Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1609 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çanakkale şehitlerine ithaf
Turgay Ertem

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

1998 yılının Temmuz ayıydı. Kardeşim Tuncay, Balıkesir Edremit'te oturuyor ve cerrah olarak hastanede görev yapıyordu. Orada iken Çanakkale’ye gitmeğe karar verdik. Yanımıza kardeşimin büyük kızı Gökçe'yi de alarak yola çıktık. Niyetimiz Gelibolu'ya geçerek oraları görmek ve şehitlerimizi ziyaret etmekti. Ben çok önceleri, 1974 yılında abidenin henüz yapıldığı yıllarda öğrenci iken gitmiştim.

Araba vapuru ile Kilitbahir'e  geçtik. Oradan da abidelerin olduğu batı istikametine doğru gittik. Yolda yeğenim karnının acıktığını söyleyince abidenin olduğu yerde yiyecek bulmak mümkün olur düşüncesiyle sabretmesini söyledim. Artık,  Allah Allah diyerek şehit olan 253 bin şühedanın olduğu bölgede idik...

Abidenin yanına geldiğimizde etrafta yiyecek bulabileceğimiz bir dükkan, lokanta, bakkal göremedik. Aşağı kısmında bir Büfe gördük ama o da kapalı idi. Biz de yanımıza yiyecek hiçbir şey almamıştık. Etrafa bakındık, bir aile oturmuş piknik yapıyor ve yemek yiyorlardı. Eşim onları görünce Yeğenim Gökçe için  bir dilim ekmek istemeğe gitti. Aldığı cevaptan çok bozulmuş üzülmüş olarak döndü. -"Kusura bakmayın ekmeğimiz ancak bize yetecek kadar" diyerek isteğini geri çevirmişlerdi. Gözleri dolu dolu olmuştu. "Bir dilim ekmeği bizden esirgediler bir dilim ekmeği çok gördüler çocuğa " dedi.

Aradan çok kısa bir zaman geçmişti ki hızla beyaz bir araba geldi. Bizimle o aile arasında durdu. Acele bir şekilde kilimlerini minderlerini yaydılar. Hemen sofra bezini serip yiyeceklerini alelacele çıkardılar. O arada yeni gelen hanım bize  kocaman bir bazlama ile kocaman bir gözleme alıp getirdi. Aynı şeyleri bize bir dilim ekmek vermeyen diğer aileye de götürdü. Eşimle ben birbirimize hayretle bakıştık.  Bu yeni gelen aile  nereden nasıl belirivermişti? Niçin kendileri yemeğe bile başlamadan bize ve diğer aileye (nasihat eder gibi) ikramda bulunmuşlardı. Benim ve eşimin gözleri doldu. O aileye ve hanıma şükranla  baktık. Getirilenlerden yeğenim Gökçe yediği gibi, biz bile doyduk.   

O günlerde bu olayın üzerinade fazla düşünmemiştik. Ama sonradan hatırımıza geldikçe hala tüylerimiz diken diken oluyor. O gün gelen ailedeki hanımın bize yaptığı ikramın, aslında "Rabblerinin katında rızıklandırılan" şühedanın ikramı olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz...

 

Rabbim Çanakkale'de ve her yerde,  O'nun adını korumak için, O'nun kulu olduğu şuuruyla şehit olan bütün geçmişimize rahmetiyle muamele etsin. Bizleri de onların derecesine ulaştırsın.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


40
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8025973
 Bugün : 2134
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519392
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 79
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim