Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     292 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mavi vatan savunması
Muhsin Hamdi Alkış

  Sayı: 103 -

Libya’ya asker gönderme tezkeresi TBBM’de onandı. Bu tartışmalar başladığında da milletimizin en aydın geçinen kesimlerinin dahi konu hakkında ne kadar bilgisiz ve ilgisiz olduğu da acı biçimde ortaya çıktı.

Millî menfaatlerimizi ilgilendiren bu gibi bir konunun dahi ideolojik yaklaşımlarda bağımsız olarak tartışılamadığı, insanların bilgi sahibi olmadan fikir hattâ fikr-i sabit sahibi olduğu da görülmüş oldu. Oysaki böyle bir mevzuda tek tartışma açısı millî menfaatlerimize neyin uygun olduğu, alınmak istenen tedbirin buna hizmet edip etmediği veya nasıl daha iyi hizmet edebileceği olmalıydı.

Halbuki Turgut Reis tarafından fethedilen Libya yabancımız değil. 360 yıldan fazla Türk hâkimiyetinde kalmış ve halk tarafından hâlâ saygı gören Turgut Reisin türbesi Trablusgarb’da bulunuyor. Bundan başka ecdad bu toprakları pek çok eserle de mâmur etmiş. Pek muhtemeldir ki eğer Türkler olmasa Libya’nın ve kuzey Afrika’nın akıbeti de Endülüs’ten farklı olmayacak ve oranın halkı İspanyol, İtalyan vs kılıcıyla Katolik yapılacak idi. Peki yaklaşık 100 yıl sonra Libya neden gündeme geldi ve millî menfaatlerimizle nasıl bir ilgisi var?

Mâlûmlarınız olduğu üzere Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz kaynaklarının paylaşımı ve Avrupa pazarına ulaştırılması bağlamında Yunanistan, Fransa, Güney Kıbrıs, İsrail, Mısır, Suudî Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye’ye karşı ittifak etti. Yunanistan’ın GKRY’nin enerji nakil hatlarına sahiplik yapma emeli yanında, karasularını, münhasır ekonomik bölge sınırlarını, deniz yetki alanlarını bu fırsattan istifade ederek bir oldu bittiyle kabul ettirme emeli de var ki bu ikincisi, hidro karbon bağımlılığının ömrünün birkaç on yıl diğerinin etkisinin nesillerce sürecek olması sebebiyle bizim açımızdan daha önemli ve hattâ hayat memat meselesi. Eğer Yunanistan’ın istediği olsaydı ve Sevilla haritası denen harita kabul edilmiş olsa denizlerimizde balık bile tutamayacak bir tablo ile karşı karşıya kalacaktık:

Bu Yunan iddiası haklı olarak ülkemiz tarafından kabul edilmediği gibi, deniz yetki alanımızı Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle ikili anlaşma ile genişletme imkânını da uluslararası hukuk tanıyor. Bu maksatla da Libya ile bir anlaşma imzalandı ve karşılık olarak her iki ülkenin de lehine olacak şekilde deniz yetki alanları yeniden belirlendi.

Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanımızın ifadesiyle “Doğu Akdeniz’de Libya ile yapılan anlaşma, Yunanistan ve GKRY’nin savunduğu, AB’nin desteklediği Sevr niteliğindeki sözde Seville Haritası üzerinden Türkiye’yi 41 bin kilometrekarelik bir deniz alanına hapsetme gayesiyle yapılan siyasî oyunları bozdu” ifadesini kullandı.

Peki Yunanistan’ın bu akıl dışı iddiası neye dayanıyordu? Adaların da kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hesabında dikkate alınması iddiasına dayanıyordu. Bir büyükelçimizin özetlediği gibi:

“Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılmasında uluslararası hukukun koyduğu kural, sınırlandırmanın hakça olması. Bu anlaşma da hakkaniyet ilkesi çerçevesinde yapılan bir anlaşma çünkü uluslararası hukukta, Rum ve Yunanlıların iddialarının hilafına, adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge yaratma hakları yok. Sınırlandırmada adaların özel konumlarına bakılıyor, kıyı uzunluklarına bakılıyor, bulundukları coğrafyaya bakılıyor ve uluslararası mahkeme kararlarında da ikili anlaşmalarda da adalara hiçbir şekilde deniz yetki alanı verilmiyor. Türkiye de bu hakçalık prensibiyle hareket ederek bu anlaşmayı Libya'yla yaptı.”

Uluslararası hukuk açısından müeyyidesi olmayan bir anlaşma yok hükmünde olacağından, bu anlaşmanın tarafı olan Libya meşru hükümetinin çağrısıyla askerimizin Libya’ya gönderilmesi için Anayasa açısından zorunluluk olduğundan da TBMM’den onay ve yetki alındı.

Netice itibarıyle, bir nolu haritaya bakıldığında görüleceği üzere Türkiye’yi bırakın tabiî deniz altı doğal kaynaklarından istifade etmeyi denize bile çıkamaz hale getirecek bir harita tıpkı Sevres’in yırtılıp atıldığı gibi atılmış oldu; zira vatan sadece karadan ve topraktan ibaret değil, deniz hava ve hattâ uzay dahi bu vatanın unsuru, hattâ kendisi. Vatan işgal edilirse ne tepki vereceksek denizlerimiz yani mavi vatan işgal edildiğinde de aynı tepkiyi vermek ve bu hakkımızı sonuna kadar savunmak da vatan borcumuz değil midir?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Olaylara Bakış (Nisan-May... - Sayı 104
Ah Türkistan ah Türkeli!... - Sayı 104
Fars palavrası... - Sayı 103
Mavi vatan savunması... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Yolun sonu
Selâm
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7274933
 Bugün : 385
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507391
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 101
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim