Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1293 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Doğu ile batı birlikte bir hayal kurabilir mi
Sinan Ayhan

  Sayı: 101 -

Hayat, üzerimizde yeşeren bir maceradır...

Bir kitap okursun, bir film seyredersin, bir olayın içinde bir kesit görürsün, bir macera yaşarsın bütün hayatın değişir... Sen değişimi iliklerine kadar hissedersin...

Neden...

Neden bir etki bir dönüm noktası olur hayatında... Etkilerin bir topoğrafyası, nefsimize sır olan girift bir kurgusu mu var...

Hayat, canlı, diri olmaktan; yaşam, “yeşermek” kökünden gelirmiş; Proust'ta yeşeren şey kayıp bir zamanda "fağfur kâse"dir; Attar'da diri kalan ise "hüdhüd"... Birinde eşyadan düşünceye hüküm, öbüründe düşünceden eşyaya hikmet...

Doğrudan hükme dönük olmak önyargıyı tetikleyebilir, hikmeti özümsemeden bir hayat yürüyüşüne çıkmak ise her açıdan tembelliğe yol açabilir...

Beşer olmak, yani hatayla, günahla, kötüyle savaşma derdinde olmak... Arz küre üzerinde, hakkaniyetli bir düzen için bir meselesi olmak... Hak düzen... Doğu'nun bir bilgi seviyesiyesi ve seciyesi etrafında peşinde olduğu...

Beşeri ilâhlaştırmak, kendinden başkasını önemsememek, Batı'nın dünya düzenleri içinde kendine tarz yaptığı...

Hangi tarz yeşermeyi getirecek; mutlak diri kalacak... Oysa tek başlarına ne doğu, ne batı meseleye hâkim...

Aslında bir etkiden fışkıran çoklu düşünce şablonları; hepsi her an değişiyor ve yeni bir bileşke oluyor... Kök, defalarca budaklanıyor, her kol yeni kollara açılıyor...

Belki her şey macerasızlıktan, macera olmadığından hayat yeşeremiyor... Kuş uçmakla kuş, çiçek mis kokusunu havaya salmakla çiçek, insan bir macerası olmakla insan... Yani bir ufku, bir mecrası olan insan, insan...

Batı ve Doğu düşünce tarzları da bu etki yumağının, fikir ve macera infilâklarının fişekleyicisi... Günümüz insanı ise, bunlara bağlı olarak bir düşünce, bir imaj kokteylinin içinde eriyip giden şey; “a’raf”taki insan...

Doğu ve batı düşünme biçimleri, ameliye ve yöntem açısından birbirini tamamlayan tarzlar... Biri toprağa çukur açmak demekse, öbürü çukuru doldurmak... Biri çivi çakmak, öbürü çiviyi yerinden sökmek... Sonrasında açmak, doldurmak veya çakmak, sökmek üzerine şehirler kuran, kitap satırları, mısralar kuran tonlamalar... Ama batının niyetini şekillendiren ölçü "ben" iken, doğuda bu ölçü beni 'biz"de yok etmek, anlamında çerçevelenmiş ve insanoğlu ancak öylece mesafe almıştır...

Prens Mişkin romanında her karakter bir benlik yansıtır ve benlikler bir çatışma halinde maceranın sonuna gelir... O sonda mutlak anlamda bir "bozgun" işaretlenmiştir... “Kötü son”  neden bu ka dar heyecan uyandırıcı görüldü… Neden… Batılı Adam bir fikir çilesi çeker, ama o daima ümitsizdir... Leylâ ile Mecnun’da ise,  sadece Leylâ Mecnun'da ve Mecnun Leylâ’da yok olmaz; biz olarak ortaya çıkacak olan tekâmül, bir cemiyetin bu hikâyenin içinde yok olmasıyla bir karara erer...  Bu mutlak anlamda "tevhid"e teslimiyet  mizacını ihtar eder... Birinde her güzelliği, ideali nefsine kurban etme varken, öbüründe nefsini bir güzelliğe, ideale, hakikate feda etme tavrı göze çarpar…

Şeyhi Ekber mizacıyla kim boy ölçüşecek, "ufuklara doğru düşen" Shakespeare mi... Gazali'nin bir selime varan tefekkürü mü, Pascal'ın hakikati bulamayan, yarım kalmış düşüncesi mi...

İman mı, imaj mı?

Doğu Batı veya Batı Doğu; her ikisi de bir yaradılış gereği yüzyıllar boyu birbirlerine el uzata geldi; onları tevhide erdirecek cevheri kollayıp, o cevherde buluşmak istediler... Bu istek, onlarda bir sezgi olarak işleyebildi... Oysa “Doğu da Allah'ın, Batı da Allah'ın” değil miydi... Allah emirlerine sadık kullardır ki Doğu ve Batı'nın ötesinde, "mütekâmil insan" çizgisinde buluşabilir... Doğu insanı ve Batı insanı burada buluşabilirse; her ikisi de o zaman, aradığı cevhere uygun hareket etmiş olabilir...

Herkes gelsin ve eksikliklerinin, her şeyin ötesinde tamamlanmış ve mutlak anlamda olgunlaşmış halini İslam’da bulsun…

Hakikatte Doğu-batı yekvücut, Allah'a itaat etmenin rejimini kurmalı; yeşermek ve bir macerası olma hadiseleri, ancak bu sayede hayatta bir ideal, has güzellik, ilâhî emirlere bağlı bir ahlâk etrafında teşekkül ettirilebilir, aksi durum felâkettir; işte bütün mevzuu bu, bütün mevzuu burada...

O zaman meseleyi netleştirmek için şöyle soralım; Doğu ve Batı birlikte bir hayat kurabilir mi ve o halde soruya şöyle cevap verelim, evet, İslâm üzerinde birlikte derinleşebilirlerse pekâlâ kurabilirler...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türkü, Anadolu harcı "ili... - Sayı 105
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Nefse Hakimiyet... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7788120
 Bugün : 1007
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514655
 Bugün : 11
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 82
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim