Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     528 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Güneşi, meydan yerine çıkarmak...
Kadir Bayrak

  Sayı: 103 -

Baba ocağı... En basit anlatımıyla atadan, dededen, babadan kalma ev, arazi… Maddesinin kıymeti ne olursa olsun mânâsına paha biçilemeyecek mekân… İçinde en saf hatıraların biriktirildiği, düğün, cenaze ve bayram günlerinin bir araya gelme, toplanma merkezi… Hiçbir çare kalmadığında sığınılacak son ve güvenli liman… Yedisinde neyse yetmişinde o olacak insana, bir ömür boyu amel edeceği ahlâkî değerlerin verildiği eğitim ocağı… Ve birbirine sırtını yaslamış baba ocaklarından müteşekkil vatan…

Baba ocağımız sönmek üzere.

Değerlerimizi alt üst eden bir sam yeli esti, hâlâ estiriliyor. Bu hengâmede güneşi, ceketimizin astarında kaybettik. Hayata dair bütün ölçülerimiz aslından uzaklaşıyor. Sadece tüketmek üzerine kurulu, vahşi bir “algı” hayatı teslim aldı. Yediğimizi, içtiğimizi, giydiğimizi o algı tayin ediyor. Okul, iş, eş tercihlerini yaptığımızı zannediyoruz, aslında o karar veriyor.

Uzatmayalım, maksadım karamsarlık yaymak değil. Bilakis güneşi meydan yerine çıkarmak için karınca misali gayret…

Baba ocağı, bir değerler manzumesi. Maddede de mânâda da bacasının tütmesi şart… Onun için bir yerden başlamak gerekiyor. Problemi teşhisin en güzel yöntemi, sıkıntının baş gösterdiği ilk an’a geri dönmek. Tıp ilmi de bu yöntemi kullanıyor. İlk an, insan evladının dünyaya gözlerini açtığı doğum an’ı…

İnsan yavrusunun ilk ihtiyacı nefeslenmek, temiz hava. Ardından, temiz gıda. Anne sütü… İlahî bir lütuf, anne sütü… Faydalarını sayıp dökmeye ne hacet, küçük bir gayretle hakkında kütüphane dolusu bilgiye ulaşmak mümkün. Kadın bedenini metalaştıran algı, emzirmeyi hakir gördü. Süresini kısaltmayı denedi. Kandırdıkları oldu ama emzirmeyi iki tam yıl olarak emreden ilahî ferman karşısında muvaffak olamazdı, olamadı.

İnsan bedeninin yakıtı, gıda. Yediklerimiz, içtiklerimiz bedene ve ruha tesir ediyor. Kul, Allah’ın helâl kıldığı nimetleri, yine O’nun koyduğu ölçüler dairesinde rızık etmekle mükellef. Ama bir de gözü doymayan nefsi var insanın. Nefsi tanıyan, haddini aşarsa zıddına döneceğini bilen ve tüketme hırsını körükleyen algıyı icat edenler, insanı bu zayıf noktasından yakaladı. Aslını değiştirdikleri, türlü laboratuvar hileleriyle lezzetlendirdikleri sun’î gıdalarla bütün bir insanlığı zehirlediler. Eski Roma’nın daha fazla lezzet alma hazzı için önce yiyip sonra gaseyan eden önde gelenleri bile günümüz insanına kıyasla masum kaldı. Onlardan beter bir hal olarak sadece yiyen ve yedikçe karnı ve bedeni genişleyen bir nesil peydahlandı.

Ne yapmak lâzım? Saadet Asrını her yönüyle olduğu gibi yemek alışkanlıklarımız yönünden de mercek altına alabilsek. Aradığımız her sorunun cevabının, bütün dertlerimizin dermanının orada olduğunu kavrayabilsek. Her biri gökteki yıldız mesabesindeki sahabeden, kendimize en yakın bulduğumuz birinin hayatını derinlemesine inceleyebilsek… Sadece gıda mevzuunu ele aldığımızda, onlar ne yerlerdi, içerlerdi, nasıl ve ne kadar yerlerdi, öğrenebilsek.

Allah’ın Arslanı Hz. Ali, meselâ… Hayber’in fethinde, Allah Resulü’nün duasıyla, düşmanın şöhreti dört bir yana yayılmış cengâverini, “Zülfikâr”ının tek hamlesiyle yere seren, savaşın kızıştığı hengâmede, kalkanını yere düşürüp geri alamayınca kale duvarının çelik levhalarını söküp kendine kalkan yapan Hz. Ali’yi örnek alsak… Kale duvarından söktüğü o çelik levha ki savaştan sonra sekiz sahabî, o levhayı yerinden oynatamamıştı. Ne yerdi, içerdi… Nur nesline kaynaklık edecek ailenin, düğünlerinde verilen yemek için, o güne kadar verilen ziyafetlerde daha büyüğünün görülmediği emin kaynaklarda geçiyor. Ziyafette ikram edilenler; arpa yemeği, hurma ve ayrıca yağ, yoğurt ve hurmadan yapılan bir yemek… Yine bütün emin kaynaklarda, oruçlu oldukları pek çok günün iftarını hurma ve suyla yaptıkları yazılı.

Çare… “İnsanoğlu, kendi karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır.” buyuruyor Allah’ın Resulü. Baba ocağının bacasını tüttürmek için, gıda mevzuunda, temiz ve helâlinden, ihtiyaç miktarınca yemek ölçüsüne sarılmaktan başka çare gözükmüyor.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Anadolu; Âb-ı hayat... - Sayı 106
Filmin sonu... - Sayı 105
Aşilin topuğu... - Sayı 104
Güneşi, meydan yerine çık... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Yazı renginde melodiler


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8013262
 Bugün : 2787
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519232
 Bugün : 24
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 83
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim