Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3639 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Batılılaşmak ve AB
Turgay Ertem

  Sayı: 43 -

Türkiye, 17 Aralık’ta Avrupa kapısındaki bekleyişine bir tarih alabilmeyi sevinçle karşıladı. Daha doğrusu AK Parti iktidarı bu olayı büyük bir gelişme olarak nitelendirdi. Oysa Türkiye 03 Ekim 2005 tarihinden sonra müzakere masasına ancak oturacak. Peki sonra?.. AB üyesi ne zaman olacağız?.. Belki de hiçbir zaman... Çünkü müzakereler 10 yıl sürebilirmiş. Sonrasında 25 (şimdilik) ülkenin hepsinin onay vermesi gerekiyormuş... Yani Türkiye’nin AB’ne resmen üye olması neredeyse imkânsız... Peki bu bayram havası niye Başbakanımız bu sonucu almak için ne kadar zaman harcadı, kaç kilometre yol kat edildi?..
Devletimizi yönetenler AB’nin istekleri doğrultusunda yaptıkları yeni kanun düzenlemelerini; “milletimiz buna zaten lâyıktı” “AB istemese de bu düzenlemeleri yapmamız gerekirdi” şeklinde açıklıyorlar. Peki ama bugüne kadar bu uygulamalar niye yanlış yapıldı? Bundan önce milletimiz daha iyisine lâyık değil miydi?
Avrupa ve AB’nin beslendiği değerleri tek tek incelersek; eski Yunan ve Roma kültürünü, Hıristiyanlığı temel aldığını ve menfaati her şeyden önde tutuğunu görürüz. Başlangıçta AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) AOP (Avrupa Ortak Pazarı) oluşturma düşüncesi gelişti ve bugün sınırların, farklı hukukî düzenlemelerin ortadan kalktığı, ortak paranın (Euro) kullanıldığı, ortak parlamento ve adalet mekanizmalarının yer aldığı bir oluşum ortaya çıktı. Birlik sadece ekonomik amaçlı kalsa idi, Türkiye’nin üyeliği çok problem olmazdı belki. Ama Avrupa tek milletmiş gibi yapılan düzenlemeler Türkiye’ye uymamaktadır. Avrupa’daki birçok ülkede birçok yetkili bu birlik ve oluşumun içinde Türkiye’yi görmek istemiyor. Tamamen ret edemiyorlar, oyalama yoluna gidiyorlar.
Türk Milletine Tanzimat’tan beri Avrupa hayranlığı (devletin başındakiler, aydınlar tarafından) aşılanmıştır. Avrupa gelişmişliğin, zenginliğin, zerafetin tek kelimeyle “çağdaşlığın” merkezi kabul edilmiştir. Avrupalı ne yapmışsa Türk’ün onu taklit etmesi istenmiştir. Nihayet Cumhuriyet’in kurulmasıyla birçok hukukî, sosyal, siyasî, kültürel düzenleme yapılarak, ekonomik kararlar alınarak “Avrupalı gibi olmak” devletin politikası haline getirilmiştir Avrupalı gibi giyinmek, dansetmek, oradan gelen eşyaları kullanmak, Avrupa’da okumak onların dilini konuşmak vb. şeyler övünme meselesi olmuştur. Böyle olunca da Türk Milletinin değerlerine bağlı insanlarımız bile itiraz edemez hale gelmişlerdir. Bugün AB’ne karşı olmak ne haddimize(!).
Önceleri, Batı medeniyetinin yalnızca ilmini, fen’ini almamız gerektiği söylenirdi şimdi ise almadığın hiçbir şey kalmadı. Buna rağmen AB bizi kabul etmek istemiyor! Yeni Medenî Kanun’da evli olmayan kimselerin birlikte olması zina sayılmıyor artık. Çıplak bir kadının tahrik etmesi hali “Çağdaşlık” olarak kabul ediliyor. Buna karşılık başını örten genç kızlarımıza yapılan haksız muameleler, Avrupa Adalet Anayasasına uygun düşüyor. Mecliste büyük bir çoğunluğa sahip muhafazakar insanların da bu yasağı kaldırmak için AB’nin talimatını bekliyor!
Yabancılara mülkiyet edinme hakkı sebebiyle yakın gelecekte kendi tarlalarımızda ırgat, kendi fabrikalarımızda işçi olacağımız anlaşılıyor. Parası bol yabancı iş adamları, hiç zorlanmadan. Türkiye’den istediklerini olabiliyor, yeni yatırımlar yapabiliyor “Yabancı sermaye sağladı” diye yöneticilerimiz övünüyor.
İktidardaki AK Parti mensupları, genelde muhafazakâr, dindar, Türk Milleti’nin tarihi kültürel, dini değerlerine sahip çıkan insanlardır. Baştan beri Türkiye’nin AB’ne girmesi için büyük gayret sarf ediyorlar. Demek ki Türk Milletinin güçlenmesini AB ölçülerine sahip olmasında görüşüyorlar. Peki ama AB’nin ölçüleri ile Türk Milletinin ölçüleri ne kadar uyuşuyor?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : U?ur GÜR    
Yorum : Osmanlı imparatorluğu kuruluşundan itibaren kendi halkı ve diğer milletler için daima adaleti ve iyiliği getirmeyi çabalamıştır. Bu türk MİLLETİNİN türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıilede devam etmiştir.Ancak devreye giren Avrupalılar yani batılılar bu anlayışımızı bozmaya çalışmışlardır.sanki kendilerinin iyi bir kültürleri varmış gibi bu kültürlerini bizlere aşılamak istemişlerdir.Hani bir kısımda başarılı olmuşlardır.Bence bu avrupa macerasına atılan kişiler Orta çağda avrupanın durumunu enine konuna araştırmalarını ve nasıl bir yaşayış tarzlarının olduğunu bilmelerinin gerektiğini düşünüyorum.Belki o zaman AB ölçüleri bize ne kadar uyuşuyor anlayabilirler.bence orta çağ avrupası ile şimdiki avrupanın maddi yönden hariç hiç bir kültürü değişmemiştir.TEŞEKKÜRLER.




Ekleyen : MEHMET    
Yorum : Yazıya ve yoruma aynen katılıyorum. Selamlar




Ekleyen : MUSTAFA    
Yorum : ÇOK GÜZEL BİR KONUYU İŞLEMİŞSİNİZ,ELLERİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK.AKP hükümetinin AB ye girme mücadelesini ben zorunlu bir mücadele olarak görüyorum.eğer AKP hükümeti AB konusunda geri adım atsaydı (ülkenin gerçek menfaatlerini gözetseydi) bir takım güç odaklarının saldırısına maruz kalırdı,geri kafalı,yobaz olarak nitelendirilirdi.AKP hükümeti varlığını korumak için geçmiş hükümetlerden devraldığı AB meşalesini taşımak mecburiyetindedir diye düşünüyorum...TEŞEKKÜRLER




Ekleyen : levent akdo?an    
Yorum : Avrupa yıllarca dünyayı sömürmüş ve zengin olmuştur bizimkilerde o paraya göz dikmişlerdir.





 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7888056
 Bugün : 3536
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516271
 Bugün : 48
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 50
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim