Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2541 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Dua
Bahadır Kaya

  Sayı: 89 - Temmuz / Eylül 2016

Dua; Arapça bir kelime olup seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, yardım talep etmek, Allah’a yalvarmak O’ndan dilekte bulunmak, O’na yakarmak demektir.

‘Dua’ küçükten büyüğe aciz olandan güçlü olana doğru bir istek ve niyazda bulunmadır. Allah ile kul arasında küçükten büyüğe doğru bir istek ve yalvarmadır.

‘Dua’ kulun Allah’a sığınma ve yakarışını Allah’ın yüceliği karşısında kulun güçsüzlüğünü itiraf etmesi yardım ve affını dilemesini ifade eder.

İnsan; ihtiyacı olan bir şeyi elde etmede aciz, yersiz olduğunu, Rabbi’nin ise duasını işiteceğini ve ihtiyacını gidereceğini bilir. İnsan sınırlı, zayıf ve her daim ihtiyacı olacak şeklide yaratılmıştır. Allah ise yaratıcıdır, gücü ve kuvveti sonsuzdur rahmeti geniştir.

Dua, kulun kendi halini kendi durumunu Allah’a sunması Allah’tan yardım istemesi olduğuna göre bu durum Allah ile kul arasındadır. Bu durumda kul kendini yaratan kendini yoktan var eden Rabbi’ne acizliğini ve zayıflığını dile getirir hatalarını ve günahlarını iletir bunun karşılığında Rabbinden af ve mağfiret ister.

Dua; ibadetlerin en büyüğüdür. Peygamberimiz (sav) bir hadislerinde şöyle buyururlar. “Dua ibadetin ta kendisidir veya dua ibadetin özüdür.’’  Bu durumda dua ederken sanki Rabbimize ibadet ediyormuş gibi kendimizi vererek samimi ve halis bir şekilde istekte bulunmalıyız.

Duada bilinmesi gereken, kulun Allah’a muhtaç olduğu Allah’tan başka gidecek kimsesi olmadığıdır. Dua ederken sanki denizin ortasında kalmışız her şeyin bittiği bir anda Allah’a yalvarıyormuş gibi yalvarmak edeceğimiz duaların en makbulüdür.

“Bana dua edin, size icabet (duanıza cevap vereyim) edeyim.” (Mü’min 40/60 )  buyuran yüce Rabbimiz kendisinden istekte bulunmayı emreder kapısına gelen el açıp yalvaran kullarını boş çevirmez.

Sadece sıkışık olduğumuzda zor durumda kaldığımızda el açıp RABBİM diyoruz. Sanki diğer zamanlarda her şey yolunda giderken Rabbimize ihtiyacımız yok gibi düşünüyoruz. Aslında insanoğlunun Rabbine muhtaç olmadığı bir an bile yoktur. Sadece darda kaldığımızda değil işlerimizin yolunda gittiğinde de vermiş olduklarından dolayı Rabbimize şükür etmemiz bizlere hayatımız boyunca hakkımızda hayırlısını vermesini dilememiz sadece kendimiz için değil Müslüman âlemi için de istekte bulunmamız gerekir. Kim zor durumda dualarının kabul edilmesini istiyorsa rahat zamanlarında çok dua etsin.

“Vermeyi istemeseydi, istemek vermezdi’’ (Nursi, Mektubat, s.302)

Allah, seni yalnız ve çaresiz bırakmaz.

Allah, kulunu asla “boş” çevirmez!

Bizim için ne daha hayırlıdır ancak O bilir! Allah istediğini vermediyse kaderinde seni bekleyen daha iyi bir nimet vardır.

Bu hayatta ne varsa her şeyi Allah’tan istemeliyiz. O’nun her şeye gücü ve kudreti yeter, Allah için zor yoktur her şeyi yaratan Allah’tır bizim isteklerimiz O’na zor gelmez.  Allah “Ol” der ve olur.

“Allah’a günahsız dillerle dua edin.”

Efendimizin bu sözünü işiten yanındakiler: Ey Allah’ın Resulü bu nasıl mümkün olabilir? Diye sordular bunu üzerine Efendimiz şöyle buyurdu. “Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun ne de o senin dilinle günah işlemiştir.”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
98.sayı medya sepeti... - Sayı 98
94.sayı medya sepeti... - Sayı 94
MEDYA SEPETİ... - Sayı 93
92.Sayı Medya Sepeti ... - Sayı 92
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimseye sözüm var
Kardelenin 15 Temmuz 2016 Bildirisi


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17491922
 Bugün : 4144
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833402
 Bugün : 280
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 143
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim