Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4262 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kur'ân'la yolculuk
Mustafa Gül

  Sayı: 73 - Temmuz / Eylül 2012

“ONLAR, VERDİKLERİ SÖZLERE UYARLAR.” (Müminun, 23/8)

Ahde vefa göstermek yani sözünde durmak, öteden beri toplumumuzda üstün tutulan davranışlardandır.

Birçok atasözü, bu davranışın değerini yeterince açıklıyor:

Ölmek var, dönmek yok.

Söz namustur.

Söz bir, Allah bir.

Öl söz verme, öl sözünden dönme.

Bu atasözleri, eski nesillerin hayatının her safhasında yer alırdı. İbret alınması için ünlü iki şairimiz arasında geçen bir olayı burada zikredelim:

“Mehmet Akif Ersoy, arkadaşı Eşref Edip'in evinde öğlen vakti buluşmak üzere sözleşirler. Eşref Edip'in evi Vaniköy'de, Akif'inki Beylerbeyi'ndedir. Sözleştikleri gün şiddetli yağmur yağması üzerine, Akif'in gelemeyeceğini düşünen Eşref Edip komşusuna gider. Akif ise yağan şiddetli yağmura rağmen gelir ve onun çıktığını öğrenir. Sırılsıklam bir halde, içeri dahi girmeden geri döner. Eve geldiğinde Akif'in gelmiş olduğunu öğrenen Eşref Edip, çok üzülür ve ertesi gün hemen Akif'in yanına gider. Kendisine kırılmış olan arkadaşından özür dilemeye ve gönlünü almaya çalışırken, Akif ona şu unutulmayacak sözü söyler: “Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felâketle yerine getirilmezse mazur görülebilir.” Şimdilerde bu güzel örneklerle az karşılaşıyor, sözünde durmayanlar için: “Vefa, İstanbul'da bir semtin adı.” diye sitem ediyoruz.

Tutulmayacak sözler için, kolay “evet” denir. Karşısındakini kandırmak için olmadık yeminler edilir. Fakat sözünün eri olan ve sorumluluk duyanlar, kolay kolay söz vermez, antlaşma sağlanınca da gereğini yaparlar.

Nikâh memurunun sorusuna “evet” demek için aylarca düşünülür. Fakat bu “evet”in karşılığı da, bir ömür boyu sürer. Zorlamayla, çıkara dayalı veya iyice düşünülmeden yapılan evlilik sözleşmeleri genellikle kısa ömürlü olur.

Kişilerin birbirlerine verdikleri sözü yerine getirmemeleri, ilişkilerin bitmesine; toplumlar arasında yapılan antlaşmalara uymamak bazen savaşa sebep olmaktadır.

Peki ya Yaratıcı'ya verilen sözlerimiz…

İlk söz, İslâmî literatürde “KÂLÛ BEL” diye bilinen: “ELESTÜ BİRABBİKÜM /BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM?” sorusuna karşılık verilen :“BELÂ/EVET” (A'râf, 7/172) sözüdür.

İnsanın ergenlik dönemine girdiği, akıl buluğ olduğu yani düşünmeye başladığında fıtratının reddedemediği bir kabullenmedir bu “evet.” Hakikatin onaylanması anlamındaki bu içten verilen söz, ne yazık ki insanoğlunun büyük çoğunluğu tarafından çabuk unutuluyor. Daha doğrusu yeryüzünde Allah'ı (cc) herkes tanıyor da, sözünü dinleyenler azınlıkta kalıyor.

Peki gönüllü olarak yapılan sözleşmeye ne demeli.“LÂ İLÂHE İLLÂLLAH /ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR” antlaşmasına ne kadar uyuyoruz. Hiçbir zorlama olmadan, isteyerek, özgürce, gönüllü olarak: “LÂ İLÂHE İLLÂLLAH” diyor, Allah'a teslim oluyor, yani Yaratıcı'yla “Müslümanlık” sözleşmesi imzalıyoruz.

Yaptığımız bu sözleşmenin bilincinde miyiz?

Kabul etmediğimiz ilâhlar sadece Lat, Menat, Uzza isimli putlar mı?

Peşinden gittiğimiz tanrıların farkında mıyız?

İş, davranış, düşünce ve eylemlerimizde Allah'ı (cc) her zaman birinci plâna aldığımızı rahatlıkla söyleyebilir miyiz?

Yaptığımız her davranışta: “Bu iş Allah'ın rızasına uygun mu?” diye ne kadar sorguluyoruz?

Bize şah damarımızdan yakın olan Allah'a, acaba biz ne kadar yakınız?

“Sindire sindire oku Kur'an'ı” (Müzzemmil, 73/4) emrinden haberdar mıyız? Okuyor muyuz, anlıyor muyuz, hayatımızın rehberi olarak kabul ediyor muyuz?

“Bizim için güzel bir örnek olan RASULULLAH'ı”(Ahzap, 33/21) ne kadar tanıyor, hayatımızda örnekliğine ve önderliğine ne kadar yer veriyoruz?

Mümin kardeş, sözleşmemize uyalım. Zira, verdikleri sözlere uyanların armağanı: “Firdevs cennetleridir.” (Müminun, 23/11)

Ve son söz:

“KİM, ALLAH'TAN DAHA ÇOK SÖZÜNDE DURABİLİR.” (Tevbe,9/111)

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17197976
 Bugün : 686
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778714
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 278
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim