Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1432 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Zeytin dalı ve bana ne zihniyeti
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 96 -

Zeytin dalı, iyisi ve kötüsüyle, eğrisi ve doğrusuyla tıpkı 15 Temmuz olayı gibi bir diriliş ve uyanışın simgesidir. Bu uyanışı çok iyi değerlendirmek ve üstünü aslâ küllendirmemek gerek. Ülkenin nerden nereye ve hangi zorluk ve engelleri aşarak bu günlere geldiğini çok iyi hesâp edip ona göre davranmak gerekir. Bu durum her akıl ve ferâset sâhibinin üzerine düşen dînî - millî ve insânî bir görevdir. Ayrıca böyle puslu günleri bekleyen ve onu fırsat bilen en az dış düşmanlar kadar içtekilere de fırsat ve imkân verilmemesi gerekir. Bunların en başında; Hârâmîler,  çeteleşmeler, uyuşturucu baronları, hırsızlık zina ve benzeri kapkaç gibi iğrençliklerin kadın ve çocuk istismârından kalır bir tarafı yoktur… Çünkü onlar da cemiyetin ahlâkını çökerten ve çürüten milletin başına belâ olan alçaklıklardır.  Bunlarında çok şiddetli bir şekilde cezâlandırılması, ülke açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bilinen bir gerçek şudur. Şimdiye kadar uygulanan o cezâ sistemleri bu yolda olan kesimleri ve bu iğrençlikleri meslek hâline getiren hâin ve cânileri, aslâ ıslah etmemiş, daha da uzmanlaştırıp azdırarak milletin ve ülkenin başına belâ etmiştir. O yüzden bunlarda en az dış düşmanlar kadar tehlike ve tehdit oluşturmaktadır. Uygulanan “Tut-sal” zihniyeti ve cezâ evlerinde besleme anlayışı, bu ülkenin enerji kaybına sebep olmakta ve emniyet güçlerini fuzûlî meşgul ederek onların morellerini bozmaktadır. En az 8-10 sâbıkâsı olan birinin tekrar sokağa bırakılması ve sonra da “Git onu yakala!” demek kadar mantıksız ve mânâsız bir şey olur mu!.. Dolayısıyla bu iş adliyenin de yükünü artırmakta ve zaman isrâfına, zâten tıkanmış olan bürokrasinin artmasına sebep olmaktadır. Bütün bunlar ve benzeri sebepler göz önünde bulundurarak, mevcut cezâ sistemini değiştirip bunları yarı açık ve kapalı alanlarda çalıştırarak ülke ekonomisine katkı sağlaması gibi çâreler düşünmek ve yapmak gerekir. 

Ülkede kafası çalışan ve bu işler için çâre üreten bir sürü insan var. Biraz da onlar bu konulara kafa yorsun ve bunları dert edinsinler.  Yoksa bâzı mâkûle kişilerin yaptığı şeyler; Kaynanasının dırdırından ve baskısından bıkan bir gelinin; “Kaynanam ölse de dam başında bir un elesem” diyen o gelinin mantığına benzemektedir. Dedik ya, 28 Şubat zulmünü ve cuntalar dönemini, özellikle 1940’lı yılların tek parti diktasını ve baskısını unutan bir kesimin yaptığı bunca soytarılıklar ve türedi zihniyete sâhip olanlar, geçmişin onca acı günlerini şimdi bir nostaljiye çeviren eyyâmperestlere tanınan bunca hürriyet ortamı biraz değil, gâliba gerçekten çok fazla gelmekte ve işi azıtarak çığırından çıkarmaktadırlar.  İşte bir bakıma yozlaşmanın ve bâzı kutsalların içini boşaltmanın ve onları âdetâ sulandırmanın başka bir yönü de sanırım böyle tezâhür etmektedir… 

Kanaatime göre, asıl sorulması gereken bu ve benzeri pek çok soruyu onlara yöneltmek gerekiyor. Bunların hizmet alanları nedir!? İçinde bulunduğu ülkeye ve onlara bu imkânları sağlayanlara ne gibi bir katkıları olmuştur!? İleriye dönük hangi gençlik teşkilâtına ve hizmet alanlarına dinamizm getirmiş ve kazandırmışlar, şuurlu bir katkı faaliyetinin içinde olmuşlardır!? Bozguncu ve  yıkıcı siyâsî muhâlefetin, şer cephesinin her alanda özel bir varlık gösterip, günden güne azıp şirretleşerek tahrip ve talanlara sahip çıkarken, mevcut iktidârı ve kazanımlarını, millî irâdeyi  yok sayarken bunlar neler yapmış, gelecek için ne gibi hayırlı hizmetlerde bulunmuş ve bu ortamı sağlayanlara karşı neler yapması gerektiği ve ne gibi müspet faaliyetlerin içinde bulunmuş olmalarıdır... İşte asıl bu ve benzeri bir hayli soruların bu kesimdekilere sorulması gerektiğidir. 

Biliyorum, tıpkı Hayrettin Karaman ve bâzı din görevlilerine saldırdıkları gibi bana da saldıracaklar ama benim asıl muhâtabım devrimbaz ve ateistler değildir. Yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım “Bana ne!” zihniyeti içinde olanlar ve bu hürriyet ortamından faydalanıp dünü unutarak ülkesi için hiç bir risk almadan tıpkı bir mîrasyedi zihniyetiyle yaşayanlar, şahsî ve ailevî çıkarları, nefsânî istek ve arzularının-heveslerinin tatmîni gayreti içinde olanlardır… Bu tür şeklî Müslümanlık anlayışı ve özentisi içinde olanların durumu beni gerçekten geleceğimiz adına çok kaygılandırmaktadır. 

Bu şekil bir anlayış içinde olan kesimlerin yaşantıları, ne hazindir ki, başka bir yoldan (materyalizme geçiş yaptıklarını) gösteriyor. Mâlûm, Referandum olayını hatırlatıyor ve biliyorsunuz!..  En büyük yatırımlar Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere yapılmıştı. Ama en büyük ihânet oralardan çıktı ve Devlet Bahçeli’nin yani MHP’ nin desteği olmasaydı AKP gitmişti. O yüzden (halk arkamda) diyerek zâhire-görüntüye kapılmamalıdır. Önemli olan o halkın şuurlu ve idealist bir yapıya, geleceğe dönük faaliyetlere sahip olup olmamasıdır. Yâni keyfiyet değil, kemmiyet önemlidir… 

Öbürlerine gelince; Onlar zâten Marksizm ve materyalizmin kör ve muannit savunucuları, devlet ve millî irâde düşmanı PKK, FETO ve benzeri şer odakların piyonu, malzemesi ve şerikidirler. Onlarla ülke düşmanlarının hiçbir farkı yoktur. Etki ve bozgunculuk konusunda dış düşmanların içteki ajanları ve sözcüleridir. Sonuç olarak bütün olumsuzluklara, ihânet, hıyânet nankörlük ve soysuzluklara rağmen, bu ülkede ve cephede elinde silah, zikir Mehmetçiklerimiz var… 

Netice olarak; şu kritik günlerde olsun hâlâ uyanıp risk almayan sorumsuz ve “neme lâzım” zihniyetinde olanlar için söylenecek tek söz şudur; 

“Bu millet kurtulur tek bir mûcize, bir utanma hissi ver gâip hazinenden bize” (M. Âkif) 

O yüzden Türkiye sâde “Zeytin dalında” PKK ve onun destekçileri olan keferelerle değil içteki çalı çırpı ve tezeklerle, ihânet odakları ile de çarpışmaktadır. Allah (CC) Ordumuzu muzaffer, yurdumuza zeval vermesin, onları mensûr ve muvaffak eylesin... Âmîn. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Felek... - Sayı 105
Hasret ve hüsranla geçen ... - Sayı 105
Hayat arkadaşıma... - Sayı 104
Barış pınarı harekatı kim... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7899770
 Bugün : 4557
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516450
 Bugün : 40
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim