Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     199 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Koronavirüsün hatırlattıkları
İlkay Coşkun

  Sayı: 109 -

 Dünya iki kapılı bir han 

Girdi mi dertlere düşer insan.

Tanınmadan yaşamak en iyisi

Elinde olsa da hiç doğmasan

(Ömer Hayyam)

Bir nefeslik can işte. Yaşanan bunca olumsuzluk üzerine umut yitimine uğrandığı da bir gerçek. Koronavirüsün, ölüm tefekkürünü arttırdığı doğru. Dün de bugün de hayat pamuk ipliğine bağlı. Şimdilerde daha çok bunun farkına vardık sadece. Zayiatlar insanları ister istemez ölüme hazırlıyor bir taraftan. Diğer taraftan ölüm sanki hep başkaları için var, bizden uzak yanılgısını taşıyoruz. Ayrıca virüsten önce ölüm yokmuş, ölüm virüsle beraber geldi kaygısı da bunun cabası. Bunun gibi benzer birçok girift paradoks hâl yaşanıyor maalesef. “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” türünden büyük büyük cümleler bu süreçte lügatimizde ön sıralarda yerini almaya başladı. 

Süreğen ekolojik değişmeler, kirlenme, zararlı gaz salınımları, küresel ısınma, gdo gibi bilumum olumsuzlukların pik yapması, biz insanlara büyük dersler vermektedir elbet. Hayvan ve bitki çeşitliliğin azalması, bazı türlerin yok olması ekolojik dengeyi fazlasıyla sarsmaktadır. Ayrıca olayın güzel yanı tabiatta kendisini farklı bir boyutuyla göstermektedir. Uzun süreli kapanmalarda hava kirliliğinin azalması kayda değer olumlu yanlardandır. Virüs, şehirlerden köylere, kırsala huruç halini ne düzeyde besleyecek bilemiyorum ama insanoğlunun felsefesine, bakışına ciddi yansımaları olacağı kesin gözüküyor. 

Covid-19, laboratuvar ortamında mı oluşturuldu? Sekiz milyara giden dünya nüfusunu azaltma, kontrol etme uğraşılarının uygulamalarını mı yaşıyoruz? Salgınla beraber zenginlerin daha zenginleştiği, fakirlerin daha da arttığı bir sonla karşı karşıyayız. Kapitalizmin hegemonyasının bırakın yara almayı, daha da semirdiği görülmektedir. Kendini dünyanın sahibi gören küreselci bir güruhun, virüsün müsebbibi olduğu şüphesi insanların beyninde çokça yer aldığı aşikâr gözüküyor. 

Küçük bir matematik hesabı yapacak olursak, ülkemizde otuz binin üzerinde köy var. Bu köylerimizi, şehir ve ilçe bağlantılarıyla da tasavvur edersek, her köyden üç insanımızın virüs kaynaklı öldüğünü düşünürsek, yüz bine varan ölüm sayısına ulaşırız. Meselâ kendi köyümde şu ana kadar virüs kaynaklı ona yakın ölüm oldu. Yaklaşık yetmiş, seksen yılda bir, yedi milyar üzeri dünya nüfusunun ve seksen milyon üzeri ülke nüfusumuzun bu süre zarfında tamamına yakınının ölümleri ve yeni doğumlarla yenilendiğini biliyoruz. Virüsten dolayı dünyada şu ana kadar yaklaşık üç ile dört milyon arası insanın öldüğünü düşünürsek, küçümsemiyorum ama devede kulak mertebelerinde olduğu da görülüyor. Virüs kaynaklı bu ölümleri, diğer hastalıklar, kazalar, savaşlar gibi ölümlerle de karşılaştırırsak buna benzer sonuçlara ulaşırız.

Koronavirüsün, kültüre, edebiyata ve sanata ciddi anlamda yansımaları oldu ve halen devam etmektedir. Virüsü, dosya konusu yapan dergiler, korona günlükleri, kitaplar, şiirler derken bu listeyi uzatabiliriz. Evde geçirilen süre, kitap okuma sürelerini arttırdı. Okumayla beraber yazmada da artışlar oldu. Bunları olumlu anlamdaki yansımalar olarak sıralayabiliriz. Kitap fuarlarının kapalı olması, kütüphanelerin daha az kullanılması, kültürel sanatsal etkinliklerin yapılamaması şeklinde olumsuz yansımalar görüldü. “Virüs edebiyatı” şeklindeki tanımlamalar vücut bulmaya başladı. 

Sokağa çıkma yasakları, toplu etkinlikler, işyerlerinin kapalı tutulması, maske kullanımı hattâ aşılar üzerindeki olumsuz yaklaşımlar hep devam ediyor. Amerika, Brezilya ve başka bazı ülkelerde uygulanan tedbirlere karşı sokak eylemleriyle ciddi mukavemetler gösteriliyor. Bu aşamada kimi ülkeler okulları açık tuttu bizim gibi kimi ülkeler ise yüz yüze eğitime uzun süreler ara verdi. Ülkemizde de okulların kapalı tutulmasının yanlış olduğu, virüs salgınının çocukları çok da etkilemediği enikonu dillendirilmeye başlandı. Her ne kadar kapalı ortamlarda virüsün yayılımı dikkatleri üzerinde tutsa da, yapılan büyük çaplı bazı deneylerde maskenin virüsten korunmak için çok da etkili olmadığı dillendirilmeye başlandı. 

Gerek ekonomiye olumsuz etkisi gerekse de ölümler virüsün yıkıcılığını üst noktalara taşımaktadır. Eğitim, muhabbet, komşuluk ve ferdi özgürlükler gibi birçok alanda da derin yaralar açmaktadır. Bizler bugünlerde “nerde o eski bayramlar” diyerek iç çekerken, çocuklarımızın bu cümleleri kuramayacak olması en büyük kaybımız olacak. Mütebessim çehrelerin eskiye oranla daha da azaldığı muhakkak. En önemlisi de toplumların, devletlerin ve milletlerin birbirine her zaman ihtiyaç duyabileceği görüldü. Hiçbir fert ve toplumun tek başına, tam anlamıyla güvende olamayacağı anlaşılmaktadır. 

Bu bağlamda olumlu olumsuz birçok fikri bir potada eritmek, farklı fikirler serdeden herkesin fikrini değerlendirmek gerekiyor ki ileride daha az “yanlış yapmışız”, “yanılmışız” diyebilelim. Şu bir gerçek ki korona tedbirleri artırıldıkça, turkuaz renkli hastalık tablosunda sayılar azalıyor, tedbirler gevşedikçe bu rakamlar yükseliyor maalesef. Damdan düşeni damdan düşen anlar misali, virüsü ağır atlatanlar, virüsü kapmamak için ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğini ibretamiz bir şekilde haykırıyorlar. Ama her şeye rağmen virüse karşı hiç bir şey yapmamak, duyarsız, aylak, tüfeği olmayan asker gibi de olmamak gerektiğini düşünüyorum. 

Her boyutuyla koronavirüs, netameli bir olay. Bir musibet bin dersten evlâdır sözünün canlı örneği sanki. Silkeleyip kendimize getirebilecek büyük bir ders. Yaşadığımız bu olumsuz sürece, sabrı, paylaşmayı, psikolojiyi, sosyolojiyi daha önemlisi de tedbiri her daim misafir etmemiz gerekiyor. “Ekinler baş vermeden kör buzağı toparlanamazmış” hesabı zamanı gelince geçecek elbet. Allah, gayretlerimizin, dualarımızın elinden tutar inşallah. Her şeye rağmen fisebilillah diyeceğimizi diyelim, göreceğimizi görelim, duyacağımızı duyalım, hayat bize ecele. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Alçaktan uçuş... - Sayı 109
Alt-Üst hakkında... - Sayı 109
Koronavirüsün hatırlattık... - Sayı 109
Afrika: kurutulmuş insan ... - Sayı 108
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Sessiz çığlık
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9236509
 Bugün : 588
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 540140
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 42
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim