Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4265 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

G?ndeme Dair
Site Editörü

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

 

Ülkemiz son günlerde çok yoğun bir gündeme sahip. Bir tarafta ikti-dardaki partiye açılmış bir dava süreci, diğer tarafta Ergenekon olarak isimlendirilen bir soruşturma...

Son aylardaki gündeme bakarsak sürekli bu iki olayın tartışıldığını görüyoruz. Bazen biri öne geçiyor, bazen diğeri...

Son gözaltı ve tutuklamalar sonrasında Ergenekon soruşturması tartışmasız gündemin ilk sırasına yerleşti. Görsel ve yazılı medyada en çok bu soruşturma ele alınıyor. Gazete köşelerinde en çok bu konu ve ona bağlı konular işleniyor.

Ancak dikkati çeken nokta, medyanın farklı kesimlerinin olaya farklı açılardan bakmakta olması. Örneğin bir gazete soruşturma sürdüğü için konuya müdahil olmamayı savunarak çok haber yapmadığı için eleştiriliyor, diğer bazı gazeteler soruşturma hakkında herkesten önce bilgi almalarına dayanılarak taraf olmakla suçlanıyor, diğer bir kısım da örgüte yakınlık ile...

Gördüğünüz gibi medyada göze batan bir şekilde tarafgirlik söz konusu. Her medya grubu kendi işine gelen şekilde olaylara yaklaşıyor.

Bizim “işimize gelen” ise Hakk'tır. Medya içinde de işine gelenin Hakk olduğu, önemli olanın Hakk'ın yerini bulması deyip bu doğrultuda çalışanlar, bu “tarafı” tutanlar da var çok şükür. O yüzden bazı şeyler eskisi gibi değil artık.

Bir de olayın halka bakan yönü var. Halkın büyük oranda Hakk tarafında olduğunu biliyoruz ama yine de bir kısmı belki samimi çekincelerden, belki art niyetten, olanları sanki kendilerine zarar gibi görüyorlar. Ancak yine de halk arasında medyada olduğu kadar kesin bir çekişme gözlemlenmiyor. Belki de bunun nedeni, olanların sonucunda medya gruplarının kayıp veya kazançlarının çok fazla miktarlarda olabileceğidir.

Peki, sizce halk sadece olanı gün boyu internetteki haber sitelerinden veya akşam eve geldiğinde haber bültenlerinden izlemekle mi yetinmeli? Dünya görüşü olarak karşı olduğu birisi gözaltına alındığında sevinip “vay be, nasıl da içeri aldılar adamı?” mı diyecek? Veya aynı görüşü paylaştığı biri serbest bırakıldığında sevinçten havaya mı zıplayacak?

Bana kalırsa “Hakk” tarafında olanların yapmaları gereken asgarî şeyler var.

Sami Hacıoğlu, 3 Ağustos 2007 tarihli Yeni Şafak’ta “Pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir” başlıklı bir makale yazdı. Makalesinde aslında iyilerin fazla olduğunu ancak bunların çoğunun pasif iyi olduğunu belirtiyor. Peki pasif iyilerin ne gibi bir “kötülüğü” var? Okuyalım: “...kötüler aktif iyilerden rahatsız oldukları halde pasif iyilerden rahatsız olmuyorlar. Hatta bırakın rahatsız olmayı, onlardan hoşnut ve razılar. Çünkü pasif iyiler kötülerin kötülüğüne ses çıkarmıyorlar. Onların kötülüğü yaymalarına aldırmıyorlar. Onların kötü olmasından rahatsızlık duymuyorlar. Pasif iyilerin göz ardı ettikleri bir gerçek var: İyiliğin pasif olduğu her yerde, kötülük kendiliğinden aktif hale geliyor. Bu kötülüğün tabiatı icabıdır. Kötülük karanlık gibidir. Bizatihi var değildir. Aydınlığın yokluğu halidir. Demek ki, iyiler sönük veya patlak lamba gibi değil, ışık veren açık bir lamba gibi olmalıdır”.

Aslında benim söylemek istediğim de buydu. Yani Hakk tarafında olanlar olana bitene seyirci kalmamalı. Pasif iyilikten aktif iyiliğe geçmeliler.

Bunun nasıl yapılacağının bir formülü yok. Ama daha önce de verdiğim bir örneği yineleyeyim; sizin hakkınıza saygı duymayan, sürekli sizin inançlarınızla ilgili haberler yapıp gündemi değiştirerek bazı insanları da gereksiz yere korkutan medyaya, onların gazetelerine destek vermemek meselâ... Bir gazetenin ücreti nedir, elli kuruştan ne olacak hiç demeyin. Bugün amiral gemi adı ile bilinen gazetenin satışları birden yüz bin düşsün, bakın neler olur?

Bir de bizim hakkımızı kendi hakları gibi savunanlara destek verilmesi gerekiyor elbette. Bugün medyanın gücünü görmemek mümkün değil. Bu doğrultuda “aktif” olarak bir şeyler yapılmalı...

Burada örnek olarak medyayı verdim ancak bu örnekler arttırılabilir. Yetişmiş elemanın değeri ne kadar göz önünde bugün değil mi? Hakkı gözeten bir savcının olması nasıl bazı şeyleri değiştiriyor? O zaman bir diğer konu bu şekilde insanlar yetiştirmek veya yetişmelerine yardımcı olmaktır.

Yapılabilecekler veya yapılması gerekenler elbette yukarıda verdiğim örneklerle sınırlı değil. Her insan kendi cephesinden olaya baktığı zaman elbette aktif olabileceği bir konu bulabilir. Burada önemli olan olaylara uzaktan bakıp pasif kalmamak gerektiğinin bilincinde olmak..

* * *

Kardelen'i en baştan beri takip edenler için “Acıyorum” çok şey ifade eder. Kısa, vurucu, etkili olarak özetleyebiliriz Acıyorum yazılarını..

Yıllardan sonra yazarımız Sinan Ayhan ilk Kardelen'den itibaren tüm Acıyorum’ları ve onun gibi kısa yazıları bir araya getirdi. Hangi sayıda hangi tarihte yayınlandığı bilgileri de titizlikle bu arşiv çalışması içine alınmış durumda. Allah ondan razı olsun, bize düşen de bu arşivi internet sitemize taşımak. Bu konudaki hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz, önümüzdeki günlerde tüm Acıyorum'lara internet sitemizden ulaşabileceksiniz. Bu çalışmayı yapan sevgili Sinan Ayhan'a tekrar teşekkür ederim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : emre    07.10.2008
Yorum : yazdıklarınıza katılıyorum ve diyorum ki biz tepkimizi göstermezsek hain emelli şahısların politikaları ile güdülmeye mecburuz demektir. Eergenekon gibi büyük bir terör örgütüne karşı cesurca savaş açanları da yürekten kutluyorum. İlk defa milletimiz; korkusuzca herşeyin üstüne gidebilen bir devlet gördü. Biz de destek olmalıyız ki ak ve kara ortaya çıksın. Zaten bütün patırtının gündemin değiştirilmesine yönelik olduğunu esefle görüyor ve kınıyorum. Attığımız her adımın yanlış atıldığı takdirde masum insanların hayatına mal olacağını da bilmeli ve duyarlı olmalıyız tşk.





 
Maariften eğitime... - Sayı 105
Yolun sonu... - Sayı 104
Sağlık olsun... - Sayı 103
Bosnayı çok seviyoruz... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7780992
 Bugün : 1940
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514485
 Bugün : 73
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 62
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim