Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     293 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mucize
Kürsü Kainatın Efendisi

  Sayı: 107 -

(Mucize bahsi devam ediyor)

Muaz Bin Cebel:

Allahın Resûlü Tebük seferinde sahabilerine emir buyurdular: “İnşallah yarın Tebük çeşmesine varırız. Varışımız, kuşluk zamanından evvel olamaz. İçinizden kim evvel varırsa suya el değdirmesin, benim gelmemi beklesin!” Biz suya varınca gördük ki, bizden önce iki kişi gelmiş… Su da gayet zaif akıyor. Allahın Resûlü o iki kişiye suya el değdirip değdirmediklerini sordular ve değdirmiş oldukları cevabını alınca üzüldüler ve onlara darıldılar. Sonra sudan biraz alıp bir kaba koydular. O kapta mübarek ellerini ve yüzlerini yıkadılar ve o suyu çeşmeye döktüler. O anda çeşmenin suyu o kadar gür akmaya başladı ki, gelen içti, giden içti ve herkes kandı.

Muaz Hazretlerinin anlattığı bu hâdisenin sonunda Allahın Resûlü, kendisine hitap buyuruyorlar:

“–Yâ Muaz, eğer ömrün olur da uzun yaşarsan, buraların bağ, bahçe ve bostanlarla dolduğunu görürsün!”

Bu mucizeye bağlı ikincisi de, ayniyle dedikleri gibi olmasıdır. O kurak toprak, birdenbire suyun artması yüzünden, bağlık, bahçelik oldu.

Hudeybiye yürüyüşünde de aynı harika… İslâm askerleri oradaki suya hücum edip onu kuruttular ve Allahın Resûlüne suyun bitmesinden ötürü yakındılar. Hemen tirkeşlerinden bir ok çıkarıp kaynak noktasına konulmasını emrettiler. Emirleri yapıldı ve su kaynamaya başladı. Dönüşlerine kadar durmadan kabardı.

Arve isimli sahabiden rivayet edilmiştir ki, Allahın Resûlü, bir kovadan abdest almışlar, mübarek ağızlarını yıkamışlar ve suyunu kovaya dökmüşlerdir. Sonra da bu kovadaki suyun kuyuya dökülmesini emretmişlerdir. Tirkeşlerinden bir ok çıkarıp kuyuya atmışlar ve ellerini duaya kaldırmışlar… Kuyunun suyu öyle yükselmiş ki, sahabiler, elleriyle tas tas, ağzından almaya başlamışlar…

Buna benzer daha nice nakil mevcuttur. Enes bin Malik:

–Saadet devrinde buna benzer bir kıtlık yılı oldu. Bir Cuma günü Allahın Resulü hutbedeyken bir arabî ayağa kalktı ve haykırdı: “Malımız helâk oldu ve çoluk çocuğumuz acından kıvranmaya başladı. Bizim için Allaha dua et!”... Allahın Resûlü, mübarek ellerini dua âlemine kaldırdılar. Havada tek bir bulut parçası yoktu. Nefsimi kudret elinde tutan Allaha yemin ederim ki, göklere dağlar gibi bulutlar yığılıncaya kadar ellerini dua vaziyetinden çekmediler, aşağıya indirmediler ve minberden inmediler. Bu vaziyette mübarek sakallarından da gözyaşı inmekteydi. Yağmur başladı. Bir hafta devam etti ve öbür cumaya dek sürdü. Bu defa yine aynı arabînin fazla yağmurdan şikâyeti üzerine yine dua buyurdular: “Yârabbi, yağmuru etrafımıza dağlar ve tepeler üzerine ve derelere yağdır!”... Bulutlar Medine üstlerinden çekilip etrafını ve toprakları hedef tutmaya başladı. O muazzam yağmurun haberi her taraftan duyuldu ve bir ay müddetle dereler, çağlayanvâri aktı.

Abdullah bin Abbas nakliyle Hazret-i Ömer’den:

–Son derece sıcak bir günde Tebük gazâsına çıkmıştık. Büyük bir susuzluk başladı. Kimsenin kimseye verebileceği tek damla kalmadı. O hale geldik ki, bazılarımız devesini kesip bağırsaklarından bir kaç damla emilecek bir madde aramaya başladı. Ebu Bekr Hazretleri, Allahın Resûlüne, dedi: “Allah dua etmeyi sana şiar kılmıştır. Bizim için dua et!”... Buyurdular: “Ya Ebu Bekr, dua etsem memnun olur musun?” Cevap: “Elbette ey, Allahın Resûlü!”... Ellerini kaldırdılar ve yağmur başlayıncaya kadar indirmediler. Yağmur sade İslâm ordusunun bulunduğu saha üzerine yağdı ve bütün insanlar kanıncaya kadar ve kaplar doluncaya kadar sürdü.

Peygamber amcası Ebu Talib’den bir nakil de, “Zilmecaz” isimli bir yerde kendisinin susadığını, susuzluktan Kâinatın Efendisine şikâyet ettiğini, Allahın Resûlünün devesinden indiğini, Ebu Talib’i ardınca çektiğini ve kupkuru yerde birden bire su göstererek “iç, yâ amcam!” dediklerini bildirir. (Devam edecek)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mucize... - Sayı 109
... - Sayı 108
Mucize... - Sayı 107
Mucize... - Sayı 106
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Sessiz çığlık
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9236203
 Bugün : 282
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 540138
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 42
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim