Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     704 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Nefse Hakimiyet
Sinan Ayhan

  Sayı: 103 -

Size ve bizlere gelenekten bahsediyorlar; aykırı varlıkların bize, yani içimize iyi gelmediğinden… Sizin etiketlerinize bakıp size dair haberler uyduruyorlar ve elinize güya bir iyileşme reçetesi tutuşturuyorlar… Allah aşkına siz bilmez misiniz hiç, sizin hoşunuza giden rengi; size zorla kendi kapalı renklerini sevdirmeye uğraşıyorlar…

Bizce bulunup istif edilenler, bir vakarla toparlanıp yorumlanmış olanlar onlarca haram; onlara göre tutulan hesaplar, defterler, korunan değerler bizce köhnemiş…

Bizim bir gizli bilmediğimiz mi var, daha kıstas zamanlardan… 'Eski'nin eskimiş olduğuna kim karar verir; eskide kalmış olanın varlığı… 'Yeni'yi aşmış eskiler var mıdır; olabilir… Peki, yeniyi aşmış yeniler; onlar sadece zaman olarak eskiyecekler… Kimsenin söylemediği, daha önce bir araya gelmemiş kelime yanyanalıkları veya illüstrasyon kurgular başka nasıl bulunup çıkarılacak, icat edilecek ve terbiye edilecek; daima yeniyi arzulamaktaki suç ne; zaman olarak eskimişleri ezip geçme ihtimali mi; saçma, onlar baskındırlar ve tarih boyunca dönüşüp giderler, bir fikrin kökünden diğerinin ekine…

Gelenek, her an değişen geçmiştekinin bir devamıdır; doğru, ama yeni taze bir soluktur, zindelik kaplı…

Yenilikçiler, bazı ölçülere göre bir kimyasal dönüşümü simgeler sanki; sınırlar aşılırsa her şey tersine döner; asıl niyet bu değildir: Hem yenilikçiler, hem gelenekçiler bu noktada birbirlerini net anlamak mecburiyetindedir.

Şekeri yakarsanız, şekerden eser bulamazsınız sonra… Peki, unla, suyla ve dolayısıyla hamurla belli şartlarda karıştırılan, hamur olan ve doğru zamanda, doğru yerde olmak gibi tencereye konan şeker yakılırsa… Şifalı helva pişer…

Yenilikçiler yerinde ve zamanında ne yapmaları gerektiğini kestiremediklerinden şekerin yanık kokusunu etrafa yayarken, gelenekçilerde zaten olmuş bitmiş ocaktaki yemeği ısrarla söndürmeyerek dibi tutmuş bir yemekle sahneye çıkıyorlar…

O halde bir nüans bulmalı, ortak bir amaç; yakmak, kimyasını değiştirmektense; belki bir şeyleri pişirmek, kıvamına getirmek anlamında bir keyfiyet katabiliriz buna, ama her şeyden önce kendimiz pişmek, kendimizi pişirmek…

Demek ki hiçbir varoluş çiğlik kabul etmiyor…

İnsanlığın tek bir kafa olup düşündüğü mesele; ruh nerede, akıl nerede, istek, arzu, düşünmek nerede; ben neredeyim, ene nerede, varsa bir ego, o nerede..?

Kader kurbanları derler, acaba öyle mi?

Ben nefsiyle mağrur olmak, nefsinin kurbanı olmak diyorum buna; işin sorgusu, can alıcı yeri ve usturupluluğu  da buradadır… Bu çağ suçların çağıdır ve ne yazık ki herkes nefsiyle mağrurdur... Biz, sorunu nefsiyle cahil olmak, nefsinin cahili diye çevireceğiz günümüz düşünce şekillenişine… Madem ortak bir amaç içindi her şey, bunu belirttik; o halde bu ortaklığın en başta ortak bir hastalıkta buluşup geldiğini  de açıklamamız gerekecek…

Zihniyetler, bakışlar, görüşler, göremeyişler ve ideolojiler ve sair benlik damgaları; ipe sapa gelmez bir elbise gibi dikiş yerlerinden patlamış, üzerimize dar gelen bir halde bizce tasnif edilmeyi bekliyorlar; kucağını açmış kozmos bizi bekliyor, kaostan çıkacak olan kozmos… Hor görüleri, ön görüleri; var görüleri, yok görüleri ve kör görüleri bir kalemde silip önümüzü açacak olan yine bizleriz…

Belki de, akıl için sırat buradadır… Benliğin kıyameti, kendisine giyecek bir elbise uyduramamasıdır ki bu da onun için çıplak kalmaktır,  bir bakıma tacize açık kalmak, horlanmak, böylece üşümeye bırakılmaktır…

Dünyanın ve güneşin bat(t)ısında kalanlar, kavram olarak bir nefs anlayışından habersizdir; ben denileni de, ruhu da, aklı da nerdeyse bir ve çakışık görürler; onların nefs odakları kaymıştır… Ama meselenin doğusunda kalanlar, batısında kalanlardan da pek farklı bir manzara içinde değildir. İnsanlık, nefsine hâkim olmadan hiç bir şeye hâkim olamaz; ne 'eski'ye, ne 'yeni'ye...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türkü, Anadolu harcı "ili... - Sayı 105
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Nefse Hakimiyet... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7884448
 Bugün : 4071
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516223
 Bugün : 50
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 63
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim