Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3598 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Yazarymyzla r?portaj
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

İlk hikâyesi dergimizde yayınlanan Bedran Yoldaş ile (timeturk.com) isimli internet sitesinde bir röportaji yapıldı (04.10.2009 - 15:22). . Yazarımız, Asım Öz’ün sorularına cevap verdi. Bun röportajın ancak bir kısmını yayınlayabiliyoruz:

Asım Öz: Renklerin Aristokrat Baskısı ile öykü kervanına katıldınız. Ne zaman, nasıl başladın yazmaya?

Öykü yazmaya 2000’li yılların başında başladım. İlk hikâyem Mart 2000’de Bilecik’te yayın hayatını sürdüren Kardelen dergisinde yayımlandı. İlk hikâyemin yayımlanması bana güç verdi. Tabiî ki bu arada kıymetli yazarlarımızdan Metin Önal Mengüşoğlu ve Cevat Akkanat’tan yazmaya teşvik edici destek ve yardım gördüm.

Yazmak için sizi heveslendiren özel durumlar var mı?

Özellikle hüzünlü olduğum anlarda daha çok yazıyorum.

Peki neden öykü?

Öykü hayatın içinde, yaşaya gelen bir gelenek. Yazılı ve sözlü. Bende bu gelenekte karınca kararınca bir nebze de olsa omuz vermek istedim. Küçüklüğümüzde büyüklerimizden hikâyeler dinleyerek büyüdük. Sanırım bunun etkisi var. Öykü hayatın içindeki pötikarelerde gizli. Bunu yakaladığınızda ister istemez yazıya dökme ihtiyacını hissedersiniz. Öykü "ayrıntıların pötikarelerin ilgi alanına çekildiği bir çalışmadır" diyor üstad Metin Önal Mengüşoğlu. İşte hayatın içinde bu pötikareleri yakalamak en önemlisi...

Küçük insanı, yıkık insanı anlatıyorsunuz genelde. Ama umutsuz değil bu insanlar. Akan, değişen bir yaşamın içindeler. Neden yaşamın bu kesiti?

Yaşadığımız kentin, bölgenin karakteristik özelliklerini taşıyor da diyebiliriz. Hayatın insanlara yüklediği ağır yükün toplumsal yansımasında hep bu tür insanlarla karşılaştığım için belki de. Diyarbakır sokaklarından hayata bakışın, özellikle de son dönemde yaşanan olumsuzlukların insanlar üzerindeki yansımaları. Yaşamdan kesitler yani. Bizim gerçeğimiz. Yaşanan olumsuzlukları olumlamanın tek yolu "umudu" aşılamaktır. Genelde hikâyelerimi yaşanmış olaylardan alıyorum.

Edebiyat ve politika ilişkisi üzerine neler söylersiniz?

Sanatın politikadan bağımsız olması lazım gelir diye düşünüyor insan. İşin bir de aması var yoğrulduğunuz düşünce ve fikirler yumağında bundan ne kadar imtina edebilirsiniz doğrusu bilemiyorum.

Kürtçe edebiyat ve folkloru ile ilişkin nasıl ne düzeyde?

Kürtçe edebiyat ve folkloru ile olan ilişkim maalesef gözlemden öteye gitmiyor.

Kürtçe yazını takip ediyor musun?

Hayır. İsterdim ama gazete ve dergilerde kullanılan dili anlamakta zorluk çekiyorum.

Öykülerinizde gelinlerin önemli bir yer tutmasını nasıl anlamamız gerekir?

Gelinler yaşamın nazeninleri. Çile çekenleri. Topluma yön verecek yeni nesillerin yetişmesinde birinci derecede rol alan, alacak olan anneler.

Öykü karakterlerinize koyduğunuz adlar üzerinde de bir hayli durduğunuzu düşünüyorum. Sıradan adların yanı sıra Kader ve Aciz gibi ilginç adlar da çıkıyor okurun karşısına...

Öykü ile bütünleştirmek istediğimden karakter isimlerini de uygun olanlardan seçiyorum. Dikkatiniz çektiğine göre bunda bir nebze de olsa başarılı olmuşum demek.

Tek boyutlu hale gelen insanı, mesleki yabancılaşmayı ve toplumsal çürümeyi anlatıyorsun Örtü’de. . Nasıl bir dünya bu?

Zalim bir dünya. Acımasız. İnsanların değerlerini, kutsallarını yitirdiği bir dünya. Hele bu dünyada bu tür davranışları ‘bizim mahallenin sakinleri’ dediğiniz kimseler tarafından sergileniyorsa daha çok yaralıyor insanı. Bu hikâye tamamen yaşanmış olan bir olay.

Hangi yazarlarımızı seversin? Senin yazılarına katkıda bulunduğunu düşündüğün yazarlar kimler? Şunun için önemli, bir öykücünün beslendiği kaynaklar, onun biraz da geleneğin neresinde duracağı yolunda ip uçları verir bence...

Yazı hayatımda önemli gördüğüm isimler, daha doğrusu yazı hayatıma yön veren, yardımlarını esirgemeyen Metin Önal Mengüşoğlu, Cevat Akkanat başta olmak üzere Murat Soyak, Fatma Rana Çerçi, Mahmut Satılış, Ali Erdal gibi isimlerin hakkını teslim etmek gerek. Bunun yanında beslendiğim kaynaklar olarak Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Metin Önal Mengüşoğlu, Cevat Akkanat, Mustafa Kutlu, Fatma K. Barbarosoğlu, Fatma Pekşen, Yıldız Ramazanoğlu gibi yazarlarımızdan beslendiğimi söyleyebilirim.

Bazı öyküleriniz çocukluğun kıyısından besleniyor.

Çocukluk yılları hayatımızın şekillenmesinde önemli rol oynar.

Betonlaşan dünyada yaşamdan kopuyor muyuz sizce?

Hem de nasıl !.. Ne komşuluk ilişkisi kalıyor ne de insani duygular. Robotlaşan hayat kalıyor geride betonlaşma ile. Ağaçlar, çiçekler en önemlisi de toprak ile olan bağımız kopuyor. Burada suç betonda mı, betonlaşmada mı yoksa betonlaşan vicdanlarda mı? İnsanların geçirdiği değişimin bir yansıması mıdır betonlaşma? İyi hasletler, ahde vefa, kadirşinaslık, değerleri öncelemek, yitirilen değerlerle birlikte aynı zamanda açmazlarımızı da gözlerimizin önüne seriyor. Vicdani olarak rahat mıyız? Hayır. Donuklaşan zihinlerin yeknesak gel-gitleridir hayata yansıyan. Diğer bir etmen de çalışan insan sayısındaki artıştır. Çalışma şartları (statükonun gereği) ve çalışma saatleri betonlaşan dünyada yaşamdan kopuşu-muzu tetikleyen etmenler olarak ön saflardaki yerini almakta.

Bugün, kendi kitabınıza karşı artık yalnızca bir okur olarak yaklaştığınızda hangi kahramanın izini sürmeye devam etmek isterdiniz?

İnsanların sorunlarını kendine dert edinen kahramanının izini sürmek isterim.

Yazmak ve yaşamak arasındaki ilişki birbirine ne ölçüde bağlı?

Yazmak ve yaşamak aslında birbirinden ayrılmayan ikili; biri olmadan diğeri anlam ifade etmez. " İnandığın gibi yaşa ya da yaşadığın gibi inan." Biraz öncede belirttiğim gibi yazdıklarım bizzat hayatın içinde olan, yaşanan olaylar. Bu türden yazmak bana daha keyif veriyor.

Öyküde gerçekleştirmeyi istediğiniz hedef, ulaşmayı düşlediğiniz yer nedir?

İyi bir yazar olmak ve insanların yararına olacak yazılar yazmak. Faydalı olabilmek.

Yeni öyküler var mı? Edebiyatın farklı alanlarında yer almayı da düşünüyor musunuz?

Yeni öyküler olacak inşallah. Şiir de yazıyorum. Hikâye ve şiir ile hayata, insana ve hakikate doğru yolculuğum devam ediyor.

 

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çeyrek asır... - Sayı 105
Selâm... - Sayı 104
Fabrika ayarları... - Sayı 103
Teşekkür... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7769650
 Bugün : 1679
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514283
 Bugün : 57
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 64
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim