Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2696 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Olaylara bakış
Av. Kadir Bayrak

  Sayı: 75 - Ocak / Mart 2013

CAMBAZA BAK…

Projesi Türk mühendislerince hazırlanan ve millî kaynaklarla üretilen Göktürk-2 isimli yer gözlem uydusu, henüz fırlatma teknolojisine sahip olamadığımız için yabancı bir ülke topraklarından, Çin'den uzaya gönderildi. 10 sene içinde fırlatma için gerekli teknolojiye de sahip olacağımız en yetkili ağızlardan dile getiriliyor. Bu haliyle bile Türkiye için muazzam bir hadise. Henüz 24 ülkenin sahip olabildiği bu teknolojiyi canlı olarak takip etmek de ülkeyi idare eden adamların pek tabii hakkı. Bunun için davet edilen başbakan, genelkurmay başkanı, meclis başkanı ve bakanlar ODTÜ'deki merkeze gittiler.

Olabildiğince objektif ve soğukkanlı kalarak hadiselere bakma gayretimize rağmen, ülke için atılan bu büyük adım, bayram sevinciyle kutlansa yadırgamayacağız. Ama gelin görün ki yakın siyasî tarihimizde defalarca denenen ve maalesef hep başarılı olunan “cambaza bak” oyunu bir kez daha sahneleniliyor ve yine amacına ulaşıyor. Elleri sopalı, molotof kokteylli, yüzleri maskeli sayıları ancak yüzlerle ifade edilecek sözde ODTÜ'lü bir grup öğrenci kendi mülkleri kabul ettikleri üniversiteye başbakanı sokmamak için terör estiriyor.

Sonradan öğreniyoruz ki olaylara karışanların bir kısmı o üniversitenin öğrencisi değil bir kısmı da öğrenci bile değil ama nasılsa kampüse girebilmişler. Kurgulanmış bir senaryonun figüranları. Kolayca tahmin edileceği üzere olayların akşamında medyanın malûm kanallarında ve bir gün sonra basının malûm gazetelerinde hadise, Fransız İhtilâli bu kez üniversite kampüsünde gerçekleşmiş havasında kamuoyuna servis ediliyor. Peşi sıra kaleme alınan isyana teşvik edici tarzda romantik, sokakları adres gösteren, genelde hükümeti özelde başbakanı boy hedefine taşıyan köşe yazıları…

Biz bu filmi görmüştük türünden basit bir cümleyi bu satırlara yazmaktan hoşnutsuzluğumuzu belirtelim ama demek ki birileri hâlâ bizi bu tip senaryolarla etki altına alabileceğine, güdebileceğine samimi olarak inanıyor. İşte burada doğru bir kanaate varmak için şu sorulara cevap bulmak gerek;

1.Birilerinin artık başvuracak başka yolları kalmadı da bu yüzden mi aynı filmleri bıkmadan usanmadan sahneye sürüyorlar?

2.Üzerinde psikolojik savaşın her türlüsü denenen insanımızın olup biteni anlamadığını mı zannediyorlar?

Her iki halde de ne kadar komik bir duruma düştüklerini birileri, birilerine söylemeli. Özellikle de hükümet ve başbakan aleyhtarı ne kadar yazı, çizi, aksiyon, görüş varsa hepsine balıklama atlayan ve hepsini sahiplenen anamuhalefet partisi ve onun genel başkanına…

 

MEDYANIN KIYAMETİ…

Fıkra malûm… Nasreddin Hoca'ya kıyametin ne zaman kopacağını sormuşlar; hanımım ölünce küçük, ben ölünce büyük kıyamet kopacak diye cevap vermiş. Maya takvimi bahanesiyle kopan kızılca kıyamete, Hoca'dan daha güzel cevap verecek olan beri gelsin. Onun fıkralarının insanı gülümseten ilk etkisinin ötesinde, derinlere hitap eden bir yönünün olduğu muhakkak. Dünyanın ömrünün ne zaman sona ereceği bilgisi bize ne kazandırır ki, kıyamete biz ne kadar hazırız, asıl onu düşünün dese gerek Hoca…

Dev bütçelerle çekilen filmler, kamuoyuna pompalanan magazin haberleriyle insanların dikkatini 21 Aralık 2012 tarihine kilitleyen kapitalist medya, kıyamet söylentisini bile paraya tahvil etmeyi ihmal etmedi. Kopsa bile orada bulunanların sağ kalacağına inanılan iki küçük köy bu vesileyle ön plana çıktı. Gecelik konaklama bedellerinin dudak uçuklattığı iki küçük yerleşim yerinden bizim topraklarımızda olanı beklediği ilgiyi göremese de ismini duymayan kalmadığı için kısa zamanda turizm yönünden açığını kapatacağa benziyor. Yerin metrelerce altına yerleştirilen ve ancak birkaç insanın yaşayabileceği kapsül şeklindeki evlerin bu söylenti sayesinde binlerce dolara satıldığı ve alıcı bulduğunu da gördük.

İslâm dünyası dışında kalan özellikle Hıristiyan âleminin kıyamet söylentisine itibar ettiğini, en azından kulak kabarttığını bu vesileyle müşahede ettik. Tahrif edilmiş, batıl dinlerinden öğrenilmiş kırıntı halinde de olsa bir kıyamet bilgisine sahip oldukları anlaşılıyor. Her şeyin ve tabiî ki kıyamet bilgisinin de aslını İslâm'dan öğrenmek mesuliyetleri vardır. Dev dalgaların oradan oraya sürüklediği gemi misali medyalarının elinde oyuncak haline gelmelerine gönlümüz elvermediğinden Allah'ın hidayet nasip etmesi duasıyla birlikte her şeyi çarpıtmada mahir medyalarından da bir an evvel kurtulmalarını temenni edelim…

 

BİZDEN HABERLER…

Sohbet yazımızda bahsettiğimiz gibi Aralık ayının son günlerinde İstanbul'da düzenlenen 3. Dergi Fuarı'na katıldık. Üsküdar Belediyesi ve Dergi Editörleri Birliği'nin 19–23 Aralık tarihleri arasında düzenlediği fuarın hafta sonuna denk gelen günlerine dergimizin sahibi Ali Erdal, yazarımız Prof. Dr. Mesut Başak, çizerimiz Emre Kaymaz ve bendeniz de iştirak etti. Üst seviyedeki organizasyona rağmen istenilen ziyaretçi sayısına ulaşılamasa da fuarın en az faydası dostları bir araya getirmesi oldu. Bundan sonra yapılacak organizasyonlar için edindiğimiz tecrübe de cabası…

Aralık ayı ortalarında Konya'dan yayın yapan KonTv'de her Pazar günü saat 16.05'te “Kültür Dünyamız” isimli program yapan Yazar Duran Çetin Beyefendiyle irtibatımız oldu. 16 Aralık 2012 tarihinde yayınlanan programında dergimizin tanıtımını yapan Duran Bey'e teşekkürlerimizi sunuyoruz…

Milli Türk Talebe Birliği Bilecik Şubesi'nin düzenlediği ve önceki sayılarda haberini verdiğimiz “Büyük Doğu Dersleri” devam ediyor. İlk ikisi Nisan ve Mayıs aylarında yapılan toplantılara üniversitenin tatile girmesiyle ara verilmişti. Yeni eğitim yılının başlamasıyla derslere de kaldığı yerden devam edildi. Dergimizin sahibi ve yazarı Ali Erdal'ın konuşmacı olarak katıldığı bu sohbetleri Olaylara Bakış içinde yayınlamayı uygun bulduk. Aşağıda toplantılardan ilkinde yapılan konuşmayı okuyabilirsiniz…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Cennetmekân Hemşehrimiz I... - Sayı 91
Türk milleti... - Sayı 90
Müslüman, müslümanın kurd... - Sayı 89
Şeyh'im Edebâli... - Sayı 84
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimseye sözüm var
Kardelenin 15 Temmuz 2016 Bildirisi


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17491995
 Bugün : 4217
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833404
 Bugün : 282
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 143
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim