Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2176 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İKİZ KULELER’den çıktım da Halilim aman başım selâmet!
Hasan Batmaz

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2004

Alet işler el övünür; teknik çalışır, birileri anlam üretir.

Bir silâh fabrikasında işlerini severek yapan, işlerinin uzmanı insanlar vardır. Kalitelidirler ve kaliteli ürünler çıkarırlar ancak ürünlerinin anlamı çok farklıdır. Kaliteli birileri, kaliteli çalışır, kaliteli ürünler meydana getirirler ama bu süreçte bambaşka anlamlara sahip sonuçlar çıkar.

İnsan burnunun dibindeki tehlikeyi göremeyebilir, yanı başındaki bir güzelliği fark edemeyebilir. Derya içindeki balıkların ondan habersiz oldukları gibi; tehlikenin içinde olup gülebilen insan gibi. “Yerimde olsanız çok ağlar az gülerdiniz” hadisinde olduğu gibi.

En yakınımızda bir derya vardır ama sıradan gelir bize; değerini bilmeyiz. Yine en yakınımızda bir canavar vardı, kedi zanneder oynamaya kalkarız onunla. İçimizdeki canavar gibi. Oysa yakınımızda bile değil; doğrudan içimizdedir canavar. Artık bizi yönetecek, bizi canavarlaştıracak noktadadır, biz yine güler, boş gere, ağzımı açarız.

Boşnaklar artık devlet olduk; biz barışçıyız, elimizde bulunan silâhlara ihtiyacımız yok derlerken; yıllardır türlü şekillerde hazırlanan, hile ve entrika içinde plânlar kuran, hesaplar yapan (üstelik) içlerindeki Sırplar tarafından gafil avlandılar.

Teknoloji sadece bilgisayarlarda, cep telefonlarında görüyor olmak, dünyanın bütünü hakkında eksik kanaatler sağlıyor. Meselâ, silâh sanayi. Umulmadık noktalara gelen bu yarışta, savaş uçakları insanı hayret içinde bırakacak seviyelere geldi. Avrupa’nın Euro-Fighter uçağı, Amerika’nın kullanımda olan F-15’lerinden daha üstün teknolojiye sahip. Ancak ABD, F-22’leri ile yeniden önde; bu uçaklarda uçmak sıradan bir olay. Pilot uçmak işini tamamen uçağa devrediyor ve kendisi sadece hedeflerle, görevleri ile ilgileniyor. Pilotun üzerindeki yüklerin en aza indirildiği bu yeni nesil uçakların rakibi, geliştirilmekte olan geleceğin uçakları. Bir Alman, ABD ortak çalışması olan X-31’ler bunlardan biri.

Ses hızına çıkmak ve uzun bir süre gidebilmek. Yüksek hızda ani manevra yapabilmek; aniden dikine yükselme hareketinde pilota binecek yüksek –j- kuvvetini en aza indirerek pilotun iptal olmamasını sağlamak, it dalaşlarında, geriden sizi yok etmeye hazırlanan uçağın arkasına geçebilmek önemli üstünlükler. 10 tonluk bir uçağın saatte 240 km hızla aniden, mümkün olan en dar açı ile sağa-sola dönebilmesi veya dönememesi… İt dalaşında bütün mesele bu!..

İt dalaşı, gökyüzünde ölümüne güreşmek, birbirine kılıç çekmek. Altınızda 76 Hacı Murat varken, bir F-22 ile karşılaşmak ister misiniz?

Yeni nesil uçaklarda, mümkün olan en düşük hızda yapılan yüksek açılı uçuş, en dar açı ile arkaya geçmeyi sağlıyor. En dar açı ile manevra yapmak, hemen arkaya geçivermek demek. En düşük yüksek açı uçuş hızına sahip Amerika F-22’lerde bu hız saatte 240 km. Uçak bu konumda burnu havada, ardı aşağıda uçuyor. Eğer bu hızın altına inilirse, savrulma başlıyor ve artık kontrol imkânı kalmıyor.

Geliştirme aşamasında olan X-31’lerde bu hız 160 km’ye indirilmiş. Yani havada bir karşılaşma anında (it dalaşında) eğer önde ve hedefte bir X-31 varsa; arkadaki (F-22 bile olsa) pilot X-31’in dikiz aynasında alay edercesine bir yüz görür. Elini kırmızı düğmeye atamadan aynı yüz kendi yan aynasında görür. Biraz mizahî bir yaklaşım oldu ama gerçekler bazen mizahta daha çarpıcı hale geliyor.

Üstünlükler sadece bunlar değil elbet. Amerika’nın 8 yıl sakladığı radar kaçkını bir uçağı var. Artık deşifre oldu ama olana kadar ne canlar yaktı kim bilir. Deşifre oldu da işi bitti mi? Hayır, Irak saldırısında aktif olarak kullanıldı. Radarlar tarafından tespit edilememesi ve aynı zamanda ses izolasyonunun da olması onu oldukça tehlikeli kılıyor. Siz savunma yaparken bir şey sessizce geliyor. Onun sesini ancak, işini bitirip geri dönerken duyabiliyorsunuz. Elbette ki, bombardımandan sonra sağ kaldıysanız.

Isıya güdümlü füzelere muhatap olmamak için geliştirilen yenilikler de ayrı bir üstünlük. Ses hızına çıkmak için ekstra ard ateşleme sistemi kullanılıyor. Uçağa daha fazla güç sağlayan bu sistem arkada çok fazla ısı bırakıyor. Bu da ısıya güdümlü füzelere, gel beni bul ve vur deme. Yeni nesil avcı savaş uçaklarında bu sistem terk edilmiş. Yerine konulan sistem arkada yüksek ısı bırakmıyor ve ses hızında daha uzun süre uçabilmeyi sağlıyor.

İlerde insansız uçan savaş uçaklarının olacağı söyleniyor. Hattâ en son avcı savaş uçağı pilotu belki de az önce doğdu deniyor. Radarların tespit edemediği hayalet savaş uçaklarının sekiz yıl dünyadan gizlendiği şimdilerde rahatlıkla söyleniyorsa, insansız uçabilen, programlanan görevleri yapabilen hattâ uzaktan kumanda edilebilen uçakların olmadığına kim inanır.

Türkiye’de efsane Hacı Murat’lar iki milyar lira ediyor. Halil’im halen çökertmede, bir türlü çıkamadı. Allah’a emanet olun.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Fransız Kaldık... - Sayı 46
İKİZ KULELER’den çı... - Sayı 44
Teknoloji Başımızdaki İca... - Sayı 38
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Su gibi aziz ol
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16679621
 Bugün : 467
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 723963
 Bugün : 66
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 329
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim