Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2445 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kayısı Çiçeklerinin Düğünü
Remzi Kokargül

  Sayı: 89 - Temmuz / Eylül 2016

Kuzey ışınlarından sonra lapa lapa yağan kar manzarası gezegenimizin en güzel manzarasıdır. Erken kararan ve soğuyan havanın etkisiyle insanlar evlerine kapanırken, şehrin boş sokakları da bana kalıyor…

Sokak lâmbasının altında duruyorum ve yüzümü göğe kaldırarak gelen kar tanelerine “merhaba” diyorum. Çoğaldıkça çoğalan kar taneleri. Beyaz pırıltılarını seyrediyorum kar şişeciklerinden. Sonra kar şiirlerinin serinliğine salıyorum ruhumu.

Yahya Kemâl’in ‘Kar Musikileri’ şiiri yağıyor tane tane, kar’ın sesini duyuyorum:

“Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.

 Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.”

Ve... Sanki kardelenler açıyor. Bütün semâyı kuşatan bu beyaz kelebekler, insanı nice düşlerin el değmedik yamaçlarında dolaştırıyor. Rüzgâr estikçe göz kırpan o güzelim beyaz kar kelebekleri âdetâ bir yıldız yağmurudur.

Derken ufkumdaki bütün sis ve dumanlar silinir gider… Yeryüzü bir baştan bir başa bembeyazdır. Şafakları şafaklar takip eder ve ufukta beyaz çehreli günlerin yüzü görünür; görünür de ovalar-obalar, şehirler-köyler, sokaklar-çarşılar bütünüyle manevîleşir…

Sanırsınız kış bitmeyecek. Çünkü mart aman vermez. Oysa her kış koynunda bir bahar besler. Kar, tipi, fırtına, gök gürlemesi, yağmur, sel... Bunlar hep kışın unsurlarıdır.

Kış gidip de baharın ayak sesleri duyulunca; Nisan atlas bir zemin gibi yumuşacık, ılık, sakince gelir. Çiçekler, o derin kış uykusundan uyanır bahara merhaba demiştir çoktan. Onları en çok neşelendiren de tatlı tatlı yağan nisan yağmurlarıdır. Bu yağmur, inceciktir, yumuşaktır. Okşayarak, severek ve incitmeden yağar sonsuz rahmet deryasından.

Önce kardelen çiçeği, mevsimin ilk müjdesini bırakır bahara. Sonrasında bir beyaz papatya düşer yalnızlığın eline. Pıtır pıtır patlayan mısır misali, hızla patlayıp kendi kabını aşan çiçek demetleri süratle dağılır her yana. Yeşil gerdanlığın içinden çıkan beyaz kardelenler, uyum içinde yer açarlar birbirlerine.

Hikmet penceresinden bakıldığında renklerin dostluğu kadim dostlukları anlatır, geçici ve rastgele değildir. Büyük bir törenle bırakır yeni renkler mevsime kendini. Birbirleriyle ittifak içinde olan çiçekler, tüm kâinatı içine alır büyülü kokusuyla.

Bu dirilişte her yerde gözlere şenlik bir şölen başlar. Dallarda tomurcuklar pıtır pıtır patlar önce. Ağaçlar çiçeklerle süslenir.

Kayısı ağaçları da kışın beyaz bayraklarıdır. Bahara teslimi simgeleyen… Kapkaranlık gecelerde bembeyaz salınışlarla, döne döne uzanacaklardır sanki semaya... Eteklerine tutunmak istersiniz. Semadan arza indirilen beyaz, munis çiçekler. “Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş” dersiniz.

Sonra dallardan selâmlarlar bu sefer sizi. Arı vızıltıları, kuş sesleriyle beraber aradıkları baharı bulmuşlardır sanki ve konmuşlardır dallara, eşini bulan kuşlar gibi.

Bu sabah bahçede, çılgınca beyazlar içinde görmüştüm onu. Görünce şaşkına dönmüştüm. Dalları, yaprakları hiç ama hiç görünmüyordu. Tepeden tırnağa kar gibi çiçeklere bürünmüştü. Güneşten önce, dipdiri, ışıl ışıl bir beyazlığa kesilmişti bahçe. “Aman Allah'ım!” dedim, “Bu nasıl beyazlık, bunlar nasıl çiçekler böyle!” Dallar arasında çok sesli bir şarkı söyleniyor sandım. Sanki çiçeklerin beyaz şarkısı göklere yükseliyor, ruhumda bembeyaz ve serin bir bahçe kuruldu.

Ağaçlara gönül düşmüş şairlerden biri Arif Nihat Asya'dır. Der ki:

“Bir ağaç ki “ağaç” deyip geçmek adet olmuş”

“Kendisi renkten, ışıktan, kokudan

Bir demet olmuş

Cenneti anlatan

Bir âyet olmuş.”

Şimdi dalların arasında görkemli bir düğün sürüyor. Kayısı çiçeklerinin düğünü... “Yüz binlerce ak ve cilâlı çiçekleriyle güneşte ya da ay ışığında, pırlantalara bezenmiş gibi pırıl pırıl ışıldayan bir kayısı ağacını gözünüzün önüne getirin, işte o ağacın üzerinde yüz binlerce düğün yapılmaktadır!

Gece, ay ışıkları altında, göğün mavisine doğru dipdiri, bembeyaz çiçeklerden bir buğu yükseliyor. Sanki ağaçlar yerinden çıkacakmış da, beyaz bir kütle şeklinde göğe yükselecekmiş gibi geliyor bana... İşte o an yerin ve göğün meleklerle dolduğunu rahatlıkla düşünebilirsiniz; çünkü melekler güzel kokuları sever ya...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bozkırın mütevazı ağacı: ... - Sayı 127
Malatya suskun, durgun ve... - Sayı 126
Çoban çeşmesi... - Sayı 122
Bir Şehrin Gözyaşları... - Sayı 116
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Gıda
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Su gibi aziz ol


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16740251
 Bugün : 8315
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 728278
 Bugün : 405
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 693
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim