Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2175 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Yazmak veya...
Ekrem Yılmaz

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2009

Madem yazıyorum, kelimeler dize gelmeliydi...

Madem yazıyorum, en güzelleri, güzellikleri, güzel olanı kaleme almak isterdim, isterim.

Neyse o yazı? Şiir mi, nesir mi, hitabe mi, hikâye, tarih, hatıra mı? İşte her ne ise; o...

Bu nasıl mümkün olurdu?

Yazı yazmak mümkün de, bu arzunun gerçekliği mümkün değil işte...

Niye?

Şimdiye kadar ne tefsirler, hadis külliyatları, mektubatlar, ilmihaller, menkıbeler, kıssalar, şiirler ve bunun gibi ne şaheserler kaleme alındı. Kim, nerede, ne boşluk bıraktı ki, onu doldurmaya kalkacağım.

Fıkh-ı Ekber'in, Kimyayı Saadet'in, Mektubat-ı Rabbani'nin, mevlitlerin, naatların, kasidelerin, ilahilerin, çilelerin ardından bu garibe ne kalır? Hem hangi bilgi, birikim, hayal, muhakeme, yorum ve tespit gücüyle? Şah eserler geçmişimizi öyle doldurmuş ki maşallah... Ve de elhamdülillah... Bunlara mı yetişecek dilin, yüreğin, kalemin be hey şaşkın? Sen de kim oluyorsun? Bu meydanı boş mu sanırsın ki, at oynatmaya yeltenesin?

Üstad Necip Fazıl'dan başlayalım, Şeyh Galib'e varalım, Halid-i Bağdadi'ye uğrayalım, İmam-ı Rabbani'yi bulalım, Fuzuli'de eriyelim, Yunus'ta erelim murada, Gavs-ı Azam'ı analım, Şah-ı Nakşibendî'yi görelim, Gazali'yi bilelim, İmam-ı Azam'a uyalım, Caferi Sadık'ta yolu bulalım, Güzide Ashab ile aydınlanalım... Sonra O'na ne sıfat bulalım? Hayır... Bundan acizim. Onu övenler övmüşler: Çöle bütün zaman ve mekâna- İnen Nur'u... Ve Hadis deryaları...

En nihayetinde; Kur'an-ı Azimüşşan... Yani Ayetler... Onlar Allah'ın meramının ifadeleri.. Onların tefsirleri ve mealleri yazılmıştır. Aksi olarak hiçbir zaman bir ayetten bahisle “mânâsı” şudur denmez. Meali şudur, denir. Zira manası dendiğinde tam Allah'ın muradını keşfetmek, hatta keşfetmekten de öte Allah'ın muradının o olduğunu bilmek gerekir ki, muhal gibi bir şeydir. Nerede kalır tercümesi lafı? Onun için ayetler tefsir edilir, onların mealleri verilir.
İşte bu Kitabı kim anlayabilir tam olarak? Onun muradına uygun olarak? Ve onu kim anlatabilir değil, kim övebilir hakkıyla?

Kimse!..

O ancak tenzih edilir! Hem de Onun öğrettiği kelimeler ile: Subhanallah... Elhamdülillah... Övgü ancak Ona... Onu da ancak O, yani kendisi övebilir layıkıyla...

Sonra bir şeyler yazmaya kalkmak ha! Kendinden, kendiliğinden yazmak öyle mi? Bu ne cüret böyle! Hangi cesaretle ve neyi yazacaksın?

Yazmak... Evet, yazmak mutlaka cüret işi... Kendinden önceki bütün eserleri ve sahiplerini değerlendirince ve düşününce, tabi yazmak cüret ister. Yazmak icazet işidir. Yani izinli ve müsaadeli olmak gerek bu işe.. İcazeti olmadan yapılmayacak, yapılamayacak olan bir kalkışma...

Fakat diyebiliriz ki kendimize: Canım sen de onların sahalarına girmeyiver!

Mümkün mü?

Belki... Ama nasıl?

Belki; hiç onlar gibi olmaya kalkışmadan, bu iddiayı dava edinmeden, küçüklüğünü ve hattâ hiçliğini peşinen kabullenerek: O dünyanın en küçük zerresi olmanın bir kıpırdanışı mesabesinde bir “nokta” koymayı deneyerek.. “Söz uçar yazı kalır” diyerek.. O güzelleri, güzellikleri yazıya geçirerek... Bir sonraki nesle aktarmak adına...

Yani, faniliğimizin en yaramaz olmayan anındaki, en yarayışlı nefesin ürünü olarak bir “noktacık” koymaya kalkışmak.. Yazı olmasaydı güzellikler bize nasıl ulaşırdı diyerekten, doğru ve iyiyi bir sonrakine kendimizden bir kir, eksiklik, sevimsizlik katmadan, bulaştırmadan ulaştırmak arzusu.. Bizim yazmaklığımız...

Belki...

Belki bu ve benzeri gerekçeler bize bir şeyler mırıldanma izni verebilir.

İcazetli yazma ise bambaşka: İcazetli yazan adam “Üstad” olur. Biliyor muydunuz? Üstad'a Efendisi Abdülhakim Arvasi Hazretleri:

Sen yaz evladım!

Demişlerdir. Ve olan ortada: O kadar orijinal eser ve üslup...

Ve olan işte ortada: “Bir saatte bir kahve köşesinde, sevenlerinin gözü önünde bir dergi muhtevasını dolduran adam” doğuyor. Bir saatte bir fikir, siyaset dergisini dolduracak muhtevayı kaleme almak ne demek? Hem de basılmak üzere postaya vermek şartıyla? Bu keramet değil de nedir?

Yazmak işte bu... Böyle adam yazı yazar!

Ya biz?! Tarladaki çer-çöp, işe yaramaz tiken... Öyle...

Onun için o nadide çiçeklerin, bitkilerin hayran bırakan manzaraları, görüntüleri, kokuları ve sesleri ne imişler anlaşılsın diye tikene, çer-çöpe, haşereye herhalde lüzum var. Tiken esas nebat olmamakla birlikte lanetli de değildir hani...
Bunun gibi... Belki...

Belki o zaman nakilci olarak iyilik ve güzelliklere hayran bir ruh haleti içinde, sanatın içine dalarak... Orijinal bir anlatımla şiir... Bir fikir çakıntısı... Bir vecd anı... Şiirimsi bir deneme mırıldanabilir, kaleme alabiliriz.

Belki...

Yazı bugünü yarına taşıyıcı bir vasıta, kültürü oluşturan ve oluşan kültürü yarına taşıyan halka olunca, söz uçup yazı kaldığı için, onların sözlerini unutturmamak için...

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yylmaz    12.07.2009
Yorum : Halit beye hak vermemek mümkün değil. Evet insan yazabilir de yani, yeter ki haddini bilsin. ekrem




Ekleyen : halit ok    14.06.2009
Yorum : hem yazamam demişsiniz ve hem yazmışsınız bu bir çelişki değil mi nokta koymakla, cümle kurmak arasında ne fark vardır ki bal gibi cümle de kurmuşsunuz, yani yazı yazmışsınız bu çelişki sizi iflah etmez adam gibi yazacağım deyin yazın ki, ruhunuz azap çekmesin insan yazabilir de yani





 
İbretlik not ve insan sın... - Sayı 95
(Büyük) Türkiye Cumhuriye... - Sayı 85
Sor bakalım... - Sayı 84
İçim içime sığmıyor... - Sayı 84
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8025842
 Bugün : 2003
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519392
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 79
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim