Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2287 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Yazmak veya...
Ekrem Yılmaz

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2009

Madem yazıyorum, kelimeler dize gelmeliydi...

Madem yazıyorum, en güzelleri, güzellikleri, güzel olanı kaleme almak isterdim, isterim.

Neyse o yazı? Şiir mi, nesir mi, hitabe mi, hikâye, tarih, hatıra mı? İşte her ne ise; o...

Bu nasıl mümkün olurdu?

Yazı yazmak mümkün de, bu arzunun gerçekliği mümkün değil işte...

Niye?

Şimdiye kadar ne tefsirler, hadis külliyatları, mektubatlar, ilmihaller, menkıbeler, kıssalar, şiirler ve bunun gibi ne şaheserler kaleme alındı. Kim, nerede, ne boşluk bıraktı ki, onu doldurmaya kalkacağım.

Fıkh-ı Ekber'in, Kimyayı Saadet'in, Mektubat-ı Rabbani'nin, mevlitlerin, naatların, kasidelerin, ilahilerin, çilelerin ardından bu garibe ne kalır? Hem hangi bilgi, birikim, hayal, muhakeme, yorum ve tespit gücüyle? Şah eserler geçmişimizi öyle doldurmuş ki maşallah... Ve de elhamdülillah... Bunlara mı yetişecek dilin, yüreğin, kalemin be hey şaşkın? Sen de kim oluyorsun? Bu meydanı boş mu sanırsın ki, at oynatmaya yeltenesin?

Üstad Necip Fazıl'dan başlayalım, Şeyh Galib'e varalım, Halid-i Bağdadi'ye uğrayalım, İmam-ı Rabbani'yi bulalım, Fuzuli'de eriyelim, Yunus'ta erelim murada, Gavs-ı Azam'ı analım, Şah-ı Nakşibendî'yi görelim, Gazali'yi bilelim, İmam-ı Azam'a uyalım, Caferi Sadık'ta yolu bulalım, Güzide Ashab ile aydınlanalım... Sonra O'na ne sıfat bulalım? Hayır... Bundan acizim. Onu övenler övmüşler: Çöle bütün zaman ve mekâna- İnen Nur'u... Ve Hadis deryaları...

En nihayetinde; Kur'an-ı Azimüşşan... Yani Ayetler... Onlar Allah'ın meramının ifadeleri.. Onların tefsirleri ve mealleri yazılmıştır. Aksi olarak hiçbir zaman bir ayetten bahisle “mânâsı” şudur denmez. Meali şudur, denir. Zira manası dendiğinde tam Allah'ın muradını keşfetmek, hatta keşfetmekten de öte Allah'ın muradının o olduğunu bilmek gerekir ki, muhal gibi bir şeydir. Nerede kalır tercümesi lafı? Onun için ayetler tefsir edilir, onların mealleri verilir.
İşte bu Kitabı kim anlayabilir tam olarak? Onun muradına uygun olarak? Ve onu kim anlatabilir değil, kim övebilir hakkıyla?

Kimse!..

O ancak tenzih edilir! Hem de Onun öğrettiği kelimeler ile: Subhanallah... Elhamdülillah... Övgü ancak Ona... Onu da ancak O, yani kendisi övebilir layıkıyla...

Sonra bir şeyler yazmaya kalkmak ha! Kendinden, kendiliğinden yazmak öyle mi? Bu ne cüret böyle! Hangi cesaretle ve neyi yazacaksın?

Yazmak... Evet, yazmak mutlaka cüret işi... Kendinden önceki bütün eserleri ve sahiplerini değerlendirince ve düşününce, tabi yazmak cüret ister. Yazmak icazet işidir. Yani izinli ve müsaadeli olmak gerek bu işe.. İcazeti olmadan yapılmayacak, yapılamayacak olan bir kalkışma...

Fakat diyebiliriz ki kendimize: Canım sen de onların sahalarına girmeyiver!

Mümkün mü?

Belki... Ama nasıl?

Belki; hiç onlar gibi olmaya kalkışmadan, bu iddiayı dava edinmeden, küçüklüğünü ve hattâ hiçliğini peşinen kabullenerek: O dünyanın en küçük zerresi olmanın bir kıpırdanışı mesabesinde bir “nokta” koymayı deneyerek.. “Söz uçar yazı kalır” diyerek.. O güzelleri, güzellikleri yazıya geçirerek... Bir sonraki nesle aktarmak adına...

Yani, faniliğimizin en yaramaz olmayan anındaki, en yarayışlı nefesin ürünü olarak bir “noktacık” koymaya kalkışmak.. Yazı olmasaydı güzellikler bize nasıl ulaşırdı diyerekten, doğru ve iyiyi bir sonrakine kendimizden bir kir, eksiklik, sevimsizlik katmadan, bulaştırmadan ulaştırmak arzusu.. Bizim yazmaklığımız...

Belki...

Belki bu ve benzeri gerekçeler bize bir şeyler mırıldanma izni verebilir.

İcazetli yazma ise bambaşka: İcazetli yazan adam “Üstad” olur. Biliyor muydunuz? Üstad'a Efendisi Abdülhakim Arvasi Hazretleri:

Sen yaz evladım!

Demişlerdir. Ve olan ortada: O kadar orijinal eser ve üslup...

Ve olan işte ortada: “Bir saatte bir kahve köşesinde, sevenlerinin gözü önünde bir dergi muhtevasını dolduran adam” doğuyor. Bir saatte bir fikir, siyaset dergisini dolduracak muhtevayı kaleme almak ne demek? Hem de basılmak üzere postaya vermek şartıyla? Bu keramet değil de nedir?

Yazmak işte bu... Böyle adam yazı yazar!

Ya biz?! Tarladaki çer-çöp, işe yaramaz tiken... Öyle...

Onun için o nadide çiçeklerin, bitkilerin hayran bırakan manzaraları, görüntüleri, kokuları ve sesleri ne imişler anlaşılsın diye tikene, çer-çöpe, haşereye herhalde lüzum var. Tiken esas nebat olmamakla birlikte lanetli de değildir hani...
Bunun gibi... Belki...

Belki o zaman nakilci olarak iyilik ve güzelliklere hayran bir ruh haleti içinde, sanatın içine dalarak... Orijinal bir anlatımla şiir... Bir fikir çakıntısı... Bir vecd anı... Şiirimsi bir deneme mırıldanabilir, kaleme alabiliriz.

Belki...

Yazı bugünü yarına taşıyıcı bir vasıta, kültürü oluşturan ve oluşan kültürü yarına taşıyan halka olunca, söz uçup yazı kaldığı için, onların sözlerini unutturmamak için...

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yylmaz    12.07.2009
Yorum : Halit beye hak vermemek mümkün değil. Evet insan yazabilir de yani, yeter ki haddini bilsin. ekrem




Ekleyen : halit ok    14.06.2009
Yorum : hem yazamam demişsiniz ve hem yazmışsınız bu bir çelişki değil mi nokta koymakla, cümle kurmak arasında ne fark vardır ki bal gibi cümle de kurmuşsunuz, yani yazı yazmışsınız bu çelişki sizi iflah etmez adam gibi yazacağım deyin yazın ki, ruhunuz azap çekmesin insan yazabilir de yani





 
İbretlik not ve insan sın... - Sayı 95
(Büyük) Türkiye Cumhuriye... - Sayı 85
Sor bakalım... - Sayı 84
İçim içime sığmıyor... - Sayı 84
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (109): Salgın hastalığın gözler önüne serdiği dünya buhranı... Korona virüsü etrafında fert ve cemiyet tefekkürü...

Son Eklenen Yorumlardan
 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman

 İlkay Abi,bu değerlendirme yazısı için çok teşekkür ederim, bir nabzı tutar gibi nerede ne yapmak is... Sinan AYHAN

 Nejdet bey Gölpazarlı mısınız?... Hasan tAŞCI


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Sünnet edebi
Muhteşem kadro
Röportaj - Muhammed Emin Yıldırım
Fikir sancısı çekenlere duyurulur
Anadolu irfanının kaynağı
Geldi
Korona
Neden hep şikâyet ediyoruz?
Afrika: kurutulmuş insan gölgeleri


Ali Erdal - Muhteşem kadro
Kadir Bayrak - Etle tırnak...
Sinan Ayhan - Okumayı öğrenen pıht...
Necip Fazıl Kısakürek - Sünnet edebi
Fatma Pekşen - Hastalığın adı ne?
Dergi Editörü - Fikir sancısı çekenl...
Site Editörü - Anadolu irfanının ka...
Mehmet Hasret - Gökyüzüne mektuplar
Necdet Uçak - Geldi
Necdet Uçak - İbretle bak
Necdet Uçak - Yerlere bak, göğe ba...
Altan Atan - Vesair
Altan Atan - Müjde
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Röportaj - Muhammed ...
M. Nihat Malkoç - Gül yüzlü Muhammed (...
Hızır İrfan Önder - Efendim
Mehmet Balcı - Karabağ
Mehmet Balcı - Korona
Mehmet Balcı - Karadenizli
Ahmet Çelebi - Nasihat
Ahmet Çelebi - Meczup
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 108
Halis Arlıoğlu - 46 sabıkası olan 70 ...
Erdem Özçelik - Aşk uğruna
Muzaffer Doğan - Öfke, mukaddes öfke
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Sünnet
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Homurtu
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-108
Murat Yaramaz - Esas
Murat Yaramaz - Dayatma
Mahmut Topbaşlı - Vuslatın kapısı
Mehmet izzet Gülenler - Pembe peçeteler
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Mertali Mermer - Fırtına
Cemal Karsavan - Muştudur üçüncü baha...
İlkay Coşkun - Toplumumuzda sünnet ...
İlkay Coşkun - Karşı
İlkay Coşkun - Afrika: kurutulmuş i...
Vildan Poyraz Coşkun - Tıbb-ı Nebevî
Özkan Aydoğan - Elmacık
Elvin MÜTALİBOĞLU - Ben de çocuk olmuşum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8946794
 Bugün : 377
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 536630
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 31
 108. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 9 Mayıs 2021
Künye | Abonelik | İletişim