Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     627 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Dünyanın en değerli parası kimde?
Mehmet izzet Gülenler

  Sayı: 103 -

Para… Bir şeyler almamızı, yiyip içebilmemizi, bir yerden bir yere gidebilmemizi, barınabilmemizi, ısınabilmemizi, serinleyebilmemizi, velhasıl, en temel ve daha birçok ihtiyaçlarımızı giderebilmemizi sağlayan 'araç'...

Artan, azalan bir değeri var… Uluslararası para piyasaları, pariteler.. Hem sanal hem somut hem de sembolik (saygınlık.. saygı görme, gösterme.. veya tam tersi..gibi..) bir gerçekliği aynı anda bünyesinde taşıyabilen insan icadı bir enstrüman…

Ekonomi mezunu da birisi olarak, bir ekonomi mezunundan doğal olarak beklenen şekilde, paranın bu yönlerinden bahsetmeyeceğim size…

Oyunculukla ilgilendiğim bir dönemde, bir oyun için hazırlanan oyun ve oyuncuların tanıtım broşürüne: "..şu üniversitede ekonomi okudu.. okudu.. ama.. anlamadı.." yazmıştık benim için..

Evet, tam da öyleydi çünkü.. okumuştum.. ama anlamamıştım… Hâlâ da anlamış değilim…

Ben, başımdan geçen, birçok okullardaki birçok yıllara bedel olduğunu düşündüğüm başka bir kısa hikâye anlatacağım size...

Uzun uzun yürüdüğüm iç muhasebe günlerinden biriydi yine... Yürümekten fiziksel olarak yorulmuştum… Ve gözüme ilişen denize nazır boş bir banka oturuverdim… Hem bedenim dinlenmeye geçmiş, hem denize ve uzaklara dalarak düşünmeye devam etmek iyi gelmişti… Bir süre o şekilde oturdum… Sonra… Bir ara yanıma, elindeki büyükçe çantası ve üstü başı dökük, kir pas içinde bir adam yanaştı… Ve kibarca ‘oturabilir miyim?' dedi…' Tabii ki, buyurun' dedim..

Bir süre, yine o gelmeden önce olduğu gibi, sessizlik içinde, denize bakarak, ayrı ayrı düşünceler içinde oturduk öylece...

Yalnızlığım...yani hani sadece o yalın yalnızlık halinde oluşabilen o duygu ve düşünce akışı bozulmamıştı belki de ilk kez bir başkasının gelişiyle.. enteresan bir şekilde...

Bir süre sonra çantasından küçük bir nevale çıkardı… Ve bana ikram etti... Bütün kalbiyle... Teşekkür ettim.. Afiyet olsun dedim.. Daha sonra.. Sohbet etmeye başladık bir şekilde... Aslında bir şekilde değil.. Çok güzel bir şekilde... Her şey bir suyun... Bir akarsuyun akışı gibiydi sanki, dağların ağaçların arasından...

Sesindeki.. tavrındaki ve konuşmasındaki 'güzelliği' anlatamam...

Sokakta yaşıyormuş.. başka bir semtte yaşarken, o an bulunduğumuz semte gelmeye karar vermiş.. Bir takım izinler gerekiyormuş.. Onun için belediyeye gitmesi gerekiyormuş.. Belediyenin yerini bilip bilmediğimi sordu bana.. Biraz konuştuk.. Sonra sessizliğe döndük.. Bir süre sonra o yanımda uyumaya başladı oturur halde.. Öylece oturduk bir süre daha...

O ara içimden ona bir yardımda bulunmak geldi.. Cüzdanımı kontrol ettim.. 20 TL vardı.. Acaba o uyurken çantasına iliştirip uzaklaşsa mıydım? Yok.. içime sinmedi.. Böyle düşünceler içindeyken, o uyandı.. Ben bir süre sonra izin isteyerek ayağa kalktım ve eğer kabul ederse beni çok mutlu edeceğini söyleyerek ona yanımdaki 20 TL’yi uzattım kendimce.. Teşekkür etti bütün güzelliğiyle... Ve bir dakika beklememi söyledi... Çantasını karıştırdı.. Ve.. Bir kâğıt para uzattı o da bana..

'1000 Türk Lirası'… 1970 yılına ait..

Bu parayı uzun süredir sakladığını.. ve o da onu bana hediye etmek istediğini söyledi…

Teşekkür ettim.. Dualaşıp, vedalaştık... İşte o günden beri... 'Dünyanın en değerli parası'.... Bende... Evde 'Derviş Sofraları' isimli yemek kitabımın arasında duruyor...

Oraya koymak geldi içimden...

Ekonomi uzmanlarına soralım mı? Ne dersiniz? Hangi para daha değerli? Kim daha zengin? Kim kime daha değerli bir şey vermiş oldu? Bu paranın değer kaybetme ihtimali var mı? Paritelerden etkilenir mi?

......

Bu paraya... paha biçilebilir mi?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    12.03.2020
Yorum : İktisadın tanımında malum, "kıt kaynaklar" ile "sonsuz ihtiyaçlar" terazisi mevcut; tabi denge piyasa şartlarında kuruluyor... Ama bu tanım kökten yanlış... "Kıt kaynaklar" bizim tanımımız olamaz... Allah Rahman ve Rahimdir, Rezzak'dır... Çok bağışlayan, çok esirgeyendir... Bizim için kaynak sonsuzdur; Allah sonsuzca verir de verir... O sebeple en kıymetli para sende, sen de saklı olanda Manageros...





 
Dubalı dünya düzeni -III-... - Sayı 106
Dubalı dünya düzeni -II-... - Sayı 105
Dubalı dünya düzeni -I-... - Sayı 104
Dünyanın en değerli paras... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahşetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahsetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
İrfan işinde plân
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?
Yazı renginde melodiler
Büyük Doğu dersleri -3-


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8222593
 Bugün : 2900
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 524397
 Bugün : 33
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 72
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim