Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1049 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Öfke, mukaddes öfke
Muzaffer Doğan

  Sayı: 108 -

Bir ‘Püftü’ye Cevap

Karar Gazetesi’nde, İstanbul eski müftülerinden, Prof. Mustafa Çağrıcı, “İdeoloji İnsanı Olarak Necip Fazıl” başlığı ile bir yazı yazdı. Şair olarak, Üstad Necip Fazıl’ı, yere-göğe sığdıramamış!

“Bilirsiniz, rahmetli epeyce narsistti; hiçbir meziyette, ikinciliğe râzı olmazdı ama, birincilik iddialarında en haklı olduğu alan, şairliği idi. Onun şiir, düzyazı ve hitabetteki edebî ustalığı tartışılmaz. Bu alanda onu üstad sayanlar, yerden göğe kadar haklıdırlar. Ama fikirde, Üstad kabûl edilmesini, kesinlikle yanlış buluyorum.” diyor, eski müftü Mustafa Hoca...

Bu nasıl bühtandır dostlar? Eski müftünün yazdıkları, tam bir karalama. İçine, alabildiğince katran doldurmuş ve sütununa kusuvermiş. Şu uzun cümle de, müftünün kusmuğu: “Onun, daha çok bu alanda model alınıp, göklere çıkarılması, özellikle dindar çevrelerin ciddî bir fikir sığlığına düşmelerinin başlıca sebeplerindendir. Necip Fazıl’a duyulan ideolojik hayranlık, bir neslin militan ve çatışmacı ruhunu beslerken, fikrî ve bilgisel zekâsını, hatta ahlâk dünyasını fakirleştirmiştir.”

Bir zamanlar, Beyazıt’taki Beyazsaray Kitapçılar Çarşısı’nda, Ahmed Ercan Gerçek adında, soyadını kitapçı dükkânına isim yapmış, derin irfan sahibi bir ağabeyimiz vardı. Otuz yıl evvelinden bahsediyorum. Muallimlik yaptığım yıllardı. Hafta sonlarında, aksatmadan yanına uğrardık dostlarla. Demli çay eşliğinde, sohbet de demlenirdi. Her gerçek müslümanda mutlaka bulunması gereken imân ve fikir öfkesi, Ahmed Ercan Ağabey’de ziyâdesiyle vardı.

Bir varışımızda, hemen söze başladı. Belli ki, onu üzen bir şey olmuştu. Bana hitâben, “Muzaffer Hoca, öyle müftüler var ki, öylelerine müftü demek, o âlî makama hakaret olur. Öylelerine lâyık olan sıfat, “püftülük”tür, bunlar ‘müftü’ değil ‘püftüdür, püftü!’, diye gürleyivermişti!

Şimdi, bu otuz küsur yıl evvelki, nükteyi hatırlayışım boşuna değil! Eski müftü Çağrıcı, çağıra-bağıra, bu ülkede, 40 yıl, ”Mukaddes Dâvâ”nın çilesini çekmiş, herkesin sustuğu veya susturulduğu bir devirde, agora’ya çıkıp “İnanmıyorum bana öğretilen tarihe!” diye, küfür sitemine, zâlim tek parti rejimine başkaldıran bir kahramanı, narsistlikle, kibirli olmakla, kıskançlıkla, popülistlikle, üstü kapalı olarak ‘ahlâk’ ve ‘karakter’ düşüklüğüyle suçluyor.

 

EY ESKİ PÜFTÜ!

Asıl, senin yaptığın kıskançlıktır, ahlâksızlıktır, karaktersizliktir. Mukaddes değerlerimiz için, hangi çileyi çektin? Hangi mahkemenin kapısını aşındırdın? Hangi hapishânenin duvarlarını terlettin? Allah ve Resûl dâvâsı için, hangi ikballere sırt çevirdin?

Bu satırların yazarı, bundan 50 yıl evvel, liseyi bitirirken, gusül abdestini bile doğru dürüst bilmezken, Allah’ın, o Büyük Adamı vesile kılmasıyla; dinini, itikadını, istikâmetini yolunu-izini, dostunu-düşmanını, topyekûn mukaddeslerini, Necip Fâzıl Kısakürek’ten öğrendi. Sadece ben mi? Hayır! Mübalağasız söyleyeyim ki, yüzbinler, yüzbinler...

Samimiyetsiz bir üslûpla, şairliğini över görünüp, mütefekkirliğine dil uzatıyorsun! Bunu, sadece sen yapmıyorsun; onun Allah vergisi büyüklüğü, büyüklüğünün farkındalığı, dâvâsının büyüklüğünden gelen izzeti, vakarı, derin tefekkürü önünde, hasetlenen, ezilen birçok küçük ruhlu, sinsi ve bulanık tabiatlı muârızları da yapıyor...

Batıda, göklere çıkarılan Shakespeare, Goethe, Bodler, derinlikte, Üstad’ın eline su dökemez diyoruz, biz... Bir Adam Yaratmak, Reis Bey, Tohum, Siyah Pelerinli Adam, Ahşap Konak, Para, Parmaksız Salih, Künye gibi tiyatro eserlerini, değil okumak, sanıyorum, adını bile duymamışsındır.

Oku bakalım, bu eserlerdeki tefekkürî ve tahassüsî derinliği kavrayabilecek misin? İdeolocya Örgüsü, Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu, Dünya Bir İnkılâp Bekliyor, Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar, Konuşmalar, İman ve Aksiyon, Doğru Yolun Sapık Kolları gibi tefekkürî mahiyetteki eserlerinden hangisini okudun da, ‘ceffel kalem’, bir büyük mütefekkiri, ‘sığ’lıkla itham ediyorsun?

Sendeki, nasıl bir insafsızlıktır ki, ey ‘püftü, nesillerin ‘fikrî ve zihinsel zekâsını, hatta ahlâk dünyasını fakirleştirmiştir.’diye, nesilleri, imân, aksiyon, dâvâ ve mücâdele ruhu ve aşkıyla emziren, besleyen, yetiştiren; bu uğurda, destanlık çileler çeken, her devrin mazlumu, mahkûmu, makhuru bir büyük öncüyü, aklın sıra, gözden düşürmeye yelteniyorsun?

Üstad, “ha tüfeği olmayan asker, ha öfkesi olmayan iman” derdi. “İman ve İslâm Atlası” isimli eserinde, dinin bütün inceliklerini yazmıştır. Allah için sevmenin, Allah için nefret etmenin ne mânaya geldiğini, o muhteşem eserden öğrendik.

İlâhî vahyin, “Allah’ın dostlarına dost, düşmanlarına düşman olma” ölçüsünü, müftülük yapan bir kişi olarak, bilmemen düşünülemez! Bir Müslüman mütefekkire karşı, bu içindeki kinin, nefretin kaynağı nedir Hoca?

Bir de, Üstad’ı ‘demagog’ olmakla itham ediyorsun. Şairliğine saygı gösterir gibi göründüğün Üstad’ı, hiç okumamışsın sen. Üstad’ın hiç sevmediği, nefret ettiği tiplerin başında ‘demagog’lar, madrabazlar, şarlatanlar gelirdi... “Noktalama”larından birisi şöyledir:

“Demagog, iyi bilen, nasıl avlanır gâfil;

Hakikâti bayıltıp ırzına geçen sefil...”

Bir yazısında da, son devirlerin politikacılarını, misli görülmemiş demagoglar olarak nitelendirir. “Yazımın amacı, Hakk’ın adâlet ve rahmetine emânet ettiklerimizi yargılamak değil, onları ‘içlerindeki öfkeye tercüman’ bilen milyonları bir kez daha düşünmeye yöneltmektir.” desen de, yazdıkların, yazdıkların değil, “kustukların” yalanlıyor, yazdıklarını.

Sayın, eski müftü! Yazdıkların, bir hıncın, bir kinin, nefsanî bir öfkenin kusmuğu.

Unutma! ‘Bevvâl-i Çeh-i Zemzem’i lânetle anar halk’ (13 Şubat 2020)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Büyük Doğu, Necip Fazıl v... - Sayı 120
Öfke, mukaddes öfke... - Sayı 108
Sabah yakındır... - Sayı 92
Özdemir İnce ve 'Mihenk T... - Sayı 92
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16797004
 Bugün : 1476
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732618
 Bugün : 82
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 372
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim