Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2400 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

OLAYLARA BAKIŞ
Kadir Bayrak

  Sayı: 65 - Temmuz / Eylül 2010

MAVİ MARMARA

Ne acıdır ki, bir zamanların mazlum milleti Yahudiler, bugün zalimlikte sınır tanımaz hale geldi.

İnsanî Yardım Vakfı'nın "Rotamız Filistin, yükümüz insanî yardım" sloganıyla, Filistin'in Gazze şehrine yardım götüren filosuna, İsrail tarafından uluslar arası sularda düzenlenen saldırıda 9 Türk vatandaşı şehit edildi.

Uluslar arası hukukun yazıya geçirilmiş bütün hükümlerine, uzun yıllar boyunca devletlerarasında uygulana gelmiş ve kabul görmüş yerleşik içtihatlara aykırı bir şekilde, tamamen orantısız güç kullanılarak yapılan müdahale, Batının şımarık çocuğu, coğrafyamızın baş belâsı terör devletinin hukuk tanımazlığını, hesap vermezliğini, ben yaptım oldu anlayışını bütün insanlığa bir kez daha gösterdi. Ne için gittiği ve ne götürdüğü belli olan gemilere yapılan saldırıda silâhsız insanlar yakın mesafeden yapılan atışlarla katledildiler, yaralandılar. Yetmedi yaralılara bile kelepçe vuruldu. Yardım götüren insanlara esir muamelesi yapıldı. Ve bütün bu olup bitenler dünya kamuoyunun gözü önünde cereyan etti.

Olayın ardından hükümet yetkililerinin yaptığı sert açıklamalar, ilişkilerin yeniden gözden geçirileceği mesajları, ortak yapılması planlanan tatbikatların iptali ve benzeri kararlar Türkiye-İsrail ilişkisinin bugünü ve geleceği hakkında fikir vermeye yetti.

Dışişleri bakanının devletler arası hukukun tanıdığı bütün platformlarda özellikle Birleşmiş Milletler nezdinde yürüttüğü, olayın vahameti ve Türkiye'nin haklılığı üzerine inşa ettiği politika ülke içinde ve dünyada taraflı tarafsız pek çok kesimden onay gördü.

Millet hafızasında yer eden bu vahim olay ve sonrasında yaşananlar istihbarat ve silah sanayindeki dış bağımlılığımızı gözler önüne sermesi bakımından da önemli.

 

TERÖR

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ülke içinde artan terör olayları istihbarat ve silâh sanayindeki zafiyetlerimizi ve bu konuda acilen tedbir alınması gerektiğini ihtar ediyor. İsrail'le ilişkilerin zayıflamasıyla birlikte terör olaylarında artış meydana geldi. Mavi Marmara gemisinde 9 Türk vatandaşının şehit edilmesiyle eş zamanlı olarak İskenderun'da bir askerî birliğe de saldırıldı. Bu saldırıda da 6 askerimiz şehit oldu. En yetkili ağızlar iki saldırının zamanlamasına dikkat çekti. O tarihten sonra da şehit haberlerinin ardı kesilmedi. Hükümetin ısrarla arkasında durduğu açılım şiddetli bir şekilde eleştirilirken, olağan üstü hal yeniden tartışılmaya başlandı.

30 yıllık terörle mücadele sürecinde verilen bunca şehide, çekilen bunca acıya rağmen bir arpa boyu yol alınmamış hissi uyandıran bu tartışmaların millet vicdanında telafisi güç yaralar açtığını etkili, yetkili herkesin görmesi gerekiyor.

Hükümetin arkasına ciddi bir kamuoyu desteği aldığı açılım mevzuunda ilk günlere nazaran mevzii kaybettiğini söylemek gerekiyor. Bunda aleyhte yürütülen planlı, programlı propagandanın etkisi var muhakkak. Ama hükümetin de açılımın içini gereği gibi dolduramadığını kabul etmeliyiz. Sokaktaki vatandaş için açılım hâlâ bir soru işareti. İcra makamında olan, icraatlarıyla konuşması gereken hükümete bu alanda çok iş düşüyor.

Kamuoyunda sıkça dile getirilen önerileri özetlersek:

Uzun yıllardan beri dile getirilen terörle mücadeledeki yöntem değişikliği bir türlü hayata geçirilemiyor maalesef. Hangi gerekçeler buna engel oluyor bilemiyoruz ama bu işin artık profesyonel ekiplerce yapılması gerektiği gün gibi ortada. Terörle mücadelenin kısa süreli alınan eğitimlerden sonra cepheye gönderilen erler yerine bu işi meslek edinmiş ve eğitimini almış profesyonellerden kurulu ekiplerce yapılması halinde başarılı olunacağı önceki yıllara ait tecrübelerle sabit. Bu ekiplerin seyyar ve hızlı hareket etmesi kadar, bu ekipleri yönlendirenlerin de emir komuta zincirinde hızlı hareket edebilmeleri gerekir.

Sınırlarımızın dışından gelen saldırılara karşı bir nevi meşru müdafaa hakkı olarak nitelendirilebilecek sınır ötesi harekâtın bir an önce yapılması şart ama bunun neredeyse aylar öncesinden davul zurnayla haber verircesine konuşulması bir o kadar abes.

İstihbarat ağının ve silâh sanayimizin dış etkilerden olabildiğince uzak ve dünya şartlarının elverdiği ölçüde millileştirilmesi gerekiyor.

Aleyhte propaganda alevlense de açılımın içinin bir an önce bütün kamuoyunu tatmin edecek bir şekilde doldurulması ve hızlı bir şekilde harekete geçilmesi hükümetin öncelikleri arasında yer almalı.

 

CHP

Türk siyasî tarihinde bir ilk gerçekleşti. Devletin kuruculuğunu yapmış siyasî partinin genel başkanı internete düşen uygunsuz görüntüleri sebebiyle genel başkanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Anayasa değişiklik paketinin oylanmasından hemen sonra, gidilmekte olan kongreden hemen önce internete düşen görüntülerin zamanlaması hayli ilgi çekiciydi. Kim tarafından ve ne amaçla servis edildiği kamuoyunda uzun bir müddet tartışılan görüntüler karşısında tarafların suskun kalması hatta savcılıkta ifade vermekten çekinmeleri olayı daha da ilginç hale getirdi.

İstifanın ardından hemen bütün il başkanları, il teşkilatlarını da arkalarına alarak yaptıkları açıklamalarda Deniz Baykal'dan başka bir isimle kongreye gitmeyeceklerini, Deniz Baykal'ı istifa kararından döndürmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını beyan etmelerine hattâ eski genel başkanlarının konutu önünde kendi deyimleriyle "açlık orucuna" başlamalarına rağmen, çok değil üç beş gün sonra yapılan seçimde farklı bir ismi hem de siyasette tulum olarak tabir edilen bir oyla genel başkan yapmakta bir sakınca görmediler.

Partisine hâkimiyeti ile bilinen Deniz Baykal'a rağmen alınan bu oy, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa aday olmayı düşünmediğini beyan etmesine rağmen ani bir kararla tek aday olarak kongreye katılması, seçildikten sonra arkasına aldığı bütün medya desteğine rağmen partisinin genel başkanlık koltuğunda kalıcı değil emanetçi olduğu izlenimini kuvvetlendirmekte.

Bütün bunlara rağmen genel başkan olana kadar yolsuzlara karşı takındığı hesap sorucu tavrı,  siyasette hâlâ prim yapmaya devam eden ve kendisine medya tarafından yakıştırılan dürüstlük vasfı yeni genel başkanının artıları arasında. Ne var ki yeni genel başkan ile ekibinin dürüstlüğüne bu kadar vurgu yapılmasının eskilerin bu denli dürüst olmadığının itirafı sayıldığının başta CHP'liler olmak üzere kimse farkında değil...

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Anadolu; Âb-ı hayat... - Sayı 106
Filmin sonu... - Sayı 105
Aşilin topuğu... - Sayı 104
Güneşi, meydan yerine çık... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahşetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahsetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?
Büyük Doğu dersleri -3-


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8027365
 Bugün : 3526
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519454
 Bugün : 72
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 79
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim