Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     671 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hayal mi?
Ali Erdal

  Sayı: 107 -

Bir Azerbaycan televizyonundaki haber sunucusunun hitabı dikkatimi çekti. “Hürmetli temâşâcılar” diye başladı, sunumuna.

Temâşâ, istekle bakmak, seyretmek, seyre çıkmak. İbretle bakmak. Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey. Oyun, temsil, piyes, tiyatro... Kısaca göze ve kulağa hitap eden her şeyi istekle seyir...

Televizyon hayatımıza girdiği zaman sunucular, nasıl hitap edeceklerini bilemediler. Radyoda “dinleyiciler” deniyordu ve bu radyo için yeterliydi; ama televizyon için gözü ve görüntüyü de dikkate almak lâzımdı “Dinleyiciler” yetmiyor. “Seyirciler” denince, ses dikkate alınmamış oluyor... Bir süre sonra kifayetsiz de olsa, daha münasibi bulunamayınca “izleyiciler” kabul gördü çarnaçar. Geçen zamana rağmen çoğu kişinin benim gibi “izleyiciler” hitabını yadırgadığını düşünüyorum. Belki de bu sebeple, “izleyicilerin” başına “sayın” sıfatı ekleyenler de var. Soğuk, resmî ve suni bir saygı ifadesi. Bu şaşkınlık içinden bakınca “temâşâcılar” buluşunu daha çok takdir ediyorum... Hem görmeyi, hem duymayı, hem de gönüllü olarak takip etmeyi ve istenildiği zaman takipten vaz geçilebileceğini ifade ediyor. “Kıymetli” ve “sayın” yerine “hürmetli” demek de ayrıca takdire değer. Keşke televizyoncularımız bu güzelliğin farkına varsalar ve uygulasalar.

Bizim dışımızda başka noktalardan farklı buluşlar görebilme ve onlardan istifade edebilme imkânı ne büyük nimet... Fert için de millet için de... Biz Türk milleti olarak bu imkâna sahibiz.

İlkokul öğretmeni iken köyde bir öğrenci izin istedi. “Sağıla” gidecekmiş. Benim köyüme yakın olduğu halde sağılın ne olduğunu bilmiyorum. Pamuk toplama işinin adı imiş. Yakın iki köyün bile birbirinden öğreneceği var. Dünyanın her tarafına yayılmış Türk milleti için ne geniş imkân...

TRT Avaz, Makedonya’daki bir Türk köyünü tanıtıyor... İsmi, Kocacık... (-cik) ekiyle, küçültme ile beraber hürmet, sevgi ve sevimlilik ifade eden kelimeler türetilir. Mehmetçik... Ayşecik... Bunun bir örneğini Avrupa’nın ortasında görmek ne güzel. Hem de bir yerleşim yerinin adı olarak. Niceleri var kim bilir? Koca hürmet edileni, kıymet verileni ifade ediyor. Koca memleket, koca adam ve saire... Buna (-cik) eki getirilerek sevimlilik katılıyor. Avrupa’nın ortasında Türkçe’nin böyle bir güzelliğini görmek ne büyük nimet... Başka yerlerdeki zenginliklerimizi de bilebilsek ve onlardan faydalanabilsek...

Kıbrıs’ta, bizde artık unutulmaya yüz tutan (ñ) sesi etkili şekilde kullanılıyor. Bizde kaba zannediliyor; hele yazıda tamamen kalktı. Alfabeye bile alınmamış. Ama o sese ihtiyaç var. Meselâ “kalemini ver” dendiğinde, hem “sen onun kalemini ver” denmiş, hem “sen kendi kalemini ver” denmiş oluyor. İkisi birbirinden ayırt edilemiyor. “Kalemiñi ver” dendiğinde karşımızdaki kişiden onun kendi kalemini istemiş oluruz. Kaybedilmemesi gereken daha nice zenginliklerimiz var kim bilir?

Azerbaycan’ın, Ermeni işgalindeki topraklarını kurtarması haberlerini dinlerken, şimdiki zaman kullanımının geniş zamanla iç içe olduğunu farkettim. O mu daha güzel, bizdeki mi; uzmanlar incelemeli ve tavsiyelerde bulunmalı.

Demek ki, yakın ve uzak Türkçe konuşanların birbirlerinden öğrenecekleri çok şey varmış. Bunun gerçekleşmesi halinde dilimizin nasıl zenginleşeceğini bir düşünün. Kerkük türkülerini dinlerken, onlardaki cinasların, Türkçe’ye çok şey kazandıracağını düşünürüm.

Türkçe’yi geliştirme ve zenginleştirme işi, böyle tesadüfî bilgilerle değil, sistemli şekilde yapılmalı. Meselâ Türkçe konuşan bütün toplulukları kapsayacak bir “Büyük Türkçe Sözlük”e ihtiyaç var. Devlet olsun olmasın, nüfusu az - çok demeden, nüfuzlu nüfuzsuz ayırmadan, hiçbir sebeple ayırım ve kayırım yapmadan, şu veya bu sebeple hiçbir topluluğu dışlamadan... Türkçe’nin, dünyanın her yerinde konuşulan bütün kelimeleri bu sözlükte toplansa... Divân-ı Lügat-it Türk sayesindeki kazanımlarımıza bakarak, “Büyük Türkçe Sözlük” ihtiyacını anlayabiliriz.

Deyimler, kavramlar, terimler, atasözleri, kalıplaşmış sözler için ve daha benim düşünemediğim alanlarda ve konularda aynı faaliyet yapılsa...

Türkçe’nin, her bölgedeki bilgilerini toplayan, bunların birbiri ile kıyasını yapan bir büyük dilbilimi (gramer) kitabı yazılsa... Ve her seviyedeki okul için en kolay öğrenilecek şekilde hazırlansa... Aynı şekilde her yer için kültürümüzü, dilimizi, tarihimizi sevdirecek sevimli, okuma kitapları, ders kitapları yazılsa...

Vurgu ve telâffuz da mühim... Aynı işlemler sesli ve görüntülü kayıt olarak da gerçekleştirilse...

Dilimize ait her verim; en ücra köşedeki en küçük mâniden şaheserlere kadar her eser, en titiz şekilde derlense, toplansa... Argoya varana kadar, her yerdeki her verim, ses ve söz olarak kayda geçirilse... Bir büyük hazine bile bu kazanımlar kadar kıymetli olamaz.

Ve bütün bunlar, her topluluğa göre ayrı ayrı basılsa ve sadece Türk fikir hayatına değil, dünya düşünürlerine sunulsa... Altından değerli... Zira altın harcanıp gidecek, bu faaliyetler ise katlanarak kazandıracak.

Türkünün

“Kırat gemin almış, yol mu dayanır”

Dediği gibi bakın o zaman Türkçe nasıl gelişir ve ne eserler verilir!.. Bakın o zaman, her devletin telâş ve korkuyla, kiminle beraber olsam da varlığımı koruyabilsem diye çareler aradığı şu kan deryası dünyada, başta din ve dil olmak üzere bütün şartları hazır “Türk Birliği” nasıl kurulur!.. Sadece “Büyük Türkçe Sözlük” haberi bile, evet sadece “Büyük Türkçe Sözlük” haberi bile, nurlu bir işaret fişeği olacak ve kalemlerimize şevk ve heyecan kazandıracaktır. Her seviyeden insanımızı heyecanlandıracaktır.  Açıl susam açıl, dilimiz çözülecek. Sanatkârlarımıza şevk ve gayret gelecektir. Devletlilere de... Bize güven kazandıracak... Bizim güçlenmemiz için dua eden İslâm dünyasının ümidi artacaktır. Türk milletinin nasıl bir potansiyel güç olduğunu ve bunu harekete geçirme kararlılığını bütün dünya görecek, parmak sallayanlar, parmaklarını ısıracak. Haber(ler)i bile bir enerji patlaması meydana getirecek olan faaliyetin bir de gerçekleştiğini düşünün.

“Büyük Türkçe Sözlük” faaliyeti başlasın; gerisi çorap söküğü...Hayal mi?..Bütün zaferler, başarılar önce hayal edilir. Hakikate giden yolun ilk adımıdır hayal...Bir de “Büyük Türkçe Sözlük” hayalinin, bütün Türklerin hayali olduğunu düşünün... Demek ki, hayal bir güçmüş...

 

 

Temennilerim hayalse eğer...

Sihirli lâmba ve uçan halı gibi ancak masallarda sözü edilebilecek gerçek dışı, uçuk kaçık ve hayatta bulunması imkânsız talepler mi?

Gerçekleştirilmesi mümkün, hattâ şart olan tedbirler mi? Takdir sizin...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mizah... - Sayı 113
Hesaba Çekilmeden... - Sayı 112
Hicret ve Firar... - Sayı 111
"Bizim Yunus"... - Sayı 110
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (113):
Türk mizahı...
Nasrettin Hocaya sormuşlar:
-Adam olmayı ne sağlar?
-Kulağını kemale erdirmek!
-Ne alâka Hocam?
-Konuşanı can kulağı ile dinleyen kişi ve kendi ağzından çıkanı duyan kişi adamdır!
Nasrettin Hoca (yaşasaydı derdi ki): KARDELEN 32 YILDIR, "FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE" SESLENİYOR, DUYANLAR ELİNİ KALDIRSIN!


Son Eklenen Yorumlardan
 Şiirsel... Sanat....

 A m i n ....

 Şiir çok güzel.Yazana da yayınlayan dergiye teşekkür ederim.... Nübar Eldarqızı

 Çox sağ olun , hörmetli dergi jürileri var olun... Elnur

 teşekkürler,Kardelen dergisi... Lütviyye


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tamamlığın Şartları
Azizim
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Hesaba Çekilmeden
Bizim Milletçe İhtiyacımız Bir Tane
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Dilenci Çocuk
Arayış
Adaleti Sağlayacak Ruh
Bir Gün


Yavuz Sert - Adalet Mülkün Temeli...
Ali Erdal - Hesaba Çekilmeden
Kadir Bayrak - Adaleti Sağlayacak R...
Sinan Ayhan - Liyakatin Kökleri ve...
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın Şartları
Fatma Pekşen - Cılga
Ahmet Mahir Pekşen - Allah
Dergi Editörü - Bizim Milletçe İhtiy...
Site Editörü - Metaverse Dünyasında...
Mehmet Hasret - Hayatı Dram Yapan Ce...
Necdet Uçak - Bak Şu Çocuğa
Necdet Uçak - Zor Ha Zor
Altan Atan - Mezarımı Taştan Oyun
Kardelen Dergisi - Gelecek Sayı Konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
M. Nihat Malkoç - Cüzdanların Değil, V...
Hızır İrfan Önder - Selâm Sana
Ayhan Aslan - Helezon
Ayhan Aslan - İnceleme
Ayhan Aslan - Makyaj
Mehmet Balcı - Kardeşlerim
Mehmet Balcı - Gideceğiz
Ahmet Çelebi - Aynada Gördüm
Muhsin Hamdi Alkış - Güzel Ahlâk ve Liyak...
Kubilay Ertekin - İçteki Biden, Macron...
İbrahim Şaşma - Göğe Bakmaya Çağır
Ahmet Değirmenci - Arayış
Büşra Doğramacı - Liyakat Makamı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Liyakat
Mahmut Topbaşlı - Bayrak Oldu Çanakkal...
Erdal Kozankaya - İmamesi Kopmuş Tespi...
Erkan Karakaya - Yıldızlarca Sen
Mertali Mermer - Ondokuzuncu Kış
Cemal Karsavan - Hepsi Candan Fazlası
İlkay Coşkun - Liyakatin Gücü
İlkay Coşkun - Su Uykusu Üzerine De...
Turgut Yıldızan - Usta Olmak Zor Be Do...
Özkan Aydoğan - Azizim
Harun Mermer - Hayat
Zülal Ceylan - Çocuksam
İlknur Eskioğlu - Sev
İlknur Eskioğlu - Ben Hurca Kasabası
Umut Rehberi - Tebessüm
Heybet Akdoğan - İki Kapılı Hana Sığı...
Vahid Aslan - Turan Ordusu
Selahaddin Yıldız - Nasihat
Mehmet Erdal - Kardeşlerin Esir Kam...
Fatma Özger Bilgiç - Ayrılık Zormuş
Mustafa Birgül - Şâh Damar
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10362185
 Bugün : 2386
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 556583
 Bugün : 62
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 80
 112. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
Son Güncellenme: 8 Şubat 2022
Künye | Abonelik | İletişim