Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     564 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Olaylara Bakış (Nisan-Mayıs-Haziran 2020)
Muhsin Hamdi Alkış

  Sayı: 104 -

TAÇLA (Koronayla) DÜZEN KURANLAR

Yeni bir düzen kurmak için önce eskisini yıkmak gerektiğine ve insanlığın kendilerine hizmet için var olduğuna inanan birileri var. Tıpkı bir bilgisayarı programlar gibi dünya halklarını ve milletlerini programlayarak tasarladıkları bir amaca sevk etmeye çalışıyorlar. Bir toplum, milyonlar bir yöne sevk ve idare edilebilir mi? Programlanabilir mi? Bir kişinin bir amaca ikna edilmesi “beyninin yıkanması” mantıklı gelir ama söz konusu olan geniş halk kitleleri, toplumlar olunca sağduyumuz bunun mümkün olamayacağını anlatır bize. Oysa gerçek tam tersidir. Peki bir toplum nasıl programlanır yönetilir? Çeşitli ekonomik araçlar, manipulatif reklâm, medya, internet ve sosyal medya manipülasyonları, NLP (nöro linguistik programlama) ve bilinçaltına çalışan diğer teknikler de kullanılır ancak bu yazımızda ifade edeceğimiz en etkin olarak kullandıkları yöntemdir:

 

Korkut-Yönet

Toplumsal tepkilerin organize edilmesi esasına dayalı bir doktrin bu. Misal, Pearl Harbour baskınını önceden bilmesine rağmen toplumu savaşa girmeye ikna edebilmek için baskına göz yumma, 11 Eylül saldırılarını önceden bilmelerine rağmen önlem almama gibi örnekleri verilebilir. Bahsedileni bir yönetim doktrini olarak benimseyen egemenlerin, bu hadiseleri organize edip meydana getirmeyip hadiselerin doğal akışına göre tutum aldığını sanmak saflık olur. Elbette ki toplumları bir hedefe yönlendirmek ve onları programlamak için şok edici, terorize edici, korkutan hadiseleri kendileri meydana getiriyorlar.

Abraham Lincoln’e atfedilen söz “geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu meydana getirmektir.”

Dünyadaki halklar normal şartlar altında uluslarüstü bir erkin boyunduruğu altına girmeye ikna olur mu? Bunun olabilmesi için, kitlelerin normal algısını yıkan çok büyük korku ve panik hali içerisinde denize düşmüşken yılana sarılacak hale gelmesi icab eder değil mi? Korku ve dehşet aklımızı ve sağduyumuzu bir yana bıraktırıp bizleri normalde hiç kabul etmeyeceğimiz şeyleri sorgusuz sualsiz kabul edecek ruh haline getirir.

 

Taç Virüsü

Bu virüsün benzerleri SARS, Mers hepsi korona ailesinden. Korona “hale”, “taç” anlamlarına gelir. Virüsün mikroskopta görünüşüne atfen bu isim verilmiş güya..

Yeni bir virüs çıkarılarak bunun salgına yol açacağı on yıllardır yazılan kitaplarda yer almakla çok bilinen bir sır halinde idi... Laboratuvar yapımı olması muhtemel bu virüs belirli bir yaşın üzerindekileri etkiliyor ancak bağışıklık zayıflığı açısından aynı risk grubunda olması gereken çocuklara bir etkisi olmuyor. Bu hususu bilim adamları çözmekte çok zorlanıyor ve muhtemel açıklamalardan bir tanesi de laboratuvarda imal edilmiş bir virüs olması..

Bir taç… Tacı kim giyecek? Halk bir taç virüsüyle kendisini idare edecek bir erke ikna mı ediliyor? Sembolizm mühim. Tehdidin adını doğru koymak lazım. Bu bir biyolojik savaştır ve ne ilk ne de sondur. Bu biyolojik savaşla kim taç giyecek?

Şu anda bir milyarın üzerindeki insan evlerine kapanmış, ekonomiler savaş zamanlarından bile daha büyük bir çöküş yaşamış durumda ve insanlar dehşet içerisinde akıl rasyonalite, mantık, devreden çıkmış ve insanlık hipnoz altındaki bir denek gibi fikir ekilmeye hazır. Kapitalizmin ve dünya ittifak sistemlerinin altını üstüne getirecek olduğunu sürekli duyuyor ve izliyorsunuz ekranlarınızda. Duyamadığımız ise bunun yerine ne getirilmek istendiği. Harb oyunu gibi bir zihin egzersizi yapalım.

 

Virüsün ardından gelecek dünya nasıl bir dünya olacak?

Ekonomiler çökmüş, işyerleri kapanmış, insanlar işsiz kalmış, evlerinden bile çıkamaz hale gelmiş, bazı ülkelerde kamu düzeni yıkılmış, yağma ve isyanlar başlamış,  eğitim bile verilemez durumda… Dünya halklarının hükümetlerin ve devletlerin aciz kaldığına yetersizliklerine ikna olmalarına ne kadar zaman gerekecek? Bu gizli dünya egemenleri, evvelden beri amaçları olan totaliter dünya devleti ve hükümetine ulaşmak için virüsten çok virüs sonrası dünyanın umutsuz çaresiz atmosferini kullanacak. Tüm dünyanın zalim Çin idaresine benzer bir hükümet altında idare edildiği bir kâbus senaryosunu düşünün düşünebilirseniz.

Savaş şudur ki: Dünyayı milletler mi yönetecek yoksa hepimizi köleleştirecek bir azgın azınlık mı?

 

Öyleyse ne yapmamız lâzım:

●Bu biyolojik savaş akabinde ikinci üçüncü fazları gelebilir. Virüs mutasyona uğrar veya uğratılır ve öldürücülük oranı yükselebilir.

●İlmî ve fennî açıdan elbette ve mutlak surette tüm tedbirlerimizi alıp yatırımlarımızı yapacağız. Tüm kaynaklarımızı bu ve bunun gibi biyolojik saldırılara karşı ön alıcı araştırmalara seferber etmeliyiz

●Devletimizin imkânları kısıtlı, her şeyi devletten bekleyemeyiz ama devletimizin de kriz ve savaş dönemi anlayışıyla çalışarak halk sağlığını ve millî ekonomiyi ayakta tutacak her tedbiri alması üretim ve tedarik zincirini koparmadan tüm kaynaklarımızı en optimum şekilde kullanma gayreti içerisinde olmalı. Elzem olmayan, ihtiyaç arz etmeyen ertelenebilir her harcama ertelenmeli ve kaynaklar maksimum verimlilikle kullanılmalı.

●Önce millî birlik ve yurt sathında her alanda dayanışma ile düşeni hemen elinden tutan bir toplumsal dayanışma, bu inancın kurumlaşmış hali olan vakıflarımızı, sivil toplum örgütlerimizi çok aktif kullanmalıyız.

●Gelen saldırının farkında olup, milletsiz kimliksiz devletsiz kalmak istemiyorsak, millî devletimize, millî kimliğimize sahip çıkmalı ve onu daha da kavi hale getirmeliyiz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Olaylara bakış - 107... - Sayı 107
Çoklu birlik, çoklukta bi... - Sayı 107
Olaylara bakış - 106... - Sayı 106
Olaylara Bakış-105... - Sayı 105
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (108): Rahman ve Rahim Olan Allah'ın; "Ve seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya, 107) ve "İçinizden Allah'ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah'ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah'ta güzel bir örneklik vardır." (Ahzab, 21) buyurduğu Efendimiz'in (sav) söz davranış ve yaşayışlarında, örnekliğinde ve önderliğinde mânâsını bulan sünnet ve ehl-i sünnet müesseseleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Süper olmuş ... Aslanlar

 Bir kımıltının bir kenara süpürdüğü beden im, aklım fırtınalara göğüs gerdikten sonra var mı bir hük... Sinan AYHAN

 Bilimi bilmemek, ilimden dem almak duası ile...... Sinan AYHAN

 Evet, sayın Erdal Kurtuldu hocamızın yazdığı bu yazdığı bizzat Kardelen dergisinde okumuştum . Şimdi... Osman Cemal Kızılaslan

 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahşetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
YALÇIN TOPÇU İLE RÖPORTAJ -
Büyük olmak mecburiyeti
Türkün kimliği
Gömlekten
Kımıltı
Dubalı dünya düzeni -IV-
Başyüce


Ali Erdal - Büyük olmak mecburiy...
Ali Erdal - Hayal mi?
Kadir Bayrak - Türk birliği üzerine...
Kadir Bayrak - İç hatlar
Sinan Ayhan - Meselenin ruhu
Sinan Ayhan - Şaire hüzün yakışır
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Fatma Pekşen - Çay
Dergi Editörü - Birliğimizi daim eyl...
Site Editörü - Türkün kimliği
Mehmet Hasret - Düşüneceksin
Gönüldaş - Türk birliği
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Helâlleş
Necdet Uçak - Büyü çocuğum
Necdet Uçak - Ömür
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - İkindi rubaileri
Hızır İrfan Önder - Canımızsın Azerbayca...
Ayhan Aslan - Nedâmet
Ayhan Aslan - Çözüm
Olgun Albayrak - Türkü
Mehmet Balcı - Korona
Mehmet Balcı - Karabağım
Muhsin Hamdi Alkış - Çoklu birlik, çokluk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 107
Kubilay Ertekin - Düşman içerde
Mesut İlkay Yanık - Osmaniyeli
Halis Arlıoğlu - İçi boşaltılmış mill...
Ahmet Değirmenci - YALÇIN TOPÇU İLE RÖP...
Ahmet Değirmenci - Nerede kaldı yağmurl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - İsraf
Murat Yaramaz - Suç
Murat Yaramaz - Çelik
Mahmut Topbaşlı - Binip sevda atına
Erdal Kozankaya - İnsan ömrü de mevsim...
Mehmet Akif Bozkurt - Ben kim miyim?
Ferhat Nitin - Bir tufanda yolcu
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
İsmail Güçtaş - Mehmetim
İsmail Güçtaş - Cühelâ
Erkan Karakaya - Ne zaman
Gülşen Ayhan - Gömlekten
Mertali Mermer - Kımıltı
Cemal Karsavan - Aşk yandı ay bana gü...
İlkay Coşkun - Türk birliği ideali
Vildan Poyraz Coşkun - Daha dün gibi
Vildan Poyraz Coşkun - Zor günler
Erdal Kurtuldu - Cehâletin istilası
Gülzira Şaripova - Sahibine bırakılsın ...
Gennady (Henrikh) Gergardovich Dick - Parys gömlek
Özkan Aydoğan - Eriklerde
Rıdvan Yıldız - Hiç
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8514245
 Bugün : 4247
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 529443
 Bugün : 33
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 64
 107. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
Son Güncellenme: 21 Şubat 2021
Künye | Abonelik | İletişim