Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     408 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj


Kürsü Kainatın Efendisi

  Sayı: 108 -

(Mucize bahsi devam ediyor)

 

Mucizeleri içinde bir çeşidi de az yemeği çoğaltmalarıdır.

Buhârî ve Müslim yoliyle Câbir Hazretleri:

–Allahın Resulü, Hendek gazâsında bulunuyorlarken, zevceme sordum: “Yiyecek bir şeyimiz var mı? Allahın Resulü açlıktan mustarip bulunuyorlar!” Zevcemin bir miktar arpası varmış… Değirmene koyup çekti. Bir de koyunumuz vardı; onu da kesip pişirdik. Allahın Resulüne gidip kendilerini ve tensip buyuracakları birkaç sahabîyi davet ettim. Allahın Resulü “ben gelmedikçe yemeğinizi ocaktan indirmeyiniz! Hamurunuzu da ocağa sermeyiniz!” buyurdular. Sonra dönüp Hendek’te kim varsa “Gelin Câbir’in yemeğine gidelim!” diye herkesi birden davet ettiler. Davete katılanlar 1000 kişiye vardı. Allahın Resulü geldiler ve ocakta kaynayan tencereye, mübarek ağızlarından bir yudum kattılar. Hamura da aynı şeyi tatbik ettiler. Allaha and içerek söylüyorum ki, 1000 kişi birden, sırayla kaplarına yemek koyup yedikleri ve doydukları halde tencere dopdolu kaldı. Arpa ekmeği de, koparıla koparıla yenilmiş olmasına rağmen eksilmedi.

Enes Bin Malik:

–Ebu Talha, zevcesine dedi: “Allahın Resulünün seslerini zaiflemiş hissettim. Aç olduklarını sezinledim. Hiç yanında yenecek şey var mı?” Zevcesi “evet!” dedi ve bir iki tane yuvarlak pide çıkarıp verdi. Pideleri bir beze sardılar ve koltuğuna sıkıştırıp Kâinatın Efendisine gönderdiler. Allah Resulünün huzurlarına vardım. Yanlarında bazı kimseler vardı. Selâm verdim. Beni görünce “Ebu Talha mı gönderdi?” dediler. “Evet!” dedim. Etrafındakilere “gelin!” buyurdular ve onlarla beraber çıktılar. Ben de önlerince yürümeye başladım. Hızla Talha’ya varıp durumu anlattım. Ebu Talha, zevcesine “Allahın Resulü buraya geliyorlar. Kendilerine takdim edebilecek hiçbir şeyimiz yok! Hâlimiz ne olacak?” dedi. Ümm-ü Selim “Allah ve Resulü bilir!” diye cevap verdi.

Enes Bin Malik Hazretleri nakline devam ediyor:

–Ebu Talha fırlayıp Allahın Resulünü karşılamaya koştu ve evine getirip zevcesine hitap etti: “Ya Ümm-ü Selim; evde ne varsa getir!” O da koltuğundaki pideleri ortaya çıkardı. Onları parçaladılar. Ümm-ü Selim biraz yağ getirip pidelere sürdü. Allahın Resulü bereket duasında bulundular ve herkesi yemeye teşvik ettiler. Gelenler 70 veya 85 kişiyi buluncaya kadar yemek devam etti ve iki pide parçasıyla bu kadar insan doydu.

Ebu Hüreyre:

–Tebük gazâsında, susuzlukla beraber açlık da Müslümanları kavurmaya başlamıştı. Hazret-i Ömer, Resuller Resulüne hitap etti: “Emret, herkes, elinde rızkı adına ne varsa getirsin! O getirilecek şeyler üzerine dua et ve bereketli olmalarını dile!” Allahın Resulü bu teklifi uygun buldular ve yere bir örtü döşetip herkesin elindeki yiyecekleri bu örtü üstüne koymasını istediler. Herkes, nesi kalmışsa getirdi ve örtüye koydu. Bütün sahabîlerin örtü üstünde toplanan yiyecekleri pek az şey tutmuştu. Sahabîleri topladılar, dua buyurdular ve “herkes yemeğini alsın!” diye emrettiler. Yemek, alındıkça çoğalıyordu. Askerler arasında doymadık kimse kalmadı. Herkes yeyip doydu ve örtünün üstü hâlâ yiyeceklerle dopdolu kaldı. Allahın Resulü buyurdular: “Allahın birliğine ve Resulün hak olduğuna inandıktan sonra bu tecellilere şahit olan kimseler için cennet yolları açıktır!”

İmam-ı Buhârî ve Müslim yoliyle Enes Bin Malik:

–Allahın Resulü, Mü’minlerin Annesi Hazret-i Zeyneb’i aldıkları zaman, annem biraz hurma, yağ ve unla bir yemek pişirip bana verdi ve dedi: “Bu yemeği Allahın Resulüne götür, annem size selâm etti ve bunu size takdim etti, de!” Tenbih edilen şeyleri yaptım ve yemeği Kâinatın Efendisine takdim ettim. Yemeği oracığa bırakmamı ve dışarıya çıkıp kimi görürsem davet etmemi emrettiler. Adlarını söyledikleriyle beraber, rastladığım herkesi davet ettim. Dönünce gördüm ki, ev gelenlerle taşacak gibi oldu. 300 kişi kadar vardı. Allahın Sevgilisi, ellerini uzatarak yemeye koyuldular ve dua ettiler. Gelenleri onar onar sofraya çağırdılar ve buyurdular: “Herkes, kendisine yakın noktadan, Allah adını anarak yemeye başlasın!”

Enes Bin Malik Hazretleri devam ediyor:

–Herkes arzu ettiği kadar yiyip doydu. Yemek bitince Allahın Resulü, “sofrayı kaldırın!” diye emir buyurdular. Ben de koşup kaldırdım. Ama, sahanda, sofraya koyduğum zaman mı, kaldırdığım zaman mı daha fazla yemek bulunduğunu anlayamadım.

Câbir Hazretleri:

–Bir gün, Allah Resulünün huzurlarına bir adam çıkageldi ve biraz yemek istedi. Âlemin Fahri, kendisine, bir miktar arpa hediye ettiler. O adam, zevcesi ve misafiri, bu arpayı öğütüp yiye yiye bitiremediler. Nihayet adam meraka düşüp arpayı tartmaya kalktı. Tartar tartmaz da arpa tükeniverdi. Vaziyet Allahın Resulüne haber verilince şöyle buyurdular: “Eğer arpayı ölçmeseydiniz, o, siz kaldıkça kalırdı.”

İmam-ı Müslim yoluyla yine Câbir Hazretlerinden öğreniyoruz ki, Ümm-ü Mâlik Hazretleri Allahın Resulüne bir miktar yağ hediye etmişti. Tulumdan parça parça yağ alınır ve içindeki yağ tükenmek bilmezdi. Bir gün evdekiler tulumu, fazla yağ almak için sıktı ve yağın birdenbire tükendiği görüldü. Hâli, Allahın Resulüne anlattıkları zaman, şu cevabı aldılar:

“– Eğer tulumu olduğu gibi bıraksaydınız yağ tükenmezdi!”

Bu iki hâdiseye karşı İmam-ı Nevevî tefsiri:

“– Arpayı tartmakla tulumu sıkmak, Allaha tevekkül ve esrara riayet sırrına aykırıdır.”

Ebu Hüreyre:

“– Allahın Resulü, bana, Suffâ Ehlini çağırmamı emrettiler. Ben de onları toplayıp huzura çıkardım. Önümüze bir çanak içinde küçük bir yemek koydular. Muradımızca yedik ve doyduk. Sonunda çanaktan bir zerre bile eksilmediğini gördük.”

Allahın Resulünün mucizelerinden biri de ölüyü diriltip onunla konuştukları ve küçücük çocukların, Peygamberliklerine şehadet ettikleridir.

İmam-ı Beyhakî rivayetine göre:

Allahın Resulü birini İslâm’a davet ediyorlar. Adam diyor ki:

“– Ölen kızımı dirilt de sana iman edeyim!”

Âlemin Fahri, ona “kızının kabrine götür beni!” dediler. Kabrin başına geçtiler ve ölüye ismiyle hitap ettiler. Mezardan ses geldi:

“–Evet, ey, Allahın Resulü!”

Devam buyurdular:

“–Dünyaya dönmek ister misin? Bundan memnun olur musun?”

“–Vallahi hayır, ey, Allahın Resulü; ben âhireti dünyadan ve Hakkın huzurunu anne ve babamınkinden üstün buldum!”

Hazret-i Âyişe:

–Bir gün Allahın Resulü, mahzun ve kederli, mezarlık bir yere gittiler ve oradan, mes’ut ve neşeli döndüler. Dediler: “Rabbimden diledim: Annemi dirilt! Diriltti. Bana iman getirdikten sonra annem yine eski hâline döndürüldü.” (Devam edecek)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Hususilik... - Sayı 113
Hususilik... - Sayı 112
Hususilik... - Sayı 111
Hususilik... - Sayı 110
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (113):
Türk mizahı...
Nasrettin Hocaya sormuşlar:
-Adam olmayı ne sağlar?
-Kulağını kemale erdirmek!
-Ne alâka Hocam?
-Konuşanı can kulağı ile dinleyen kişi ve kendi ağzından çıkanı duyan kişi adamdır!
Nasrettin Hoca (yaşasaydı derdi ki): KARDELEN 32 YILDIR, "FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE" SESLENİYOR, DUYANLAR ELİNİ KALDIRSIN!


Son Eklenen Yorumlardan
 Şiirsel... Sanat....

 A m i n ....

 Şiir çok güzel.Yazana da yayınlayan dergiye teşekkür ederim.... Nübar Eldarqızı

 Çox sağ olun , hörmetli dergi jürileri var olun... Elnur

 teşekkürler,Kardelen dergisi... Lütviyye


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tamamlığın Şartları
Azizim
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Hesaba Çekilmeden
Bizim Milletçe İhtiyacımız Bir Tane
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Dilenci Çocuk
Arayış
Adaleti Sağlayacak Ruh
Bir Gün


Yavuz Sert - Adalet Mülkün Temeli...
Ali Erdal - Hesaba Çekilmeden
Kadir Bayrak - Adaleti Sağlayacak R...
Sinan Ayhan - Liyakatin Kökleri ve...
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın Şartları
Fatma Pekşen - Cılga
Ahmet Mahir Pekşen - Allah
Dergi Editörü - Bizim Milletçe İhtiy...
Site Editörü - Metaverse Dünyasında...
Mehmet Hasret - Hayatı Dram Yapan Ce...
Necdet Uçak - Bak Şu Çocuğa
Necdet Uçak - Zor Ha Zor
Altan Atan - Mezarımı Taştan Oyun
Kardelen Dergisi - Gelecek Sayı Konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
M. Nihat Malkoç - Cüzdanların Değil, V...
Hızır İrfan Önder - Selâm Sana
Ayhan Aslan - Helezon
Ayhan Aslan - İnceleme
Ayhan Aslan - Makyaj
Mehmet Balcı - Kardeşlerim
Mehmet Balcı - Gideceğiz
Ahmet Çelebi - Aynada Gördüm
Muhsin Hamdi Alkış - Güzel Ahlâk ve Liyak...
Kubilay Ertekin - İçteki Biden, Macron...
İbrahim Şaşma - Göğe Bakmaya Çağır
Ahmet Değirmenci - Arayış
Büşra Doğramacı - Liyakat Makamı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Liyakat
Mahmut Topbaşlı - Bayrak Oldu Çanakkal...
Erdal Kozankaya - İmamesi Kopmuş Tespi...
Erkan Karakaya - Yıldızlarca Sen
Mertali Mermer - Ondokuzuncu Kış
Cemal Karsavan - Hepsi Candan Fazlası
İlkay Coşkun - Liyakatin Gücü
İlkay Coşkun - Su Uykusu Üzerine De...
Turgut Yıldızan - Usta Olmak Zor Be Do...
Özkan Aydoğan - Azizim
Harun Mermer - Hayat
Zülal Ceylan - Çocuksam
İlknur Eskioğlu - Sev
İlknur Eskioğlu - Ben Hurca Kasabası
Umut Rehberi - Tebessüm
Heybet Akdoğan - İki Kapılı Hana Sığı...
Vahid Aslan - Turan Ordusu
Selahaddin Yıldız - Nasihat
Mehmet Erdal - Kardeşlerin Esir Kam...
Fatma Özger Bilgiç - Ayrılık Zormuş
Mustafa Birgül - Şâh Damar
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10362071
 Bugün : 2272
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 556583
 Bugün : 62
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 80
 112. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
Son Güncellenme: 8 Şubat 2022
Künye | Abonelik | İletişim