Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1396 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ebeveynlik
Özgür Erdoğan

  Sayı: 101 -

“Çocuğumuz için her şeyin daha iyi olması uğruna çaba gösterdik. Ama nedense en mutsuz, en tatminsiz, en güvensiz çocuğu yetiştirdik. Biz nerede yanlışlık yaptık ?”

Bu cümleleri sık sık ailelerden duyar olduk. Tarihin hiçbir döneminde ailelerin çocuklarının eğitimine bu kadar fazla dikkat etmemiş, onların istekleri doğrultusunda kendi düşünce ve kişiliklerinden bu kadar taviz vermemişlerdir. 21. Yüzyıl ebeveynleri her şeyin çocukları için daha iyi olması uğruna çok çaba gösterdi ama nedense çocukları mutsuz gençler oldu.

Önceki nesiller daha mutlu, kendinden daha emin, ayakları üzerine daha rahat basarken yeni nesil neden bu hale geldi? Sorun çocuklarda mı ailelerde mi?

Aileler imkânları el verse de, vermese de çocuklar en iyi yerlerde okuyor, geziyor, en iyi yerlerden alışveriş yapıyor… Her tür aktiviteye katılmalarına olanak sağlanıyor; müzik dersleri, spor okulları, arkadaş toplantıları arasında geçen bir hayat yaşıyorlar. Ama büyük bir bölümü ebeveynlerin kendi harcamalarından kısmasıyla sağlanan bu büyülü dünya, nasıl oluyorsa çocuklara yaramıyor. Daha mutlu, başarılı, kendinden emin, ailesinin değerini bilen bireyler yetiştirmek umuduyla yapılan hareketler “sorunlu çocukların “ temelini atıyor. Ne çocuklar, ne de onları yetiştiren aileler elde edilen sonuçtan mutlu oluyor.

Le Nouvel Observateur’un haberine göre bunun ardında bir değil, birden çok sebep yatıyor. Bunun en başında aile otoritesinin, yani eskilerin “Dur, yapma, yaparsan şöyle olur!” diyen ebeveynlerin tarihten silinmesi geliyor. Çocuklar, başlarında kendi deneyimlerini paylaşan, hatalarını anlatan, doğru yolu gösteren kimseler olmadığı için, her hatayı yaşayarak öğrenmek zorunda kalıyor. Bu da onların daha uzun sürede ve daha fazla hata yaparak büyümesine neden oluyor.

Çare? Okuyan, düşünen, araştıran, temel prensiplere bağlı, sevgi dolu aile ortamı…

Örnek: Çocuğum ders çalışmıyordu. Psikologdan yardım aldık. Bana, ders çalışması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatmak yerine çalıştığı zamanları görüp onaylamamı söyledi. Bu yöntem işe yaramıyor bence; ders çalışmasını söylemezsem hiç çalışmıyor. Başka bir psikoloğa gideceğim.

Psikolog psikolog dolaşmayın. Çocuğunuzla aranızda bir sorun varsa psikologdan yardım alabilirsiniz. Yardım almanıza rağmen sonucu beğenmeyip bir başka psikoloğa taşınıyorsanız durun. Psikolog mu size doğru yardımı sunamadı, yoksa siz mi verilen önerileri uygulamakta kararlılık göstermediniz? Unutmayın psikolojik yardım yol göstericidir, psikolog sorunu sizin adınıza çözemez. Öneriler doğrultusunda çocuğunuzla aranızdaki sorunu siz çözmek için çaba göstereceksiniz. Bu da çocuk-ebeveyn paylaşımını gerektirir.

Örnek: Eğitimi için bir sürü para harcıyorum, ne isterse alıyorum daha ne yapayım, tek istediğim derslerinde çok başarılı olup iyi bir doktor olması buna hakkım var.”

Çocuğun asıl ihtiyacı olan iletişim ve manevî destek vermek yerine, sadece maddî destek veren ailelerin olduğu bir devirde yaşıyoruz. Bu da ne yazık ki istenen çocuğu yetiştirmekten çok uzaklaşmamıza neden oluyor. Çocuğunuzun midesini doyurmakta ısrarcı olduğunuz kadar maneviyatını doyurmakta ısrarcı olmuyoruz!

Örnek: “Çocuğumla arkadaş gibiyiz. Çok iyi anlaşıyoruz. Ama son zamanlarda ondan istediğim şeyleri yapmıyor, söylediklerimi dikkate almıyor.”

Anne-babalar çocukları ile arkadaş olmazlar. Yakın olabilirler ama arkadaş arkadaştır. Anne-baba da anne-baba! Herkesin anne gibi bir anneye ve baba gibi bir babaya ihtiyacı vardır.

Örnek: “Her market alışverişinde oyuncak alacağım diye kendini yere atıyor. Tepiniyor, ağlıyor. Hayır yapma demeye utanıyorum çünkü markette herkes bana, ne var bir oyuncak alsan, çocukta kendini paralamasa diye bakıyor. Almak istediği şey çok pahalı, alamam diyemiyorum.

Çocuğunuza “yapma” derken utanmayın. Buna hakkınız var. Aslında doğru bildiğiniz şeyleri ona göstermek büyük bir iyilik. Çocukların mükemmel aileler değil, doğrusuyla yanlışıyla bir bütün olmayı başarmış ailelere ihtiyaçları var. Onlar için en büyük hediye, üstesinden gelmeyi başardığınız zorlukları onlarla paylaşmanız olacaktır. Çünkü çocuğunuz sizi örnek alarak, başarısızlığın geçici olduğunu, böyle bir durumda kendisinin de ayağa kalkacağını görecektir.

Örnek: “Arkadaşı yaş gününe onu davet etmemiş. Çok üzüldü bende şimdi evde bir parti düzenleyeceğim, herkesi davet edeceğim ama onu çağırmayan arkadaşını davet etmeyeceğim; çağrılmamak neymiş görsün bakalım!”

Aşırı korumacı, çocuğun bütün dünyası olan ailelerden misiniz? Bu tip ailelerden yetişen çocukların da topluma uyma sorunu yaşadığı gözlemleniyor. Çocuklarınızı korumak istemeniz doğal fakat bunun sınırını aşarsanız siz olmadan yaşayamayan çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Bunun yerine kendi arkadaşları, çevreleri olmalarına izin verin.

Ne Yapmalı?

Çocuklarınızın davranışlarını kontrol altında tutabilmek için, akla ve mantığa uygun sınırları ve kuralları ailenizle birlikte koyun. Koyduğunuz kurallar uygulanabilir olmalıdır. Kuralları hemen uygulamaya geçin. Unutmayın tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuğunuzun yapısına ve yaşadığı ortama uygun kendi deneyimlerinizle en uygununu sizler bulmalısınız.

Çocuğunuzun kendi kendine yetebilen olumlu bir kişiliğe sahip olmasını istiyorsanız yapmış olduğu olumlu davranışları onaylayıp destekleyin. Onu teşvik edin.

“Okula gidince öğretmen onu hizaya sokar. Öğretmen onun hakkından gelir” demeyin. Çünkü eğitim okuldan önce evde başlar.

Çocuğumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardır. Kendi kendinizle barışık olun. İyi ve kötü yanlarınızla çocuğunuzu ve kendinizi kabul edin. Unutmayın hatasız kul olmaz.

Koşulsuz sevgi ve güven çocuğa verilecek en önemli şeydir.

Çocuk eğitimi konularında uzmanları dinlemeye, okumaya, kafa yormaya devam edin bunları yaparak kaybedebileceğiniz hiçbir şey yok ama kazanacağınız çok şey var; Çocuklarımız…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ebeveynlik... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16796999
 Bugün : 1472
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732618
 Bugün : 82
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 372
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim