Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3845 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mümin-Kâfir (Diyalog)
Kürsü Mümin-Kâfir

  Sayı: 73 - Temmuz / Eylül 2012

Bu bölümdeki imzasız yazılar, İman ve İslâm Atlası’ndan alınmaktadır.

(Yeni bölüm)

Mümin–Siz kiminiz?

Kâfir–Sizce kâfir

Mümin–Ne istiyorsunuz?

Kâfir–Sizinle konuşmak…

Mümin–Sebep?

Kâfir–Bakalım kim kimi mat edecek?

Mümin–Buyurun, şu iskemleye oturun. Ben bu zamana kadar altı türlü kâfir gördüm: Topyekûn bütün dinleri ve Allah'ı inkâr edenler… Allah'ı kabul edip peygamberlerini inkâr edenler… Allah'ı kabûlle bazı peygamberlerini inkâr edenler… Müslümanlığı kabûl eder gibi olup onun bazı emirlerine ve yasaklarına itiraz edenler… Müslümanlığı sözde kabûl edip onu bu asra göre yenileştirmek ve değiştirmek icap ettiğini iddia edenler… Müslümanlık iddia edip onu olduğundan başka türlü göstermek isteyenler… Siz, bunlardan hangi zümreye mensupsunuz?

Kâfir–Ay, bunların hepsi sizce kâfir mi?

Mümin–Hepsi!..

Kâfir–Ben sırasına göre bunlardan ayrı ayrı hepsine ortağım!..

Mümin–Demek siz bütün şubeleriyle kâfirsiniz! Fakat bu birbiriyle barışmaz şubelere yayılı ve bu kadar dağınık olmak, küfür dâvanızda zaaf ve tezat teşkil etmez mi?

Kâfir–Bilâkis… Ben her şeyden evvel Allah'ı inkâr ediyorum! Nâmütenahi bir cehd sarfederek muhal farz, O'nu kabul eder gibi olsam, peygamberleri kabul edemeyeceğimi anlıyorum. Allah'ı ve peygamberleri kabûl etsem, bazılarını redde mecburum! Hepsini ve bilhassa sonuncusunu kabûl edip Müslümanlık çerçevesine girsem, onun birçok emir ve yasaklarını mânâsız ve mantıksız buluyorum! Onları da sineye çeksem, Müslümanlığın bu asra göre mutlaka yenileştirilmesi ve değiştirilmesi zaruretini görüyorum! Ve, yine farz-ı muhal, tam bir Müslüman olsam, hiç de Müslümanlığı sizin anladığınız gibi kavrayamayacağımı kavrıyorum! Görüyorum ki, benim inkârım başından sonuna kadar tezatsız bir bütün ifade ediyor. Düşünün… Ben gerçek iman adına sizin varmış bulunduğunuz noktaya, ayrı ayrı hepsini muayeneden geçirmiş olmak şartıyla, ne kadar uzağım!..

Mümin–Siz, bütün dünya felsefeleriyle beraber, birçok dinleri ve bilhassa Müslümanlığı, en ince ve mahrem noktalarına kadar biliyor musunuz?

Kâfir–İnanın ki, bütün bunlarla beraber, Müslümanlığı, değme İslâm âlimlerinden daha iyi tanıyorum!

Mümin–Öyleyse, sizinle uğraşırken, küfür üniversitesinin her fakültesiyle ayrı ayrı meşgul olmak icap edecek…

Kâfir–Fena mı? Memnun olun! Eğer bende, küfür ismini verdiğimiz hadiseyi olanca zenginlik ve çeşitleriyle bulursanız, siz de terazinin öbür kefesine en hususi mânâdaki imanınızın bütün dirhemlerini atmak fırsatını elde etmiş olursunuz! Ve bakalım, hangi kefe ağır gelir?

Mümin–Yeryüzünde en ahmak müminin, en ahmak anında duyacağı Allah bedaheti ve kalbinden fışkırtacağı Allah lâfzı, sizin o zengin kefenizi berhava etmeye yeter ama, pekâlâ, size mevzu mevzu cevap vermeyi kabul ediyorum! Önce şu teşhisle işe başlayayım: Siz kendinizi tezatsız görme noktasında aykırılıkların en yırtıcıları arasında parçalanmış ve her şeyden evvel nefsinizi murakabeden uzak kalmış bir yaratılış temsil ediyorsunuz! Ve yanlışa inanmak şöyle dursun, inanmaya inanma haysiyetini elden kaçırmış bulunuyorsunuz. Aydın geçinen nice kâfir gibi, siz, şunu bunu değil, doğruyu inkâr makamındasınız. Siz insanı inkâr ediyorsunuz.

KARŞILAŞMA

Kâfir–İnsan nedir?

Mümin–Allah’ın aynası...

Kâfir–Neye memurdur?

Mümin–Mukaddes emanete...

Kâfir–Mukaddes emanet ne demektir?

Mümin–Allah’a ermek sırrı...

Kâfir–Nasıl erilir?

Mümin–Kullukla...

Kâfir–Kulluk nasıl olur?

Mümin–Allah’ın emir ve yasaklarına baş keserek...

Kâfir–Bu kadarı erdirir mi?

Mümin–Ermenin ilk basamağına çıkarır...

Kâfir–Sonraki basamaklar?

Mümin–Ruhta ve ruhun hayatında...

Kâfir–Bu dünyadan gaye?

Mümin– “Hiç”ten “hep”e ve ölümden ölümsüze geçmek ve dâvanın kadro ve rejimini kurmak..

Kâfir–Bu yolu kim gösterir?

Mümin–Peygamber...

Kâfir–Bu işin ismi?

Mümin–Din...

Kâfir–Bu işin kitabı?

Mümin–Allah kelâmı...

Kâfir–Ya öbür peygamberler?

Mümin–Hepsi kendi zaman ve mekânında hak...

Kâfir–İslâm’ınki?

Mümin–Her zaman ve mekânın Mutlak Resûlü...

Kâfir–Ondan sonra peygamber gelmez mi?

Mümin–Ne de mutlak mânâsıyla O’ndan evvel gelebilirdi.

Kâfir–Ondan sonra herhangi bir içtimaî sisteme yer yok mudur?

Mümin–O’na bağlanmak ve O’ndan olmak şartiyle her sisteme yer, hattâ emir vardır...

Kâfir–O, beşerin bütün verim hakkını inhisar altında mı tutuyor?..

Mümin–O, beşerin bütün verim hakkını Allah’ın kendisine lütfettiği sonsuzluk buutları içinde, uzayabildiği kadar uzamaya dâvet ediyor ve bu dâvetin inhisarını elinde tutuyor.

Kâfir–Siz bakılınca görülemeyecek kadar geri bir mazisiniz!

Mümin–Biz, gerçekten, bakılınca görülemeyecek kadar ileri bir istikbâliz!

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Elveda... - Sayı 82
Kelime... - Sayı 81
Zina - Sirkat... - Sayı 80
Zekât... - Sayı 79
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15882538
 Bugün : 681
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668988
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim