Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2470 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

AZIN KIYMETY
Ekrem Yılmaz

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2009

Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, AZI KALDI.

"Fildişi kaldırımlarda, fildişi sokaklarda giden, hiç birbirine çarpmayan, her biri birbirinin emrinde ve Allah korkusu altında, her biri bugün ölecekmiş gibi iki büklüm ve yine her biri hiç ölmeyecekmiş gibi dimdik insanların cemiyetini kurmak..." ideali ne güne kaldı?

Bu satırların sahibi Şairler Sultanı cevabını şiiriyle veriyor:

Bir gün anlaşılır şiir;

Çoğu gitti, azı kaldı.

Ekmek gibi azizleşir,

Çoğu gitti, azı kaldı.

Ekmek gibi azizleşecek olan "fikir", anlatılacak ve anlaşılacak olansa ideal... Fakat ne gün yeryüzüne inecek ve onu kaplayacak?

Ne zaman mı?

Çoğu gitti, azı kaldı...

Hem sadece beklenenin değil, her şeyin çoğu gitti azı kaldı:

Son peygamber, Ahir zaman Peygamberi Aleyhisselâm geldi ve gelişinin üzerinden 1430 sene geçti. Allah Azze ve Celle adet-i ilâhiyesi gereği her bin yılda bir Ulul-Azm peygamber göndermiş, her asırda da bir nebi... Oysa Son Resul Aleyhisselâm'ın gelişi üzerinden şu kadar asır geçmekle "son"a ne kadar yaklaşıldığı gerçeği gün gibi ortada durmuyor mu?

Son Peygamber de geldikten sonra, sona doğru gitmekte oluşumuz muhakkak değil mi? Hattâ ona bir burun mesafesinde oluşumuz...

Bütün süreçler boyunca dünyanın içi boşalmadı mı? Siyasetin, ekonominin, yığınların, iklimin, can çekişmelerine şahit olmuyor muyuz? Şimdiye kadar her şey hep eksildi. Her şey harcandı. Dolabı açıp bir şeyler alır gibi dünya kutusunu hep boşalttık. Ne ömürler tükendi. İşte, biz de tüketiyoruz. Enerji kaynaklarını, iktisadî kıymetleri tüketiyoruz. Petrole bir kaç on yıllık ömür biçilmiyor mu?

Ama çoğu gitti, azı kaldı işte! Fakat hâlâ bitmedi; azı kaldı diyebiliyoruz: Yani henüz güneş batıdan doğmadı.

Az zaman, az ömür, az sermaye, az enerji, az imkân... Son çeyrek içinde yaşarken, bu azların değerini iyi bilmek, takdir etmek durumundayız. Hem de bitiş düdüğü çalmadan önce, ipin ucunu yakalamak adına... Terekesine bindiğimiz bu AZ'ın içinde son dönüşü yapmalı ve yaşanmaya değer hayattan esintiler devşirmeli ve ömrü öyle noktalayabilmelidir insan...

"İyi son"... Azın içinde yakalanan iyi son, ebediyete "iyi" bir kapı açacaktır bizlere...

*

Güzelliklerin aslı gitti, idraki kaldı sadece... O güzellikler hazzedilmeli... Hiç olmazsa zevken idrak ederek yaşanmalı... Güzelliklerin iz düşümü... Ve son çeyrek... Ve kalan azın içinde yaşanan hayatta:

"Biz, bütün olumsuz şartların, onu söndürmek için üstüne aktığı tek ve son kıvılcım noktasıyız, onu nasıl yakar, tutuşturur, alevlerle sarabiliriz?

Allah'ını ve Allah'ın Sevgilisi'ni seven herkes bu son tek kıvılcım noktasının üzerine titresin, onu Nuh'un Gemisi'ndeki son insanın son meni nutfesi gibi muhafaza etsin, onu gayet büyük bir ihtiyat ve itina ile üflesin, genişletsin ve Allah'ın lütfedeceği mucizeyi beklesin!

Bekleyiniz!

Çoğu gitti, azı kaldı...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yylmaz    11.07.2009
Yorum : Önce yorumu için Faruk beye teşekkür ederim. Lütfedip bir ses vermişler. Tabi ki az olan kıymetlidir. Ekonomide de kuraldır: Ne kadar az o kadar pahalı, ne kadar çok o kadar ucuz. Bu çokluk su kadar olursa çok ucuz, hava kadar olursa bedava oluyor. Şimdi hava da kıymetsiz değil, ama bedava.. Hem ne kadar lüzumluyken, hayati önemi varken bedava... Fakat elimizden sıyrılıp giden değerlerin kıymetini bilmeliyiz, zira geri dönmeyecekler.. Nefes gibi, sıhhat gibi... İşte az kalan ömrün kıymetini bilmek kısacası.. yaşanmaya değer hayattır aranan... saygılar... ekrem yılmaz




Ekleyen : faruk    03.07.2009
Yorum : Çoğu gitti Azı kaldı evet de Azı için bile insanoğlu kavgaya,savaşa,can almaya devam ediyor. Eyyy! İnsanoğlu Az olan güzeldir kıymetini bilelim.Yaşamak herşeye rağmen güzell





 
İbretlik not ve insan sın... - Sayı 95
(Büyük) Türkiye Cumhuriye... - Sayı 85
Sor bakalım... - Sayı 84
İçim içime sığmıyor... - Sayı 84
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (109): Salgın hastalığın gözler önüne serdiği dünya buhranı... Korona virüsü etrafında fert ve cemiyet tefekkürü...

Son Eklenen Yorumlardan
 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman

 İlkay Abi,bu değerlendirme yazısı için çok teşekkür ederim, bir nabzı tutar gibi nerede ne yapmak is... Sinan AYHAN

 Nejdet bey Gölpazarlı mısınız?... Hasan tAŞCI


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Sünnet edebi
Muhteşem kadro
Röportaj - Muhammed Emin Yıldırım
Fikir sancısı çekenlere duyurulur
Anadolu irfanının kaynağı
Geldi
Korona
Neden hep şikâyet ediyoruz?
Afrika: kurutulmuş insan gölgeleri


Ali Erdal - Muhteşem kadro
Kadir Bayrak - Etle tırnak...
Sinan Ayhan - Okumayı öğrenen pıht...
Necip Fazıl Kısakürek - Sünnet edebi
Fatma Pekşen - Hastalığın adı ne?
Dergi Editörü - Fikir sancısı çekenl...
Site Editörü - Anadolu irfanının ka...
Mehmet Hasret - Gökyüzüne mektuplar
Necdet Uçak - Geldi
Necdet Uçak - İbretle bak
Necdet Uçak - Yerlere bak, göğe ba...
Altan Atan - Vesair
Altan Atan - Müjde
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Röportaj - Muhammed ...
M. Nihat Malkoç - Gül yüzlü Muhammed (...
Hızır İrfan Önder - Efendim
Mehmet Balcı - Karabağ
Mehmet Balcı - Korona
Mehmet Balcı - Karadenizli
Ahmet Çelebi - Nasihat
Ahmet Çelebi - Meczup
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 108
Halis Arlıoğlu - 46 sabıkası olan 70 ...
Erdem Özçelik - Aşk uğruna
Muzaffer Doğan - Öfke, mukaddes öfke
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Sünnet
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Homurtu
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-108
Murat Yaramaz - Esas
Murat Yaramaz - Dayatma
Mahmut Topbaşlı - Vuslatın kapısı
Mehmet izzet Gülenler - Pembe peçeteler
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Mertali Mermer - Fırtına
Cemal Karsavan - Muştudur üçüncü baha...
İlkay Coşkun - Toplumumuzda sünnet ...
İlkay Coşkun - Karşı
İlkay Coşkun - Afrika: kurutulmuş i...
Vildan Poyraz Coşkun - Tıbb-ı Nebevî
Özkan Aydoğan - Elmacık
Elvin MÜTALİBOĞLU - Ben de çocuk olmuşum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8946859
 Bugün : 442
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 536630
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 31
 108. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 9 Mayıs 2021
Künye | Abonelik | İletişim