Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
Şimdi vaktidir!..
Ali Erdal

“Müslümanlık temizlik üzerine kurulmuştur.”

“Cennete ancak temiz olanlar girer.”

(Hadis)

Tanrılık iddiasındaki ahmağa haddi, bir küçük sinekle bildirilmişti... Bugün de –ne şekilde ortaya çıkmış olursa olsun– küçük bir virüsle temizliğin İslâm’ın şiarı, müslümanın vasfı olduğu gösteriliyor.

Bir küçücük virüsle... Bütün dünyaya gösterildi, gösteriliyor temizliğin ehemmiyeti... Bütün dünya, temizliğin önemini gördü!.. Kimsenin itiraz edemeyeceği şekilde, aynelyakîn...

Temizlik deyince de ister istemez dikkatler, önce elleri yıkamanın faydası, hattâ zarureti sebebiyle abdeste, karantina emrine ve ardından “Temizlik imandandır” prensibinin madde kalıbına döktüğü câmilere çevrildi... “Allah’ın evinin” pırıl pırıl şubelerine...

 

Câmiler!.. Dünyanın en temiz mekânları... Temiz ve sağlıklı olmanın bütün şartlarını hâvi; cemaati, temiz ve sıhhatli olmanın bütün icaplarına sahip...

Nerelere bastıkları belirsiz ayakların dolaştığı sokaktan doğrudan doğruya selâmsız sabahsız, pat diye dalamazsınız câmiye... Denizde araştırma yapmak için nasıl dalgıç elbisesi giymek zorundaysanız câmiye girmek için de ona lâyık hale yükselmeniz, tertemiz olmanız gerekir. Kimin huzuruna çıkmak için girilecek câmiye, bir düşünün!.. Câmi, binalardan bir bina değil.

Devamı iıin tıklayın
Röportaj - Mehmet Ali Bulut
Kadir Bayrak

Salgın hastalığın gözler önüne serdiği dünya buhranı... Korona virüsü etrafında fert ve cemiyet tefekkürü... 109. sayı konumuzu bu cümlelerle tespit edince, röportaj için ilk akla gelen isim oldu Mehmet Ali Bulut Hocamız. Fikir ağırlıklı yoğun çalışma temposu içinde değerli vakitlerini bizlere ayıran Hocamızla uzun bir müddettir hayatımızın bir numaralı gündem maddesi haline gelen koronayı ve onun geri plânını konuştuk. Salgın hastalık sürecinde duymaya alıştığımız, ezberletildiğimiz cümlelerden farklı bir söyleşi çıktı ortaya. Faydalı olması temennisiyle takdirlerinize sunuyoruz…

Devamı iıin tıklayın
Afrika: kurutulmuş insan gölgeleri
Kadir Bayrak

“… kül afrika’dan akıyor, kan afrika’dan akıyor, zenginlik yine afrika’dan…”

“Afrika: Kurutulmuş İnsan Gölgeleri”, Kardelen’in tohumdan filize durduğu ilk andan bugüne kadar fasılasız sayfalarında yazan, Kardelen’e can suyunu veren ilkler arasında yer alan Sinan Ayhan’ın kitaplaşmış ilk eseri. Kapağı takip eden sayfalarda yer alan “100 adımda yeryüzü serisi 1: Afrika” alt başlığından anlaşılacağı üzere devamı gelecek bir ilk eser. Kitapta 100 başlık altında Afrika merkezli tefekkür ortaya konulmuş. Bölümler arasında, soluklanmak için 100 adıma dâhil edilmeyen farklı başlık-lar da mevcut.

Devamı iıin tıklayın
Vâdeler doldu!
Necip Fazıl Kısakürek

Fransızlarca büyük tanınmış bir adamın şöyle bir sözü vardır:

-Eğer hemen değilse ne vakit???

Her sonsuz hikmet gibi bu sözün de hakikati bir İslâm büyüğündedir:

-Gafil halk yorgun ve bezgin, bir lâf eder: “Yarın gelse de bir iş işlesem!”… Bilmez ki, bugün dünkü günün yarınıdır. Bugün ne işlemiştir ki, yarın ne işleye?..

Fert, sınıf, cemiyet ve vatan halinde, başlarımızın üzerinden güneşler doğup batıyor. Ve biz, topyekûn nefslerimize 24 saatlik mühlet bahşetmiş müteselli varlıklar, “Bugün peşin, yarın veresiye…” düsturunu “Bugün veresiye, yarın peşin…” tarzında tepelerimize asmış ve yan gelmiş, oturuyoruz! Evet, tepelerimizde güneşler doğup batıyor ve zamanın inkılâpları, doğru başlanmış bir cümleyi daha tamamlamadan yanlış hale getirecek bir hızla akıp gidiyor! Duymuyor ve aldırmıyoruz! Peşin aksuatanın günü bizce bugün değil, yarındır!

Devamı iıin tıklayın
Kahrın da hoş lütfun da!..
Dergi Editörü

Güzel Allahım, senden ne gelecekse gelsin;

Sen ki, rahmetinle de kahrınla da güzelsin…

(Necip Fazıl, Çile, 1977)

Bu dünyada, korku ve açlıkla, mallardan, canlardan eksiltmekle imtihan edileceğimiz, ayetle haber verilmiş. Bir buçuk seneyi aşkın bir zamandır korona virüsü ile sınanıyoruz. Milyonlarla ifade edilen vefat sayıları, sıkça şekil değiştiren hastalığın farklı varyantları, hastalığa tek çare olarak sunulan aşıya ve yarına dair bilinmezlik, gelecek kaygısı, en büyük meselesi ölüm olan insanlığı derinden sarsıyor.

Başa gelmesi arzu edilmemekle birlikte musibetler, insanı ve merkezinde insan olan bütün kurumları (devletler gibi) eğitir, olgunlaştırır. Deyim yerindeyse ham olan insanlık, belâ ateşinde pişer. Korona virüsü sonrası uyanacağımız yeni dünyada;

Devamı iıin tıklayın
Kafalar karışık
Site Editörü

2019 yılı başlarında hayatımıza giren kovid 19, yıkıcı etkisi azalmış görünse de halen gündemdeki ilk konu... Atılan her adım, alınan her nefes bu virüse göre belirlenmiş durumda. 

İlk günlerde normal gripten de bu kadar hasta olan, hayatını kaybeden var, kovid abartılıyor diyenler gün geçtikçe etraflarından da genç yaşlı ölümler başlayınca işin ciddiyetini daha iyi anladılar. Normal gripte daha çok ileri yaştakiler risk altında bulunurken kovid nedeni ile hayatını kaybedenlerin yaş ortalaması giderek azalmaya başladı.

Devamı iıin tıklayın
Kudüs, bir sır döküyor üzerimize
Mehmet Hasret

Bir gen veya bir tarih lâzım değil bize, bir intikam veya kesik başlar, bize yeryüzünün yüzünü örten mırıldanmalık bir hüzün lâzım; sığmayan hiç bir şekilde üzüm fıçılarına ve çeneksiz sır tohumlarına. 

Devamı iıin tıklayın
Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi

AFRİKA: KURUTULMUŞ İNSAN GÖLGELERİ’nden sonra ALT-ÜST ÇIKTI

HEDİYE KİTAP ve DERGİ...

30. Kardelen Toplantısı

30. Toplantı başkanı Murat YARAMAZ’ın konuşması

Yeni Türkiye Dergisinden BÜYÜK DOĞU Özel Sayısı

Devamı iıin tıklayın
Gelecek sayı konusu hakkında
Kardelen Dergisi

Gelecek sayı (110) konusu, 16.08.2021 tarihinde sitemizden (kardelendergisi.com) ilân edilecek.

Eserler, 06-19.09.2021 tarihleri arasında, “KARDELEN’DE YAYINLANMASI TALEBİYLE” Word dosyası olarak (kardelen@kardelendergisi.com) adresine gönderilmeli. Bu tarihler dışında ve başka adreslere gönderilenler, dikkate alınmayacak.

Devamı iıin tıklayın
Korona günlerinde özgürlük
M. Nihat Malkoç

Tüm dünya ve Türkiye olarak çok zor ve imtihanlı günlerden geçiyoruz. Küresel salgın boğazımızı sıkmış, ilk fırsatta boğmak istiyor bizi. Özgürlüklerimizin çoğu sınırlanmış. Dilediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Dilediğimiz yerde gönlümüzce bir yemek yiyemiyoruz. Sinema ve tiyatroya gidemiyoruz. Eğitim askıya alınmış. Çekirdek ailemiz dışında dostlarımızdan da uzağız. Kimse kimseye misafirliğe gidemiyor. Dolayısıyla kimse kimseyi misafirliğe davet edemiyor. Çıkışı belli olmayan kapkaranlık bir tünelde gibiyiz.

Devamı iıin tıklayın
Olaylara bakış - 109
Muhsin Hamdi Alkış

Kaostan meşru mu gayrı meşru mu düzen doğacak?

Mâlûmlarınız ABD’de şaibeli seçimleri “küreselcilerin desteklediği” Biden kazandı ve kadrosuyla işbaşına geldi. Haziran 2021’deki NATO zirvesinde Cumhurbaşkanımız ile ABD başkanı Biden arasında, ABD başkanı Biden’in göreve gelişinden 6 ay sonra ilk yüz yüze görüşme gerçekleşti. Ondan önceki telefon görüşmesi de zaten Ermeni soykırımını tanıyacağını haber vermek üzere aradığında gerçekleşmişti. Zirveden kısa bir süre önce ABD dış işleri bakanı Türkiye’den sözde müttefik olarak bahsetti. Üstelik bu hakareti NATO zirvesine günler kala tamamen istiskal maksatlı olduğunu göze sokar biçimde yaptı. Bu ilişki biçimi müttefikler arası bir ilişkiye benziyor mu? 

Devamı iıin tıklayın
Ramazan kime ne kazandırıyor?
Halis Arlıoğlu

Yıllardan beri kafamı meşgul eden bu sorunun cevabını bulmak istiyorum. Yıl boyu din, dindar ve millî irâde düşmanlığı yapan kesim ve kanallar, ne hikmetse ramazan ayında sanki gerçekten ona inanıyormuşlar gibi dört dörtlük Müslüman (!) kesilmektedir. Önce o kanallarda dinden, diyânetten ve Müslümanlıktan bahseden bu adamlar daha önce dine, dindar kesime ve millî irâdeye kuduzca ve düşmanca saldırdıklarında nerde idiler? Daha önceki saldırı ve tecâvüzlerini sonraya bırakıp şu ramazan ayında sözde devletin özellikle rakıyı yasakladığı yalan ve iftirasında bulunmaları ve o kanallarda bu tezviratların günlerce yaygarasını yapmak nasıl bir Müslümanlık anlayışıdır? Yetmedi yine o kesimin azılı İslâm ve inanç düşmanı politikacı ve TV sözcülerinin “Kur’ân’da içki yasağı yoktur (!) ve haram değildir, o sosyal bir ihtiyaçtır” şeklindeki zırvalara, iftiralara bu adamlar niçin cevap vermiyorlar?

Devamı iıin tıklayın
Sessiz çığlık
Erdem Özçelik

Kapıdan girdiğinde ansızın karşılaşmıştı tokat ve yumruklarla. Yüzüne gözüne, birbiri ardı sıra inmişti hepsi. Aldığı her darbe canını yakıyor, ciddi yaralara neden oluyordu. Çok geçmeden de kendini yerde buldu. Oldukça kötüydü. Feci halde dayak yemiş, bütün suratı kan revan içinde kalmıştı. Dudakları patlamış, şakağı açılmıştı. Burnunun da kırılmış olma ihtimali vardı. Son bir gayretle bulunduğu yerden kalkmaya çalıştı ama başaramadı. Şuurunu yitirmek üzereyken kızının sesi kulaklarına çalındı. Ve yarı baygın haliyle sadece “Gelme kızım, gelme. Odana git.” diyebildi. 

Devamı iıin tıklayın
Medya Sepeti
Murat Yaramaz

'SOYKIRIM' DİYEN İLK ABD BAŞKANI...

ABD Başkanı Joe Biden, 1915 olaylarına ‘soykırım’ diyen ilk ABD Başkanı oldu. Biden, “Ermenilerin tarihine saygı duyuyoruz. Maksadımız suçlamak değil, bunun bir daha olmamasını sağlamak” dedi. Donald Trump ve Barack Obama, Ermenice “Büyük Felaket” anlamına gelen, “Meds Yeghern” ifadesini kullanmıştı. ABD başkanları, 1993 yılında Bill Clinton döneminden bu yana 1915 olaylarıyla ilgili her yıl yazılı açıklama yapıyor. 1915 olayları genellikle “büyük felaket, tehcir ve katliam” deniyordu. Biden, başkanlık seçimi sürecinde, ‘soykırım’ diyeceğini belirtmişti. ABD’deki 50 eyaletin 49’u 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanırken, sadece Mississippi olayları tarihçilerin değerlendirmesi gerektiğini söylüyor.

Devamı iıin tıklayın
Ellerinden kan damlayanlar, bize soykırımcı diyemez!
Erdal Kozankaya

Hani  bizde  bir atasözü vardır; kişi başkalarını kendisi gibi bilirmiş. Amerika da bizi, kendisiyle karıştırdı. Nihayet sonunda Türkiyemizi Ermeni soykırımcısı olmakla suçladı.

Her sene 24 Nisan tarihini ısıtıp ısıtıp önümüze koyarak “söylüyüm mü, söylüyüm mü” diyerek bizden taviz koparmaya çalışırlar. Nihayet söylediler. Kendi ellerindeki kanları, katliamları, soykırımları unutuyorlar.

Devamı iıin tıklayın
Kudüs
Erdal Kozankaya

Hadis-i Şerif: Müslümanlarla Yahudiler harp etmedikçe kıyamet kopmaz. O gün geldiğinde Yahudiler, ağaçların, taşların arkasına saklanacaklar. O cansız varlıklar bir bir dile gelecek, ey Müslüman şu arkamdaki Yahudidir, gel öldür diyecek. Müslüman da gelip onu öldürecek. Sadece gargat ağacı konuşmayacak. O bir Yahudi ağacıdır.

Kudüs’te çiğnenen sadece Mescid-i Aksa değildir, bütün İslâm âleminin haremi, namusu da kirletilmektedir.

Devamı iıin tıklayın
"Kanlı bayram", Srebrenitsa katliamı
Mehmet izzet Gülenler

Srebrenitsa’da eşi ve oğlu Sırplar tarafından katledilen Boşnak anne Saliha Osmanoviç, katliamı inkâr eden Nobel ödüllü Avusturyalı yazar Peter Handke’e,

“Katliamın kanıtı işte bu mezarlık” dedi. 

Srebrenitsa’yı unutmadık; unutmayacağız... Birçoklarının hayran olduğu ‘Batı Medeniyeti’nin’ nelere zemin hazırlayıp yol açtığını… 

Devamı iıin tıklayın
Yokoluş sorunsalı
Mertali Mermer

Acele bir şekilde, kendime kâğıt ve kalem alıyorum; çünkü bu, benliğim olmasa da muhafaza edebileceğim bir şeydir. Kâğıt ve kalemle biyografik bir yaşamım olabilir. Seçkin mekânlardan, yeraltı kumarhanelerine. Papatyalar, nostaljiler, esnaf lokantaları ve sonunda acı bir ölüm. Evet, acı ve sıkıntılı bir ölüm belki de. İşin aslı ölüm hiçbir zaman acı ve sıkıntılı olmadı. Öyle gördüğümüz zamanlar oldu ancak öyle değildir. Varoluşun getirmiş olduğu gerçekle doğmuş olmanın sıkıntısı ile ölmenin sıkıntısı karşılaştırılamaz çünkü asıl ölüm varoluşta başlıyor. 

Devamı iıin tıklayın
Koronavirüsün hatırlattıkları
İlkay Coşkun

Dünya iki kapılı bir han 

Girdi mi dertlere düşer insan.

Tanınmadan yaşamak en iyisi

Elinde olsa da hiç doğmasan

(Ömer Hayyam)

Bir nefeslik can işte. Yaşanan bunca olumsuzluk üzerine umut yitimine uğrandığı da bir gerçek. Koronavirüsün, ölüm tefekkürünü arttırdığı doğru. Dün de bugün de hayat pamuk ipliğine bağlı. Şimdilerde daha çok bunun farkına vardık sadece. Zayiatlar insanları ister istemez ölüme hazırlıyor bir taraftan. Diğer taraftan ölüm sanki hep başkaları için var, bizden uzak yanılgısını taşıyoruz. Ayrıca virüsten önce ölüm yokmuş, ölüm virüsle beraber geldi kaygısı da bunun cabası. Bunun gibi benzer birçok girift paradoks hâl yaşanıyor maalesef. “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” türünden büyük büyük cümleler bu süreçte lügatimizde ön sıralarda yerini almaya başladı. 

Devamı iıin tıklayın
Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun

”Alt-Üst” öykü kitabı, Şair Yazar Sinan Ayhan’ın ikinci kitabı. Yüzelli sayfa hacmindeki eser Mayıs 2021’de okurla buluşturulmuş. Yirmi iki öyküyle vücut bulan eser, Albert Camus’un, “Ters ve Yüzü” kitabından alıntı, “dünyanın bu tersiyle yüzü arasında bir seçim yapmak istemiyorum, seçmesini sevmem” sözüyle başlıyor. Adeta bu söz kitabın dibacesi görevini yüklenmiş görülüyor. 

Devamı iıin tıklayın
Dünyanın entübe hali
Vildan Poyraz Coşkun

-Ben ölüyorum.

-Ölüyorum ben. 

Dünyayı saran pandemi öncesi, tabiatın bu haykırışlarını duymayan insanoğlunun kör dilsiz duruşu, bugünlerin habercisiydi adeta. Virüsün bu öngörülmeyen etkisiyle sarsılan insanoğlunun, doğayla olan ilişkisini sorgulama vakti geldi de geçti bile. 

Devamı iıin tıklayın
Odağın neyse gerçeğin odur
Harun Mermer

Okumak insanlar için daima zor olmuştur. Biz millet olarak genelde dinlemeyi ve izlemeyi severiz, bu kolayımıza gelir. Boş vakitlerimizde ya müzik dinleriz, ya televizyon seyrederiz ya da sosyal medyada videolar izleriz. Okumaya gelince işte o zor bir şeydir. Ama çocuklarımıza hep okuyun deriz. Kutsal kitaplar “oku” diye başlar. “Oku”, anla ve yaşa, der. Bizler genelde okumaz, anlatanlara tabi oluruz. Okuyanlar nasıl anlarlarsa öyle aktarırlar veya bir art niyetleri varsa yalan yanlışla dolu bir sürü anlatım çıkar ortaya. Bizde bâtıl ve hurafelerle hayatımızı sürdürürüz.

Televizyonlarda ve sosyal medyada neyi bilmemiz gerekirse onu öğrenebiliriz.

Devamı iıin tıklayın
Hakikat sürümü
Zülal Ceylan

Öncelikle bana güzel yazılar okuma imkânı verdiğin için çok teşekkür ederim sana Ey Hakikat! Hayattaki tüm usullerini ar-tık çok merak ediyorum. Elimdeki kitaplar bittikten sonra, yani bütün kalabalıkları geçtikten sonra senin izlerine ulaşmaya çalışacağım inşallah.

Ey Hakikat! Hayatta tamamen sana ait bir sürüm yakalayamamış olmaktan dolayı çok yorgunum.

Devamı iıin tıklayın
Oğru (Hırsız)
Eyvaz ZEYNELOV

“Məktəb üzrə keçirilən idman yarışlarında ayağımı bərk zədələmişdim. Qapanıb qalmışdım evdə. Yamanca darıxırdım. Baş qatan bir məşğuliyyət vardısa, o da televizora baxmaqdı.

Kanallardan biri ermənilərin pis, murdar xasiyyətləri haqqında veriliş hazırlamışdı. Studiyadakılar növbə ilə onların əcaib-qəraib yaltaqlığından, ikiüzlülüyündən, yalançılığından, satqınlığından danışır, oğru olduqlarını isə daha artıq qabardırdılar. Oğurluq qeyri-insani, həm də baş ucalığı gətirməyən bir xüsusiyyətdir.

Devamı iıin tıklayın

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Gün ola, devran döne
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9156532
 Bugün : 441
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 539009
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 57
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021

Künye | Abonelik | İletişim