Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2207 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Veliler ordusundan
Kadir Bayrak

  Sayı: 99 -

“Yok”tuk… Bizi, “var” etti…

Yazıyı burada, şu ilki tek, diğeri üç kelimeden ibaret iki kısa cümleyi kaleme aldıktan sonra bitirsem diye düşünmedim değil. Meramımı anlattım nasılsa, daha ne yazılır, ne yazılabilir, ne söylenebilir ki… Haydi, şimdi gücün yetiyorsa tefekkür et; yokluğu, varlığı, yaratılışı ve O’nu… İçimizden birini rehber olarak göndermese, O’na (sav) kitap indirmese, O’nun yol arkadaşları (ra) ve dostlarıyla yolumuzu aydınlatmasa nice olurdu halimiz…

Veliler Ordusundan… “Bu Eser” başlıklı giriş bölümünde, Üstad’ın, “Bu eser, dünyaya, muhtaç olduğu kâinat görüşünü, bir altın yağmuru halinde serpiştirmek ve kendini cihan ölçüsünde bir hâdise diye takdim etmek ihtiyacındadır.” cümlesiyle takdim ettiği kitabı. “Aklın patladığı ve hesabın kül olduğu sınırdan ilerideki âlemlerde meclis kuranların hikâyeleri”nin anlatıldığı eseri.

Değil mi ki O’nu tefekkür ediyoruz, bu işi gönül kahramanlarından daha iyi yapacak birini tanımıyorum. Zira biz; “Allah’tan başka her şeyde yanılıyoruz.” Onlar ise “hiçbir şeyde yanılmayan ve tekte her şeyi bulanlardır.”

İşte hikâyelerinden bir kısmı…

Zünnun… Anlatıyor: Dağlarda bir zenci gördüm. Yanında Allah denildiği zaman yüzü bembeyaz olur, sonra tekrar eski haline dönerdi. Canevinden kopunca, karayı beyaza çeviren isim…

Yolculukta genç bir adama rastladı. Gence sordu: Nerelisin, ey gurbetteki? Genç adam, dalgın gözlerini bu yabancıya çevirdi: Onunla huzuru olan, hiç gurbette olur mu?

Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;

Anla ki, yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık…

(Çile, 1977)

Zünnun dedi ki: Allah’ın zatını düşünmek cehil, işaretlemek şirktir. Marifette tek doğru, sadece hayret…

Ebu Süleyman (Dârânî): İki rekât namazla cennet arasında muhayyer bırakılsam, ilkinde benim, ikincisindeyse Allah’ın rızası olduğu için namazı tercih ederim.

Ebu Hâtem (Attar)… Büyük ve çok zengin bir tüccar. Bir gün kapısı çalındı. İçeriden bağırdı: Kimdir o? Cevap geldi: Bir derviş, Allah diyen bir derviş… Ebu Hâtem, hizmetçilerine bırakmadan kapıyı açtı. Perişan kılıklı bir derviş… Ebu Hâtem dışarıya çıktı, yere eğildi, yüzünü toprağa sürdü ve şaşkın şaşkın bakınan dervişin çıplak ayaklarını öptü. Sonra ayağa kalktı. Doğruldu, yüzünü mesafelere çevirdi: Başka Allah diyen var mı? Gelsin, ayağını öpeceğiz!..

Ellerime uzanan dudakları tepeyim;

Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim! (Çile, 1976)

İbrahim Ethem… Başlangıçta Belh sultanı… Allah’ı bulunca, sarayını, tahtını, memleketini, dostlarını her şeyi bıraktı. Diyar diyar gezdi, helâl ve güzel kazanç için dağlardan toplayıp sırtında taşıdığı çalı çırpıyı pazarlarda sattı, hamamlarda Müslümanların kirlerini yıkayacak kadar nefsini alçalttı. Bir gün yolu, İmam-ı Âzam Hazretlerine uğradı. Büyük İmam’ın etrafındaki talebeleri İbrahim Ethem’e küçümseyen, garipseyen gözlerle baktılar. İmam, bu hali gördü ve İbrahim Ethem’e seslendi: Buyurun, meclisimize şeref verin, efendimiz, büyüğümüz!.. İbrahim Ethem özür edasıyla bir selâm verip geçti. Talebeler şaşırdı, sizin gibi bir zat ona nasıl efendimiz der?  İmam-ı Âzam, sözün varabileceği en üstün cevabı verdi: Şunun için ki, o ara vermeden Allah’la, Allah’ın zatiyle meşgul, bizse işin dedikodusuyla…

Hâtem (Asam)… Biri ondan nasihat istedi ve aldı: İsyan edeceğin zaman öyle bir yerde et ki, Allah onu görmesin!..

Hasan Basrî… Tâbiinin büyüklerinden. Duası: Allah’ım bana nimet verdin, şükredemedim; belâ verdin, sabredemedim. Böyleyken, şükrüm az diye nimetimi kesmedin; sabrım az diye de belânı sürdürmedin… Allah’ım senden lütuf ve keremden gayri ne gelir?

Güzel Allah’ım, senden ne gelecekse gelsin;

Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin. (Çile, 1977)

Ahmet Buharî hazretleri buyuruyorlar ki: Şeriatte seninki senin, benimki benim… Tarikatte seninki senin, benimki de senin… Hakikatte ne seninki senin, ne de benimki benim… Hepsi Allah’ın!

Ve dedi ki: Şuna buna, karşı durmaktan ve lâf yetiştirmekten uzak kal! Allah’ın kulluğuna kabul ettiği her ferdi sen de kardeşliğe kabul et!

Eklense de başıma dünyada kaç baş varsa

Başım, onların hepsi için secdeye varsa... (Çile, 1974)

Muhammed (Belhî)… Dalga dalga Hacc’a gidenlere baktı ve mırıldandı: Şu dalga dalga insanın hali ne tuhaf? Hayranım onlara!.. Dereler, denizler, çöller ve dağlar aşıp geliyorlar. Allah’ın evini ve orada nebîlerin izlerini görmek için… Hâlbuki kendi nefs sahralarını aşabilselerdi, orada doğrudan doğruya Allah’ın izini göreceklerdi.

Ebulhasan (Verrak) söyledi: Allah’a sevgi, yalnız O’nun Sevgilisine sevgi ile olur. Allah başka türlü sevilemez.

O, Allah’ın emriyle Kâinat Efendisi;

Varlığın Tacı, varlık nurunun ta kendisi… (Çile, 1974)

Şiblî… Bir mescid… Avluda Şiblî ve onun halkası… Bir dilenci geçmekte… Dudaklarında şöyle bir hitap: Yâ hak, yâ lütuf ve kerem sahibi!.. Şiblî ağladı ve dedi: Her şeyi icad eden sensin!.. Veren, alan, aratan, bulduran, isteyenleri sana minnet yoluna çeken, istemeyenleri de ellerindekine güvendirip tek başlarına bırakan, hep sen!.. İkram ve ihsan edicilerin hepsi,  verdikleri her şeyde, hadler ve sınırlarla çevrili… Yalnız senin ikramların ve ihsanlarındır ki,  ne hadde sığar, ne sıfata… Sen o lütfedicisin ki, her lütfediciye galipsin!.. Vericilerin vericiliği, senin vericiliğinledir.

Verirler, “ben acizim, kudret senin” dedikçe,

Verenin şanı büyük, sen iste istedikçe. (Çile, 1980)

Muhammed Hakîm (Tîrmezî)… Ona sordular; kulluk ve Yaradan? Cevap verdi: Bir kimse ubudiyet (kulluk) sıfatlarının cahili olsa rübubiyet (İlâhlık) sıfatlarının da bilgisizi olur. Kendini anlamayan, O’nu nasıl anlasın?.. Yine sordular; Allah’ın fiillerine ait sıfatlarla; zatına ait sıfatlar arasındaki fark? Dedi: Eksiği veya fazlası mümkün olan her şey, O’nun fiillerine ait sıfatlardan, eksiği veya fazlası muhal her şey de zatına ait olanlardan…

Ali (Benderoğlu)… Dedi ki; Zavallı insanlar! Allah’ı kolaylıkla bulmak dilerler. Kolaylıkla mı bulmak? İki cihanı gözden çıkarmadan, Allah’ı bulmak yoktur.

Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var;

Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var.. (Çile, 1983)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ...    07.02.2019
Yorum : Allah...





 
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Çocuk toprak gibidir... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Röportaj
Güzel ahlâk ekonomisi
Gençliğe Hitabeden
Takvadan bekâya helâl ekonomi
Oluklar çift


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17180283
 Bugün : 2350
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 777515
 Bugün : 170
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 231
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim