Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     494 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İki kelime arasındaki boşluktan geçen kuşlar
Gülşen Ayhan

  Sayı: 105 -

\

“Bu oda hayal kırıklığından yapılmış, duvarları bu yüzden ses geçirmez değil; dışarısının bütün sesleri, komşuların telefonları, radyo sinyalleri, sinema salonlarında konuşulanlar, tiyatro hollerindekiler, hepsi bu ses geçiren duvarlardan içeriye doluşuyor.”\

R.Ö.

 

Takvimler sadece rakamsal bir kayıpla terk etmiyorlar asıldıkları duvarları, her yaprak zamana diş geçirmişliğinin kanıtı olarak üzerlerinde kırmızıdan çentiklerle birikiyor… Zaman, şimdiden sonra şifa olsun diye öpülmek üzere uzatılmış bir el gibi uzatır mı kendini ve zaman denilen şey saklanmak üzere koyna sokulabilir mi?

O gözleri takvimlerde kalmış kızı unutma! O’nun bir hüznü vardı ki feryat figan her gece yastığına dolardı, dünya toprağının ağalarıyla giriştiği savaşlarına, yalın bakış kuşanıp, yalın seslerle başlardı.

Kentin tüm soyluları toplanmış, dünyayı içeceklermiş, sonra gidip yırtılmış bir ayakkabının içine tüküreceklermiş, ayağın kabında, düşlerini düşmesin diye sıkıca bağcıklara bağlayan kızların ayak parmaklarının kurumayan teri varmış, koşmaktan kösülmüş bir at gibi nefes alıp verişlerinin sesi varmış.. Allah’ım; “bize yeni değil, eskimişliği onlara gözükmeyen ayakkabılar lütfet…” diyerek çıkıp gitti!

Asalet gidebilmekti, asalet bir gece yarısı, ansızın kimselere haber vermeden “O” kız gibi gidebilmekti. O demir parmaklı köprünün üzerinden bir taş gibi, bir beton gibi derin sulara atabilmekti kendini… O kızın hüznünü bir leke gibi yakanızda taşıyacaksınız bayım, kimyasal çözünürlüğü yüksek hiçbir deterjan çıkartamayacak o hüznü ve biz sizi o gün geldiğinde yüzlerinizden (d)eğil, sesinizden hiç değil, yakanızdan tanıyacağız! Her gece gözleri kan çanağına dökülen, döküldükçe inciden gerdanlık yapılası acılarını saklayıp avuçlarımızda cesaretimizi bileğleyeceğiz. O’nun cesedi bütün hesaplarınızı altüst edecek, bütün putlarınızı yerle yeksan edecek, rakamlarınızın, şirket odalarınızın, tahvil bonolarınızın, borsadaki paralarınızın, evlerinizde ve iş yerlerinizdeki koltuklarınızın üzerine taş olup yağacak... Allah’ın gülleri O’nun yakasını, O’nun hüznü sizin yakanızı bırakmayacak ve sende hazırla kendini bu büyük şölene, hazır ol, rahat olma… Kutsal sözler ardında çevrilen tüm dolaplar çekmecelerini nasıl olsa açmayacak mı? Adam olmak, ağzınızın kenarında biriken salyalarınızı gizlemekten öteye geçmezken her çağda,  bize iyi yürekliliğinizden bahsederken kullandığınız harf sayısı Ç harfinin çengelinde nasıl olsa sizi sallandırmayacak mı?

İlhami Çiçek denli giden “O” kız, bir satranç oyunları yazamadı belki ama gözsüz cenine göz, gök çizemeyen ressama gök çizdirdi, oradan aşağıya beton gibi çarpışıyla, çarpışıyla vücudunu sulara, çarpışıyla cansızlığını suratlarınıza ve çarpışıyla insanlığını fetvalarınıza, siz telaşlandınız, siz çürümüş etlerinizi saklamaya koşturdunuz, biz gül bahçesinin ortasında cesedimize sahip çıkarak onurlu bir yürüyüşün adımları için yeminlerimizi tazeledik. Sesli harflerimizi ses tellerimize bağlayarak kulaklarınıza kelimelerden örülmüş küpeler takarak, o küpeleri çekiştirip canınızı yakacak oğullarınızın ve kızlarınızın habersiz “hesabı–hesaplaşması” oluruz, öyle bir oluruz ki tüm “ol”lar avuçları patlayana kadar ellerimizden tutar, ellerini alnımıza götürür, ateşimiz düşer gözlerimiz bir daha açılır… Hattâ cesaret bir at gibi tüm hücrelerimize koşmaya başlar, köprü parmaklarından taşlar yağdırmak üzere üstünüze sularda kan kırmızı güllere dönüşürüz, böylece payınıza düşen ilmekleri boynunuza geçirmek üzere her durumda, dirilişimizi sağlama alır, dualarımızın omuzlarını birbirimize yaslayarak “bu da geçer ya hu” sözünde safları sıklaştırıp birleşiveririz…

Ve sırtımızda tuzdan kayalar yürütüşünüzün, sırtımızda ucu paslı delici âletlerle oyuklar açışınızın sebebi bizim iyiliğimizi düşündüğünüzden olmadığını herkesten önce şah damarınızdan yakın olan biliyor, VEBALLER, MAZERETLER… Kendi estetik(!) cümlelerinizle inşa ettiğiniz dünya ve öte taraf algılarınız kendi cehenneminiz olacak! Haberiniz yok!

Neyse bayım… Dünyanın başı çok ağrıyormuş, gidip biraz ağrı kesici kusup, dünyayı “rahatlatacağım”, kalem şahit olmaya nasıl olsa devam edecek. Ben şimdilik gideyim, vicdanları mezarlık kreasyoncularına satılık insanların (!) burun deliklerinde ve enselerinde hissedilen nefes olabilmek için alıp yanımıza (İlhami Çiçeğimizi), çiçek gibi göğsümüzde taşıdığımız hüzünlerimizi, şiirlerimizi, şiirlerce şarkılarımızı, sözcüğün uzun kavlinden tüm yönleri silme Mekke’ye çıkaran Pakdil’in Nuri’sini, damarlarımızı duamızı yani dualarımızı... alıp yanımıza biz gidelim artık, sizde bitin!!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
İki kelime arasındaki boş... - Sayı 105
Tercih... - Sayı 104
Tüm klişeleri yıkmak, tüm... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7770414
 Bugün : 399
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514286
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 59
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim