Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3282 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

SİYASETÇİLER NEDEN HEP KAVGALIDIR?
Hidayet Diler

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2010

Bir zamanlar Menderes, Celâl Bayar ve İsmet İnönü arasında, daha sonra Ecevit, Demirel ve Türkeş arasında, şimdi de Baykal, Bahçeli ve Erdoğan arasında yaşanan ağız dalaşı ve gergin konuşmalar Türk siyasetinin kaderi midir? Biri diğerini hep ihanet, ülkeyi satmak, felakete sürüklemekle mi suçlar? Bu kavga siyasetinin sebepleri nelerdir? Başka ülkelerde de siyaset böyle mi yapılıyor?

Bu ülkenin siyaset tarihini yazanlar gelecek kuşaklara, devamlı kavgalı, birinin “ak” dediğine diğerinin mutlaka “kara” demek mecburiyetini duyduğu bir siyaset mücadelesini anlatacaklardır herhalde. Çok az da olsa bütün siyasetçilerin birlikte hareket ettiği görülmüşse de o birliktelik ancak bir tehdidin veya zorlamanın sonucu olmuştur.

Parti, parça demektir ve batıdan aldığımız en kötü usullerden biri de bence particiliktir. Bir parti diğerinin ne düşüncesine ne yaptıklarına olumlu yaklaşmaz. Oysa bütün partilerin aynı kaderi paylaşan, aynı ülkede yaşayan insanların daha mutlu, daha refah, daha özgür bir hayat yaşaması için çaba sarf etmeleri gerekmez mi? Bu konularda birinin teklif ettiği bir çözümü diğerinin daha iyi hale getirmek için kafa yormak yerine karşı tarafı suçlamaya, tahrik etmeğe çalışması Milletimiz adına büyük talihsizliktir. Milletimizi parçalamak için particilikten daha uygun bir usul bulunamazdı herhalde...

Her konuda farklı fikirler, farklı çözüm yolları olabilir. Doğru tekdir ama doğruya ulaşmak, farklı yollardan olabilir. Bütün mesele doğru çözümü istemekten geçer. Milletin lehine olduğu halde teklif bizim partimiz tarafından yapılmadı diye karşı çıkan, çözümü engellemeye çalışan, toplumun bir kesimine yapılan haksızlığı ortadan kaldırmak yerine, devam etmesini sağlamaya çalışan partilerimiz var. İnsanlarımız, yargıçlarımız, koca koca profesörlerimiz var maalesef...

YÖK’ün aldığı katsayı kararı ikinci defa Danıştay tarafından bozuldu. On üç yıl önce son sınıfa gelmiş öğrencilerin önüne katsayı engelini çıkardıklarında, binlerce insanın mağdur olmasına “yetki bende değil YÖK'tedir” diyen Danıştay; belki üçüncü, dördüncü değişikliği de adeta bir kaleyi savunur gibi bozacaktır. Ortaya çıkan kargaşa ve belirsizlik yanında Danıştay’ın; aldığı bu kararla, haksızlığın ve ayrımcılığın devamını istiyor olması, adalet adına esefle karşılanacak bir durumdur. Bu durumun ortaya çıkmasında CHP'nin, Yarsav'ın ve kargaşa meftunu akıl hocalarının rolü olduğunu ne mağdurlar, ne hukuk tarihçileri unutmayacaklardır.

Yapılacak işlere, çıkarılacak yasalara, peşin olarak tavır almak siyasetçilik değil, düpedüz hastalıktır. Siz milletin vekili iseniz, mecliste önünüze konan teklife katkıda bulunmak için çaba sarf etmeli, kavgacı bir üslûp kullanmadan Milletimize daha faydalı olacak şekli vermeye çalışmalısınız. Bir değerli yazarımız YENİ BİR  ANAYASA hazırlanması konusunda CHP'nin daha önce hazırladığı bir anayasa metni olduğunu, bugünkü anayasadan daha özgürlükçü olduğunu, bu metnin Ak Parti iktidarı tarafından aynen meclise sunulmasının, sivil bir anayasa yapma imkânı doğurabileceğini yazıyordu. Acaba böyle bir şey olabilir mi? CHP bunu da mı reddeder? İktidar partisi de bu teklifi CHP hazırlamıştı böyle bir teklife biz oy veremeyiz mi der?

AK Parti de kanunlar görüşülürken, diğer partilerce yapılan teklifleri dikkatle değerlendirmeli, makul olanları teklif içine yerleştirmelidir. Hakkı tavsiye nereden gelirse gelsin, haklı tenkit kimden gelirse gelsin, sabırla ve gurur meselesi yapmadan kabullenmek en faziletli davranıştır. Bu noktada sayın başbakanımız Tayyip Erdoğan'a özel bir mesajım var: “Biliyorum sabretmek gerçekten zor. Öfkelenmemek için muhakkak çaba gösteriyorsunuzdur. Lütfen rakiplerinizle münakaşaya girmeyiniz. Cevap dahi vermeğe çalışmayınız. Bu tip davranışlar, rakiplerinizin ekmeğine yağ sürmek demektir. Münakaşanın galibi olmaz.” Siz doğru bildiğinizi söyleyiniz ve yapınız.

Lütfen sayın vekillerimiz, milletimiz sizlerin çekişmenizi değil kendisi için iyi şeyler yapmanızı bekliyor.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Adalet yerini bulsun... - Sayı 79
En güçlü... - Sayı 76
Yapılan-Yapılmayan-Yapıla... - Sayı 75
28 Şubat (hangi) kurallar... - Sayı 73
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Gıda


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16693883
 Bugün : 946
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 725037
 Bugün : 55
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 342
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim