Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3364 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

SULH ?RG?LERY, K?LT?REL BA? VE ACABA HAKYKY "CO?RAFYA" RUHUMUZUN NERESYNDE?
Mehmet Hasret

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2004

Geçenlerde, bir radyo programında; -bilmem ismini bilir misiniz- İbrahim Paşalı'nın "gece yürüyüşü" adlı programında, "Bosna" üzerine bir hikâye dinledim. Ona da bu hikâyeyi; "Mostar Köprüsü'nün açılışı hasebiyle -bu köprünün inceliği hilal biçiminde inşa edilmiş olması-, toplumun ortak aklı ve vicdanı, sevk ve idare makamı meçhul bir yük olarak esinledi ve anlattırdı. Gece boyunca "Bir millete ne, hangi güç hilâl biçiminde köprü yaptırır?" diye sordu, yetmedi "21 yy.'da bir ülke düşünün ki Ankara'dan Mostar'a trenlerini yürütemiyor" dedi. Bir yerde bir ruh, bir yerde o ruha cüsse veremeyen bir fizik...


Neyse benim anlatacağım ("Türk Kimliği" konusundaki sayımız dolayısıyla) Bosna'da geçen bir hikâye
Amerikalı bir blues sanatçısının ağzından anlatılıyor her şey; konu edilen sanatçı bir süre Bosna'da bulunmuş, orada ikamet etmiş; "Bosna'da ilk günlerimdi, etrafıma bakıyor, etrafımdakileri çözmeye çalışıyordum... Dikkatimi, Pazar günleri insanların güzel giysilerini giyerek bir tarafa yönelmeleri çekti. İçimden bir düğün var herhalde, dedim. Çünkü her yerde düğünler için insanlar, güzel elbiseler giyerdi.


İkinci Pazar daha önce gördüklerim tekrar edince, bu sefer onları (güzel kıyafet giyen insanları) takip ettim, tren garına kadar gelmiştim, dayanamadım sordum, neler oluyor Allah aşkına; cevap verdiler, her haftasonu İstanbul'dan gelen bir tren var mı, İstanbul'dan bir kişi geldi mi diye bakıyoruz..."


İlk elde sanki absürd bir öyküymüş gibi geliyor; Kafkaesk bir anlatımmış; Gogol'ün kaleminden çıkma bir romanmış; Musil'in Borges'in yazdıklarına benzer bir metinmiş gibi... Ama olay gerçek Hikâyeyi duyduğumda, öyle yaralandım ki donup kaldım; etrafımdaki eşya da benimle donup kaldı, bütün renkler külleşti... Anlatamam; kalbimde öyle bir sorumluluk hissettim, içimde öyle burkulma oldu ki bütün bir dünyayı kendi serkeşliğimle öksüz bıraktığımı sandım...
İşte "Türk Kimliği" sorumluluk hissinin bir yerlerinde...


Ama ne var ki Ankara İstanbul arası trenlerini 130 km. hızla bile yürütemiyor bu millet...
Mostar Köprüsü üç kez yıkılmış, üç kez ama yine yapılmış, her seferinde oradaki halk İstanbul'dan mimar gelsin demiş... Bu sefer inşa edilmesi de epey zor olmuş, gün gelmiş yetkili mercilerin bürokratik engelleri yüzünden köprüye bir taş koyabilmişler sadece; gün olmuş izne tabi bir yakadan bir yakaya köprü kurma işi askıya alınır gibi olmuş... İftiralar atmışlar, yalanlar söylemişler... Köprü yapılmadan önce, bu işin sonu hayra bağlansın ve hayırlara vesile olsun diye kurban keserek başlamışlar işe, ancak ne hikmetse Avrupa medyası hemen hükmü basmış: "Yine kanla başladılar."
Şimdi boş bıraktığımız coğrafyanın halklarının gözü (bütün mazlum coğrafyaların bir başkenti "o"ymuş gibi) İstanbul'da... Paşalı'nın dediği gibi Kopenhag kriterlerindense, İstanbul kriterleri zamana kalacak kriterler olacak gibi... Ne var ki bizim trenler yüzyıl önce yapılmış alman raylarının üzerinde gidiyor.


Filistin'de, Gazze'de geçen bir olayı daha anlattı İbrahim Paşalı; meğer onun programı orada da dinleniyormuş... Bir Gazze Hastanesi'nde torunuyla radyo dinleyen bir anneanne varmış, Paşalı'nın programını dinliyorlarmış... Paşalı bir Filistin ezgisi çalıyormuş ve o ezginin üzerine de radyodaki programına devam edip doğaçlama konuşuyormuş... Ama Filistin'de bir tek İsrailliler propaganda amaçlı olarak Filistin ezgileri üzerine konuşurmuş, bu yüzden biricik anneanne, "kim bu kâfir" demiş; torunu daha sonra Paşalı'nın bir Türk olduğunu, İstanbul'dan konuştuğunu söyleyince "estağfurullah... estağfurullah..!" demiş.

 Türklük, belki adımız gibi bildiğimiz halde bilinçaltlarında örttüğümüz bir coğrafî gerçeklikle Mostar'dan Gazze'ye, Kafkaslar'dan Herat'a Mezapotamya'dan Kordoba'ya ve dahi Endülüs'e dek derinden titreşen bir tını..."Türklük" denen bu henüz modern cismini bulamamış kimlik, her ölçüye cevap veren gündelik ve zamanlar ötesi pradigmasını çatabilmiş midir, işin o tarafı biraz karanlık..? Ama "Türklük" genetik bağdan daha çok bir kültürel bağı izah etmekte... Türklük, ;"Türklük"ten fazla bir şey... Her halkın, her dinin beraber sulh örgütleri içinde kutsandığı, o örgüler etrafında birleştiği ve emniyete alındığı bir yöntemler+yordamlar kültürü; bunu da kâinatın İncisi'ne duyduğu hürmetten, O'na bağlılığından, O'nun ruhanî sünnetine uymaktan almış...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Dost cemali... - Sayı 105
Nasihat... - Sayı 104
Aynı safta olduğumuz omuz... - Sayı 103
Kurbağa kesip biçmeyi kim... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7780901
 Bugün : 1849
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514479
 Bugün : 67
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 62
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim