Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3633 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Bul?? ?a?ynda Y?z? Porselen Falyna D??mek
Sinan Ayhan

  Sayı: 55 - Ocak / Mart 2007

–Kuş yürürken de kanatlıdır, hissedilir (Baudelaire)

Parmaklarımdan tirşe bir insan doğuyor sanki; artık bir hattat sabrına bulanmış bir bulûğum ben... Çok yürüdüm, bir duvarı aşacak kadar çok yürüdüm, ey hücre, ey ateş, ey soğukluk; elit olan sensin...

Çokluk gözümle yürüdüm, gözümün retinasında ayaklar buldum, öyle yürüdüm; gönlüm yorulmak nedir bilmezken, cesetteki arazları gördü; sürçmelerin, eşiklerin eşinmelerin arazlarını; topuklar yarıldı, yürüyüşte sekmeler başladı; yalnız cesedim yoruldu benim; gönül denilen diridir, gönlümle yokladım bana uzak geleni; yürüdüm, yürüdüm, hasletler, haller bulmak üzere yürüdüm, rüzgâr topuklarıyla, karınca çenelerinde glikoz enerji çözünmeleriyle, gönlümü işaretleri, suretleri kayıp bir ateş şekli yapıp yürüdüm; çevrem için, köşem-bucağım-yurdum için bir ateş koynu olmalıydı izdüşümlerim, ateşlerden kıvrımlar alıp öyle yürüdüm, ey ateş, ey hücre, ey soğukluk; yetişilmez olanda bir hünerdin sen, deşilecek yiv, önü alınacak yol, bulunacak maden...

Beni götüren, gönlümün bir yerlere akması; nasıl akıyor, nasıl kayıyor; sekmeler, tökezlemeler ışık-gölge oyunlarından sökülüp geliyor; bir zamandan sökülüyorum, gelecek bana doğru sökülüyor; derken her şeye bir tebeşir iklimi yapışıyor; bense dünyanın bir yutkunması gibi hissediyorum kendimi; yer yer bir kabartma, yer yer bir ikon oluyorum; kutsallığım beni ele veriyor, her şeye karşı dili çözülmüş bir sayfa oluyor dirimlerim; herkese özderisinde, bu "zapturapt üzere" çıplak ayak yürümeyi nasihat ediyorum, söz şarabına bulanınca nasihat çağına girdim ve sonra, gözlerim bir hitap rengi kazanıyor, bir sözümle eşyaların yerini değiştiriyorum; ben yürüdükçe işte dünya daha bir ses veriyor, ben yürüdükçe dünya içlenen bir göğüs oluyor, çoklukla bronz süslemeler kullanan bir göğüs, göğüste sözden, söylemden tılsımlı bir eriyik duruyor, dünya ben yürüdükçe bir çevre ediniyor, çevrenin yüzde mimikleri, gövdede bir vakarı oluyor; yürüdükçe aklım kendi ayaklarına dolaşıyor; biten bir şey yoksa da manzarayı bir elem kaplıyor, ben bir ispatım desem de hiçbir şeyin sonu gelmiyor, gel zaman-git zaman elemin bir dünya cismi oluyor, dünya bir elem gövdesine el, kol ve dudak veriyor; beni götüren benimle şekillenen bir dünya oluyor elem denilen; elemin bir ilmi oluyor halim, haller bende bir ayak buluyor; ayaklar harf oluyor, harfler ayak; bir cümle kuruluyor; her şeyde hüküm, o vakit başlıyor...

Bir atlamayım ben, eski hikâyemi bilmiyorum; kadim bir sargı gibi yaralarımın, izlerimin başı (ve dahi sonu) belli değilken; duruyorum işte burada, hazır bulunulan yerde, "ey insanoğlu" denilen yerde, kalbi muhatap alınan yerde; dağların ve ağaçların söz dinlediği yerde; tıpkı bir söz ve akis lehimi gibi, tıpkı incisi için kendini parçalamış sözde kabuklar gibi, bir dile gömülü görüntüler vererek, duruyorum en çapraşık olandan patlayıp geldikten sonra; uzun hikâyeme bakmadan buluyorum kendime yaraşacak bir bulûğ...

Kaldırımlarda oynak bir karıncalanmayım, izleği kaplayan tütsü... Karanlık odadaki gölgeyim; kaldırım taşıyla, yolla, yolun ucuyla, yola atılmış kavisler, kıvrımlar, çukurlar, tümseklerle aynı bedenim; ben kendi çehresini, duruşunu, ifadesini, anlamını ölçemeyen bir cetvelim; bazen T'lerin üzerinde, bazen E'lerin üzerinde ev şekli; bazen L şeklinde bir salonu yerinden söküp çıkaranım; D'nin deri değiştiren yılanı, tekrar bir es veren bir E'nin el ayasında kayan kedi tırmıkları; K'nın kapanı andıran ağzıyım ve İ'nin iyelik eklerine dağılmış nota kâğıdı benim; C'nin hece karnı, A'nın anakaralar üzerinde gezinen "adacyosu", M'nin çarmıhtaki marangoz tavrı, B'nin Meryem buhuru, A'nın yer yer azı dişi ve Z'nin zımpara kâğıdı dokunuşuyum, bir harf ilmiyim yani, harfi harfte kilitleyen cümleyim...

Ne teller kopardım cambazların elinden ve ne kılıklar beğendim kendime gökleri yıldız şeklinde yırtan; hangi pençenin belasıyım şimdi, neye dokunsam yer gök tarumar, kimim daha ey ateş, ey pütür, ey yeğlik, ey zuhur... Bir porselen falıyım... yürüdükçe... huuu... sûra... üflenmiş... şekil... üstümdeki... Kim...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : FATYH KARA    27.03.2008
Yorum : Bu yazı gerçekten beni çok etkiledi. Bir edebiyatçı değilim.Ama okuduğum en güzel yazılardan bir tanesi.Sinan AYHAN'ı tebrik ederim.




Ekleyen :     16.03.2008
Yorum : çok güzel fakat bence biraz daha sade yazın. emin olun o zaman sizi daha çok okuyacaktır. benzetmeleriniz çok güzel




Ekleyen : mustafa    23.01.2008
Yorum : çok güzel tebrikler





 
Türkü, Anadolu harcı "ili... - Sayı 105
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Nefse Hakimiyet... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7898176
 Bugün : 2963
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516439
 Bugün : 29
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim