Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4618 kez okundu.     11 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

B?y?
Hüseyin Kete

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Dinen ve hukuken meşru sayılan yollar haricinde bir takım kuvvetleri yönlendirmek için yapılan çeşitli garip işlerin tümüne verilen isim “BÜYÜ”… Bugünkü ilimlerin sahasına girmeyen ve metotlarıyla incelenmeyen şeylerin yolu olduğu da söylenemez.

Modern bilimlerin sahası dışında kalmakla varlığı yahut yokluğu laboratuar teknikleriyle bugün bile izah ve ispat edilememektedir. Ama “Büyü” vardır ve ihtisas gerektiren bir bilim dalıdır.

Ayrıca olmayan bir şey dinen niye yasaklansın ve şeytanın murdar işidir diye adlandırılsın ki (!)

Bugünün insanlık tarihi kadar çok eski geçmişi vardır. İlk defa nerede ve nasıl çıktığı meçhuldür ama batıda ve çok tanrılı ilkel toplumlarda çok meşhurdur.

Büyücü-cadı diye sihirle uğraşanları uzun yıllar ateşe atıp yakmakla cezalandıran batı şimdi u dönüşü yaparak bu işlerle uğraşanlara kötü gözle bakmıyor ve onların toplumda kurumsallaşmalarına, bu yolda enstitü bile açmalarına göz yumuyor, izin veriyor!.. Bazı kurumlarca da kullanılıyor (ilerde icap ederse açarız).

İnsan fıtrat olarak yaratılışında, genlerinde olan inanma, iman etme kodlarıyla birlikte dünyaya gelir. Bu çileli dünya hayatında başına gelen ve gelmesi muhtemel olan zorlukları, başa çıkamayacağı, güçlü, kavi problemleri çözmek için yanlış da olsa ilk akla gelenin maalesef bu günkü ortamda “büyücü, falcı ve sihirle uğraşanlar” olması, düşündürücü ve o toplum için utanç vesilesidir. İnsanların zaafları, korkuları, tereddütleri, şüpheli ve diğer insanlarla olan münasebetlerinde zarar ve menfaat temini için sıkça kullanılan “büyü, sihir” İslâm kaynaklarında çok çirkin bir iş olarak vasıflandırılmış ve insanlara “büyü, sihir” yaptırmayı da kesinlikle men etmiş, uzak durmalarını emretmiştir!..

Kâhinler, büyü sihirle uğraşanlar “cinden bir veya birkaç arkadaş edinip olmuş ve olacak şeyleri ona sorup ondan öğrenerek, bunları başkalarına bildirmek” gibi yetenekleri olduğunu söylemeleri, bazı ahmaklara, cahillere cazip ve çekici gelmiş onların kapılarını aşındırma sebebi olmuştur.

İnsanların dinî bilgilerinin yetersizliğinden çok büyük miktarda çıkar sağlayan “falcı ve büyücü” bozuntuları Yıldızname diye adlandırılan ve yıllar önce “İran”dan geldiği bilinen kitaba bakarak kendi adı, ana adı ve doğum tarihlerini “ebced” diye bilinen eski alfabenin harflerini rakama dökerek hesaplamaları, çıkan sonuca ve kişinin durumu, konumuna göre yorumlamaları, hikâyedir, masaldır, aldatmacadır.

Tiyatro sanatçılarına bile taş çıkartacak bir yeteneğe sahip olan bu “büyü ve sihir” ile uğraşanlara gidip söylediklerine, yaptıklarına tesadüfen doğru bile çıksa inanmak İslâm inancına göre “KÜFÜR” olur.

Ayrıca “büyü-sihir” öğrenmek HARAMdır. İlme fenne uymayan bir takım gizli elementleri kullanarak garip işler yapmaya çalışmak dinen olduğu kadar hukuken de yasal değildir.

Ben “büyü-sihir” ile her işi yaparım diyerek, saf insanların hüsn-ü niyetlerinden yararlanmanın, menfaatlenmenin, dünyada ve ahirette sorumluluğu çok ağırdır, cezası da çok çetindir.

Herkesin bildiği bir sebep olmadan ve açıklanması aklen, mantıken izah edilemeyen bazı garip şeyleri “sihir-büyü” diye tanımlamak da çok yanlıştır. Ama yanlış olarak tanımlayanların adedi de toplumumuzda hayli fazladır.

“Sihir-büyü Hz. Musa (as) zamanında çok revaç bulmuş ve zirveye çıkmıştır. “Firavunların bile özel büyücü ve sihirbazları” vardı.

O zamandan beri kullanıla gelen bir bilim dalı olan “sihir-büyü”nün bu zamanda ehli yoktur. Ehli olduğunu söyleyen, yapan ve uygulayanların hepsi SAHTEKÂRdır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : davut demirci    21.05.2011
Yorum : kesin olarak doğru ama büyüyle ilgili ayetleri verseydiniz süper olurdu




Ekleyen : cyrak    24.07.2009
Yorum : bende salak gibi kandım valla usta senden bişi ögrenememişim ama güzel tevafuk olduki senin yazın benim yaşadıgım olayla birleşiverdi Allah beni azda olsa bunlara inandıgım için affetsin




Ekleyen : erdeniz    24.10.2008
Yorum : Zamanımızda büyücülükle uğraşan insanların adedinin çok olduğunu biliyorum onlardanda arkadaşlarımın zarar gördüğünü yakinen şahit olmuşumdur . ALLAH CEZALARINI VERSİNNN.................




Ekleyen : s?leyman    25.09.2008
Yorum : dedigin gibi bu işlerle ugraşanların işi cok zor degilmi hafızzzzz




Ekleyen : murat ?.    23.09.2008
Yorum : sayın kardeşim bu yazınızla bizim büyü inancımızın anlayışına ters gibi algıladım.büyüye inanıyorum büyüye uğramış pek çok insan tanıyorum.bu yazınızı okuduktan sonra fikirlerimde değişiklik başladı haklısınız akla yatkın evet fakat hala karmakarışık fikirler içindeyim.henüz teşekkür edemiyorum.




Ekleyen : CEYHAN T?T?N    23.09.2008
Yorum : NE DİYON SEN KARDEŞİM İNSANLAR BU YÜZDEN NE KADAR ÇOK PARA KAZANIYOR BİLİYORMUSUNUZ ...DÜNYA ARTIK MADDİYAT ÜZERİNE DÖNER OLMUŞKEN....HERKESTE KENDİ İSTEDİĞİNİN OLMASINI İSTERKEN...BUNA KİM DUR DİYEBİLİRKİ...




Ekleyen :     23.09.2008
Yorum : BU YAZINIZLA SİZDE BÜYÜCÜLERİN HIŞMINA UĞRAYABİLİRSİNİZ..DİKKAT EDİN. TEHLİİKELİ OYNUYORSUNUZ ..




Ekleyen : ay?e    23.09.2008
Yorum : bu yazınız da çok doğru sözler kullanmışsınız evet büyü yerine çok güzel ve daha doğru olan (DUA)biz gerçek inananların asıl sığınma kapısıdır....




Ekleyen : seda    23.09.2008
Yorum : yazara aynen katılıyorum bu tür sahtekarların tuzaklarından uzak durmak gerektiğini düşünüyorum




Ekleyen : A.Emetlio?lu    23.09.2008
Yorum : sayın üstadım;hiç bir değer anlayışının kalmayışıdır bu.... insanların bazı zaaflarını,maddiyat uğruna kullanan bazı fikirsizlerin tuzağı olmuş sadece....yaradanımız bunu yasaklamışsa bunu kullanmak yaradana asilikten başka nedir ki...allah kimseyi kovulmuşlardan eylemesin.




Ekleyen : feride ?e?en    10.09.2008
Yorum : ya hafız iyi kötü büyüye sihire inanmıyoruz ama bide insanın başına gelince yada gelmişse inanmamak elde değil. ben çok kızıyorum büyüye inanmayanlara. hafızın da dediği gibi olmayan şey neden dinimizde yasaklansın. yapanında yaptıranında öbür tarafta işi çok zor çok.





 
Hainler ve gerçek kızılla... - Sayı 69
MYLENYUM AYIBI... - Sayı 67
HAİNLER ve GERÇEK KIZILLA... - Sayı 65
M?R?YT... - Sayı 64
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (109): Salgın hastalığın gözler önüne serdiği dünya buhranı... Korona virüsü etrafında fert ve cemiyet tefekkürü...

Son Eklenen Yorumlardan
 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman

 İlkay Abi,bu değerlendirme yazısı için çok teşekkür ederim, bir nabzı tutar gibi nerede ne yapmak is... Sinan AYHAN

 Nejdet bey Gölpazarlı mısınız?... Hasan tAŞCI


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Sünnet edebi
Muhteşem kadro
Röportaj - Muhammed Emin Yıldırım
Fikir sancısı çekenlere duyurulur
Anadolu irfanının kaynağı
Geldi
Korona
Neden hep şikâyet ediyoruz?
Afrika: kurutulmuş insan gölgeleri


Ali Erdal - Muhteşem kadro
Kadir Bayrak - Etle tırnak...
Sinan Ayhan - Okumayı öğrenen pıht...
Necip Fazıl Kısakürek - Sünnet edebi
Fatma Pekşen - Hastalığın adı ne?
Dergi Editörü - Fikir sancısı çekenl...
Site Editörü - Anadolu irfanının ka...
Mehmet Hasret - Gökyüzüne mektuplar
Necdet Uçak - Geldi
Necdet Uçak - İbretle bak
Necdet Uçak - Yerlere bak, göğe ba...
Altan Atan - Vesair
Altan Atan - Müjde
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Röportaj - Muhammed ...
M. Nihat Malkoç - Gül yüzlü Muhammed (...
Hızır İrfan Önder - Efendim
Mehmet Balcı - Karabağ
Mehmet Balcı - Korona
Mehmet Balcı - Karadenizli
Ahmet Çelebi - Nasihat
Ahmet Çelebi - Meczup
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 108
Halis Arlıoğlu - 46 sabıkası olan 70 ...
Erdem Özçelik - Aşk uğruna
Muzaffer Doğan - Öfke, mukaddes öfke
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Sünnet
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Homurtu
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-108
Murat Yaramaz - Esas
Murat Yaramaz - Dayatma
Mahmut Topbaşlı - Vuslatın kapısı
Mehmet izzet Gülenler - Pembe peçeteler
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Mertali Mermer - Fırtına
Cemal Karsavan - Muştudur üçüncü baha...
İlkay Coşkun - Toplumumuzda sünnet ...
İlkay Coşkun - Karşı
İlkay Coşkun - Afrika: kurutulmuş i...
Vildan Poyraz Coşkun - Tıbb-ı Nebevî
Özkan Aydoğan - Elmacık
Elvin MÜTALİBOĞLU - Ben de çocuk olmuşum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8946821
 Bugün : 404
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 536630
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 31
 108. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 9 Mayıs 2021
Künye | Abonelik | İletişim