do...
Özkan Aydoğan - Azizim
Harun Mermer - Hayat
Zülal Ceylan - Çocuksam
İlknur Eskioğlu - Sev
İlknur Eskioğlu - Ben Hurca Kasabası
Umut Rehberi - Tebessüm
Heybet Akdoğan - İki Kapılı Hana Sığı...
Vahid Aslan - Turan Ordusu
Selahaddin Yıldız - Nasihat
Mehmet Erdal - Kardeşlerin Esir Kam...
Fatma Özger Bilgiç - Ayrılık Zormuş
Mustafa Birgül - Şâh Damar
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10033777
 Bugün : 915
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 551581
 Bugün : 15
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 83
 112. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
Son Güncellenme: 8 Şubat 2022
Künye | Abonelik | İletişim