Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1286 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bu uzun bir hikâye...
Kadir Bayrak

  Sayı: 102 -

Geçen yıl bir ara, şehir ağır top ateşi altındayken aklıma bir şey geldi. (…) şehir merkezine doğru bir yürüyüş yapmak istediğimi söyledim. Şehir, o günlerde, patlamalardan dolayı tam bir sarsıntı yaşıyordu. Yerde yatan bir kadın aniden haykırdı: “Başkanım, korkmuyor musunuz?” “Elbette korkuyorum” dedim. “Ben de normal bir insanım ve ben de korkarım” (…) O kadın bana “Başkanım, peki neden yürüyorsunuz?” diye sorduğunda ona “Yürümek için nedenlerim var, bu uzun bir hikâye” diye cevap verdim. (Konuşmalar, Aliya İzzetbegoviç, 11. Basım)

Bu, uzun bir hikâye… Beş asrı aşan bir kardeşlik hikâyesi…

Kudüs’ü ele aldığımız 96. Sayımızın sohbetinde bir cümle kaleme almıştım; “iki şehir, iki büyük acı unutulmuyor. Çocukluk hafızamda derin izler bırakan Kudüs, gençlik çağlarımızın derin acısı Bosna.” Şimdi düşünüyorum da kimliğimin, kişiliğimin oturmaya başladığı doksanlı yıllar ülke ve dünya adına ne kötü hatıralarla dolu. Hepsi ayrı birer yazı konusu. Bosna’ya dair olanlar da bunlar arasında büyük bir yeri teşkil ediyor. O yıllarda, yayın hayatına yeni başlayan bir gazeteyi takip ediyorum. Hemen her gün çıkan Bosna haberlerini öfke ve çaresizlikle katmerlenmiş üzüntü içinde okuyoruz. Bazı haberleri, kesip saklıyorum. Haber bültenlerine yansıyan görüntüleri izliyoruz, bu insanlar sadece Müslüman değil, bizim gibiler, bizim gibi yaşıyorlar, her şeyleri bize benziyor, Türk gibiler… Bunu idrak ediyorum, üzüntümüz bir kat daha artıyor.

“… halkın bir bölümünün hem din hem millet adı olmak üzere müslüman sıfatını benimsemeleri 400 yıl süren Osmanlı idaresinin bir sonucudur. Ancak Osmanlı hâkimiyeti dönemi sadece dinî yönden değil ülkenin bütününde halkın gündelik hayat tarzına kadar inen derin bir kültürel etkiye yol açmıştır. Türkler’le aynı dinden oldukları için Bosna-Hersek’in yerli müslüman halkı kendilerine Türk (Turci) dedikleri gibi bazen Türkler’den ayırt edilmek amacıyla Boşnak (Bosnalı, Bosnyak) ismini de kullanmışlardır.” (Türkiye Diyanet Vakfı, İslâm Ansiklopedisi)

Savaştan hemen sonra Ankara’da kaldığımız yurda Boşnak öğrenciler geldi. Uzun boylu, sarışın, renkli gözlü, yakışıklı delikanlılar. Bir kısmı, hafız. Mescidde, Anadolu’nun farklı yerlerinden gelen arkadaşlarımızla onların arkasında kıldığımız namazlar ayrı bir haz veriyor. Diğer İslâm milletlerinden gelenler arasında Azerilerle birlikte pırlanta gibi parlıyorlar. Bosna, yeniden fethedilmiş gibi bir mutluluk…

“Eğer birileri kutsal şeyleri, köprüleri, kültürel anıtları tahrip ediyor, kadınları ve çocukları öldürüyorsa, Avrupa bunu yapanların ancak Bosnalılar olabileceğini düşünürdü. Neden? Çünkü kitaplarda böyle yazıyor, hayali tasvirler yüzyıllardır yayıla geliyordu. Onların gözünde biz Doğulu atalarımızla birlikte, Asyalı bir tür olarak, yarı vahşi insanlarız. Pekâlâ, öyle olsak bile, ne değişir? Avrupa’nın medeni bir biçimde davranmalarını beklediği Avrupa kökenli halklar, savunmasız insanları öldürdüler, camileri ve köprüleri tahrip ettiler. Biz bunu yapmadık.” (Konuşmalar, Aliya İzzetbegoviç, 11. Basım)

Bosna’da, bir mucize tecelli etti. Ali Erdal Hocamın, Kardelen’in 46. Sayısında kaleme aldığı yazısından bir paragrafı aşağıya aldım. Paragrafta geçen Osmanlı devleti ibaresi yerine Bosna’yı, Bosna devletini koyup okuyun, lütfen. Liderlik mevzusu nasip işi, Allah’ın takdiri. Onu esastan ayrı tutarak okuduğunuzda, anlam bozulması olmaması, Hristiyan Avrupa’nın göbeğinde Müslüman bir milletin hayat bulması mucizenin ispatı…

“Osmanlı devleti kurulmasaydı İslâm'ın; Araplar'dan gayri milletlerde (ferdi müslüman oluşlar dışında) devletini kuracak ve liderliğine çıkacak kadar etkili olmadığı iddia edilebilecekti. Araplar'ın dışındaki milletlerin mizacına, idrakine, hayat anlayışına İslâm'ın tesir edemediği iddia edilebilecekti. İslâm'ın Arap'tan başkasına cazip gelmediği, Araplar'ın tabiriyle "Acem"i kuşatamadığı, yani insanlık üzerinde etkisinin çok dar kaldığı (düşmanlar da bunun böyle olmadığını bilseler de) iddia edilebilecekti. Kısaca İslâm, Araplar'ı geliştirmeye matuf politik bir hareket, onların mizacına uygun (diğer milletlerde de bu mizaca yatkın fertleri çeken) bir inanış olarak görülebilecekti. Kasıtla, bütün zamanların ve mekânların dini; bir kavim dini gibi görülebilecek ve gösterilebilecekti. Demek ki İslâm; sadece fert plânında değil, millet olarak da bağlanılabilir bir iman manzumesi imiş. İnsanlığın Ufku yüce Peygamber'i görmeden hem de... İnananı olmak ne kelime... Lideri bile olunabilirmiş. İslâm'da bunu sağlayacak cevher varmış. Toplulukların üstünlüğü de (fertlerde olduğu gibi) "takva ile" imiş. Devletini kurmak, hiçbir milletin tekelinde değilmiş. İslâm'ın beynelmilelliği teoriden ibaret değilmiş ve hayatta yaşanabilen bir gerçekmiş. İşte mucize!.. "Âleme nizam verme" isteğimiz, İslam'ın beynelmilelliği ile buluşunca doğdu Osmanlı devleti.” (Türk Kimliği, Kardelen 46; Ali Erdal,)

O mucizenin hatırına, aşağıdaki cümleleri sarfedecek ve bütün dünyanın şahitliğinde o hayatı yaşayacak ve yaşatacak bir lider de nasip oldu, Boşnaklara.

Sizlere “sayın subaylar” şeklinde hitap etmem yönünde bir tavsiye aldım; ama ben, sizlere “sevgili askerler” diye hitap etmeyi tercih ediyorum. Bugün, en büyük onur halkımızın askeri olmaktır. Eğer birileri, beni asker olarak nitelendirecek olsaydı, şahsen, bunu kendi unvanım olarak kabul ederim.

Sıradan bir başkanım ben; sadece sıradan bir insan. Ben bir “lider” değilim. Hepiniz gibi ben de hasta olabilirim. Bizler sıradan insanlarız.

Şimdi askerlerinize gideceksiniz ve onlarla konuşacaksınız. Onlara şimdi size anlattıklarımı anlatın. Savunmasız insanlara zulmetmesinler. Ancak halkın ordusu olduğumuzda ve insanlar bizden korkmadığında muzaffer olabiliriz. İnsanları tehdit eden bir ordu sefildir. Muzaffer olamaz. Bugün, bütün gücümüz halkımızdan gelmektedir. Biz halka aitiz, gücümüzü onlardan alıyoruz.

Burada yaşayan bizler, yalnızca ailelerimizi doyurmak için çalışıyoruz. Doğrusu, sigara alabilecek kimseyi tanımıyorum. Bir başkan, eğer dürüstse, askerleri ile aynı yemeği yemelidir. Farklı bir şey yerse yanlış yapmış olur. Başkan olarak ben de askerler ne yiyorsa onu yiyorum. Maaş almıyorum ve almamalıyım.

İnsanlar tarihe hükmedemezler. Tarihe, Allah hükmeder ve O ne derse o olur. Büyük Rus yazarı Tolstoy, bu sözü ispatlamak için iki bin sayfa yazmıştır. İnsanlar tarihi yönetemezler. Bunu ne siz yapabilirsiniz ne de Napolyon, İskender gibi mağrur liderler. Bunu ancak Allah yapar. Bu böyledir. Yapmanız gereken, mümkün olan en iyi şekilde savaşmak, çalışmak ve bilincimizin ve kapasitemizin en üst düzeylerini ortaya koymaktır. (Konuşmalar, Aliya İzzetbegoviç, 11. Basım)

Allah, Boşnak kardeşlerimizindevletlerini daim etsin. Aliya’ya ve Bosna şehitlerine rahmet eylesin…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Adaleti Sağlayacak Ruh... - Sayı 112
Göçmen Değil Muhacir Olab... - Sayı 111
Âşıklar ölmez... - Sayı 110
Afrika: kurutulmuş insan ... - Sayı 109
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (112):
Liyakat...
Bizim milletçe ihtiyacımız, 1 (bir) tane... İki değil, bir... Onu hallettik mi, diğer bütün meseleler -enflâsyondan teröre, ihmalden ihanete, aile mutluluğundan dış politikaya- açıl susam açıl, kendiliğinden hallolacak. BİZİM SADECE İŞİNİ İYİ, DOĞRU VE GÜZEL YAPAN İNSANA İHTİYACIMIZ VAR.


Son Eklenen Yorumlardan
 Elnize sağlık.İnsanın kendini, niçin yaratıldığını, yolunu nasıl çizmesi gerektiğini hususunu güzel... Yavuz DENER

 Başka mahalleden olanın ışığı vardır görülmez,, aklı hiçe sayılır ve bunlara rağmen onun için hayat ... Sinan

 Teşekkürler hocam Ağzına sağlık başarılar diliyorum... Mustafa Esmer

 Bütöv Azərbaycan naminə bir olmalıyıq.#BANBO 🇦🇿🇹🇷Kardeleni... Rəşad

 Allah şifa versin,bunca emeğiniz elbette okuyanların bilinçlenmesine vesile olmuştur. Allah sizlerde... Ali H. Eroğlu


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Azizim
Tamamlığın Şartları
Liyakatin Kökleri ve Kökeni
Hesaba Çekilmeden
Bizim Milletçe İhtiyacımız Bir Tane
Arayış


Yavuz Sert - Adalet Mülkün Temeli...
Ali Erdal - Hesaba Çekilmeden
Kadir Bayrak - Adaleti Sağlayacak R...
Sinan Ayhan - Liyakatin Kökleri ve...
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın Şartları
Fatma Pekşen - Cılga
Ahmet Mahir Pekşen - Allah
Dergi Editörü - Bizim Milletçe İhtiy...
Site Editörü - Metaverse Dünyasında...
Mehmet Hasret - Hayatı Dram Yapan Ce...
Necdet Uçak - Bak Şu Çocuğa
Necdet Uçak - Zor Ha Zor
Altan Atan - Mezarımı Taştan Oyun
Kardelen Dergisi - Gelecek Sayı Konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
M. Nihat Malkoç - Cüzdanların Değil, V...
Hızır İrfan Önder - Selâm Sana
Ayhan Aslan - Helezon
Ayhan Aslan - İnceleme
Ayhan Aslan - Makyaj
Mehmet Balcı - Kardeşlerim
Mehmet Balcı - Gideceğiz
Ahmet Çelebi - Aynada Gördüm
Muhsin Hamdi Alkış - Güzel Ahlâk ve Liyak...
Kubilay Ertekin - İçteki Biden, Macron...
İbrahim Şaşma - Göğe Bakmaya Çağır
Ahmet Değirmenci - Arayış
Büşra Doğramacı - Liyakat Makamı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Liyakat
Mahmut Topbaşlı - Bayrak Oldu Çanakkal...
Erdal Kozankaya - İmamesi Kopmuş Tespi...
Erkan Karakaya - Yıldızlarca Sen
Mertali Mermer - Ondokuzuncu Kış
Cemal Karsavan - Hepsi Candan Fazlası
İlkay Coşkun - Liyakatin Gücü
İlkay Coşkun - Su Uykusu Üzerine De...
Turgut Yıldızan - Usta Olmak Zor Be Do...
Özkan Aydoğan - Azizim
Harun Mermer - Hayat
Zülal Ceylan - Çocuksam
İlknur Eskioğlu - Sev
İlknur Eskioğlu - Ben Hurca Kasabası
Umut Rehberi - Tebessüm
Heybet Akdoğan - İki Kapılı Hana Sığı...
Vahid Aslan - Turan Ordusu
Selahaddin Yıldız - Nasihat
Mehmet Erdal - Kardeşlerin Esir Kam...
Fatma Özger Bilgiç - Ayrılık Zormuş
Mustafa Birgül - Şâh Damar
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10033628
 Bugün : 766
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 551577
 Bugün : 11
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 83
 112. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
Son Güncellenme: 8 Şubat 2022
Künye | Abonelik | İletişim