Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3838 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Eme?in kar?yly?ynyn ve hakkynyn Verilmesi
Hidayet Diler

  Sayı: 55 - Ocak / Mart 2007

Ülkemizde, kronikleşmiş bir hastalık halini alan enflâsyon nihayet tek haneli oranlara indi. Ancak enflâsyon hesabında da, millî gelir hesabında da adil olmayan bir değerlendirme yapılmaktadır.

Enflâsyon tek rakamlı sayılara çekildi denilerek memura, işçiye yapılan ücret artışları yılda iki dönem halinde % 23'ler seviyesinde tutulmaktadır. Ama öte yandan devletin topladığı vergilerin % 50 oranında arttığından bahsedilmektedir. Devletimiz yetkilileri, akaryakıta zam yapılırken bu millete dünyanın en pahalı akaryakıtını kullandırdığının farkında değil midir? ABD halkı bizden fakir değil ama benzini 1 YTL den daha ucuza alıyor.
Pazara çıkan halkımız, enflâsyonun hiç de %2-3 seviyesinde olmadığını görüyor. Geçen sene aldığımız sebze meyve bu sene en az % 50 daha pahalı. Ekmek 30 kuruştan, 50 kuruşa çıktı. Kiralar ise iki katına çıktı. Vatandaş her gün beyaz eşya almıyor ki...

Eğer âdil bir enflâsyon değerlendirmesi yapılmak isteniyorsa, asgarî ücretli ve orta gelirli ailelerin bir aylık maaşını nerelere harcadığı incelenir, bir sene boyunca takip edilir, enflâsyondan ne kadar etkilendiği hesaplanır ve özellikle dar gelirli kesim korunacak şekilde ücretler ve zamlar belirlenir. Sosyal devlet anlayışı bunu gerektirir. Aylık geliri 3000 YTL olan birine % 2 artış yapılırsa 60 YTL, 500 YTL aylığı olan birinde ise 10 YTL maaş artışı görür. Buna artış demek dar gelirliyle alay etmek değil midir? 10 YTL ile hangi ihtiyacını karşılayabilir insan?

İşveren kesimi TÜSİAD, MÜSİAD gibi kuruluşları ile hükümetten tavizler kopardıkları ölçüde memnunlar. İstikrar onlar için de çok önemli. Hele hele makine kullanarak otomasyon ve bilgisayar sayesinde daha çok kazanç elde ettikleri için memnuniyetleri daha da artmaktadır. Çalıştırdıkları elemanlarına, "Ben bu sene daha fazla kazandım. Bu kazançta sizin de payınız var. Size de şu kadar ikramiye veriyorum" diyen kaç işveren var?

Yürüyen bantlarda işçilerini robot gibi çalıştıran ABD, AB, Japonya, Rusya, Çin gibi ülkeler, bizim işverenimize de örnek oldu. Daha önce 100 kişi ile yaptığı işi ikiye katladığı halde işçi sayısını yarıya indirip, işçisine ücret artışı yapmadan çalıştıran işveren, nasıl gönül huzuru duyabilir? Biz farklı bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim işverenimiz, eğer Allah korkusu varsa, hesap gününe inanıyorsa çalıştırdığı elemanını sömürmeyi düşünemez. Haksız kazancın onun için cehennem yakıtı olduğunu bilir.

Özellikle gelişmiş ülkeler, bugünkü zenginliklerini sömürdükleri, Afrika'dan götürüp, köle olarak çalıştırdıkları zavallı insanlara borçludurlar. Çok az emek sarf ettikleri halde, teknoloji kullanarak ürettikleri malları pahalıya satarak bu zenginliklerini koruyorlar. Şimdi de Çin insanını, gelişmemiş ülke insanlarını düşük fiyata çalıştırıp, o ülkelerde az vergi ödeyerek, ürettikleri mal üzerinden risksiz rahat kazanç elde ediyorlar. Aslında çalışana hakkını vermemek, hak ettiğinden daha az ücret vermek de işveren açısından bir zulümdür. "Senin bu işini daha az ücretle yapacak insanlar var" zihniyeti çalışan insanların istismarına kapı açar (Hele bu sözü bir başbakan söylerse...). Bizim özlediğimiz anlayış, çalışana "teri kurumadan hakkını verecek" anlayıştır.  Daha az çalışarak evine insanca yaşayacağı ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir ücret götürmesini ve ailesine daha fazla zaman ayırabileceği, ibadetlerini yapacağı vaktinin daha çok olmasını sağlayacak anlayıştır. Bizim medeniyetimiz insanın en şerefli mahlûk olmasını esas alır. Bunun şartları hazırlanır. Buna rağmen aşağılık olmayı seçene ne denir? "Yaşasın zalimler için cehennem..."


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Site Edit?r?    11.02.2008
Yorum : Hidayet bey, uyarı için teşekkürler, gerekli düzeltmeyi yaptım.




Ekleyen : hidayet diler    07.02.2008
Yorum : Dikkatimizden kaçmış maalesef .. .Ücret artışlarının...%2-3 seviyesinde tutulduğu ... ve enflasyonun hiç de %2-3 seviyesinde olmadığından bahsettiğimiz ikinci paragraftaki bu sayılar %23 olarak çıkmış... Özür diliyor, okuyucumuzun dikkatine sunuyorum. Hidayet Diler





 
Adalet yerini bulsun... - Sayı 79
En güçlü... - Sayı 76
Yapılan-Yapılmayan-Yapıla... - Sayı 75
28 Şubat (hangi) kurallar... - Sayı 73
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Su gibi aziz ol
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16745479
 Bugün : 320
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 729185
 Bugün : 120
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 299
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim