Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     495 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Filistinlileri topraklarından eden Büyük Felâket 15 Mayıs NEKBE (NAKBA)
Erkan Karakaya

  Sayı: 101 -

Yeryüzünde çok eski tarihlerden beridir medeniyetlerin ve dinlerin merkezi olan Filistin Osmanlı İmparatorluğunun parçalanmasıyla yaklaşık 400 yıllık huzur ve sükûnetinden yoksun kalmış ve yaklaşık 100 yıldır gerek uluslar arası hukuk gerekse insanlık anlamında illegal şekilde işgal altında olan Ecdad yadigârı kadim ve mazlum bir toprak.

İsrail devletinin ilân edildiği 14 Mayıs 1948 gününün ertesi, Filistinliler için Nekbe, yani 15 Mayıs Felâket Günü olarak anılıyor.

Günümüzden 71 yıl önce 600 civarında Filistinli, DeyrYassin’de Siyonist teröristlerin saldırısına uğradı. 100’den fazla Filistinli din kardeşimiz hayatını kaybetti.

Katliam binlerce Filistinlinin benzer bir katliama uğrama korkusuyla topraklarını terk etmesine sebep oldu.

Filistinlilerin topraklarına el konuldu ve 14 Mayıs 1948'de İsrail devleti kuruldu. Siyonistler 750.000’den fazla Filistinliyi yerinden, yurdundan, topraklarından etti.

Filistin halkı, üzerinden 71 yıl geçse de o kara günü hiç unutmadı.

İsrail'in kuruluş tarihinin ertesi günü 15 Mayıs’ı NEKBE, yani Büyük Felâket olarak kabul ediyor.

O tarihten sonra Yahudi çeteleri Filistinlileri sistematik göçe zorladı.

Milyonlarca Filistinli mülteci durumuna düştü. 12 milyon 700 bin Filistinlinin 8 milyon 260 bini dünyanın çeşitli yerlerinde mülteci olarak yaşamakta. Günümüzde yaklaşık 5 milyon 400 bin Filistinli mülteci Birleşmiş Milletler'den mülteci kaydı ile yardım alıyor. 1 milyondan fazla Filistinli hâlâ kayıt dışı olarak göründüğü için yardım alamıyor.

Filistinlilerin "Nekbe" ismini verdiği 15 Mayıs, Filistin ve İsrail toplumlarının zihninde taban tabana zıt şekilde algılanıyor.

İsrailliler için "bir devletin kuruluş" günü olan 14 Mayıs, Filistinliler için ise nüfuslarının yüzde 67'sine tekabül eden 957 bin kişinin vatanlarından zorla çıkarılması ve kültürel, sosyal dokunun yok edilmesiyle başlayan ve günümüze kadar devam eden felâketler silsilesinin başlangıcı anlamına geliyor.

O tarihten bu yana nüfus artışıyla birlikte Filistinli mültecilerin sayısı dünya genelinde 6 milyon 20 bine ulaştı. Bunların yaklaşık 5,3 milyonu Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'na (UNRWA) kayıtlı durumda. Kendi memleketlerinde mülteci durumuna düşmüş haldeler. Filistinlilerin durumunu Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya Türküsü şiirinde de görebiliriz. “…Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!”…

İsrail güçleri Nekbe'de Filistinlilere ait 675 köy ve kasabayı yok etti ve binlerce Filistinliyi öldürdü. Birçok tarihi Filistin şehri de Yahudileştirildi.

Bu süreçte Negev bölgesinde yaşayan Bedevi kabileler yerlerinden edildi.  Ayrıca yerleşim bölgelerinin isimleri değiştirilerek kültürel kimlik de hedef alındı.

İsrail 14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilân etti. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çoğunluğu Arapların oluşturduğu 13 ülke BM'in Filistin konusundaki çözüm plânına karşı olsa da, BM Genel Kurulunda yapılan oylamada 33 “evet” oyu alan İsrail, İngiltere'den bağımsızlığını ilân etti.

İsrail'in bağımsızlık ilânının ardından 1948 Arap-İsrail savaşı patlak verdi. Bu süre içinde yüzlerce Filistinli katledildi, bugün Yafa, Hayfa ve diğer İsrail kentleri o tarihlerde Filistin toprağıydı. Yüzbinlerce Filistinli evlerinden edildi, bu toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Evlerinden kovulan Filistinliler bugün Suriye, Lübnan ve Ürdün'deki mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veriyor.

İşte Filistinliler İsrail Devletinin kuruluşunu temsilen 14 Mayıs'ın bir gün sonrasını yani 15 Mayıs'ı felâket günü ilân etti. İlk felâket günü 1998 yılında anıldı. 1998'den bugüne İsrail kentlerinde, Kudüs'te, Batı Şeria'da, Gazze Şeridinde, Lübnan'da, Suriye'de ve Ürdün'deki mülteci kamplarındaki yaklaşık 12 milyon Filistinli, 14 Mayıs 1948 sürecinde yaşanan trajediyi Felâket Günü etkinlikleriyle anıyor, gösteriler ve mitingler düzenliyor.

Filistinliler, o gösterilerde genellikle ellerinde anahtar veya anahtar çizili pankartlar taşıyor. Anahtarın anlamı “1948'de evimizi terk ettik ama anahtarlar hâlâ bizde, yarın evlerimize geri döneceğiz ve bu anahtarlarla kapımızı açacağız.” demektir, diyebilmektir.

1948'deki savaşın ardından 1949'da ateşkes yapıldı. Ateşkesin ardından evlerini terk eden Filistinliler geri dönmek istedi. Ancak İsrail, onların evlerini ya yerle bir etti ya da o evlere Yahudileri yerleştirdi. Böylece Filistinlilerin geri dönüşlerini engelledi. Bugün yaklaşık 6 milyon Filistinli, Ürdün, Suriye ve Lübnan'daki mülteci kamplarında yaşam savaşı veriyor ve evlerine geri dönecekleri günün hayalini kuruyor.

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan Hoca’mın da dediği gibi; “Birgün mesele Suriye olursa; bilin ki mesele TÜRKİYE’dir…” Çünkü mesele önce Filistin topraklarında birkaç küçük kara parçası, akabinde İran-Irak, devamında Mezopotamya - Ortadoğu ve günümüzde de Suriye oldu.

Rabbim’in, İsrail zulmünün sona erdirip; Filistinli kardeşlerimizin tekrar yuvalarına dönmelerini nasip etmesi niyaz ve duasıyla…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kızıl akşam üstleri...... - Sayı 103
Filistinlileri toprakları... - Sayı 101
Gölge... - Sayı 100
Beni bul...... - Sayı 99
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (104): Çin, birkaç müspet tarafına rağmen, işkence tarzıyle anıldı. "Çin işkencesi" deyimini duymayan yoktur her halde.
Türk, kasti bir menfiliğe düşmeden, dünya üzerinde adaletli, kuvvetli ve mazlumlara şefkatli bir şahsiyet olarak bilindi. Türk'e bakıp da onun yanında olmasını istemeyen yok.
Doğu Türkistan'daki zulüm. Türk'ün kardeşlik ve kültür birliğine yapılan bu zulmün benzerleriyle birlikte neticeleri.
Türk, bu "Çin zulmü"nü hak sesiyle duyurmalı ve durdurmalıdır.


Son Eklenen Yorumlardan
 Teşekkürler Kardelen... lutviyye

 2004 yazısı bu yanlış görmüyorsam.. bu gün neredeyse dediğinizgibi bilinmeyene doğru ilerleyip duvar... Batuhan

 Maşallah başarıların devamını dilerim... Ali

 Men 90- larin son ilinde dogulmuwam 90- larin lezzetin cixara bilmemiwem😂😂😂&... Esiiii

 Bence mantıklı, peygamberimizin karnına taş bağlamasını hep fakir olduğundan açlık hissetmemek için ... Anka


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
ÖLÜMƏ GEDİRƏM
Yumruk ve kafa
Ayak sesleri
Aliya, Allahın arslanı
Aliyanın savunması
Aliya, Allahın arslanı
Can Azerbaycan
Dokuz duracak
3'ler 7'ler 40'lar
Tıp Literatüründe Bir İlk: Şişmanlık Has


Yavuz Sert - Aliya
Yavuz Sert - Bosna okumaları
Ali Erdal - Ayak sesleri
Kadir Bayrak - Bu uzun bir hikâye.....
Kadir Bayrak - "MÜBAREZE" çıktı!
Sinan Ayhan - Aliyanın savunması
Sinan Ayhan - "Kendi kalbini çalan...
Sinan Ayhan - Aliyaya göre zaman v...
Necip Fazıl Kısakürek - Yumruk ve kafa
Dergi Editörü - Teşekkür
Site Editörü - Bosnayı çok seviyoru...
Necdet Uçak - Yolcu
Necdet Uçak - Haksızlık varsa susm...
Necdet Uçak - Doğru ve yalan
Altan Atan - Aliya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
M. Nihat Malkoç - Aliya İzzetbegoviç
Hızır İrfan Önder - Dalgalansın bayrağım...
Ayhan Aslan - Bir yiğit kaldı karl...
Ayhan Aslan - Kampanya
Ayhan Aslan - Balon
Mehmet Balcı - Düşün
Mehmet Balcı - Çok eskiden
Ahmet Çelebi - Bana birşeyler anlat...
Av. Mustafa Büyükgüner - Aliya, Allahın arsla...
Muhsin Hamdi Alkış - İki nehir arası barı...
Halis Arlıoğlu - Nevzuhur müçtehitler...
Halis Arlıoğlu - Dağlar
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Biraz daha beklersem
Murat Yaramaz - 102.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dumlupınar
Murat Yaramaz - Kahraman
Kenan Aydınoğlu - ŞAİR OLMAĞIMA BİR ÖM...
Mehmet Akif Bozkurt - Mazlum kardeşim
Ferhat Nitin - Kırık düşler geçidi
Mehmet izzet Gülenler - Özgürlüğe kaçış
Mevlüt Yavuz - Zamanı değil
İradə AYTEL - Sən mənim ...
İlkin ƏHMƏD - VƏTƏNİN
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - SƏNİN NƏYİ...
Namiq HACIHEYDƏRLİ - ÖLÜMƏ GEDİR'...
Gülşen Ayhan - Tüm klişeleri yıkmak...
Güllər MƏMMƏDQIZI - Oğul
Eyyub MEMMEDOV - MƏZARLAR DA DAN...
Hacer Taner Bulut - Yaşlı tilki urkani
Suleyman Abdulla - Portret
Nəcibə İLKİN - Şairler günü
Mertali Mermer - Gökyüzü ile muhabbet
İlham MİKAYIL - Ala yurdumu
Eldar Nəsib SİBİRYEL - Bağışla
Əziz Musa - QOYMA QOCALMAĞA
Afət VİLƏŞSOY - ANAMDAN İNCİMƏ
İbrahim SƏFƏRLİ - KƏLBƏC'...
Məhəmməd NƏRİMANOĞLU - KƏLBƏC'...
Nemət TAHİR - Yaz yağışı
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 6796277
 Bugün : 1223
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 498071
 Bugün : 30
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 251
 102. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim