Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     271 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Dubalı dünya düzeni -I-
Mehmet izzet Gülenler

  Sayı: 104 -

'Dünya bir öküzün boynuzları üzerinde duruyor'… Ahıra girdiğinde gece; dışarı çıktığında gündüz oluyor… Bu düşünce 'bilim(?)' 'adam(?)'larınca çürütüleli, uzaydan görüntüler çekilip 'her şey açığa kavuşturulalı?' çok oldu…

Ben de 'gerçekten' 'yaşamaya' ve 'adam' olmaya çalışan biri olarak iddia ediyorum ki: 'Dünya dubaların üstünde duruyor'…

Nasıl mı?

Uzun yıllardır kendi 'GözlemEvim'den çektiğim görüntülerden, yeterli olacağını düşündüğüm birkaçını aktaracağım şimdi ben de size...

Dubacının Dubası

Bir sokak… Arabasına park yeri arayan birisi 'dubalarla' ayrılmış olan yere doğru yanaşıyor… Onu gören duba sorumlusu hemen dubaları büyük bir şevk ve içtenlikle çekmeye davranıyor… Yanaşan kişi yakın bir yerde bir işi olduğunu, nereye park edebileceğini… Hatta mümkünse oraya park edip edemeyeceğini soruyor…

Bunu duyan, biraz önce şevkle ve ilgiyle seyirten duba sorumlusu, bu sefer tam tersi bir tavırla, dubaları tekrar eski yerlerine dudak bükerek koyarken, neredeyse o kişinin yüzüne bile bakmadan, kerhen; yok kardeşim, burası “şu restoranının” yeri, bilemem, ilerilere bakacaksın artık; deyip gönderiyor adamı ve duba sorumlusu makamına geri dönüyor…

–Konuyu şuradan ele alarak anlatmaya ve anlamaya çalışalım:

Büyük Şirketler başta satış/pazarlama olmak üzere bilimum eğitimler verirler çalışanlarına… Tabii ki en büyük amaç kârı arttırmaktır… Müşteri odaklı yaklaşım vurgulanır sürekli… Müşteri memnuniyeti en ön plândadır… Çünkü 'para' onun cebindedir… Her firmanın kendine göre bir hedef kitlesi vardır… Ve herkes de bir şekilde irili ufaklı belli firmaların hedef kitlesi dâhilindedir…

Büyük ve imaj(!) olarak da daha kaliteli! görünen firmaların farkı, zaten oradan alışveriş yap(a)mayacak(!) olanları yanlarına yaklaştırmayacak şekilde bir düzen kurmuş olmaları… Onlar da işte zaten muhatap bile olmayarak koymuş oluyor o 'dubayı'… Zaten muhatap bile olmayarak 'buraya park edemezsin kardeşim, ilerilere bakıcaksın..' demiş ve o dubayı yerine koymuş oluyorlar… Yani aslında birbirinden hiç bir farkı yok… Görüntüde: Müşterilerine(!?) iyi(!?) davrananlar makbul ve iyi firmalar… Müşterilerine iyi davranma ortalaması düşük olanlar, kötü firmalar… (Ürün kalitelerinden falan burada bahsetmiyorum… Çünkü 'Asıl Ürünün Kalitesiyle' ilgilenmekteyiz şu anda.)

İşte tam da size anlatmak istediğim şey bu zaten:

'Dubalı Dünya Düzeni' ve jargonları… Her şey o çerçevede iyi veya kötü… Tüm değerlendirmeler burada yapılıyor… Müşteri ve müşteriye yaklaşım… Sonra da sonuçlar: İyi satıcılar(!) tarafından egoları şişirilmiş, ego tatmini yaşayan ve çok mutlu! olan müşteriler veya yeterince profesyonel(!!?) olamayan satıcılar… Müşteri temsilcileri(!) tarafından egolarına dokunulduğunu hissedip 'paramızla rezil mi oluyoruz' diye isyan eden müşteriler…

Peki Müşteri ne demek? Cebinden alınabildiği kadar çok parasının alınmak istendiği kişi demek… İyi satıcı… İyi müşteri... İyi satıcı: Müşteriden olabildiğince çok para alabilen, koparabilen kişi. İyi müşteri, çok para veren, harcayan, çok alışveriş yapan kişi. Ve artık herkes satıcı, herkes müşteri… İyi satıcı veya kötü satıcı.. İyi müşteri veya kötü müşteri… İyi ve kötü kavramları da artık sadece bu çerçevede ve bu anlamda varlar.. Ve müşteri değilsen... Nesin? Hiçbir şeysin.. Tüm değer onun üzerinden belirleniyor. Peki ya gerçek!!!?

Allah'ı ve Allah rızasını... Allah'ın memnuniyetini düşünenler... O dubaları koyabilirler mi..ydi? Belki bir dua, tüm işlerini rast getirecek... Tüm işlerine... Tüm kazançlarına bereket verecekti... Kim bilir...

Bereket diye hiç bir rakamla ölçülemeyen bir şey vardı ve VAR!!!... O dubaları koyanların yabancılaştığı ve unuttuğu… Sen o dubayı koyarak ve o kişiyi kovalayarak, belki de bütün bereketi; asıl 'kazancı' kaçırdın.. Biz bu dünyada NEYİ kazanmanın peşindeyiz? Asıl kazanmamız gereken... Ve asıl gerçekten kazanabileceğimiz şey ne? En başta bu soruları sorup, bu soruların en doğru yanıtlarını içimizin en derinlerine bir tabelâ gibi astıktan sonra başlıyor asıl gerçek 'alış veriş'... Ve o zaman ancak anlıyor insan, konulan her dubanın aslında Allah ile o dubayı koyan kişi arasına konulmuş olduğunu... Ve buradan da yola çıkarak, bakmalıyız hepimiz de, içimizdeki konmuş olan kendi 'dubalarımıza' ve onları kaldırmalıyız bir an önce tek tek... ‘Cânıgönülden’... Bir de 'iyi insan olabilmek' ile satış pazarlama eğitimlerini yan yana bir koyun ve bir daha bir bakın...

Gerçekten iyi bir insanın... Herkesi eşi dostu yakını olarak gören ve Allah rızası için iyi olmaya, herkese ve her şeye en iyi ve en doğru şekilde yaklaşmaya çalışan birinin yaklaşımını ve her ânına ve yaptığı her şeye sirayet eden o yaşayışını düşünün... Sonra da kârı artırmak için kendilerine satış teknikleri öğretilmiş olan 'profesyonelleri'…

‘Hayatta asıl ustalık hep acemi kalabilmekmiş meğer’ diyordu Turgut Uyar... O aklıma geliverdi birden... Ve diyorum ki artık; tüm DUbAlardan 'b' yi çıkarmanın vaktidir ki kalsın geriye “aslolan”...  İnşallah... (Devam edecek...)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    06.06.2020
Yorum : Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez, insan aklı nefse doğru köreldi ve son tahlilde artık bütün pislikler su yüzüne çıkyor... İnsanoğlu ancak Allah'a itaatle paklanır, Allah'a iman et, dosdoğru yürü...





 
Dubalı dünya düzeni -I-... - Sayı 104
Dünyanın en değerli paras... - Sayı 103
Özgürlüğe kaçış... - Sayı 102
Yürümek... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Milli Eğitim Bakanlığı’nın anketine göre, gençlerin %61’i kitap okuyormuş.
Hayret! Ya gizli gizli okuyorlar, ya büyüklerinden ders almamışlar ve gizli gizli okuyorlar.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Tokat
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7455559
 Bugün : 556
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510413
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim