Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3251 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bu Ruh: Kyrba?lar, Tufanlar, Syratlar ve Gemiler
Mehmet Hasret

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Gün olur, en dar zamanda bir fısıltı, bir dokunuş, bir duruş, bir haslet, bir yazı, bir söz, bir eda icat olur ve onu icat eden aklın üzerinde bir millet yükseliverir, öte zamanlara kalmayı çatan, tarihin sırata benzer çok sahnesi olur çünkü, hiç yoksa dünya bir katliam ve katliama karşı bir hüzün yeridir… Bırakın, bir “Babil Kulesi” palavrası daha, petrol kulelerini kan gölleri üzerinde yükselten lego-kollu, lego-bacaklı canavarlara kalsın ve havada zulmü simgeleyen birkaç Roma kırbacı daha şaklayıversin; biz, asıl yaşatılacak olanın gövdemizdeki, hareketlerimizdeki lisanını keşfedelim; hele bu lisanın yüklendiği şifayı; bize bahşedilmiş pençenin idrak merkezini bulalım, sonra bu pençeyi getirip, tüm dünya adına bir sağlık belirtisi olarak kuduz canavarın gırtlağına yapıştıralım…

Türk Milleti bugüne, tarihi sıratlardan aşıp gelmiştir; ondaki rol ve bu rolü kabullenme iştiyakı insanlığa örnektir ve bu örneklik durumu, “dört-başı mamur”, içinde olgun, makul bir yaşama biçimi, üstün bir yaşam ahlakı, cisimlendirilebilen ve sınanmış bir ortak yaşam keyfiyeti de ihtiva eder… Dolayısıyla iradi olarak seçtiği bu hasleti diri tutmakta boğuşarak gelmiştir o ve bu esnada sıratlardan onu aşıransa cismi yakalanamayan, her an şekil ve içerik değiştiren bir ruhtur, yani dünyaya aksi isimsiz bir cisim olan bir ruh…

Bu ruh Ergenekon'da vardır, Dedekorkut'da vardır; bütün Oğuz illerinde ve adımlarında vardır; Alparslan'ın hitabında, Kılıçarslan'ın kılıcında, Keykubat'ın fikrinde ve basiretinde vardır; Şeyh Edebali'nin nasihatinde, Ertuğrul Gazi'nin vasiyetinde vardır; Osman Bey'in rüyasında, Orhan Bey'in muradında vardır, Selçuklu'nun Anadolu'sunda, Osmanlı'nın Rumeli'sinde vardır; bütün Türk coğrafyasının buğdayında-arpasında, ekmeğinde-lokmasında ve dahi kerevetinde, harmanında, “zümrüd-ü anka” gibi; alın terinde, tabiatında, terbiyesinde, soluğunda Lokman ve Hızır gibi vardır; bu ruh, üzere konmuş bir talih kuşuna benzer her Türk'ün alnında ve kalbinde Allah'ın bir lûtfu olarak vardır…

Kavgasında, edasında, lisanında hep bu ruh:

“Ey gaziler, yol göründü yine garip serime”…

Derviş'inin yazısında, yazgısında hep bu ruh:

“Ah nice bir uyursun uyanmaz mısın

Göçtü kervan kaldık dağlar başında”…

Plevne'sinde, “Kut'ül Amara”sında, Sarıkamış'ında, Sakarya'sında hep bu ruh; tebessümünde, çatık kaşında yine bu ruh; taşarken bu ruh, durulurken bu ruh; bozgununda onu ayakta tutan, hükümranlığında ona eşyaya hem yapı, hem işlev olarak tesir ettiren yine bu ruh, ne varsa bu ruh, hep bu ruh… Bu ruh, gelir Çanakkale'de bir gül gibi Bedir Şehitleri'nin isimlerden bir künye olur ve Mehmetçik'in koynuna girer; adı ya Bekir oğlu Ömer olur, ya Osman oğlu Ali olur; bu ruh bugün de bir eda, bir iklim olmayı ve dahi ete, kemiğe bürünmeyi bekler…

Zaman ilerledikçe, bu ruhun gövdesini bulmak zorlaşır, bu ruhun lisanına dair sesler seyrelir… Ne göz görür olur onu, ne kulak işitir; ama kalp bulmakta direnir… Abdülhamit, kalp hükmünde meydan yerine dökülmüş o nadir rastlanan ses gövdelerindedir işte; zaten bir daha bu millet, Ulu Hakan'dan sonra o ruhun edasını dolduracak başka bir icat cüssesi de görmemiştir… Abdülhamit'in doldurduğu cüsse bizce, tahttan vazgeçerken söylediği sözde saklıdır : “Ben nefsim için tek damla müslüman kanının akmasına razı değilim…” Bu söz, bu bozgun anı gibi görünen bir anda söylenmiş, ancak mütevazi bir yazgıyı taşıyan bu söz ve ondaki altın hikmet dalgaları ve o dalgalardaki ölçü, harf harf bir milleti tarihi bir sırattan atlatmıştır… Fakat işin iç-sırrı odur ki, yer yer Selçuklu'da ve çoğunlukla Osmanlı'da billurlaşmış o basiretli devlet adamı silsilesi Abdülhamit'e yapılan zulümle birlikte kırılmıştır… Bu devirden itibaren de millet sahipsizdir; yalnız kalbiyle baş başadır ve tarihi rolüne karşı, ıssız bir dağ başında, o ses gövdesine benzer bir lider gövdesi çıksın diye beklemektedir…

Hâlâ beklemektedir, sabırla ve bünyesinden beklenmeyecek bir basiretle onu beklemektedir…

İnancımız, irfanımız, imanımız odur ki; Allah tarihteki sıratlarla örülü rolü yüklenen ve onun gereklerini yapmakta inandığına sadık kalan bir milleti, ortada mahzun bırakmamış ve bırakmayacaktır; o halde bu Millet, kalbine işleyen o lideri, kadrosu ve lisanıyla doğurana, yetiştirene ve bulana kadar beklemeye yazgılıdır… Bütün o hasis, hain, melun istihbarat ağızlarına, o küfrün leş kokusuyla beslenen ayak oyunlarına, bütün o dans figürü gibi şehveti havaya işlenen Bizans entrikalarına rağmen; Allah'ın rızası ve takdiriyle; bir milleti öte zamanlara taşıyacak “yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek”, bütün olmaz denilenler olacak, gemiler dağlardan aşırılacak, bu keyfiyet çatılacak, bu keyfiyetin sözleri bulunacak, bu sözlerin metinleri yazılacak, fikir, sanat ve estetik mayası tutturulacak, bu metinlerin sistemleri örülecek, sistemlerin tarzları çatılacak, sonuçta hepsi birden altından bir nefes gibi fiiliyata dökülecek ve bu hiç çözülemezmiş gibi görünen denklem bir kez daha çözülecektir…

Bütün dağlar yürür ve durur, bütün tufanlar durulur, bütün oyunlar biter, bütün sıratlar gerisin geri döner de; kalpleri halden hale koyan, âlemlerin Rabbi olan “Allah, vaadinden dönmez”…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Dost cemali... - Sayı 105
Nasihat... - Sayı 104
Aynı safta olduğumuz omuz... - Sayı 103
Kurbağa kesip biçmeyi kim... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7779228
 Bugün : 176
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514422
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 62
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim