Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     523 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Türkü, Anadolu harcı "ilim-irfan" mektebi
Sinan Ayhan

  Sayı: 105 -

Öğretmenlerin çok olduğu bir ailede büyüdüm ben… Annem, teyzelerim, dayılarım öğretmendi… Hattâ rahmetli babam zirâat mühendisiydi ve belli bir dönem Zirâat Okulları’nda öğretmenlik yaptı; mühendis olmadan önce de ilkokul öğretmenliği yapmış… Yani ben bir şey öğretilmeye hasret çekmedim hiçbir zaman, hep birileri dersimi verdi bana… Özellikle ablalarım… Yaşıtlarım bir şey bilmezden evvel ben onlardan öğrendim, bizim yaşımızdakilerin birkaç sene içinde ne öğreneceğini… Bütün bunlar da yetmedi ufkuma, nasip oldu, bir öğretmenle evlendim…

İşin lâtifesi bir tarafa, bu okul çatısını çağrıştıran, didaktik atmosfer mi; yoksa dedelerimin, ninelerimin kokusunun sindiği lirik haller mi bana daha çok dokundu ve daha fazla şey öğretti; bilemem desem, haksızlık olur, biliyorum çünkü; bu soruya açık ara cevabım dedelerden, ninelerden gelen miras derim… Meselâ dedemlerin üç katlı bir evi vardı, yamaçta; yolun olduğu cephede bir kata düşen ev, bahçelerin olduğu tarafa doğru üç kattı, ama bir katının önünde de toprak bir dam vardı… O toprak damda ben neler öğrendim, anlatamam… Pestil yapmayı, pestil kazanlarını, pekmezi; meyve kurularını; kuluçka tavuklarla çocuk savaşlarını, harklarda yüzen ördeklerin doğasını; yayıkları, peynir ve yağ teknelerini; ailece hep beraber bir işe sarılmayı; ceviz toplamayı, ekşi elma kokusunu, daha neleri ve neleri… Her biri ruha işleyen şifâlı bir neşterdi… Hiçbir şey orada öğrendiklerim kadar lezzetli değildi… Bir toprak damın hikmetle örülü hâli bir okuldan daha ileri olabiliyor…

Anneannem radyo dinlerdi; şu cızırtılı, lambalı radyolardan türküler dinlerdi; bu sayede ağzında bir sürü mâni, bir sürü hikmetli söz, ana sütü gibi masallar, şiirler, deyişler… Onda bu ruh yakısı hâlin “40 fırınlık pişiricilik seciyesi” bize ne mânâlar zerk ediyordu, kim bilir… Şimdilerde böyle bir keyfiyet yok… Türkü tadında yakılmış bir hâl… Ekmek pişirirken ağlamanın nasıl bir tedrîsât olduğunu ben rahmetli anneannemden öğrendim… İşte duyguların dünya kirinden yuğunmuş hâli oradaydı…

Okuldan korktuğumu hatırlıyorum; “ya hiçbir şey yapamazsam”… Bir şey yapamamış olmak duygusunu yaşamamak için gayret ettim… Sonra o korku da unutuldu gitti, çünkü arkadaşlık kötü olan ne varsa içimde hepsini götürdü, okuldan çok okul arkadaşlarım, onlarla birlikte yaptıklarımız bana bir şey öğretti… Okul korkusu ara ara yokladığında hep büyüklerimin yanına sığındım… Belki de çevrem çok korunaklıydı… O “korunaklılık” bana şunu öğretti, sen güvendesin, karşılaştığın insanları da güvende hissettir, hepimiz birbirimizin misafiriyiz,  kimseye zarar verme, senden zarar gelmeyeceğini de ilân et, herkes bilsin, terbiyeli ol, hiçbir şekilde kimseyi ezme, hakaret etme, kimsenin kimseye hakaret etmesine de izin verme… Ataların irfanından gelen doku böyle bir devlet kuruyordu ve bu devleti Anadolu’nun hangi köşesine gitsem aynı sıcaklıkta yaşanıyor, yaşatılıyor görüyordum… Bu da bana bir aile güveni veriyordu ve bu hikmet üzerinden defalarca Anadolu’nun bir aile olduğuna şahit oldum… Türkü gibi yakılmış bir aile atmosferi…

Bana çocuklarımızın eğitim tedrîsâtı ne olmalı diye sorsalar; bu tedrîsâtın “türkü”nün ruhu gibi her şeyi pişiren, özüne getiren bir keyfiyette olması gerektiğini söylerim... Türkü niye yakılır, temas ettiği ruhu ve bedeni pişirmek için… Atalarımız sadece “türkü” ile ayakta kaldı; iddiam budur. Yunus der ki; “Zehirle pişmiş aşı/Yemeye kimler gelir”. Eğitim, pişmektir. O aş ki koca bir Anadolu’yu pişirdi, pişmiş olarak canlı tuttu. Bu sebeple tedrîsâtı “türkü” gibi olan ve millî eğitim bakanı “Yunus” gibi olan, divanelik bir hal ve tavır hayal ediyoruz… O hayali gerçekle buluşturacak harç ve maya neredesin...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bizi tutan harç ve mayala... - Sayı 106
Türkü, Anadolu harcı "ili... - Sayı 105
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahşetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahsetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?
Büyük Doğu dersleri -3-


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8027614
 Bugün : 3775
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519459
 Bugün : 77
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 79
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim