Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
Hatıra Defteri
Bedran Yoldaş

Hayat hatıra defteri

Tüm yaşanmışlıklar

Ebabil kuşları

Ve Fil sahipleri

Harman yeri açık tan yeri

Gecenin karanlığı hep şahit

Kayıtlar ezelden ebede

Yazılır hatıra defteri

 

Ömür dediğin bir var bir yok

ince uzun bir yol

Tekstürize iplikle tutturulmuş

Yamalı bohça alnımızdaki yazgı

Yap boz misali karalanmakta

Bir elimiz balda diğer elimiz nerde

Hesap notlar düştükçe kalın yazılarla

Hatıra defteri

 

Adelet Özlemi dizlerde vurgun

At nalı şans bilezikleri

Kara harman yerinde

Temmuzdan ağustosa

Bir seda

Eli kulağında

Bir ölçek bahar ısmarlanır

Tohumlar filizlenir

Göz göz toprak

Buram buram bahar kokar

İyilikler ve kötülükler bir bir

Hatıra defteri

 

Bire üç hesabı

Şaşkın bakkal hesabı

Bağdattan çıktı yola

Şamda verdi mola

Çil çil altınlar bulamaz cep

Hüzün bir diz boyu

Ameller bir bir yazılır

Hesap defteri

 

Öznesi olduk yolların

Çürük yumurta etrafta

Ya sağlamlar, anaç tavuklar nerde

Tilkiler avda

Horoz öğle uykusunda

Neme lazım

Yılan fısıltısı aramızda

Korku duvarına yazılır

Hatıra defteri

 

Ruhlar göçer bir bir

Yalnızlık hep bir

Yolculuk kervanı çıkınca yola

Defterler kapanır

Devamı iıin tıklayın
Lisan-ı Hâl
Ekrem Yılmaz

Beyaz bulutta şekil,

Derin gökteki mavi,

Hilalin nur hüzmesi,

Kendini dilleyendir.

 

Tepedeki tek ağaç,

Davardaki sızan süt,

Mercandaki kök tutuş

Tercüme eyleyendir.

 

İçimde kaynayanlar,

Dışımda oynayanlar,

Kâinat dekoruna

Yorumu ekleyendir.

 

Metne nokta konulmuş.

Mürekkebi kurumuş.

Kalem, Ana Kitabta;

Detayı söyleyendir.

 

Bana soran olmamış.

Sana da söz düşmemiş;

Hüküm Allahın bilmiş,

Sünneti derleyendir.

 

Belli: Said, şakisi...

Gelindeki takısı

Geçimdeki katkısı

Sebebi beyleyendir.

 

Yaprakları sayılmış,

Damlaları dizilmiş,

Nefesleri kesilmiş,

Rızkına terleyendir.

 

Derede ölçüm debi

Dalgada deniz dibi

Atan kâlbimin ritmi

Hep sonu gözleyendir.

Devamı iıin tıklayın
Şifa ve Vefa Arama
Necdet Uçak

Ne sigarada vefa, ne içkide şifa var,

Bulaşma sen onlara, sanmayasın sefa var.

Harap olur bedenin, günbegün yıkılırsın,

Sağlığından olursun, türlü türlü cefa var.

Devamı iıin tıklayın
Geçer
Necdet Uçak

Sevinç geçer, keder geçer, gün geçer,

Sabır ile koruk helva olurmuş.

Herkes nasibince dünyada yaşar,

Sel akıp gider de kumu kalırmış.

 

Zarar derler boşa geçen ömüre,

Pas yuva yaparmış duran demire.

Çalış, çalış, var dinlen, çalış yine,

Erken yola çıkan menzil alırmış.

 

Bismillah deyip de başla her işe,

Ömrünce yalansız, haramsız yaşa.

Özen her işine, benzetme kuşa,

İftira silinse izi kalırmış.

 

Bir geldin, bir gidişi var dünyanın,

Değeri var her saniye, her ânın.

Çıkıp gider bir gün bedenden canın,

Kader nedir dersen bilinmez sırmış.

Devamı iıin tıklayın
Anneannemin Saçları
Nihat Kaçoğlu

Dönüyor havada serçe kuşları.

Kiraz ağacıdır düşüme giren.

Irmaklara dolan rüzgârdı sesi,

Bir sincabın cevize tırmanması…

 

Ah anneannemin kınalı saçları…

Renginde baharın gül tomurcuğu…

Yağmurlar neden ağlıyor anne?

Gök kızılı karanfiller öldü mü?

Bu hangi bulut gözlerinde?

 

Bal kovuğunun yanında

Bir kelebek uyuyordu çimende;

Baktı ona, ortalık güneş kesti.

 

Yüzünde eski bir türkü büyüdü,

Genişçe gülümsedi haziran gibi,

Saçları uzayıp yüceldi göğe…

 

Sonra uçtu mavi bir cennete,

Yüzünü özledi kır çiçekleri,

Gelmez oldu pınara geyikler,

Orman perileri küstüler artık.

 

Anneannem yaşasaydı

Gözlerinden Munzur’a akardık.

Devamı iıin tıklayın
Ecel (Ölüm) Gelmeden
Mehmet Balcı

Kötü yoldan kaç,

Ak olmadan saç.

Dua et el aç,

Ecel gelmeden.

 

Sen fanisin bil,

Günahını sil,

Dua etsin dil,

Ecel gelmeden.

 

Olmazsın hakir,

Kalmazsın fakir,

Hep eyle zikir,

Ecel gelmeden.

 

Cahilleri geç,

Âlimleri seç,

Kalma sakın geç,

Ecel gelmeden.

 

Fâsıkları üz,

Temiz suda yüz,

Abdest ile gez,

Ecel gelmeden.

 

Kitabına uy,

Güzel olsun huy,

Hâk kelâmı duy,

Ecel gelmeden.

 

Çare ol derde,

Her ân her yerde,

Namerde merde,

Ecel gelmeden.

 

Haram aş tutma,

Zinaya yatma,

Hakk’ı unutma,

Ecel gelmeden.

 

Ezil de ezme,

Kimseyi üzme,

Gaflette gezme,

Ecel gelmeden.

 

Üst üste koyma,

Şeytana uyma,

Mazluma kıyma,

Ecel gelmeden.

 

Bilen ile git,

Kesme hiç ümit,

İyi duy ve işit,

Ecel gelmeden.

 

Tutma eğri yol,

İmân ile dol,

Aç herkese kol,

Ecel gelmeden.

 

Âlimleri dinle,

Biraz ağla inle,

Aranı aç kinle,

Ecel gelmeden.

 

Zikir eyle coş,

Doğru yola koş,

Mehmet dağı aş,

Ecel gelmeden.

Devamı iıin tıklayın
Yüzlerine
Mehmet Balcı

Yalancı siyasetçinin

Tükürmeli yüzlerine.

Çalışmayan gurbetçinin

Tükürmeli yüzlerine.

 

Lisanımı bozanların,

Bize mezar kazanların,

Hain şair ozanların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Rüşvet, faiz alanların,

Devletinden çalanların,

Kötü yolda olanların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Irz düşmanı olanların,

Hak etmeden bulanların,

Çıyanların, yılanların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Yalan yemin edenlerin,

Ayrı gayrı gidenlerin,

Bu milleti güdenlerin

Tükürmeli yüzlerine.

 

Çalışmadan kim yatarsa,

Namusunu kim satarsa,

Mala kim haram katarsa

Tükürmeli yüzlerine.

 

Kim yaparsa yüzde bin kâr,

Kim olmazsa millete yâr,

Babam da olsa sahtekâr

Tükürmeli yüzlerine.

 

Yetim hakkı yiyenlerin,

Maksi etek giyenlerin,

“Halk cahildir” diyenlerin

Tükürmeli yüzlerine.

 

Ahlâksız, vicdansızların,

Satılmış vatansızların,

Dinsiz ve imânsızların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Karnı hiç doymayanların,

Namusla oynayanların,

Söz verip durmayanların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Yalan haber yazanların,

Halk düşmanı ozanların,

Yazdım diye kızanların

Tükürmeli yüzlerine.

 

Bana kim ederse nazar

Tükürmeli yüzlerine.

Devamı iıin tıklayın
Yollar
Ahmet Çelebi

Rengârenk çizmişler sağımı solumu

İzliyorum adım adım

Uzatıp elimi dokunamıyorum

Karanlığın insan boyu uzaklığına

Rengârenk çizmişler

Bir yerlerde koşuyorum mesafesiz

Bir yerde duruyorum mekânsız

Bir yerde ben oluyorum

Bir yerde benden uzak kalıyorum

 

İçimi yalnızlığın kuytusuna sokuyorum

Yollar uzun görünüyor

Başlarken bitişin öksüzlüğünü görüyorum

Sessizliği, yolda sorguluyorum

Gürültüler engebe oluyor, dokunduğum dağ

Yollar uzun görünüyor

Devamı iıin tıklayın
Sen Varsın
Halis Arlıoğlu

Yağan karda yağmurda, hırçın esen rüzgârda

Başı dumanlı dağlarda görünen hep sensin.

Çalan sazda yükselen avazda, duyulanlar hep sensin

Vahdette ve kesrette, alınan her nefeste

Bülbül öten kafeste, duyulanlar hep sensin.

 

Bulutlarda havalarda, kuşlar gibi yuvalarda

O yemyeşil ovalarda, umutlarda sen varsın.

Uçsuz bucaksız sahralarda, çiçekler açan dağlarda

Dillerden dökülen dualarda hep sen varsın

 

Güzel sözde bakan gözde, için için yanan özde

Akan yaş da hep sen varsın

Bugünlerde yarınlarda, gözlenen yıllar baharlarda

Ümitlerde hep sen varsın

 

Dalgalanan denizde, toprağa düşen her izde

İbretle bakan gözde, hikmetle söylenen sözde hep sen varsın.

 

Dertlilerin dilinde, seni anan gönülde

Asumanda değil her yerde, feryatlarda sen varsın.

Çağlayanın sesinde, hastaların nefesinde

Zalimin tepesinde o müntakim(intikam sahibi) sen varsın.

 

Yüce dağlar başında, mazlumun gözyaşında

Fakirlerin aşında, zikredilen sen varsın.

Hastanın iniltisinde, bebeklerin sesinde

Kuşların nefesinde hep sen varsın.

 

Dünyaya her gelen elbet bir gün geçici

Sensin Rahman Rahim le kulları affedici

Hak hukuk sahibi yalnız sen varsın.

 

Bazıları bu dünyada hemen başlar feryada

Miskinler gelmez yâd a, çaresizliklere çare olan yalnız sen varsın

 

Dağda sensin, bağda sensin, çölde esen rüzgârdasın

Göklerde ve yerdesin düşünülen her yerdesin

Derman olursun her derde, kalplerde hep sen varsın.

Devamı iıin tıklayın
Pınar Başı
Osman Akyol

Aktım,

kara oldum

 

Yoldum,

dağ oldum

 

Şimdi

 

Başımda duman,

eteğimde

çimen

 

İçimde

buz gibi pınar

Devamı iıin tıklayın
Muradım
Mahmut Topbaşlı

Kardelenler cehdinde uyanmaktır muradım

Zemheri sıcağına dayanmaktır muradım

 

Sevdanın otağında hüznün meltemleriyle

Çiçek çiçek renklere boyanmaktır muradım

 

Yemyeşil baharlara filizler sunabilmek

Toprağın yüreğinde tek yanmaktır muradım

 

En berrak ırmaklardan Kevser serinliğinde

Yudum yudum içerek ki kanmaktır muradım

 

Ötelere dörtnala şahlanan küheylanın

Kar beyaz yelesinde taranmaktır muradım

 

Başka sevda istemem ufkum seccadem olsun

Kün emrine baş eğip yar/anmaktır muradım

 

Özde kurban olanın boynunu kesmez bıçak

İsmail’in kavlince inanmaktır muradım

 

Sevginin ölçeğinde sevgilinin gözünde

En hasbi duygularla sınanmaktır muradım

 

Vuslatın vakti diye gecelerin koynunda

Müjdeye vaslolanı kıskanmaktır muradım

Devamı iıin tıklayın
DƏRD İÇİNDƏ GÜLƏN QADIN
Eyyub MEMMEDOV

Saçlarına düşübdür dən,

Dərd içində gülən qadın.

Qəm süzülür gözlərindən,

Dərd içində gülən qadın.

 

Qəlbindəkin biləydim kaş,

İç dünyana gələydim kaş,

Azarını böləydim kaş,

Dərd içində gülən qadın.

 

Necə keçmisən sədləri,

De, çoxmu gördün bədləri?..

Boş gördün hər cür vədləri,

Dərd içində gülən qadın.

 

Daxilində tufan oldu

Qüssə səndə yaman boldu,

Eşq badən də qəmlə doldu

Dərd içində gülən qadın.

 

Bir gül idin öz bağında,

Nə tez soldun budağında?

Ümid öldü sol-sağında,

Dərd içində gülən qadın.

 

Sevgi oldu sənə yalan,

Həyat oldu sənə dalan.

Xoşbəxtliyə yoxdur güman

Dərd içində gülən qadın.

Devamı iıin tıklayın
Yalnızlığın Yakınlığına Yergi
Mertali Mermer

Ölümlülerin civarında talih yüzüme gülmedi

Ölülerin topraklarına da ihanet ettim

Derebeylerin arasında riskli bir arabozucuyum

Benlikler arasında benliksiz kişiyim

Beni çürümüş meyvelerin tadından tanırdı.

Benliğime dünyada bir yalnızlık kaynağı buldum

Epeyden beri dinleneceğim bir ağaç yok bana

 

Yalnızlık ne demektir?

Benliğimin, kendimin dahi kuytusunda bulunan kendim için

Yaşayacak yer ne kadar yalnız olabilir.

Alnım ak, saçlarımı sola taradım

Hangimizin diyarından gitsem gözlerimdeki

Yalnızlık beni satacak

Yürekli ve şerefli diyeceksiniz

Oysaki yalnız ve hüzünlüyüm

Âlimlerden aldığım usturlap artık işime yaramıyor

Hanutçuların o geniş ve yabancı dilde konuşmalarından bunaldım

Kolumda bana hüküm giydirenlerin hayasızlıklarından yapılan bileklik

Belimde sağır katırın saklı malumatları

 

Bir yalnızlığı, sipariş verilmiş yalnızlığı bırakıyorum

Elimde görenler ne kadar güzel dediler, her kullanışımda

Marketten satın aldığım fener geceleri yönümü aydınlatacak

Bazen sabahları serserivari taktığım saat gibi

Eşyalarımı da burada bırakıyorum

Hükmüm hâkimler aracılığıyla verilmiş

Bu yaşantıdan ne serin bir koku ne de bir papatya götürmemi

Engelleyen senedi imzaladım

Burada mesaim doldu artık, tutunacak dalım yok

Devamı iıin tıklayın
Açtılar Martılar Uçtular
Cemal Karsavan

Pamuk gibi bembeyaz kanatlarıyla

Çadır kurdular mavilerin orta yerine

 

Gökyüzünü yırtıyordu martı çığlıkları

Çığlık çığlığa gelip tünediler çatılara

 

Açtılar. Kanatlarında yaşamın yükü

Yakından her biri iri birer devdi

 

Yere düşen karga yavrusu değildi

Bir kaç parça tavuk derisi gerisi

 

Hücum ettiler hep birden gürültüyle

Kimi kısmeti varsa avını alıp uçtu

 

Kimi teğet geçti pisleyerek araçlara

Havalanıp birer birer süzülerek uçtular

 

Denizlerde balık tükenmişçesine

Katar katar karaya kanat açtılar.

 

O çatı bu çatı o deniz bu deniz

Açtılar... Martılar uçtular...

Devamı iıin tıklayın
Su
Özkan Aydoğan

İstanbul'un gece krallığına

Son veren kahpe bulutlar

Bütün gülleri söndüren zulmüne

Sabaha karşı bir yudum su

 

Mavi rujunu gök maviden alan

Minik göller sazlıkta güvercinler

Saçlarını örüp ufuk çizgisine bakan

İnce dereye bebek ellerine su

 

Günün fikri su kadar değişken

Dağın öfkesini saklar

Ağaçlar kadar ateşten

Berrak düşünceler kadar su

 

Bir orman kıyımı kadar dolu yağmuru

Çatılarda çamlar meşeler

Fikir yangınlarında kıyılan ormanların

Sayfalara sunulan yazgısı su

 

İşte böyledir sular yangını gökte

Gök ateşleri yağıyor yerde

Yüzyıllar ellerimizde

Bir sözde tutuşan gönüllere su

 

İstanbul yangınında çatılar

Gökleri küçülten bulutlar

Aydan selâm olsun

Gül yangınında tutuşan ellere su

Devamı iıin tıklayın
Yıldızlarla Aramda
Rıdvan Yıldız

Bizim yemeğin tadı hep acı

Ne varsa içinde, bomboş

Ağzı örselenmiş, hatırlanacak çok hüzün

Bulutların üstünde hiç olmadım,

Gülmeyi geç öğrendim, o da vazgeçti benden

Kurumuş bir dalım şimdi

Ne çiçek açar, ne kuş konar

Sustu uçurumu hiçe sayan kavak yelleri.

Gittiğim her yer çok uzak...

Reddettiğim afişler özenle sıralı.

Ayrılığa bahane dilsiz renkler,

Kaydoldum, aramızdan geçen kara kedinin gözlerinde.

Ev soğuk bir akşamla dolu,

Işıklar geceyle

Zambaklar telaş istiyor gölgeleriyle

Tanrının en büyük şehri şimdi silkinir nur topu gibi bir yağmur

Bulutlar sevdaya düşer belki

Unutulmuş ihanetin bayrağıyla

Günahlar besliyorum pişmanlığın koynunda

Şeytan korkusuzca her gün ileri

Yorgunluk bakanlığında mesaideyim

İç işlerime kimse karışamaz

Bildiğim tek dil fotoğraflarda susanların dili

Hayallerden duvarlara

Duvarlardan hayallere

Geçip duruyorum

Karanlık babam gibi

Odam kendi içinde yalnız

Hayallerden duvarlara

Duvarlardan hayallere

Kaçıp duruyorum

Camdan beslenen bir bellek

Yaşamak körelmiş bıçak, faydasız

Kayganlık ve sisler uyuşmuyor

Atı çözülmemiş bir araba, dünden yorgun

Telaşla parantez içlerinden geçiyorum

Yerimi bulamadım kuyularda

Gördüğüm dünya gözyaşının terime karıştığı kadar

Devamı iıin tıklayın
Ölülerin Bulunmaz Senfonisi
Aykutalp Balkan

Yaban ellerde büyüyen bir bebeğin çığlığını

                         andırıyor bakışlarındaki öfken

Ve bir sarmaşık gibi sarmaya başlıyor geç gelen

                         hayatın bütün hatalarını

Çehremde oluşan belirsiz duyguların gösterimine

                         tek parça bekliyor beni

Ruhumun tenha yerlerinde mahsur kalmış ölülerin

                         bulunmaz senfonisi

 

Yıkılmaz dediğin duvarlarını birer birer yıkmaya

                         başladı hayatın kamçısı

Islak zeminin üzerinden uçurumlara düşmeni

                         bekleyen yakının gibi

Bir başka zamanda görüşmeyi vaat eden dostane

                         tavırların bulunuyordu

Özlemini dile getiremeyen saatlerin bir türlü

                         geçmek bilmeyen bilmecesi

Devamı iıin tıklayın
Siyara
Heybet Akdoğan

gün devrildi

kor gibi biten bir ömrün bağrında

el ayak çekildi sinemizden

güneş ve ay gibi

yanıp söndü hayallerimiz

kuşandıkça zamanı

sessiz feryatlar düştü sözümüzün üstüne

 

her şey yabancı kesilirken bize

sığınmak kırık bir umuttu

vuslatımıza sızan

sürgün hicranlardı siyara

 

anıların kollarına bırak kendini

hafif bir yel gibi okşasın özlemim seni

sislenmiş hatıralarımızın arasından

bir su damlası gibi sıyrılıp

gözlerinden akacağım

 

tüm acılarımız

artık kuşların kanadında

sabrımız

gül misali sallanıyor siyara

 

ödediğimiz her bedel

gökyüzünün rahmeti

müjde meleğinin getirdiği gelinlik

kutlu cefanın hediyesidir

 

aşkın beyt'ül gazeli

sonsuzluğa

o ebed kurtuluşa

gökkube altında

yana yana

bizi kendine yar kılıyor

 

gün bugündür siyara

biz kül oldukça

dervişler nefes verecek yangınımıza

Devamı iıin tıklayın
Bozkır
Selahaddin Yıldız

Köy, nahiye, bucak

Türkü, hoyrat, bozlak

Tırpan, çapa ve orak

Bozkırın ortasında kaldı

 

Odun kıran dedeler

Ekmek açan nineler

Anne sırtında bebeler

Bozkırın ortasında kaldı

 

Kumrular, güvercinler

Atlar, inekler, eşekler

Baharın açan çiçekler

Bozkırın ortasında kaldı

 

Kapının önünde kuzular

Çeşmeden taşınan sular

Leğende yıkanan çocuklar

Bozkırın ortasında kaldı

 

Dört mevsim âhengi

En güzel çalgı çengi

Yeşil, sarı, kahverengi

Bozkırın ortasında kaldı

 

Mis gibi toprak kokusu

Saf sevgi, kucak dolusu

Yüreklerde Allah korkusu

Bozkırın ortasında kaldı

Devamı iıin tıklayın
Ahuzar-ı Yusuf
Yusuf Çelikler

Hak yolunda yârânım

Dost bağında yoldaşım

Dertleşecek sırdaşım

Bir dalım olsaydı

 

Ellerimden tutacak

Kalbime dokunacak

Sesimi duyuracak

Sevdalım olsaydı

 

Hak sancağı tutacak

Zalimi durduracak

Nefsini susturacak

Kardaşım olsaydı

 

Dost Kapısı bekleyecek

Gönül yolu yürüyecek

Yardan haber verecek

Haldaşım olsaydı

Devamı iıin tıklayın
Uyan
Deniz Sarıtop

Benimle beraber göksular yürüyor.

Güneşin çatal kıvılcımı Nisan,

Mayıs’a mekik dokuyor.

Ölülerin yeraltı uykusu, toprağın her zerresinde

Yeniden yaşam buluyor.

Devamı iıin tıklayın
İNSAN TƏK OLANDA AĞRIYIR ANCAQ
Ziya Dilsuz

Əgər bircə addım yaxınlaşsaydın,

Bütün uzaqları inkâr edərdim.

Eh, dönə bilsəydim ötən illərə,

Bütün səhvlərimi təkrar edərdim.

 

Xətt çəkə bilmirsən arzularına,

Arzular adamı hey çaşdırırmış.

Allahın adına söz çıxarıblar,

Guya sevənləri qovuşdururmuş.

 

Sən ki etibarsız birisən, amma

Şikâyət etmədim dönüklüyündən.

Qorxmadın həsrətin ən sərt şəklindən,

Qorxdun ümidimin böyüklüyündən.

 

Min ağrıkəsici ola, nə xeyri?

İçin səssiz-səssiz dərd daşıyacaq.

Ən kəskin ağrılar belə ağrıtmır,

İnsan tək olanda ağrıyır ancaq.

Devamı iıin tıklayın
Usul Usul
Emel Akçay

Usul usul seviyorum seni,

Gönlümün kızıl yanı,

Bir garip yalan bir garip düşsün şimdi,

Dinlediğim eski bir masal,

Hatırlanmayan bir rüya,

Söylenmemiş şarkım,

Bilmediğim bir yerde,

Bilmediğin bir şekilde,

Usul usul sessizce,

Gönlümün kızıl yanı...

Devamı iıin tıklayın

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (115):
Türk mimarîsi
Merkezi (cami) kaybettiğimiz için şahsiyetimizi kaybettik; şahsiyetimizi kaybettiğimiz için evimizi kaybettik, evimizi kaybettiğimiz için de şehrimizi kaybettik.

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Derginizi sürekli takip ediyor, yayınlanan yazılarınızı okuyorum. Herkesin tek tek emeklerine, kalem... Merve

 Kaleminize sağlık hocam çok güzel olmuş her zaman ki gibi :) ... Yasemin


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Sen Varsın
Uyan
Musikide Asalet
Su
Biz Kimiz?
Biz Kimiz?
Musikide Asalet
Devletin Yapmadığını, Yapamadığını
“QARANLIĞI” YAZANIN GECƏSİ...


Ali Erdal - Devletin Yapmadığını...
Kadir Bayrak - Türk Kimliği
Sinan Ayhan - Oluşmuş ve Oluşmamış...
Sinan Ayhan - Kalem, O Kalemdir
Necip Fazıl Kısakürek - Kıraat Kitabı
Necip Fazıl Kısakürek - Mecmua Yağmuru
Bedran Yoldaş - Hatıra Defteri
Ekrem Yılmaz - Türk Kimliği
Ekrem Yılmaz - Lisan-ı Hâl
Dergi Editörü - Fikrin Değerini Bile...
Site Editörü - Yaz Dostum
Mehmet Hasret - Yaşayan Yemek
Necdet Uçak - Şifa ve Vefa Arama
Necdet Uçak - Sıla Özlemi
Necdet Uçak - Geçer
Altan Atan - Yakarsa Dünyayı...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamemiz
M. Nihat Malkoç - Günümüzde Dergicilik...
Nihat Kaçoğlu - Anneannemin Saçları
Mehmet Balcı - Ecel (Ölüm) Gelmeden
Mehmet Balcı - Yüzlerine
Ahmet Çelebi - Yollar
Halis Arlıoğlu - Musikide Asalet
Halis Arlıoğlu - Sen Varsın
Osman Akyol - Pınar Başı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Sükût
Murat Yaramaz - Sülük
Mahmut Topbaşlı - Muradım
Eyyub MEMMEDOV - DƏRD İÇİNDƏ...
Mertali Mermer - Yalnızlığın Yakınlığ...
Cemal Karsavan - Açtılar Martılar Uçt...
İlkay Coşkun - Fikir Alıp Fikir Sat...
Turgut Yıldızan - Kültür Savaşçılarımı...
Vildan Poyraz Coşkun - Gölge Etme Başka İhs...
Tuba Kanlıkama - Biz Kimiz?
Özkan Aydoğan - Su
Rıdvan Yıldız - Yıldızlarla Aramda
İlknur Eskioğlu - Allah (C.C.) Her Zam...
Aykutalp Balkan - Ölülerin Bulunmaz Se...
Heybet Akdoğan - Siyara
Selahaddin Yıldız - Bozkır
Yusuf Çelikler - Ahuzar-ı Yusuf
Deniz Sarıtop - Uyan
Habil Yaşar - “QARANLIĞI” YAZANIN ...
Halit Yıldırım - Dergicilik Zor İş Ve...
Ziya Dilsuz - İNSAN TƏK OLAND...
Emel Akçay - Usul Usul
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10934331
 Bugün : 2072
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 564845
 Bugün : 30
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 121
 114. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 11 Kasım 2022

Künye | Abonelik | İletişim