Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     541 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Dubalı dünya düzeni -I-
Mehmet izzet Gülenler

  Sayı: 104 -

'Dünya bir öküzün boynuzları üzerinde duruyor'… Ahıra girdiğinde gece; dışarı çıktığında gündüz oluyor… Bu düşünce 'bilim(?)' 'adam(?)'larınca çürütüleli, uzaydan görüntüler çekilip 'her şey açığa kavuşturulalı?' çok oldu…

Ben de 'gerçekten' 'yaşamaya' ve 'adam' olmaya çalışan biri olarak iddia ediyorum ki: 'Dünya dubaların üstünde duruyor'…

Nasıl mı?

Uzun yıllardır kendi 'GözlemEvim'den çektiğim görüntülerden, yeterli olacağını düşündüğüm birkaçını aktaracağım şimdi ben de size...

Dubacının Dubası

Bir sokak… Arabasına park yeri arayan birisi 'dubalarla' ayrılmış olan yere doğru yanaşıyor… Onu gören duba sorumlusu hemen dubaları büyük bir şevk ve içtenlikle çekmeye davranıyor… Yanaşan kişi yakın bir yerde bir işi olduğunu, nereye park edebileceğini… Hatta mümkünse oraya park edip edemeyeceğini soruyor…

Bunu duyan, biraz önce şevkle ve ilgiyle seyirten duba sorumlusu, bu sefer tam tersi bir tavırla, dubaları tekrar eski yerlerine dudak bükerek koyarken, neredeyse o kişinin yüzüne bile bakmadan, kerhen; yok kardeşim, burası “şu restoranının” yeri, bilemem, ilerilere bakacaksın artık; deyip gönderiyor adamı ve duba sorumlusu makamına geri dönüyor…

–Konuyu şuradan ele alarak anlatmaya ve anlamaya çalışalım:

Büyük Şirketler başta satış/pazarlama olmak üzere bilimum eğitimler verirler çalışanlarına… Tabii ki en büyük amaç kârı arttırmaktır… Müşteri odaklı yaklaşım vurgulanır sürekli… Müşteri memnuniyeti en ön plândadır… Çünkü 'para' onun cebindedir… Her firmanın kendine göre bir hedef kitlesi vardır… Ve herkes de bir şekilde irili ufaklı belli firmaların hedef kitlesi dâhilindedir…

Büyük ve imaj(!) olarak da daha kaliteli! görünen firmaların farkı, zaten oradan alışveriş yap(a)mayacak(!) olanları yanlarına yaklaştırmayacak şekilde bir düzen kurmuş olmaları… Onlar da işte zaten muhatap bile olmayarak koymuş oluyor o 'dubayı'… Zaten muhatap bile olmayarak 'buraya park edemezsin kardeşim, ilerilere bakıcaksın..' demiş ve o dubayı yerine koymuş oluyorlar… Yani aslında birbirinden hiç bir farkı yok… Görüntüde: Müşterilerine(!?) iyi(!?) davrananlar makbul ve iyi firmalar… Müşterilerine iyi davranma ortalaması düşük olanlar, kötü firmalar… (Ürün kalitelerinden falan burada bahsetmiyorum… Çünkü 'Asıl Ürünün Kalitesiyle' ilgilenmekteyiz şu anda.)

İşte tam da size anlatmak istediğim şey bu zaten:

'Dubalı Dünya Düzeni' ve jargonları… Her şey o çerçevede iyi veya kötü… Tüm değerlendirmeler burada yapılıyor… Müşteri ve müşteriye yaklaşım… Sonra da sonuçlar: İyi satıcılar(!) tarafından egoları şişirilmiş, ego tatmini yaşayan ve çok mutlu! olan müşteriler veya yeterince profesyonel(!!?) olamayan satıcılar… Müşteri temsilcileri(!) tarafından egolarına dokunulduğunu hissedip 'paramızla rezil mi oluyoruz' diye isyan eden müşteriler…

Peki Müşteri ne demek? Cebinden alınabildiği kadar çok parasının alınmak istendiği kişi demek… İyi satıcı… İyi müşteri... İyi satıcı: Müşteriden olabildiğince çok para alabilen, koparabilen kişi. İyi müşteri, çok para veren, harcayan, çok alışveriş yapan kişi. Ve artık herkes satıcı, herkes müşteri… İyi satıcı veya kötü satıcı.. İyi müşteri veya kötü müşteri… İyi ve kötü kavramları da artık sadece bu çerçevede ve bu anlamda varlar.. Ve müşteri değilsen... Nesin? Hiçbir şeysin.. Tüm değer onun üzerinden belirleniyor. Peki ya gerçek!!!?

Allah'ı ve Allah rızasını... Allah'ın memnuniyetini düşünenler... O dubaları koyabilirler mi..ydi? Belki bir dua, tüm işlerini rast getirecek... Tüm işlerine... Tüm kazançlarına bereket verecekti... Kim bilir...

Bereket diye hiç bir rakamla ölçülemeyen bir şey vardı ve VAR!!!... O dubaları koyanların yabancılaştığı ve unuttuğu… Sen o dubayı koyarak ve o kişiyi kovalayarak, belki de bütün bereketi; asıl 'kazancı' kaçırdın.. Biz bu dünyada NEYİ kazanmanın peşindeyiz? Asıl kazanmamız gereken... Ve asıl gerçekten kazanabileceğimiz şey ne? En başta bu soruları sorup, bu soruların en doğru yanıtlarını içimizin en derinlerine bir tabelâ gibi astıktan sonra başlıyor asıl gerçek 'alış veriş'... Ve o zaman ancak anlıyor insan, konulan her dubanın aslında Allah ile o dubayı koyan kişi arasına konulmuş olduğunu... Ve buradan da yola çıkarak, bakmalıyız hepimiz de, içimizdeki konmuş olan kendi 'dubalarımıza' ve onları kaldırmalıyız bir an önce tek tek... ‘Cânıgönülden’... Bir de 'iyi insan olabilmek' ile satış pazarlama eğitimlerini yan yana bir koyun ve bir daha bir bakın...

Gerçekten iyi bir insanın... Herkesi eşi dostu yakını olarak gören ve Allah rızası için iyi olmaya, herkese ve her şeye en iyi ve en doğru şekilde yaklaşmaya çalışan birinin yaklaşımını ve her ânına ve yaptığı her şeye sirayet eden o yaşayışını düşünün... Sonra da kârı artırmak için kendilerine satış teknikleri öğretilmiş olan 'profesyonelleri'…

‘Hayatta asıl ustalık hep acemi kalabilmekmiş meğer’ diyordu Turgut Uyar... O aklıma geliverdi birden... Ve diyorum ki artık; tüm DUbAlardan 'b' yi çıkarmanın vaktidir ki kalsın geriye “aslolan”...  İnşallah... (Devam edecek...)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    06.06.2020
Yorum : Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez, insan aklı nefse doğru köreldi ve son tahlilde artık bütün pislikler su yüzüne çıkyor... İnsanoğlu ancak Allah'a itaatle paklanır, Allah'a iman et, dosdoğru yürü...





 
Dubalı dünya düzeni -III-... - Sayı 106
Dubalı dünya düzeni -II-... - Sayı 105
Dubalı dünya düzeni -I-... - Sayı 104
Dünyanın en değerli paras... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
İrfan işinde plân
Gurur ve hüzün
Zincirli kaya
Yazı renginde melodiler


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8013239
 Bugün : 2764
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519229
 Bugün : 22
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 83
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim