Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4204 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

“Ya Rabbim, padişahımın kılıcını, keskin eyle!..”
Ali Erdal

  Sayı: 82 - Ekim / Aralık 2014

Çocukluğumda komşumuz bir dul hanım vardı. Her gün bize gelir, akşam evine yatmaya giderdi. Bir gün gelmese, annem onu arar ve ona sitem ederdi. Bu hanım, herkesin hürmet ettiği “Kadın Ablası” idi… “Abla” dedikten sonra, “kadın” demek lüzumsuz değil mi? Hayır!.. “Kadın”, bu tamlamada, bir cinsiyet ifadesi değil, maddî ve manevî güzelliği, iyiliği, hoşluğu ifade eden bir sıfat… Dede Korkut destanlarında da “Karıcık anam” deniyor. “Karıcık”, “sevimli ve muhterem hanım” demek. “Koca” aynı mânânın erkeğe uygun sıfatı… O zaman “karıkoca” ve “kocakarı”nın aslında neler ifade ettiği, günümüzde hangi değişikliğe uğradığı daha iyi anlaşılır. “Kadın”, cinsiyet ifadesinden ayrı olarak, merkezinde kadın olmak üzere ayrıca güzel, iyi, hoş, dürüst gibi takdir ifade eden mânâları toplayan bir sıfat… Sivas çevresinde “madımak” denen sebzeye, şu anda da bizde “kadın parmak” deniyor. Meselâ ne kadın ev, ne kadın yemek, ne kadın kadın… Hattâ, ne kadın erkek…

“Kadın Abla” lâkabının, komşumuza ne kadar uygun olduğunu zaman içinde daha iyi anladım. Kardelen dergisinin site editörü Yavuz’un ninesi olan “Kadın Abla”yı, şu anda tanıyanlardan sağ olanlar var… Ayrıca –bugün daha iyi takdir ediyorum– tam bir sanatkârmış… Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Köroğlu, Karacaoğlan… Dede Korkut destanlarından bazıları… Battal Gazi… Bütün bunların hikâyelerini, mahallenin kadınlarına ve çocuklarına anlatan çevremdeki üç kişiden biriydi. Yeri gelince, o çok güzel sesiyle –bugün bile kulağımda–  türkülerini de söylerdi. Uzun kış gecelerinde, “Kadın Abla”dan bir masal veya hikâye dinleyip de yatmak ne büyük zevkti. Zamanla anladım ki, ne büyük nimetmiş...

Kâinatın Efendisi’nin (sav) “Size kocakarıların imanı gerekir” buyurduğu ölçüye örnek teşkil edecek derecede dindardı “Kadın abla”… Bir gün öğle veya ikindi namazını kılmış, hafif sesle mırıldanarak dua ediyordu. Öğretmen okulunun ilk yıllarındayım… Uzun duasından bir cümle dikkatimi çekiyor:

–Ya Rabbim, padişahımın kılıcını keskin eyle!..

Aman Allah’ım ne diyor bu kadın?!..

Bugün semboller ve onların ifade ettiği geniş mânâlarla yüklü olduğunu anladığım bu kısa cümle; “Kurtulduk padişahtan, sultandan” nakaratlarıyla kafası işgal edilmiş çocuğun dikkatini çekiyor ve onu kızdırıyor. Ona, şu cahil kadına, düştüğü tezadı öyle bir göstermeli ki, söyleyecek söz bulamasın ve bir daha böyle saçma sapan dualar etmesin… Duasını bitirmesini bekledi. Daha seccadesini toplayamadan ona seslendi:

–Kadın Abla!.. Ortada padişahlık mı kaldı ki, padişah mı kaldı ki; kılıcı keskin olsun? Artık padişahlık yıkıldı, kılıcın hiçbir gücü yok!.. Olmayan şeye dua ediyorsun…

Kendisini her zaman hayran hayran dinleyen, masal anlatması için en çok ısrar eden, bir gün gelmese, dün neredeydin, niye gelmedin diye nazlanan, sitem eden, hattâ vazifeni niye yapmadın diyen amir gibi azarlayan, salıncağını salladığı bu yarının yeni yetme delikanlısına bir an hayretle baktı… Hiç de şaşırmış ve bozulmuş gibi değildi. Seccadesini yerine koydu, kendisine hesap soran çocuğu yanına oturdu. Gözlerinin içine bakarak:

–Ben duamı ederim!.. Padişah deyince benim ne demek istediği Allah bilir! Bana dua ettiriyorsa, karşılığı da vardır!

Sonra ne diyeceğini bilemeyen çocuğu da duasına dâhil etti:

–Allah padişahımızın kılıcını keskin eylesin!..

Kameraya alınmış gibi bugün bile kelime kelime, an be an hatırımda olan bu sahne ile benim takıntılarımın, itirazlarımın kaynağını bilen ve ona göre şefkatle davranan Kadın Abla’dan; devleti, devlet başkanını ve devlet-millet irtibatının nasıl olması gerektiğini, devletin kuvvet kaynağının ne olması gerektiğini öğrendim. Allah rahmet eylesin!..

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    25.11.2014
Yorum : Allah rahmet eylesin nineniz, Tahir ile Zühre'yi anlatırken "Eller geldi, Zührem gelmedi" diye türküsünü söyledi mi, herkes, Tahir'in üzüntüsün gözyaşlarıyla katılırdı. Çok şey öğrendiğim "Kadın Ablam"a Allah rahmet eylesin.




Ekleyen : Yavuz    23.11.2014
Yorum : İtiraf etmeliyim ki, böyle bir ninemin olduğunu bu yazıdan öğrendim. Yazıyı okuduktan sonra annemi aradım, bahsedilen mübareğin babamın anneannesi olduğunu söyledi ve yazıdakine benzer özelliklerini anlattı. İnşallah köyümüze gittiğimde daha çok bilgi almaya çalışacağım. Allah kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin. Amin.





 
Sağlık sisteminin şifresi... - Sayı 127
Nereye kadar?... - Sayı 126
Yolculuk... - Sayı 125
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16795494
 Bugün : 2737
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732534
 Bugün : 370
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 322
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim