Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2753 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

“Zulmedenlere meyletmeyin...”
Mustafa Gül

  Sayı: 78 - Ekim / Aralık 2013

Ayetin ortaya koyduğu tabloda üç kesim insan görünüyor: Haksızlık yapan zalimler, haksızlığa uğrayan mazlumlar, üçüncü kesim de, bu zulme tanık olan kişi veya toplumlar.

Günümüzde, 2013 yılının şu sıcak aylarında, zalimlerin kimler olduğu apaçık ortada. Mısır, Suriye, Arakan ve Çin'deki zalimleri bütün cihan tanıyor. Mısır ve Suriye'deki vahşi canavarların adı ne yazık ki Müslüman, Myanmar'daki Budist, Çin'deki ataist. Ve yine ne yazık ki adı Müslüman olanların zalimliği diğerlerini kat kat geçti. Kendi kavminden, kendi dininden, kendi ülkesinden insanları, koltuk uğruna, makam uğruna, dünyalık uğruna alçakça, kalleşçe katlediyor. Birkaç yıllık saltanat için o kadar cana acımasızca kıyıyorlar.

Myanmar'daki zalimleri, küçük büyük, kadın erkek demeden Arakanlı Müslümanları yakan, asan, tecavüz eden, diri diri nehrin taşkın sularına atan; 5 milyonluk Müslüman nüfusu yok etmek, kendi öz vatanlarından kaçırmak için akıl almaz plânlar uygulayan zalim Budistlerin yaptıkları bu arada kaynayıp gidiyor.

Doğu Türkistan'da yapılan Çin zulmünden ne yazık ki haberimiz bile olmuyor. Konuşulmuyor, dile getirilmiyor. Çıkar için, ticaret için, “aman aramız açılmasın” bahanesiyle, yapılan vahşi zalimlikler görmezden geliniyor. Ne utanılası, ne acınası durum. Değil haksızlığa engel olmak, zalime “zalim” bile denilemiyor.

Evet, “batsın bu dünya!”. İnsan haklarının, kadın, çocuk, yaşlı, engelli haklarının; ağaç, böcek, çevre ve hayvan haklarının savunulduğu; düşünce, seyahat, inanç ve eğitim özgürlüğünün kıyasıya tartışıldığı 2013 dünyasında, yüzbinlerin hunharca toprağa serildiği bu dünya, batsın! Şu günlerde toprağa düşmüş hangi masumun, cansız ve kanlı bedenine yüreğimiz sızlamadan bakabiliyoruz. Sırtındaki yaralıyı belki kurtarırım umuduyla bir yerlere taşırken, keskin nişancının kurşununa hedef olan yiğide; Kur'ân ve dua okurken kalbinden vurulup yere düşen 17 yaşındaki Esmalara; rükû ve secdede iken yediği mermilerle bir daha doğrulamayan müminlere; hapishane yolunda, sesleri çıkmasın diye arabanın içine atılan gaz bombasıyla boğulan 37 cana; daha önce Hama'da katledilen 30.000 masumun hesabı sorulmamışken, 2,5 yıl sonunda 100.000 mazlumun kanı yerde kurumamışken, adını yeni duyduğumuz SARİN gazıyla solukları kesilen 1500 ü aşkın kadın, erkek, bebek, yaşlı mazlumun yerde uzanmış cesedine, kim gözünden yaş akıtmadan ve başını önüne eğmeden bakabiliyor? İnsanlığın bittiğinin bir göstergesi olan bu manzara karşısında hangi insanın vicdanı sızlamıyor?

Haksızlık yapana zalim, zulme uğrayana mazlum dedik de, olaya tanık olanların adı veya sıfatı ne olacak? Zalime hoşgörü ile bakana; gönlü, fikri, düşüncesi zalimden yana kayana; tüm haksızlıklar apaçık ortada iken, zalimi değil mazlumu suçlayana; ama, fakat, ancaklarla zalimi temize çıkarmaya çalışanlara ne denecek? “Zulme rıza zulümdür” mantığıyla baktığımızda, bu, amacı, ancakçı ve fakatçılar da zalim sayılmaz mı? “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” Nebi sözündeki Şeytan, en büyük zalimlerden biri değil mi? Zaten ayet mealinde belirtilen “ATEŞ”, masum ve mazluma dokunmayacağına göre, ateşin dokunduğu kişinin adı zalim olmuyor mu? “Zalim”, Esed ve Sisi'yle aynı sıfatı paylaşmak . Ne korkunç değil mi?

Bu sıfatı almamak ve sonucundaki cezayı çekmemek için, Yüce Rabb'im uyarmış: “Sakın zulmedenlere meyletme!”. Sevgi ve merhameti sonsuz Allah'ım, O, hep öyle yapıyor, hep uyarıyor: “Sakın fuhşa yaklaşmayın.” (En'am, 6/151), “İçki ve kumardan uzak durun.” (Maide, 5/90) diyor. Tehlikeyi önceden gösteriyor, Bugün içine düştüğümüz bu zilletin temel kaynağı da, bu uyarıları görmezden gelmemiz değil mi? Fuhşa, içkiye, kumara bulaşanların sonlarının iflâh olmadığı gibi, haksızlıklara karşı çıkmayarak, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek şahsiyetsiz, duyarsız, bencil, vicdansız insanlar durumuna dönüşmedik mi? Sonunda da kendimizi bir ateş çemberinin içinde bulmadık mı?

Bugün, hemen şimdi, “ZALİM” sıfatını almamak için, zulmün bitmesi, barış ve adaletin sağlanması için, “bana ne” demeden, suçu başkasına atmadan, “kader” deyip geçmeden, zalime “dur!” deyip, mazlumun yanında yer alalım. Hepimiz, bulunduğumuz konuma göre, tüm gücümüzü kullanalım. Sakın ola çağımızın sinsi, ikiyüzlü, çıkarcı, bencil büyük zalimlerine kanmayalım. Onlardan iyi niyetli ve olumlu bir katkı beklemeyelim. Boşuna umudumuzu tüketmeyelim. “Zalimler birbirinin dostudur.” (Casiye, 45/19) İlâh-i Kelâmını asla aklımızdan çıkarmayalım. Piyonlarına işlettikleri zulümlerin arkasında gerçek zalimlerin kimler olduğunu bilen bilmeyen herkese söyleyelim.

Bu çaresizlik kaosundan, bu zillet çukurundan kurtulmak için; elin gâvuruna maskara olmamak için; mazlumların ahlarının yerde kalmaması için; her daim zalimlerin borusunun ötmemesi için; bize de ateşin dokunmaması için:

Ne olur, kendimize gelelim!

Ne olur, Allah'a güvenelim!

Ne olur, O'nun sözünü dinleyelim!

Ne olur, sadece YAPTIKLARIMIZIN karşılığını gördüğümüzü ve göreceğimizi unutmayalım!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz

 Yorukmu kaldı artik... Yaşar Aydin

 Hep siyaset ile dolu çözüm ne peki ... Kazım tokmak

 Çok güzel olmuş ellerine sağlık yazarımız... Enes Kormaz

 Eline emeğine sağlık ... Arif kaymaz


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Gıda
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Su gibi aziz ol
Yörükler (3)
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür
Belli değil
Geceler sırdaşım benim
Gece ile dertleşme


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17060434
 Bugün : 101
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 762885
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 474
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim