Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1661 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Işığı yanan evler
Remzi Kokargül

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Gözlerimi yummuş Malatya’yı dinliyorum.

Günlerden, orucun veda günü. Tatlı mı tatlı, ılık mı ılık bir rüzgâr esiyor ağaçların arasından.

Minarelerinin sesi, bir meltem yumuşaklığıyla dalga dalga yayılıyor her yana. O kadar dokunaklı, o kadar derin ve o denli büyüleyici...

Manzara müthiş; gökyüzü bu kadar güzel miydi gerçekten. Yıldızlar, gezegenler ve bulutsular görünüyordu her yerde. Beyaz ve sarı yıldızlar o lâcivert ve siyah karışımı tablonun üstünde öyle güzel parlıyorlardı ki âdeta göz kırparak gülümsüyorlardı.

Yıldızlar geceleri pırıl pırıldı. Gerçekten unutulmaz bir gece yaşıyorduk. O koskoca taştan kütleler dolanıp duruyor,  hepsi dönüyor, dönüyor, dönüyordu. Göğe atılmış bir kudret imzasıydı onlar.

Bir koca ay, "gitme" deyip yalvarmamıza rağmen çekip gidiyor; gidişi bir rüzgâr gibi hızlı olsa da, gelişi bir ormanın büyümesi kadar asude Ramazan’ın. Kendini hissettire hissettire gelir o.

Malatya’da Ramazan akşamlarında, iftar öncesi telaş belirgin bir hâl alıyor; fakat ezan yaklaşınca, neredeyse kuş sesleri bile dinmişti. Sanki her şey kulak kesilir, ezanı beklerdi.

Sanki İç Anadolu’da Akdeniz iklimi yaşamak gibi bir şeydi bu. İnanıyorum ki, dünyada orucun yaşandığı her yer böyledir.

Şehrin meydanlarında iftar çadırları var. Öyle seviniyorum ki onları görünce... Yardımlaşmanın çiçek açmış hâli. Malatya Belediyesi mahallelerdeki ihtiyacı olanların evine kadar gıda yardımını ulaştırarak mahalleleri çiçeğe çeviriyor. Akşamları sokakları pide kokusu sarıyor. Işığı yanan evlerde tatlı bir heyecan…

Gece de, Ramazan davulcuları, evleri uyandırıyor, aydınlık pencereler birbirini sobelemeye başlıyor. Işık, bir ışık daha derken herkesin gecesi aydınlanıyor.

Malatya'da tavusların rengârenk tüylerinden daha güzel ve kelebek kanatlarından daha süslü cennet yamaçlarını andıran zevkler yaşanıyor. Evler, sokaklar,  pırıl pırıl engin bir mânâ şiir’ini fısıldayan canlı varlıklar gibiler.

Oysa ben Hayatın bu cıvıltılı, bu yumuşak renginden çok uzağım. Binbir gece masallarına yataklık yapan derinlikli bu hayatın âdetâ sürgünüyüm. Bir düşmandan kaçar gibi kopmuşum masal ülkemden.

Şimdi, yanlış bir gezegene düşmüş bir yaratık gibi, mahallenin sokağın sıcak bir evin gurbetinde, otel insanlarının arasında sessizce yaşıyorum. Bedenim burada fakat ruhum ışığı yanan o evlerde.

Meçhul bir oda meçhul bir adam; öncesi ve sonrası olmayan bir konukluk... Gün batıp herkes yuvaya dönünce, çarşı-pazar dört bir yanı düşündüren bir sessizlik kaplıyor; bir mânâda her şey susuyor;

Bir ikindi sonrası. Güneş batmaya yüz tutmuştu. Artık kalkmam gerekiyor yerimden. Çantamı omuzladım yine.

Yaşlıca bir amcayla selamlaştık. Arada görüyordum sanırım. "Ya hoca, seni çok garip görüyorum ben." dedi. Çok sevindim amcanın bu sözlerine. Garip görünmekten hoşlanırım çünkü. Eskiden otobüs kuyruklarında da böyle sevindirirlerdi beni. Ne zaman biri kuyruğu yarıp geçmek istese benim önümden geçer. Bunu defalarca yaşadım. Demek ki insanlar benden çekinmiyorlar, beni "garip" görüyorlar.

Güneş batmak üzere, insanlar koşuşuyor. Şimdi otobüsler, dolmuşlar çağırıyor insanları. Bu sabah çıktığım odaya girip oturmak, oturduğun yerde kıvrılıp yatmak için dolmuş kuyruğuna giriyorum. Bir dolmuş gelip beni alsın, ayaklarımı yerden kessin istiyorum.

Akşam otele dönüyorum. Kaldırımda biri oturmuş ağlıyor. Belli ki dilenci değil. Önünden geçiyorum, durup derdini sormuyorum, gözyaşlarına sebep ne diye merak etmiyorum. Yürüyorum, benden önce de başkaları geçiyor; tıpkı benim gibi. Öyle bırakıyoruz dertliyi derdiyle...

Az sonra ezan okuyacak iftarımı yapacağım orucumu açacam yemeğimi yiyecek, kendimi bir koltuğa bırakacak ve yine ışıltılı bir ekranın karşısında kalacağım. Garip ve yalnız bir kuşum artık bu otel odasında. Kanadı kırık bağrı yaralı bir kuş.Dört duvar arası bir odada. Kilitli kapılar ardında.

Malatya’da bir garip yabancı için 'ışığı yanan ev'ler yerinde hâlâ duruyor mudur? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı? Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler?

Oysa uzaklarda, karanlığın kuytularında bir yerde, oraların yabancısı birine 'ışığı yanan ev' olmak, ne muhteşem bir şeydir!

Karanlığı, yabancılığı, üşümüşlüğü çözüveren sıcak bir yuva; gidebileceği bir yeri olmayana çalacak bir kapı; yorgun bir bedene serilmiş bir yatak; aç bir mideye hazırlanmış bir sofra olmak ne diri bir güzelliktir!

Ne zaman bu evlerden sızan bir ışık görsem, içimde dayanılmaz bir istek duyarım oraya gitmek için. Belki misafir olamam, kapılarını çalamam, pencerelerini tıklatamam; yeter ki böyle yuvaların bulunduğunu bileyim. Bu bana yeter…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Fatih koç    15.06.2016
Yorum : Hayranlıkla okudum Nasıl titredim anlatamam okurken... Yetkin kalemini kalben kutlarım sevgili arkadaşım.





 
Kayısı Çiçeklerinin Düğün... - Sayı 89
Işığı yanan evler... - Sayı 88
Güz geldi kuşlar da gidiy... - Sayı 87
Erzincan'ın nazlı kızı ze... - Sayı 86
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8020750
 Bugün : 5279
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519334
 Bugün : 31
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 95
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim