Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2308 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ramazan topu
Ali Erdal

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Hani “kendi gitti, adı kaldı yadigâr” derler ya... Ramazan topu da öyle... Ama ramazan topu, kendi gitmedi, biz gönderdik... Adı bile pek yadigâr kalmış gibi görünmüyor...

Diyebilirsiniz ki... Bu devirde insanların oruç açmak için ramazan topuna ihtiyacı mı var? Herkesin elinde, cebinde, duvarında, meydanında saat... Bakar açar... “Aptal kutusu” denilen televizyon, hiç olmazsa, iftar saatini ve imsak vaktini kolayca, güzel ve değişik buluşlarla gözler önüne seriyor ve kulaklarımıza duyuruyor. Ramazan topu gibi köhne bir malzemeye ve hele sadece kulağa hitap eden basit bir araca neden ihtiyaç duyulsun...

İlk bakışta ve ilk duyuşta çok doğru görünebilir ama bir hususu gözden kaçırmamalıyız... Ramazan topu, bir ibadeti hepimizin yaptığını, ona inanmakta ve onu uygulamada bir bütün olduğumuzu, hepimizin iftar anını hep birlikte beklediğini, hepimizin aynı dua ile ellerimizde iftarlıklarla dua ettiğimizi ve hep birlikte oruç açacağımızı ilân ediyor aslında; vakti değil... Ramazan topu atılırken de, evde en az bir kişide saat vardı ve vakti bilmek mümkündü...

Çocukluğumda ramazan topunu gördüm... Sakarya gazetesi mensuplarından Kâmil Çolak’ın babası, atardı ramazan topunu... Evleri köyün yüksek bir yerinde idi. Oradan gönderilen ses köye yağmur gibi dökülürdü. Akrabamız olduğu için bir iftar vakti orada idim. İki orta boy tekerlek üzerine konan top, iftarı ve imsağı bildiren bir araçtan öte, bence köyün yekpare bir bütün olduğunun simgesi idi... Namlusuna barutun doldurulması, çaputların, sadece bu işe mahsus bir dipçikle sıkıştırılması, tetiğin düşeceği yere, patlamayı sağlayacak kapsülün konması, patlatmak için vaktin beklenmesi, top başında bulunanların hep birlikte saate bakması; bu birlik ve beraberliğin müstesna ve görülmesi bir şans olan bir töreniydi... Köyden top atılmasına şahit olmak için (topu görmek için değil) her akşam değişik kişiler gelirdi. Demek ki, benim dışımda da aynı duygular taşınıyordu.

Eğer televizyonlar, o ruhla işleseydi, bugün bir küçük parçası bile kalmayan, hiç olmazsa müzede yaşaması gereken ramazan topuna ihtiyaç kalmayabilirdi... Daha doğrusu, cemiyette o ruh kalsaydı, televizyon ona göre işlerdi.

Ramazan topunun şahsında, kaybolan millî ruhun hasretini yaşıyoruz... Yaşamalıyız...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Şimdi vaktidir!..... - Sayı 109
Muhteşem kadro... - Sayı 108
Hayal mi?... - Sayı 107
Büyük olmak mecburiyeti... - Sayı 107
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Sessiz çığlık
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9236392
 Bugün : 471
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 540140
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 42
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim